Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/102 E. 2026/4724 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/102
Karar No
2026/4724
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1223 E., 2025/1517 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/112 E., 2025/124 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı bedel istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; murisi ... 'in Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi/köyü 2028, 395, 1624, 19 11... parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla kardeşinin damadı olan davalıya en değerli taşınmazlarını aynı gün satış suretiyle devrettiğini, murisin varlıklı bir insan olduğunu, temlik tarihinde satıştan umabileceği bir yararının bulunmadığını, davalının 5 taşınmazı birden alabilecek ekonomik gücünün de olmadığını, murise davacıların yengesi, halaları, anneleri baktığını, kızı ile altlı üstlü oturduğunu, yaşı itibariyle akrabalarının gözetiminde olduğunu, davalının psikolojik baskısı ile murisin mal kaçırma amacına giriştiğini belirterek taşınmazların dava tarihindeki, davacıların miras payları oranında değerlerinden şimdilik 180.000,00 TL'nin (her bir davacı açısından 20.000,00 TL) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 07.04.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile; her bir davacı yönünden 20.000,00 TL olan dava değerini davacılar ..., ... ve ... yönünden 1.950.801,74 TL artırmakla 1.970.801,74 TL'nin, ..., ..., ..., ... yönünden 1.458.101,30 TL artırmak suretiyle 1.478.101,30 TL'nin ve ... ve ... yönünden 2.936.62 TL artırmak suretiyle 2.956.202,62 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ettiklerini bildirmişlerdir.

Davalı vekili; murisin davalının kayınpederinin halası olduğunu, davacıların murise bakmamalarından dolayı davalının murise yıllarca maddi ve manevi destek vererek baktığını, murisin, davalının hizmetine ve emeğine karşılık temlik tarihinde konumu nedeniyle değeri çok olmayan davaya konu taşınmazlarını davalıya devrettiğini, taşınmazlarını devretmesindeki amacının mirasçılardan mal kaçırma olmadığını, murisin temlik tarihinde üzerine kayıtlı 2 katlı evi, kendisinden önce vefat eden eşinden miras olarak kalan tarla ve arsaları da olduğunu, murisin vefatından 13 yıl geçtikten sonra dava açılmasının TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin muvazaa kastı ile taşınmazları davalıya devrettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ıslah talebi doğrultusunda miras paylarına karşılık gelen tazminat bedellerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ayrı ayrı davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 5 adet taşınmazın muris tarafından davalıya satış sureti ile temliki karşılığında davalının murise herhangi bir satış bedeli ödemediği konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, davalının maddi veya manevi olarak murise herhangi bir desteğinin bulunmadığı, taşınmazların muris tarafından davalıya temlik edildiği 2010 yılı itibari ile dahi toplam değerlerinin 892.807,69 TL olduğu ve bu değerdeki 5 adet taşınmazın, muris tarafından kardeşinin damadı olan bir kişiye, aynı gün yapılan tek işlemle, minnet duygusu ile bedelsiz şekilde verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, taşınmazların dava tarihi itibari ile değerlerinin, oluşa uygun ve denetime elverişli şekilde hesaplandığı davanın kabulüne yönelik kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; davacılar vekili Av. ...'e İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının e-tebliği yolu ile 06.07.2025 tarihinde tebliği edildiği ve davacı vekilince 07.07.2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin sunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bahsi geçen istinaf dilekçesinin değerlendirmeye alınmadığı görülmüştür.

Hal böyle olunca; davacılar vekili Av. ...'in İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik 07.07.2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verildikten sonra temyiz incelemesine gönderilmesi gerekirken, hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi doğru değildir.

Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/102, K. 2026/4724, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-102-e-2026-4724-k-c78f720813ad