Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2984 E. 2026/3624 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2984
- Karar No
- 2026/3624
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1295 E., 2026/134 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/46 E., 2024/59 K.
Dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucunda, Giresun ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 14... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına dayanılarak ... adına tespit edildiği, 20.09.19 91... .10.1991 tarihleri arasındaki askı ilan süresi içinde tespite ... ... tarafından Kadastro Mahkemesinde itiraz davası açıldığı, yargılama sonunda ... Kadastro Mahkemesinin 15.05.1992 tarih ve 1991/ 75... /16 Karar sayılı kararıyla davanın feragat nedeniyle reddine, ahşap ev ve ev tarla ve fındık bahçesinden ibaret 1.339,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın davalı ... oğlu ... adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine tespitin 02.06.1992 tarihinde kesinleşerek taşınmazın 01.07.19 92... yevmiye numarası ile ... adına tescil edildiği, taşınmazın halen ... mirascıları ..., ..., ..., ..., ... ve ...adına kayıtlı olduğu; dava konusu 1 08... , 9, 13... parsel sayılı taşınmazların ise kadastro öncesi tapulu olduğu, taşınmazlar hakkında 17.08.1991 tarihinde ... tarafından açılan, tapu iptali ve tescil davasında yargılaması devam ederken taşınmazlara ilişkin malik hanesinin açık bırakılarak kadastro tutanaklarının düzenlendiği, bu nedenle açılan davada görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine devredildiği, yapılan yargılama sonunda taşınmazların ... Kadastro Mahkemesi'nin 1991/4 Esas, 1991/39 Karar sayılı ilamı ile taşınmazların 1/3 paylı olarak ... çocukları ..., ... ve ... adına tesciline karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmeyerek 26.12.1991 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazların hükmen tescil kararı gereği 1/3'er paylı olarak ..., ... ve ... adına tescil edildiği ve taşınmazların halen 1/3 payı ..., 1/3 payı ... ve 1/3 payı ise ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ...adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Davacı vekili; tarafların ortak murisi ...'e ait Giresun ili, ... ilçesi, ... köyünde kain 1 14... parsel ile 1 08... , 9, 13... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında mirasçıların miras payı dikkate alınmaksızın muvazaalı işlemlerle ve kötü niyetli kişilerin yardımıyla davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, davacıların yasal miras hakkından yoksun bırakıldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ..., ..., ..., ... ve ...; dava konusu taşınmazın kadastro tespitin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında kanunda öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, dava konusu taşınmazların davacı tarafından kullanılmadığını, uzun süreli zilyetlik taksimin varlığına karine teşkil edeceğini, haricen yapılan taksimde, mirasçıların itirazda bulunmayarak kendisine kalan taşınmazı zilyet etmekte olması halinde taksime icazetinin varlığının kabul edildiğini, muristen intikal eden ve davacılar adına fiilen kullanılan taşınmazların da mevcut olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadastro tespitinin kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve hak düşürücü sürenin niteliği gereği kesilmesi ya da durmasının sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, murisi ...'ten intikal eden miras payına dayalı olarak hak iddiasında bulunup murisin kadastro tespitinden önce (03.10.1986 tarihinde) vefat etmiş olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşme tarihleri ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.