Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2017 E. 2026/3306 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2017
- Karar No
- 2026/3306
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2115 E., 2024/2049 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme ve bu suça yardım HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2024 tarihli ve 2022/253 Esas, 2024/210 Karar sayılı kararı ile; A. Sanık ... hakkında maktûle karşı kasten öldürmeye yardım suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 39/2-c, 29/1, 62/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
B. Sanık ... hakkında maktûle karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 82/1-d, 29/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 17... ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/2115 Esas, 2024/2049 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; A.Sanık ... hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 39/1, 62/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; 5271 sayılı Kanunun 283/1 maddesi gereğince hapis cezasının 7 yıl 6 ay üzerinden infazına, B. Sanık ... hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 82/1-d, 29/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi gereğince hapis cezasının 17... ay üzerinden infazına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın suça iştirak etmediğine, haksız tahrikin derecesine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, suç vasfına, B.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça iştiraki olmadığından bahisle beraat etmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanık ...'in fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanık ...'ın suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığı, suç vasıfının isabetli bir şekilde belirlendiği, maktulden sanık ...'e yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/2115 Esas, 2024/2049 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönünden oy çokluğuyla ; sanık ... yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) K A R Ş I O Y
Sanık ...'ın maktulün öldürüldüğü sırada sanık ... ve SSÇ'nin yanında yer almak suretiyle manevi yönden maktulün karşı koyma gücünü kırdığı ve böylece suça iştirakinin yardım eden tanımına uyduğu kanaatine varılarak sanığın TCK'nin 39/1. maddesinde düzenlenen suçun işlenmesini kolaylaştırmak suretiyle suça yardım eden sıfatıyla kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Suça iştirak için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları, iştirak iradesinin suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olması, iştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi, İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesinin olması, Yani suça katılanların önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşıp, irade birliğine varmaları, kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin icrasına yardım etmeyen diğer faillerin, bu suçtan sorumlu tutulmayacakları, istenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olmasının iştirake yeterli olmayacağı, Kastın insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmesi gerektiği, Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerektiği, Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerektiği, İştirak anlaşmasına konu suç dışında bir suç işlenmişse, ortakların sorumluluğu bu suça iştirak etmiş sayılıp sayılmayacakları hususunun tespitinden sonra tayin edilmesi gerektiği, Sanıklardan birisinin kendince başka bir amaçla mağdura yönelik yaptığı eylemden sonra diğer sanık veya sanıkların ani bir kasıtla beklenmeyen ağır veya başka nitelikteki suçlardan iştirakten sorumlu tutulmalarının TCK'nin 20. maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil edeceği, Sanıkların olay yerine geliş veya bulunma amaçları, hangi suç veya suçlar için harekete geçildiği, silahlı veya silahsız olaya katılmaları, suç veya suçlara hangi hareket veya hareketlerle katıldıkları, hangi aşamada olaya katıldıkları, olayların seyir aşamaları, basit düzeyde katılınan suçun şeriklerden birinin ani bir kastı ile ağırlaşıp yani amaç suç dışı bir sonuca ulaşıp ulaşmadığı, basit bir düzeyde bir suç amaçlanmış iken çok ağır bir neticeyle karşılaşılacağını tahmin etme durumunda ağır eylemi yapmayan şeriklerin bu olaya başlangıç aşamasında dahi katılıp katılmayabilecekleri adil bir sonuca ulaşmak için doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği, Ceza mahkûmiyetinin, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına geleceği gibi,
Suça iştirak ile ilgili bu ilkeler ışığında yapılan değerlendirmede; Sanıklar ....ve .....'nin maktulün oğlu oldukları, sanık ...'ın ise diğer sanıkların kuzeni olduğu, maktul ile eşi ...'in boşanma aşamasında olduğu ve bu nedenle yaklaşık 2 yıldır ayrı yaşadıkları, maktulün bu süre içerisinde başka bir bayan ile gayri resmi birliktelik yaşadığı ve... ilinde ikamet ettiği, maktulün eşi ile ayrı yaşamaya başlamasının ardından maktul ile sanıklar ....ve ..... arasında maddi konular nedeniyle anlaşmazlık yaşandığı, bu nedenle maktul ile sanıklar arasında olay öncesinde husumet bulunduğu, olay günü sanıkların maktulün, annesi olan katılanın evinde olduğunu öğrendikleri ve maktul ile görüşmek amacıyla maktulün bulunduğu eve gitmeye karar verdikleri, bunun üzerine sanıklar ....ve ...'ın, SSÇ ..... ile birlikte 01... plakalı ticari taksi ile maktulün bulunduğu ...Mahallesine geldikleri, SSÇ .....'nin de mahalle içerisinde tespit edilemeyen bir yerden olayda kullanılan av tüfeğini aldığı, akabinde sanıklar ....ve ...'ın, SSÇ ..... ile birlikte maktulün bulunduğu eve giderek maktulden aşağı inmesini istedikleri, bunun üzerine maktulün aşağıya indiği ve sanıklar ...... ...ve SSÇ ..... ile ile konuşmaya başladığı, bu esnada maktul
ile sanıklar ...... ...ve SSÇ ..... arasında sözlü tartışma yaşandığı, yaşanan tartışma seslerini duyan tanık ...ın olay yerine gelerek sanık ...'in elini tutup iteklediği, bu esnada SSÇ .....'nin elinde bulunan tüfek ile maktule doğru iki el ateş ettiği, SSÇ'nin açmış olduğu ateş sonucu maktulün sağ bacağından yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiği kabul edilen olayda, Sanık ...'ın TCK'nin 39. maddesindeki maddi yardım olarak sayılan a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, 2- Manevi yardım olarak; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, Şeklindeki gibi davranışlarının söz konusu olmadığı, Sanığın TCK'nin 39. maddesinde sayılan bu davranışlardan herhangi birisini yaptığı ortaya konulmadan mahkumiyet kararı verilemeyeceği, zaten sanığın yardım mahiyetindeki bu eylemlerden hiçbirisini yapmadığı, Sanık ...'ın salt olay yerinde tartışan diğer sanıklar arasında bulunmasının suç unsuru olamayacağı, olay öncesinde husumetinin bulunmadığı, maktulle tartışmadığı, 3- Sanık ...'ın olay öncesinde diğer sanıklarla suç işlemeyi kararlaştırdıkları hususunda hiç bir delil bulunmadığı gibi, sanığın husumetinin bulunmadığı maktul için böyle bir karar alınmasına katılmasının mantıklı olmadığı, 4- Sanık ...'ın olay sırasında maktule yönelik hiçbir eylemde bulunmadığı, üzerinde silahta bulunmadığı, 5- Diğer sanıklar ile katılanlar ve tanıklardan hiçbirisinin sanık ...'ı suçlamadıkları, 6- Olayın aniden geliştiği Dikkate alınarak sanık ...'ın için üzerine atılı suçtan CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde kasten öldürmeye yardım suçundan mahkumiyetine karar verilmesinin bozmayı gerektiği görüşündeyim.