Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5204 E. 2026/3945 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5204
Karar No
2026/3945
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2803 E., 2025/822 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/206 E., 2022/243 K.

Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı; muris annesi ...'ın İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 14 50... parseldeki 4. kat 11 nolu bağımsız bölüm ile 4 93... parseldeki zemin kat 9 nolu bağımsız bölümü mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak aynı gün içinde davalı oğluna sattığını, bedel ödenmediğini, tapuda gösterilen bedel ile satış tarihindeki değer arasında fahiş fark olduğunu, murisin 88 yaşında taşınmazlarını satmak için haklı bir nedeni olmadığını, ...şirketinin %90 hissedarı olmakla maddi ihtiyacının bulunmadığını, banka hesaplarında nakit girişi görülmediğini, murisin eşinin de varlıklı olduğunu ileri sürerek davalı adına tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiş, cevaba cevap dilekçesinde; kızkardeşlerin dava konusu taşınmazlar hakkında düzenlediği ve davalının dayandığı yazılı taahhütnamelerin muvazaalı olduğunu, babaları ...'in kızların dava konusu taşınmazlardan hak talep etmemesi için kendi taşınmazlarını kızlarına devrettiğini, davalının dava konusu taşınmazların ilk alım tarihinde evli, 2 çocuklu olduğu, ... bayiliğini de kapatıp asgari ücretle işe girdiğini belirtmiştir. Davalı; taşınmazları kendi parasıyla ... bayiliği gelirleriyle aldığını, ... o zaman tapu sahibi bayilerin beyaz eşya satmasını şart koştuğundan dolayı taşınmazların muris annesi adına tescil edildiğini, annesinin ev hanımı olup geliri olmadığını, iş durumu ve şartları düzelince taşınmazları geri aldığını, dava konusu işlemin taşınmazların gerçek malikine iadesi niteliğinde olduğunu, davanın sebebinin davacının kullandığı ve miras malı olan taşınmazda davalıyı da diğer kardeşleri gibi hisse devrine zorlamak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli kararıyla; murisin taşınmazlarını satma sebebi bulunmadığı, temlik işleminin karşılıksız olduğunun dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu gibi, davalı tarafın yemin deliline dayanması üzerine davacı asılın mahkemede taşınmazların annesi tarafından alındığı ve davalının onu kandırarak bedelsiz devraldığına dair yemin etmesi ile davanın kesin delil ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2019 tarihli kararıyla; tarafların dava ve cevap dilekçesinde delil olarak yemine dayanmadıkları, davalı tarafın delil olarak kız kardeşlerinin imzaladığı beyan, taahhüt ve ibraname ile gerektiğinde kız kardeşlerin tanık olarak dinlenmesini talep ettiği, dosyaya sunulan mirasçı kız kardeşlerin imzası bulunan 19.03.2016 tarihli beyan, taahhüt ve ibraname başlıklı belgede taşınmazın davalı tarafından satın alındığı, anne adına tescil edildiği, annenin hak sahibi davalıya devrettiğinin yazılı olduğu, davacı tanıklarından ... ile davalı tanıklarından ..., ... ve kız kardeşlerin dinlenmediği, davalı tanıklarının tamamı dinlenmeden karar verilmesinin savunma hakkını kısıtladığı, iddianın ispat edilip edilmediğinin ve buna göre yemin delilin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı, temlikin karşılıksız olduğu, davalı tanıkları olan tarafların kız kardeşler ..., ... ve ...'nın tanıklık yapmak istemediklerini belirterek tanıklıktan çekindikleri, murisin ...şirketinin kurucu ortaklarından olduğu, davacının murise yaptığı bir devir bulunmadığı, taşınmazların edinme tarihinde davalının yaşına nazaran alacak ekonomik gücü olmadığı, değerler arasında fahiş fark olduğu, davacının alkol ve gece hayatı nedeniyle muris tarafından sevilmediği, tarafların babasının yargılama sırasında kız kardeşlere yaptığı tapu devirlerinin miras paylarına mahsuben yapılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı ile murisin davacıdan mal kaçırmasını gerektirir bir olgunun varlığının ispatlanamadığı, 2015 yılında ölen murisin 2005 yılında yaptığı dava konusu temliklerin mal kaçırma amacıyla yapıldığının ispatlanamadığı, yemin delilinin usulüne uygun olmadığı, hak sahibi olabilecek kişilerin beyanları da gözetilerek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2025 tarihli ek kararıyla temyiz dilekçesinin değerden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince, muristen davalıya geçen pay değerinden davacının 1/6 miras payına isabet eden 139.622,50 TL dava değerinin, dava tarihi 23.11.2015 itibariyle (01.10.2011-02.12.2016 tarihleri arasında yürürlükte olan HMK'nın 362. maddesine göre) kesinlik sınırı olan 25.000,00 TL'nin üstünde kalması ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin değer yönünden reddine ilişkin 16.07.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2025 tarihli kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere, özellikle de murisin dava konusu işlemde mirastan mal kaçırma kastının varlığının TMK'nın 9 ve HMK'nın 190. maddeleri uyarınca ispatlanamadığına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5204, K. 2026/3945, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5204-e-2026-3945-k-f81b45937059