Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/493 E. 2026/137 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/493
- Karar No
- 2026/137
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/977 E., 2023/874 K.
Dava, 4721 sayılı TMK’nın 713. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerine dayalı olarak tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol vasfıyla tescil harici bırakılan davaya konu taşınmaz bölümünü davacının imar-ihya ederek kullandığını ve davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğunu belirterek davacı adına tescilini talep etmiştir. Davaya müdahale talebinde bulunan ... vekili dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacının ve müdahale talep edenin kök murisi ...’e ait olduğunu, zilyetlikle edinim koşullarının ... adına gerçekleştiğini, asli müdahilin de mirasçı olması sebebi ile dava konusu taşınmazda hak sahibi olduğunu belirterek taşınmazın ... mirasçıları adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında davasını ıslah ederek dava konusu taşınmazın müdahilin payı oranında adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile; zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, hükme esas teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 39.716,73 metrekarelik taşınmazın, aynı adanın son parsel numarasını takip eden parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; bilahare 29.03.2021 tarihli ek karar ile asli müdahilin davasının reddine hükmedilmiş; kararın asli müdahil vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile sair istinaf itirazları reddedilmiş, asli müdahilin davası hakkında ek kararla hüküm kurulamayacağı ve adı geçen aleyhine nispi vekalet ücreti hükmedilemeyeceği, asli müdahil aleyhine davalılar lehine fazladan vekalet ücretine hükmedildiği gerekçeleri ile istinaf başvurusunun kabulüne, asıl ve ek kararın bu hususlara hasren kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. madde hükmü gereğince yeniden hüküm kurulmasına, buna göre; davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, hükme esas teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 39.716,73 metrekarelik taşınmazın, aynı adanın son parsel numarasını takip eden parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın asli müdahil vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.03.2023 tarih, 2023/224 Esas, 2023/1447 Karar sayılı kararıyla; asli müdahilin çekişmeli taşınmazın müşterek murisinden intikal ettiği ve muris lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu iddiasına dayalı olarak miras payına yönelik dava açtığı ancak muris ...’nun terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan davalılara karşı miras payı oranında istekte bulunmasının mümkün olmadığı belirtilerek asli müdahil yönünden verilen kararın isabetli olduğu, öte yandan aşamalarda çekişmeli taşınmazın kuzeyindeki 4 04... ile güneyindeki 4 08... parsel sayılı taşınmazlarla bütün halinde kullanıldığının belirlendiği, davacının sözü edilen komşu parsellerde payının bulunduğu, hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmaz üzerinde müstakil bir zilyetliğin bulunmadığı, komşu parsellerle bütünlük arzeden bir kullanım olduğunun anlaşıldığı, davacının zilyetliğinin komşu parsellerde mevcut payına dayalı olarak sürdürüldüğü, bu nedenle dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma ilamına oy çokluğuyla uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının dava konusu taşınmaz üzerinde müstakil bir zilyetliğinin bulunmadığı, komşu parsellerle bütünlük arz eden bir kullanımın mevcut olduğu, bu nedenle davacı yararına iktisap koşullarının oluşmadığı; öte yandan, asli müdahilin çekişmeli taşınmazın müşterek murisinden intikal ettiği ve muris lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu iddiasına dayalı olarak miras payına yönelik açtığı ancak muris ...’nun terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan davalılara karşı miras payı oranında istekte bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davacının ve asli müdahilin davalarının reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... ile temyiz edilen davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına, Aşağıda yazılı 462,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.