Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/88 E. 2026/1299 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/88
- Karar No
- 2026/1299
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/88 Esas 2026/1299 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/88 KARAR NO : 2026/1299
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2023/413 Esas 2023/1149 Karar DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 19/04/2023 KARAR TARİHİ : 30/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2026
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankada hesabı bulunduğunu, Letonya menşeili bir şirket olan ... ile elektronik eşya alımı gerçekleştirme konusunda anlaştıklarını ve sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin satın alacağı emtianın karşılığını tedarikçi ... isimli şirketin Estonya ülkesinde ... nezdindeki hesabına ödeyeceğini, bu kapsamda tarafların malın tedariki, ödemenin şekli ve zamanı gibi hususları belirlemek amacıyla e-posta yoluyla haberleştiklerini, tedarikçi firmanın müvekkiline satın aldıkları malların fiyatlarını gösterir proforma faturayı mail yoluyla gönderdiğini, iletişim normal devam ederken tedarikçi firmanın, kullandıkları banka hesap numarasını değiştirdiği, yeni hesap numarasına ödemenin ... yoluyla yapılması gerektiği şeklinde 22.12.2022 tarihinde başka yeni bir e-posta gönderdiğini, bu e-postanın ekinde yeni bir proforma faturaya yer verildiğini, müvekkilinin de bu faturada ...’ta yer alan hesaba ödemeyi ... yoluyla 22.12.2022 tarihinde yaptığını, tedarikçi firmayla yapılan görüşmeler neticesinde müvekkilinin kendisine sonraki tarihli proforma faturayı ve yeni hesap numarasına ödeme talebini gönderen kişilerin mail adresine bakarak dolandırıcı/hacker olduğunu fark ettiğini, işlemin iptali talepli talimatın müvekkili tarafından davalı bankaya sunulduğunu, aradan geçen sürede banka şubesinde müvekkilinin işlemleri ile ilgilenen müşteri temsilcisinin aydınlatıcı ve açıklayıcı olmayan geçiştirici cevaplar verdiğini, telefonla yapılan çoğu aramayı cevaplamadığını, konu ile ilgili geri dönüş de yapmadığını, 24.01.2023 tarihinde işlemin şüpheli olabileceği, parayı gönderen kişiden sorulması gerektiğine yönelik aracı bankadan davalı bankaya bildirim yapıldığını, davalı bankanın da ilgili şubeye gönderdiği yazı ile hesap ve isim uyuşmazlığı bulunduğu, dolandırıcılığın söz konusu olabileceği, durumun müşteriden sorulması gerektiğini ifade ettiğini, müvekkili firma temsilcisinin, söz konusu talimatının zaten 10.01.2023 tarihinde verildiğini, aradan geçen uzun sürede bu talebin zaten iletilmesi gerektiğini, şayet bu işlem yapılmadıysa bankanın kusurlu olduğunu, davalı bankadan alınan bilgiye göre müvekkilinin yanlış hesaba yolladığı paranın, işlem gerçekleşip para hesaptan çekildiği için iade edilemediğini, müvekkilinin 10.01.2023 tarihinde davalı bankaya yaptığı talep/verdiği talimatın, alıcı bankaya hiç iletilmediğini, alıcı bankanın kendi araştırması sonucunda 24.10.2023 tarihinde isim ve hesabın uyuşmadığı bilgisini davalı bankaya ilettiğini, işlemin iptali için verilen talimatın üzerinde 14 gün geçtikten sonra, bu talimatın yerine getirilmemesinin bizatihi davalı bankanın kusuru olduğunu, bankanın özensiz ve ihmalkar davranışları neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, talimat üzerine işlem yapmayan, talimatın üzerinden yaklaşık 15 gün süre geçtikten sonra ... işlemini iptal etmeye çalışıp, bunu da paranın ödendiği gerekçesi ile gerçekleştiremeyen bankanın sorumlu olduğunu, müvekkiline dolandırıcılar tarafından gönderilen yeni ödeme bilgilerinde firma isminin doğru verildiğini, ancak banka hesap numarasının tamamen farklı bir banka ve hesap numarası olarak bildirildiğini, hesabın Amerika Birleşik Devletleri South Carolina’da faaliyet gösteren ...’a ait olduğunu, bu bankadan gelen ve müvekkiline çok geç iletilen “hesap numarası ve hesap sahibinin uyuşmadığı” şeklindeki uyarının müvekkili şirket tarafından halihazırda zaten davalı bankaya bildirildiğini, bu anlamda davalının kusuru olduğunu, müvekkilinin, internet bankacılığı aracılığıyla ... işlemi gerçekleştirdiğini, bu işlem gerçekleştirilirken IBAN kullanılmadığını, yine müvekkilinin, ... işlemini yaparken para transferini yapmak istediği esas şirket olan “...” isimli şirketi transfer işleminin alıcısı olarak gösterdiğini, hesap numarası olarak ise kendisine sahte olarak gönderilen proforma faturadaki hesap numarasını girdiğini, ortada IBAN numarası gibi başkaca bir kontrole gerek kalmaksızın para transferini sağlayan sistemden söz edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı bankaya işbu iptal talebini, kendisi dolandırıldığını fark ederek 10.01.2023 tarihinde yaptığını, paranın gönderildiği ülke olan ABD’de bahsi geçen araştırmanın, hesap numarası/IBAN ve hesap sahibi eşleştirme–kontrol etme zorunluluğuna rağmen, davalı bankanın kendisine gelen bu talebi bir güven kuruluşu olmanın gerektirdiği nitelikte ivedi olarak iletmediğini, işlemin iptalini sağlamaması neticesinde ihmali ile müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 250,00 Usd'nin 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca Amerikan Doları’na devlet bankaları tarafından bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranının işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işlemi kendi bilgisi dahilinde mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirdiğini, davacıya ait maillerin dolandırıcılar tarafından ele geçirilmesi üzerine alıcı banka bilgilerinin ve banka hesaplarının değiştiği ve belirtilen hesaplara ödeme yapılacağını belirtir ikinci bir mail ile bilgilendirme yaptıklarını, davacının ikinci maile istinaden müvekkili bankadan bulunan hesabından dolandırıcıların bildirdiği hesaplara mobil bankacılık kanalıyla ödeme yaptığını, davacı tarafından girilen bilgiler ile 22.12.2023 tarihinde ödeme talimatının muhabir banka olan ...- ... bankasına iletildiğini, aynı gün bankada bulunan nostro hesaplarına gelen 900 mesaj ile borçlandırıldığını, davacının ödeme işlemini kendine gelen maile istinaden yaptığını, basiretli bir tacir olarak işlem hususunda teyit almaksızın gelen maile istinaden işlem yapılmış olmasında ve yapılan işlemlerde müvekkilinin hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının yaklaşık 20 gün sonra 10.01.2023 tarihinde ilgili şube yetkisiline mail atarak "... İşlem Numaralı yurtdışı transferimizin 149.103,86 USD tutarının TR... hesabımıza geri iade talebimizi bilgi ve onayınıza arz ederiz." şeklinde talimatlarına istinaden işlem yapılmasının istenildiğini, 20 gün geçmesine rağmen halen olayın dolandırıcılık olduğunun müvekkili banka ile paylaşılmadığını, davacının ilk kez ... işlemi yapan bir firma olmadığını, ... işleminin davacıya ait mobil bankacılık üzerinden gerçekleştiğini, müvekkiline ait sistemler üzerinden yapılan bir dolandırıcılık işlemi olmadığını, davacının 10.01.2023 tarihli talimatına istinaden ödemenin sadece iadesi talep edildiğinden ve dolandırıcılık işlemi olduğundan bahsedilmediği ve buna istinaden aynı gün taraflarınca işleme aracılık eden muhabir bankaya iptal talebi ... mesajı çekildiğini, 11.01.2023 tarihinde ise muhabir bankadan gelen 199 mesaj ile iptal talebinin alındığı ve iptal talebinin alıcı bankaya iletildiği bilgisinin verildiğini, ... ödemelerinin geri alınamaz bir işlem yapısına sahip olduğunu, genel olarak işlemi gerçekleştiren banka tarafından işleme aracılık eden bankalar kullanılarak "iptal talebi" mesajları gönderilebildiğini, bu iptal taleplerinin aracı bankalar tarafından işlemin nihai alıcısı olan bankaya iletildiğini, tutarın alıcı hesabına ödendiği durumlarda alıcının onayının gerektiğini, dolandırıcılık gibi durumlar mevcut olduğunda ise alıcı bankanın inisiyatifinde tutarların iade edilebildiğini veya alıcı hesabında bakiye bulunmadığı takdirde de iade taleplerinin reddedildiğini, davacının bu işlemin bir dolandırıcılık işlemi olduğu ve hacklendiğini bildirir hiç bir veriyi müvekkili banka ile paylaşmadığını, müvekkili bankaya göndermiş olduğu 10.01.2023 tarihli talimatta sadece işlemin iptalinin istenildiğini, dolandırıcılık işlemi olduğu açık ve net bir şekilde belirtilmiş olsaydı tüm işlemlerin daha hızlı yürüyeceğini, davacının bilgi saklaması sebebiyle bu işlemlerin uzadığını, davacı tarafından iletilen tüm taleplerin geç ve eksik bilgi iletilmesinden kaynaklı olduğunu, 24.01.2023 tarihinde muhabir bankadan alınan mesaja göre, alıcı bankanın; "ödemenin talimatımıza istinaden alıcı hesabına yapıldığı fakat alıcı adı- hesap bilgisi uyumsuzluğunun mevcut olduğu, göndericinin (müşterimiz-davacının) dolandırıcılık şüphesinin bulunup bulunmadığının teyit edilmesi" talep edildiğini, taraflarınca davacı aranarak gönderilen ... işleminde ki uyumsuzluğun bildirildiğini ve dolandırıcılık olayı olup olmadığının sorulması üzerine davacının dolandırıcılık olayı olduğunu belirtmesi üzerine 25.01.2023 tarihinde davacının dolandırıcılığa maruz kaldığının hem alıcı bankaya, hem de muhabir bankaya iletildiğini, 11.03.2023 tarihinde muhabir bankadan alınan mesaja göre de alıcı banka tarafından alıcı hesabında bakiye bulunamaması sebebi ile transfer tutarının iadesini gerçekleştiremediklerini ve iade talebinin reddedildiğinin belirtildiğini, 14.03.2023 tarihinde ise müvekkilinin alıcı adı ve hesap numarası uyumsuzluğu mevcut olmasına rağmen neden tutarın alıcı hesabına ödendiğinin sorulduğunu, bu konuda müvekkiline cevap verilmediğini, davacıya ait talimat ile aracı ve alıcı bankalar ile yapılan ... mesajlarından da görüleceği üzere tüm işlemlerin süresinde ve hızlı bir şekilde yapıldığını, davacının dolandırılmış olmasının kendi kusurundan kaynaklandığın, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; para transferinin 22.12.2022 tarihinde mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirildiği, para transferinde kullanılan hesap numarasının davacı tarafından girildiği, davalı bankanın sistemleri üzerinden gerçekleştirilen herhangi bir dolandırıcılık bulunmadığı bankanın sistemlerindeki bir açık, zafiyet ya da müşterinin bilgisayarındaki bir zararlı yazılım nedeniyle müşterinin kullanıcı bilgilerinin dolandırıcılar tarafından el geçirilmediği, yapılan işlemlerin şüpheli bir işlem (örneğin, yüksek bir tutar ya da ardışık bir şekilde kontör alımı ve benzeri işlemler silsilesi) olduğu halde bankanın bunu fark ederek gerekli önlemleri almaması şeklinde bir durumun söz konusu olmadığı, banka tarafından davalı bankanın güvenlik tedbirlerindeki eksikliklerinden dolayı objektif özen borcunu yerine getirmeyip kusurlu olduğuna dair hiçbir teknik bulgunun bulunmadığı, davalı bankanın kusurunun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin tarafların talebine rağmen tanık dinletme isteminin herhangi bir gerekçesi bulunmaksızın reddettiğini, kararın tek başına bu nedenle dahi hukuka aykırı olduğunu, kararın gerekçesinde müvekkili şirketin dolandırıcılıkla alakalı herhangi bir beyanı olmadığının ifade edildiğini, müvekkilinin yaşanan süreçte paranın neden alıcı hesabına geçmediğini davalı banka çalışanı ve müvekkilinin müşteri temsilcisi olan ... isimli personele 30.12.2023 tarihinde ... üzerinden yapılan yazışma ile sorduğunu, yine e-mail yolu ile de konu ile ilgilenmesini talep ettiğini, defalarca kez telefonla arayarak konunun takipçisi olduğunu, bankanın sürekli olarak erteleyici ve ilgisiz tavrı ile karşılaştığını, bu duruma ilişkin delillerin (yazışmalar, mailler vd.) dosyaya sunulmuş olmasına rağmen tanık dinletme talebinin reddine anlam verebilmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin paranın alıcıya neden ulaşmadığı hakkında davalı bankadan en kısa sürede 30.12.2022 tarihinde bilgi istemiş olup paranın alıcıya geçmediğinden ise alıcı ... firmasının yılbaşı tatilinde olması nedeniyle 09.01.2023 tarihinde emin olabildiğini, bu süreçte davalı bankanın müvekkilinin sorun ve talepleri ile ilgilense idi yaşanan durumun ve paranın dolandırıcılara ait hesaba geçişinin önlenmesinin mümkün olabileceğini, dolandırıcılık durumunun müvekkili şirket tarafından fark edilmesi üzerine müvekkili şirket yetkilisi ile müvekkili şirket çalışanı ... arasında şirketin dolandırıcılığa maruz kaldığını, dolandırıcılığa ilişkin davalı banka personeli ve müşteri temsilcisi ...'e konu hakkında bilgi verilmesi gerektiğini, 09.01.2023 tarihinde ... uygulaması üzerinden konuşulduğunu, banka personeline dolandırıcılık eylemini açıkladıklarında kendilerine yazılı bir iade talebi yapmalarının gerektiği bildirilmiş olduğundan "acil iade" talepli talimatı banka personeline 10.01.2023 tarihinde gönderdiklerini, iade talebini alan banka personeli talebin dolandırıcılık nedeniyle yapıldığını bilmesine rağmen, müvekkilinden talepte bu konuda açıklama bulunması gerektiği konusunda herhangi bir uyarıda bulunmadığını, yazılı bir açıklama talep etmediğini, müvekkilinin davalı banka ile e-mail yolu ile yaptığı yazışmalardan 13.03.2023 tarihli e-mail incelendiğinde 10.01.2023 tarihindeki iade talebini dolandırıcılık nedeniyle yapıldığını, konuya ilişkin defalarca kez telefon ile ve maille gönderilen "talimat" ile birlikte bilgi verildiğinin açıklandığını, 25.01.2023 tarihinden önce de dolandırıcılığın bildirildiği belirtildiğini, tüm bunlara ve isim ve hesap uyumsuzluğuna rağmen ödemenin neden gerçekleştirildiği konusunda açıklama ve belgelerin müvekkiline verilmesinin istendiğini, ancak müvekkilinin bilgi ve belge talep etme talepleri de karşılanmadığını, tanıkların dinlenilmediğinden, alınan bilirkişi raporu da eksik değerlendirmeye ve hatalı dayalı olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri tarafından 10.01.2023 tarihli yazılı "acil iade" talebi davalı bankaya iletilmeden önce ve sonrasında davalı banka ile görüşmelerde para iadesinin dolandırıcılık nedeniyle istendiğinin defalarca kez açıklandığını, bunun öncesinde de davalı bankaya gönderilen e-mailler ile paranın neden alıcıya ulaşmadığının araştırılmasının istendiğini, davalı bankanın sözlü taleplere cevap vermemesi ve ancak iade talepli yazılı talimat verilmesi halinde iade işlemlerinin yapılabileceği yönünde müvekkiline verdiği bilgi doğrultusunda müvekkili tarafından dolandırıcılık nedeniyle yazılı iade talebi oluşturulduğunu, müvekkilinin "acil iade" talebinde dolandırıcılık iş ve eylemlerini açıklaması gerektiği yönünde bilginin müvekkiline verilmediği gibi, davalı bankadan iadenin neden istendiği hususunda yazılı açıklama istenmediğini, bu yönde yazılı ya da sözlü bir dönüş davalı banka tarafından yapılmadığını, müvekkili açısından "acil iade" talep etmek ile dolandırıcılık olduğunun da yazılı olarak bildirilmesi arasında bir fark olduğunu düşündürecek bir durum oluşmadığını, müvekkilinin zaten en başından beri banka personeline dolandırıcılık durumundan bahsetmiş olup aksinin kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolandırıcılık şüphesi olmadan para iadesi mümkün değil ise, müvekkilinin "acil iade" talebinin yerine getirilmesi için dolandırıcılık şüphesi bildirmesi gerektiğini, bunu yapmaksızın paranın iadesinin söz konusu olmayacağını, yazılı talimatına bu durumu da açıklaması gerektiğini bildirmeyen bankanın kusursuz olduğunun düşünülmesi de çelişkili ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, basiretli ve özen yükümlülüğüne uygun davranması gereken bankanın dolandırıcılık olarak bildirim yapılması halinde işlemlerin farklılaşabileceği ve iadenin kolaylaşabileceği yönünde müvekkili bilgilendirmesi ve işlemleri bu doğrultuda yapması gerektiğini, müvekkilinin dolandırıcılık eylemini geç bildirmesi söz konusu olmayıp davalının cevap dilekçesinde ileri sürülen ve tarafların kabulünde olmayan iddiaların sanki kanıtlanmış iddialarmış gibi bilirkişi raporunda, davalının aracı bankanın sorması üzerine dolandırıcılık şüphesinin müvekkiline sorulduğunu, müvekkilinin de dolandırıcılıktan o zaman bahsettiği iddiaları gerçek ve doğru kabul edildiğini, bilirkişinin bu yaklaşımının bilimsellikten, teknik inceleme ve değerlendirme yapma yükümlülüğünden, objektiflikten, tarafsızlıktan son derece uzak olup bilirkişinin söz konusu incelemeyi yapma ve rapor düzenleme hususunda ehil olmadığını, adeta bankayı korumaya çalıştığını açıkça gösterdiğini, müvekkilinin davalı bankadan defalarca alıcı banka olan ...'a ... işleminin akıbeti ile ilgili ulaşmasını talep ettiğini, davalı bankanın, yalnızca aracı banka ile (...) iletişime geçebileceğini, alıcı bankaya ulaşmalarının söz konusu olmadığını ifade ettiğini, ilk derece mahkemesinde dilekçeler aşamasında davalı bankanın sunduğu evraklar incelendiğinde 24.01.2023 tarihinde alıcı bankanın ... sistemi üzerinden direkt olarak davalı bankaya bildirimde bulunduğunun görüleceğini, bu durum da müvekkilinin 10.01.2023 tarihinde verdiği yazılı ve daha önceki sözlü talimatlarının direkt olarak alıcı bankaya (...) bildirilmesi halinde, ... işlemine konu paranın dolandırıcıların eline geçmesinin engellenmesinin mümkün olduğunu, müvekkilinin para transferinin yapılacağını bildirdiği hesap sahibinin adı ile bildirilen hesap numarasının sahibinin adının uyuşmadığını, buna rağmen davalı bankanın hesap adı ve hesap numarası arasındaki uyuşmazlığa yönelik gerekli kontrolleri sağlamaksızın transferi gerçekleştirdiğini, bu durumda kusurlu olduğuna yönelik olarak bilirkişi tarafından davalı bankanın böyle bir sorumluluğu olmadığına değinilmekle yetinildiğini, taraflarınca dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ve bizzat davalı bankanın resmi internet sitesinde yurtdışı para transferinde istenen bilgiler arasında hesap numarası ile birlikte hesap sahibinin adı ve soyadının da yer aldığını, dolayısı ile davalı bankanın bu bilgilerin doğruluğunu kontrol etmesi gerektiğini, paranın alıcısı olan bankanın bulunduğu Amerika Birleşik Devletlerinde geçerli yasal düzenlemelere göre alıcı ile hesap numarasının uyumlu olup olmadığının kontrolü gerektiğinden müvekkilinin talebinin acil olarak alıcı bankaya da iletilmesi gerektiği hususunda değerlendirme yapılmadığını, paranın gönderileceği kişi veya şirketin unvanı, adresi ve hesap numarasının yurtdışı havale işleminde davalı bankaca talep edildiğini, bu bilgiler olmaksızın işlemin yapılamayacağının görüldüğünü, müvekkilinin de bu kapsamda internet bankacılığı üzerinden işlemi gerçekleştirdiğini, gerçekleştirirken ‘...’ unvanını ancak bu şirkete ait olmayan hesap numarasını (Yaşanan dolandırıcılık sebebiyle) kullandığını, bu anlamda alıcı bankadan gelen ve müvekkile çok geç iletilen “hesap numarası ve hesap sahibinin uyuşmadığı” şeklindeki uyarının, müvekkili şirket tarafından halihazırda zaten davalı bankaya bildirildiğini, bu anlamda davalının kusuru olduğunu, müvekkilenin, transfer ettiği paranın takipçisi olduğunu, hatta ortada davalı ya da alıcı banka tarafından yapılan bir uyarı yokken işlemin iptali talep ettiğini, dava dilekçesinde de yer verilen bir diğer nokta ise lehtar bankanın bulunduğu ülkede IBAN/hesap numarası ve alıcı isminin uyuşup uyuşmadığının kontrolünün gerekli olup olmaması olduğunu, bahsedilen tüm hususlar bir yana paranın gönderildiği ülke olan Amerika Birleşik Devletleri’nde kara para aklamanın ve terörün finansmanının engellenmesi için hesap numarası ve hesap sahibinin uyumlu olması hukuki bir zorunluluk olduğunu, alıcı bankanın bulunduğu ülkede IBAN/hesap numarası ve alıcının isminin uyuşup uyuşmadığının kontrol edilmesi kanuni bir zorunlulukken davalı bankanın müvekkilinin talebine rağmen bu durumu süresinde iletmemesinin, işlemin iptalini sağlamamasının hukuka aykırı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, bankada bulunan hesabından mobil bankacılık üzerinden yapılan ... işleminde alıcı ismi ile hesap numarası örtüşmediği halde ödeme yapılması, işlemin iptali talebine rağmen gerekli işlemlerin süresinde gerçekleştirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan davalı bankada hesabı bulunduğunu, Letonya menşeli bir firmadan elektronik eşya alımı gerçekleştirdiğini, ticari ilişki kapsamında e-posta yoluyla iletişim sağlandığını, tedarikçi firmanın kullandığı banka hesap numarasını değiştirdiğini belirterek yeni hesap numarasına ödemenin ... yoluyla yapılmasını talep etmesi üzerine, mobil bankacılık üzerinden ... yoluyla 149.103,86 Usd para gönderdiğini, tedarikçi firmayla yapılan görüşmeler neticesinde yeni hesap numarasına ödeme talebi gönderen kişilerin dolandırıcı olduğunu anladığını, davalıdan işlemin iptalinin talep edildiğini, aracı banka tarafından alıcı ismi ile hesabın uyuşmadığı, dolandırıcılığın söz konusu olabileceğinin bildirildiğini, davalıya işlemin iptali talebinin zaten daha öncesinde iletildiğini, davalının ise hesap sahibi ile isim uyuşmazlığı bulunduğu ve işlemin iptali talebi iletildiği halde gerekli işlemleri yapmadığını, havale alıcısına ödeme yapılması ve hesapta para bulunmaması nedeniyle işlemin iptal edilemediğini, zarara uğradığını, uğranılan zarardan bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı banka ise işlemlerin davacı tarafından mobil bankacılık üzerinden bizzat gerçekleştirildiğini, bankaya bildirilen ilk iptal talebinde dolandırıcılıktan söz edilmediğini, davacının talepleri üzerine gecikmeksizin tüm işlemlerin yapıldığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının davalı bankada hesabı bulunduğu, bu hesabından dava dışı firmanın yurt dışında bulunan banka hesabına havale yapılmasına ilişkin mobil bankacılık üzerinden ... işlemi gerçekleştirildiği, havale edilen bedelin yabancı bankadaki hesaptan çekildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının davacının mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirdiği ... işleminde hesap numarası ile isim eşleştirmesi yapmakla yükümlü olup olmadığı, davacının davalı bankaya dolandırıldığını bildirip bildirmediği, bildirmiş ise davalı bankanın gerekli iptal taleplerini muhabir bankaya usulüne uygun şekilde iletip iletmediği, davacının zarara uğramasında davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, kusuru var ise davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde; davacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda ... şirketi ile elektronik mal satın almaya ilişkin sözleşme imzalandığını, haberleşmenin e-posta üzerinden yapıldığını, satıcı firmanın hesap numarasının değiştiğini ve yeni hesap numarasına ... yoluyla ödeme yapılmasını isteyerek yeni bir proforma fatura gönderdiğini, 22/12/2022 tarihinde bildirilen bu hesaba 149.103,86 Usd'nin mobil bankacılık yoluyla gönderildiğini, tedarikçi şirketle yapılan görüşmeler neticesinde sonraki proforma fatura ve yeni hesap numarasına ödeme talebine ilişkin mail adresine bakarak dolandırıldığının anlaşıldığını, 10/01/2023 tarihinde davalı bankaya işlemin iptali talebini gönderdiğini, davalının ise gerekli işlemleri yapmadığını, 24/01/2023 tarihinde aracı bankanın işlemi şüpheli olabileceğini, alıcı ismi ve hesap numarasının örtüşmediğini, bu durumun gönderen kişiden sorulmasının istendiğine ilişkin davalıya bildirim yaptığını, davalının müşteri temsilcisinin 25/01/2023 tarihinde kendisine bunu ilettiğini, kendisinin de 10/01/2023 tarihinde talimat verdiğini, aradan geçen uzun sürede zaten bu talebin iletilmesi gerektiğini belirttiğini, davalıdan alınan bilgiye göre davacının yanlış hesaba yolladığı paranın işlemin gerçekleşip hesaptan para çekildiği için iade edilemediğini, davalıya dolandırıldığı bildirildiği halde alıcı bankayla doğrudan iletişime geçilmediğini, bankanın kusuru nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek işbu tazminat davasını açmıştır. Davalı yan ise cevap dilekçesinde ve aşamalarda, davacının e-posta adresine gelen e-mail teyitini almadan dolandırıcıların bildirdiği hesaba ... işlemini internet bankacılığı yoluyla kendisinin yaptığını, işlemden 19 gün sonra iptal talebi bildirilmiş ise de, dolandırıcılığa ilişkin bir bildirim yapılmadığını, davacının iptal talebinin de aracı bankaya bildirildiğini, kusuru bulunmadığını savunmuştur. Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan raporda, davalı bankaya yüklenecek bir kusurun bulunmadığı, davalının para transferinin gerçekleştirilmesinde ve zararın giderilmesini sağlamaya yönelik işlemlerde üzerine düşen yükümlülükleri gecikmeksizin yerine getirdiği, alıcının adı ve hesap numarasındaki uyumsuzluğa rağmen alıcı banka olan ...'ın alıcıya ödeme yapmış olmasının davalının sorumluluk alanı dışında olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı vekilince dolandırıcılık şüphesinin davalı banka müşteri temsilcisine iletildiğine dair tanık dinletmek istenilmiş ise de mahkemece 02/11/2023 tarihli celsede davalı vekilinin tanık dinlenmesine muvafakat etmediğini belirtmesi üzerine davacının tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının davalı bankada bulunan hesabına ilişkin hesap ekstresinden 22/12/2022 tarihinde saat 17:16'da mobil bankacılık yoluyla ... adına ... hesabına 149.103,86 Usd'nin ... yoluyla gönderildiği görülmüştür. Davacı tarafından 10/01/2023 tarihli davalı bankaya gönderilen iade talep yazısında, dava konusu ... işleminin numarası belirtilmek suretiyle yurt dışı transferi olan 149.103,86 Usd'nin hesaplarına geri iade edilmesini talep ettiği görülmüştür. Anılan talep davalı banka şubesince 10/01/2023 tarih 09:57 gönderim zamanı kaydıyla işlem önceliği orta olarak kayda alınmıştır. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen tedarikçi firmayla yapılan yazışmalara ilişkin e-postalar ile satış sözleşmesi ingilizce olduğu gibi, davalı bankanın cevap dilekçesinin ekinde sunduğu ... evrakları da ingilizcedir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda davacının davalı bankaya gönderdiği iptal talebi üzerine 18 dakika sonra gerekli adımların atılarak para iadesine yönelik talebin hazine birimine iletildiği, iade talebinin incelenmesinin ardından davalı tarafından saat 13:18'de New York'daki muhabir bankaya bildirildiği, 11/01/2023 tarihinde saat 03:18'de muhabir bankadan bildirim geldiği, muhabir bankanın ödeme araştırma birimi tarafından konunun incelenmesine başlandığının bildirildiği, 24/01/2023 tarihinde saat 22:26'da muhabir bankadan bildirim geldiği, muhabir bankanın alıcı bankası olan ... tarafından hesaptan ödemenin yapıldığı, alıcı ismi ile hesap numarasının uyuşmadığının belirtildiğinin bildirildiği, davalı tarafından 25/01/2023 tarihinde saat 10:14'de muhabir bankaya gönderilen mesaj kapsamında müşterinin dolandırıcılığa maruz kaldığını belirttiği ve ödenen meblağı talep ettiğini bildirdiği, 11/03/2023 tarihinde saat 07:31'de muhabir bankanın alıcı banka olan ...'ın hesap bakiyesinin yetersiz olması nedeniyle ödeme yapmaktan kaçındığını belirttiği ve dosyanın kapatıldığını bildirdiği, 14/03/2023 tarihinde saat 11:14'de muhabir bankanın gönderdiği mesaj kapsamında isim ve hesap numarası arasındaki uyumsuzluğa karşın alıcı banka tarafından neden ödeme yapıldığının öğrenilmek istenildiğini bildirdiği tespit edilmiştir. Anılan tespitlere ilişkin dayanak belgeler ise rapor ekine eklenmediği gibi, dosya içerisinde de anılan yazışmalara ilişkin bilgi ve belgelere de rastlanılmamıştır. Öte yandan, bankacı bilirkişi tarafından işbu dava konusu ... işleminin davacı tarafından mobil bankacılık üzerinden yapılmış olmasının somut olay üzerindeki etkisi, ... işleminde havale alıcısı ve hesap numarası davacı tarafından girilmesi durumunda hesap sahibi ile hesap numarasının uyuşmaması halinde davacının dava konusu işlemi gerçekleştirdiği hesabının bulunduğu davalı bankanın bir yükümlülüğü bulunup bulunmadığı, hesap sahibi ile hesap numarasının uyuşmadığının ... ile paranın gönderildiği aşamada davalı banka tarafından işlemi internet bankacılığı yoluyla gerçekleştiren davacıya bir uyarı yapılması gerekip gerekmediği, bu işlemde uyarı yapan bir banka uygulaması olup olmadığı, hesap numarası ile hesap sahibinin uyuşmaması durumunda ... ile yapılan ödemenin davalı tarafından muhabir bankaya, muhabir banka tarafından da alıcı bankaya iletilip iletilemeyeceği üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen e-postalar ile satış sözleşmesinin tercüme ettirilip, bankacı bilirkişi raporunda aşamaları yazılı bulunan davalı banka ile muhabir banka, devamında da muhabir banka ile alıcı banka arasındaki tüm yazışmaların tercüme evrakları dosyaya kazandırılıp, yargılama aşamasında rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor veya mahkemece gerekli görülmesi halinde yeni bir bankacı bilirkişiden davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar, ... işleminde havale alıcısı ve hesap numarası davacı tarafından girilmesi durumunda hesap sahibi ile hesap numarasının uyuşmaması halinde davacının dava konusu işlemi gerçekleştirdiği hesabının bulunduğu davalı bankanın bir yükümlülüğü bulunup bulunmadığı, hesap sahibi ile hesap numarasının uyuşmadığının ... ile paranın gönderildiği aşamada davalı banka tarafından işlemi internet bankacılığı yoluyla gerçekleştiren davacıya bir uyarı yapılması gerekip gerekmediği, bu işlemde uyarı yapan bir banka uygulaması olup olmadığının diğer bankaların uygulamaları da değerlendirilerek, hesap numarası ile hesap sahibinin uyuşmaması durumunda ... ile yapılan ödemenin davalı tarafından muhabir bankaya, muhabir banka tarafından da alıcı bankaya iletilip iletilemeyeceği hususlarında rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih ve 2023/413 Esas 2023/1149 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/09/2026
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.