Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/849 E. 2026/624 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/849
Karar No
2026/624
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/849 Esas

KARAR NO: 2026/624

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 20/03/2024

NUMARASI: 2021/25 E. - 2024/50 K.

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın aralarındaki sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak "..." kitaplarının 2. versiyonu "..."da yaptığı, kendi dava sebebi ile dava açtıkları yanlış bozuk baskı, tanıtımda bulunmama, piyasaya sürmeme aykırılıkları ile gösterdiği kötüniyet yetmiyormuş gibi internet sitesinde mahkemenin de taleplerine rağmen yayınevinin satışını üstlendiği kitaplarının 1.versiyonu "..." da dahil satış bakiyesi miktarın iadesini karara bıraktığı kitabını "..." için "satışta değil" ibaresiyle olduğu kadar olan satışını da engellemiş olduğunun görüldüğünü, davalılardan ... Yayınlarından talep ettiği telif sözleşmesi gereği ödediği 5.000 TL nin iadesi sözleşme gereği gibi ifa edilmediğinden 5.000 TL manevi tazminat, davalı... Yayınlarından sözleşme gereği ödediği 10.000 TL'nin iadesi, sözleşme gereği gibi ifa edilmediğinden 5.000 TL maddi tazminatın tarafına ödenmesine, kitaplarım sözleşmede belirtilen şekilde piyasaya sürülmemiş ve 17. madde gereği tarafının bilgilendirilmediğini iddia ederek, maddi ve manevi tazminatlara karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... A.Ş. Yetkilisi beyan dilekçesinde özetle; eser yayına hazırlanırken çok sayıda kapak ve iç tasarımların yapıldığını, her safhada kendisine sunulduğunu, basılsın onayı alınarak baskıya verildiğini, Kasım 2012'de ... Yayınları tarafından beş yıl önce basılan ve birkaç koli halinde gelen kitapların satılmayan diğer kitaplar ile birlikte depolarında bulunduğunu, kitabın halen web sitelerinde aktif satış listesinde olduğunu, satıldıkça sözleşmeden doğan hakkı kendisine ödeneceğini, yazarın, yayını üzerinden iki yıldan (Nisan 2015) fazla bir zaman geçtiğini, bulunan bir eserle ilgili sözleşmeye ve teamüllere, yasalara aykırı taleplerini kabul etmediklerini, çeşitli yayınları ve beyanları ile yayınevine verdiği zararlar hakkında karşı dava açma hakları saklı tuttuklarını, mahkeme masraflarının davacıya tahmiline ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Yetkilisi beyan dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu gibi 30.08.2012 tarihinde "..., ..." isimli kitabının basılması için getirdiğini, basım için anlaşarak aralarında gerekli olan sözleşmeyi yaptıklarını, davacının talebi üzerine 500 adet kitap basıldığını ve kitap evlerine ve dağıtım firmalarına tanıtım metinleri gönderildiğini, yayın evinin görevi sadece basılmış olan kitapların, kitap evlerine ve dağıtım firmalarına duyurularını yapmak olduğunu, basılmış olan kitapların satışı için kitap evlerinden gelen talep üzerine istenilen adet kadar gönderilebileceğini, ayrıca yayınevi olarak davaya konu kitabı kitap fuarlarına, yaptıkları etkinliklere de tanıtım amacıyla götürdüklerini, buralarda da istenen ve beklenen ilgiyi görmediğini, 29.06.2015 tarihinde de davacı yazar ... kendi isteği ile sözleşmeyi fesh ettiğini, elinde bulunan tüm kitapları da kendisine teslim edildiğini, davacının talebi ile fesh edilen sözleşme gereği sözleşme süresince tanıtım ve duyuru amacıyla gönderilen tüm kitap evleri ve dağıtım firmalarında bulunan kitapların da geri istendiğini ve yine davacı tarafından belirtilmiş olan... yayınlarının deposuna gönderildiğini, davacı ...'ye taraflarınca satılmış olan kitapların telif haklarının da ödendiğini, bu konu ile ilgili de herhangi bir alacağı bulunmadığını, basın ve tanıtım çalışmaları ayrı bir bütçe gerektirdiğinden ve bu maliyetlerin çok yüksek olmasından dolayı yazarın kendi maliyetini karşılayarak bastırdığı kitaplarda, özellikle basım adedi düşük olan (500 ve daha az olan) kitapların tanıtımlarının bu yolla yapılamadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davacının davasının REDDİNE, karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Dava Konusu ve Şikayetler müvekkilinin ... ile sözleşme yaptığını ama karşı tarafın sözleşmeye hiç uymadığını, kitapları bozuk ve yanlış bastıklarını, hiçbir tanıtım yapmadıklarını, hatta kitapların satılmasını engellediklerini iddia ettiğini söylemiş; bu yüzden ... Yayınları'na ödenen 5.000 TL telifin iadesini, 5.000 TL manevi tazminat verilmesini, ayrıca ...'ndan da 10.000 TL'nin geri alınmasını ve 5.000 TL maddi tazminat ödenmesini istediğini fakat Yerel mahkemenin bu talepleri incelemek yerine dosyayı bilirkişiye gönderdiğini, bilirkişi kararı verildiği sırada müvekkilinin zaten mahkeme kararıyla "kısıtlı" durumda olduğunu ve kendisine vasi atandığını belirttiğini, müvekkili kısıtlıyken mahkemenin ondan bilirkişi ücreti yatırmasını beklediğini, bu para yatmadı diye de davayı reddettiğini, bunun baştan aşağı haksızlık olduğunu ileri sürerek Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin verdiği bu red kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının red edildiğini, ve kararın kesinleştiğini, kararın davacının ve vasisinin yüzlerine karşı okunduğunu ve davacının kısıtlılığının kabul edilemeyeceğini, davacının istinaf talebinin süresinde yapılmadığını ileri sürerek taleplerinin reddine karar verilmesini, talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, FSEK kapsamında eser sahibinin yayın sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesine dayalı maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.

Davacı eser sahibi, “...” ve “...” adlı kitapları bakımından davalı yayınevleri ile yaptığı sözleşmelerin gereği gibi ifa edilmediğini, davalı ...’nın sözleşmeye aykırı şekilde hatalı baskı yaptığını, tanıtım ve dağıtım yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kitabın satışını internet ortamında engellediğini, davalı ...’nın ise telif sözleşmesi kapsamında üstlendiği edimleri gereği gibi ifa etmediğini ileri sürerek FSEK kapsamında ... Yayınları’na ödediği 5.000 TL’nin iadesi ve 5.000 TL manevi tazminat, ...’na ödediği 10.000 TL’nin iadesi ile 5.000 TL maddi tazminat talep etmiştir.

Davalı ..., eser hazırlık sürecinde tasarımların davacıya sunulduğunu ve onay alınarak baskıya geçildiğini, kitabın satış listelerinde yer aldığını, satış oldukça sözleşmeden doğan telif ödemelerinin yapılacağını, davacının sözleşmeye aykırı talepler ileri sürdüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ise taraflar arasında sözleşme yapıldığını, davacının talebiyle 500 adet kitap basıldığını, tanıtım ve duyuruların yapıldığını, fuarlara katılım sağlandığını, sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, eldeki kitapların davacıya teslim edildiğini ve satılan kitaplara ilişkin teliflerin ödendiğini belirterek sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur.

Mahkemece, davacının sözleşmeye aykırı basım ve tanıtım yapıldığı, zarara uğradığı iddialarının teknik inceleme gerektirdiği kanaatiyle dosyanın bir FSEK uzmanı, bir sektör (yayıncı) ve bir hesap uzmanından oluşacak bilirkişi heyetine tevdiine karar vermiş; bilirkişi ücretinin davacı tarafından yatırılması için kesin süre vermiştir. Davacı vasisi tarafından belirlenen bilirkişi ücreti süresi içinde yatırılmamıştır. Mahkeme, zarar ve tazminat koşullarının teknik inceleme ile belirlenebileceği, bilirkişi incelemesi yapılmadığından iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/959 Esas sayılı dosyası ile davacının kısıtlanmasına ve kendisine vasi atanmasına karar verildiği, vasi ...'ın yargılamaya katıldığı, karar tarihinden sonra mevcut vasinin değiştirildiği, davacıya ... isimli kişinin vasi olarak atandığı bu kararın 04.03.2025 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

Kararın tebliğ edildiği tarihte ve sonrasında istinaf dilekçesinin sunulduğu 10.04.2025 tarihinde istinaf eden davacı vasisinin vasilik görevinin sona ermiş olduğu görülmektedir.

TMK 448. maddesinde, vasinin, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil edeceği; 462. maddesinin 8. bendinde de, “Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması” denilmek suretiyle vasinin, vesayet makamından izin almak koşuluyla kısıtlı adına dava açabileceği hususları düzenlenmiştir.

6100 Sayılı HMK'nun 52. maddesi hükmü gereğince; Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanların davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edileceği tartışmasızdır. Yine aynı kanunun 54. maddesinde de; '' (1) Kanuni temsilciler, davanın açılıp yürütülmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hâllerde izin belgelerini, tüzel kişilerin organları ise temsil belgelerini, dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorundadırlar; aksi takdirde dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamazlar. İzin belgesinin alınması için mahkemeye müracaat edilmesi gerekiyorsa ilgiliye, müracaatı için kesin süre verilir. Bu süre içinde mahkemeye başvurulması hâlinde bu konuda karar verilinceye kadar beklenir. (3) Süresi içinde belgelerin ibraz edilmemesi veya mahkemeye başvurulmaması hâlinde, dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.'' hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca HMK 114/1-d maddesi “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunması; kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip olması” hükmüne göre dava ehliyeti ve temsil dava şartı olup, HMK’nın 115.maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü uyarınca dava şartı olan temsil yetkisinin mahkemece resen gözetilmesi gereklidir.

Eldeki dava, sonradan kısıtlanan davacı tarafından açılmış ve vesayet kararı sonrası mevcut vasi yargılamaya katılmış ise de, vasi ...'ın vasilik görevinin karar tarihinden sonra kaldırıldığı, davacıya ... isimli kişinin vasi olarak atandığı, bu kararın 04.03.2025 tarihinde kesinleştiği, ancak dosyada husumete izin kararının mevcut olmadığı anlaşıldığından bu hali ile dosyada dava ve temsil ehliyeti yönünden dava şartlarının mevcut olmadığı gerekli usuli işlemlerin yapılması bakımından kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Resen gözetilen sebeplerle, davacı vasisi vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Resen gözetilen sebeplerle, davacı vasisi vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile

2-... .... Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../03/2024 tarih, 2021/.. E. 2024/. K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vasisi tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/849, K. 2026/624, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-849-e-2026-624-k-4ee6dd86f902