Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6729 E. 2026/418 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6729
Karar No
2026/418
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1612 E., 2024/1898 K.

Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel ve ecrimisil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; tarafların ortak murisi olan ...'in, adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 56 82... parsel sayılı taşınmazdaki 1, 6 ve 7 numaralı bağımsız bölümleri davalılar ...'e; 2, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümleri ...'e; 3, 8 ve 9 numaralı bağımsız bölümleri ise ...'e satış göstermek suretiyle malvarlığının tamamını erkek çocuklarına devrettiğini, devirlerin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunu ileri sürerek muvazaalı satışların iptali ile dava konusu taşınmazların mirasçılar adına miras payları oranında tesciline, mümkün olmadığı taktirde taşınmazların gerçek değeri üzerinden hesaplanacak değerinin yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak hisseleri oranında davacılara ödenmesine, davanın açıldığı tarihten geriye doğru beş yıllık haksız işgal tazminatının müvekkillerinin hisseleri oranında yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; müvekkillerinin, murisin ihtiyacı nedeniyle o tarihte pek bir değeri olmayan ve tek katlı betonarme bina olan taşınmazı satın aldıklarını, murisin satış bedelini aldığını ve murise verilen parayı herkes kullandığı için çocuklardan hiçbirinin itiraz etmediğini, taşınmaza davalılar tarafından katlar çıkılıp kat mülkiyeti alındığını, bunun üzerine murisin ölümünden 17 yıl sonra davacılar tarafından davanın haksız kazanç elde etmek amacıyla açıldığını, işlemin bağışlama olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık beyanlarından murisin mirasçılarından mal kaçırması için bir nedeninin bulunmadığı, davalıların arsa satın almak istemeleri üzerine murisin teklifi ile murise ait dava konusu taşınmazı satın aldıkları, satış bedelinin murise ödendiği, yapılan satış işleminde murisin mirasçılarından mal kaçırma kastının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ecrimisile yönelik isteme dayalı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu yönde inceleme yapılmadığı, muris muvazaasına dayalı istem bakımından murisin gelenekleri doğrultusunda oğullarına yaptığı devrin gerçek bir satış işlemi olmadığı, kız çocuklarından mal kaçırmak saiki taşıdığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil istemi yönünden ise reddine karar verilmiştir. Davalılar vekilinin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.09.2024 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.09.2024 tarihli ek kararı ve kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Bilindiği üzere; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Bununla birlikte, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Öte yandan; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali ve tescil davalarında, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında "Bu Kanunun, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz." hükmü düzenlenmiştir. Anılan düzenleme dikkate alındığında eldeki davanın 6100 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 1086 sayılı Hukuk Usul Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde 30.12.2010 tarihinde açıldığı, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2. maddesinde yer alan… ‘miktar veya değeri bir milyar lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir’ düzenlemesine göre sadece taşınır mal ve alacak davaları için temyiz sınırı öngörüldüğü, gayrimenkul (taşınmaz) davalarında değere bakılmaksızın temyiz yolunun açık olduğu kuşkusuzdur. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 03.09.2024 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davalı olarak gösterilmeyen ...'ın karar başlığında davalı olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğundan, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 9.818,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6729, K. 2026/418, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6729-e-2026-418-k-089350395294