Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4498 E. 2026/4435 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4498
Karar No
2026/4435
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2053 E., 2025/1531 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/350 E., 2024/346 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu-iptali tescil ve ecrimisil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; davacılar murisi ...'in 296 34... parseldeki dava konusu 50 numaralı bağımsız bölümünü evlilik birlikteliği dışında olan davalı kızına 05.06.2017 tarihinde satış göstermek suretiyle devrettiğini, davacıların murisin ölümünden sonra davalının varlığından haberdar olduklarını, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazını satma ihtiyacı bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacıların payları oranında adlarına tesciline, murisin ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak ecrimisile, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; davacıların davalıyı 36 yıldır tanıdıklarını, davalının taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, satış bedelinin ödendiğine dair banka dekontlarının ibraz edildiğini, satışın gerçek olduğunu, mal kaçırma kastıyla işlem yapılmadığını, davalının murisin kumar borçlarını ödediğini, murisin 50 yıldır davalının annesi ile yaşadığını, gönül borcu ve para karşılığında taşınmazı davalıya sattığını, eşine ve davacı çocuklarına da kazandırmalar yaptığını, geride çok fazla malvarlığı bulunduğunu, davacıların saklı paylarının zedelenmediğini belirterek davanın reddini savunmuş; karşı davada dava konusu yapılan taşınmazlara ilişkin pay oranında tapu iptal-tescil, ecrimisil, olmazsa tenkis talebinde bulunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından açılan karşı dava tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiş, bilahare ecrimisil talebi yönünden de tefrik kararı verilmiş, eldeki davada murisin taşınmazın devri karşılığında davalıdan herhangi bir para almadığı hususunun davacı ve davalı tanık beyanları ile sabit olduğu, murisin satış değil diğer mirasçı davacılardan mal kaçırma amacı taşıdığı, taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında orantısızlık bulunduğu, işlemin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanıklarının dava konusu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığı yönünde bir beyanda bulunmadıkları, taraf tanıklarının murisin tüm çocuklarıyla arasının iyi olduğunu beyan ettikleri, taşınmazın gerçek değeri ile temlikte gösterilen bedel arasındaki farkın tek başına muvazaanın delili olmayacağı, murisin temlik harici birçok taşınmazının bulunduğu, temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddeleri kapsamında ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine (dava değeri dikkate alınarak kesin) karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine 16.07.2025 tarihli ek karar ile; kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı ve asıl kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirildiğinden; dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değeri 881.209,00 TL; davacı ...'ın 7/28 miras payına isabet eden değer 220.302,25 TL, diğer davacıların ayrı ayrı 3/28'er miras paylarına isabet eden değer 94.415,25 TL olup 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında, anılan miktarın dava tarihi 2021 yılı itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2025 tarihli EK KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 3.575,80 TL fazla yatırılan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4498, K. 2026/4435, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4498-e-2026-4435-k-2b5fb0435fac