Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9618 E. 2026/12409 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/9618
Karar No
2026/12409
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3499 E. 2024/1340 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; tanıklarının dinlenilmemesi sonucu eksik inceleme ile karar verildiğine, katılanların sanığı yaraladıklarına ve hakaret ettiklerine, bu hususta katılanlar ile ilgili ses incelemesi yapılmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, tanıklar ile katılanların beyanları arasında çelişki bulunduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında; atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve katılanlardan kaynaklanan haksız fiil ve karşılıklı hakaret bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uygulanırken hesap hatası nedeniyle sonuç ceza 1 yıl 2 ay 17 gün yerine 1 yıl 2 ay 12 gün olarak eksik belirlenmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesince de yapılan eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünde Sanığın savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında; atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve katılanlardan kaynaklanan haksız fiil bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle sanığa verilen cezanın 15 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 15 ay hapis cezası olarak belirlenmesi" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasından "5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereğince ceza yönünden kazanılmış hakkının korunması gerektiği anlaşıldığından, sanığın 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkarılıp yerine "5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle sanığa verilen cezanın 15 ay hapis cezası üzerinden infaz olunması " ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/9618, K. 2026/12409, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-9618-e-2026-12409-k-51d62a3adeee