Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6772 E. 2026/3625 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6772
Karar No
2026/3625
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1572 E., 2025/2815 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/97 E., 2024/119 K.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedelin tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili; muris ......'ın vefatı sonrası davacıların, davalılardan ... ...'ın tek erkek ve en büyük çocuğu olması nedeniyle hem intikal işlemlerini yapması ve İstanbul ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 15 96... parselde bulunan 2 numaralı bağımsız bölümünden kendilerine intikal edecek miras paylarını diğer davalı ve aynı zamanda ...'ın oğlu ...'a gerçek ve güncel değeri üzerinden satışı için vekil tayin ettiklerini, davalı vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak dava konusu taşınmazı değerinin çok altında bir fiyata sattığını, diğer davalının da bilerek kötü niyetli satın aldığını, taşınmaz satış bedelinin davacılara ödenmediğini belirterek dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapunun iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalılar vekili; davalı ...'ın dava konusu taşınmazda 1979 tarihinden itibaren işveren olarak, babası murisin ise davalının sigortalısı olarak uzun yıllar birlikte faaliyet gösterdiklerini ve tüm birikimlerinin bir olduğunu, murisin sağlığında ailesine ve yakın çevresine dava konusu dükkanın davalı ...'a ait olduğunu, ölümü halinde hiç kimsenin buradan bir talepte bulunmayacağını defalarca dile getirdiğini ve diğer mirasçılarının bu durumu kabul ettiklerini, murisin vefatından sonra 2018 yılında davacıların davalıyı arayarak davalının hakkı olan taşınmazı davalıya devir etmek ve satış için vekalet vermek istediklerini bildirmeleri üzerine taşınmazın davalı oğlu ...'a satışı için davalıyı vekil tayin ettiklerini, vekalet görevini kötüye kullanmadığını, davacıların bilgisi dahilinde vekaletin veriliş amacına uygun işlem yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris adına kayıtlı taşınmazın vekalet ile davalı ...'a yapılan temlikin bedelsiz olduğu, vekil tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, böylece vekilin davacıların iradesine aykırı şekilde davalı oğluna taşınmazı temlik ettiği, davalının da bu durumu bilebilecek konumda olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 3. maddesi anlamında iyiniyetli sayılamayacağı, vekil ile davalının el ve işbirliği içerisinde hareket ederek davacıları miras hisseleri oranında zararlandırdıkları hususlarının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu 2 nolu bağımsız bölüm nitelikli taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olan hissenin .... Noterliğinin 12.05.20 22... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki davacı hisseleri oranında iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye hissenin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazın dosya taraflarının babasına ait iken vefatı ile intikal işleminin yapıldığı, akabinde davacıların 1/4'er hissesinin davalı ...'ın vekil olarak hareketi ile satış suretiyle davalı ... adına kayıt ve tescil edildiği, davacılar ile davalı vekil ...'ın kardeş, davalı ...'un vekil olan davalı ...'ın oğlu olduğu, davalılar tarafından babalarının sözlü vasiyeti sebebiyle taşınmazdaki hisselerin bedelsiz olarak devri amacı ile vekaletnamenin verildiğinin iddia edildiği, ispat külfetinin davalılara döndüğü, dinlenen tanık anlatımları ile söz konusu iddianın ispat edilemediği, vekalet görevinin gereği ve tam olarak ifasında satış yetkisi verilen ve satış ile devrin sağlanması halinde bedelin ödendiğinin ispatının gerektiği, davalılar tarafından...'un davacılara para gönderdiği ve iade edildiği iddia edilmiş ise de buna dair banka dekontunun bulunmadığı, bedelin ödendiği iddiasına dayalı tanık anlatımının beyanının duyuma dayalı olduğu, bedelin ödendiğinin ispat edilememesi yanında vekil ile son malikin baba-oğul olması nazara alınarak bedelin ödenmediğini bilen ve bilebilecek kişilerden olması sebebiyle son malik...'un iyi niyetle taşınmazı edinen kişi olduğunun kabul edilemeyeceği, Mahkemece yerinde hukuki nitelendirme yapıldığı ve bu doğrultuda belirtilen delillerin toplandığı, yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 25.616,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6772, K. 2026/3625, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6772-e-2026-3625-k-07d881c5ec7a