Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/6455 E. 2026/12403 K. – Göçmen Kaçakçılı
Konu: Göçmen Kaçakçılığı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6455
- Karar No
- 2026/12403
- Karar Tarihi
- Konu
- Göçmen Kaçakçılığı
T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5391 E. 2026/7 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında; kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ... ve ... hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; hakimin ihsası reyde bulunduğuna, tarafsız olmadığına, sanığın göçmenlerin yasadışı yurtdışına gitme amacı içerisinde olduklarını da bilmediğine, mahkumiyete yeterli bir delil tespit edilemediğine, arama kararı bulunmadığına, usule aykırı sonucu elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, artırım maddelerinin uygulanması ve artırım oranlarının üst hadden belirlenmesinin hatalı olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın göçmenlerin araçta bulunduğunu bilmediğinin aksinin ispatlanamadığına, araçta bulunmanın suça iştirak için yeterli olmadığına, sanığın organizasyon içinde olduğuna ilişkin herhangi bir iletişimin kaydı ve para transferinin tespit edilemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanıkların savunmaları, göçmenlerin beyanları, bilirkişi raporu, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, soruşturma işlemlerinde usule aykırılık bulunmadığından cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, nitelikli hallerin uygulanmasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, soruşturma işlemlerinde usulde aykırılık bulunmadığından sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın, kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "İlk derece mahkemesinin 11.11.2024 tarihli kararında adli para cezasının 146.640,00 TL olarak belirlendiği, bu karara yönelik aleyhe istinaf talebi olmamasına karşın bozma sonrasında 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle adli para cezanın 146.640,00 TL üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-b maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasına "5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle sanığa verilen adli para cezasının 146.640,00 TL üzerinden infaz olunmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.