İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/277 E. 2025/79 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/277
Karar No
2025/79
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/277 Esas KARAR NO : 2025/79 DAVA : Haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat DAVA TARİHİ : 22/06/2020 KARAR TARİHİ : 06/02/2025 DAVA : Davacı vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ...Aş nin 2003 yılında kurulduğunu, ...Müdürlüğü ile imzalamış olduğu bayilik sözleşmeler ile şans oyunları platformu haline geldiğini, müvekkili şirketin halen faaliyet gösterdiğini www. ... .com adresi üzerinden iddia ve ... oyunlarını oynattığını, milyonlarca üyesinin bulunduğunu, sunmuş olduğu dava dilekçesinde yazılı 1 nolu davalı ...Aş nin 2009 yılında kurulduğunu ve müvekkili gibi ...Başkanlığı ile imzalamış olduğu sözleşmeler neticesinde www. ... .com üzerinden iddia oynattığını, ... Elektronik ....AŞ dışında ki bütün davalılar ise müvekkili şirket nezdinde çalışırken ...Aş'nın ayartması sonucu müvekkili şirketten ayrılarak ...AŞ de çalışmaya başladıklarını ve müvekkili şirketin ticari sırlarını paylaştıklarını, müvekkili şirketin Türkiye de ... dışında sanal ortam bayilik yürütme yetkisine sahip 5 adet daha internet sitesi bulunduğunu bunların www. ... .com, www. ... .com, www. ... .com, www. ... .com ve www. ... .com olduğunu, müvekkili şirkette dahil sanal ortam/elektronik bayilik yürütme yetkisini haiz tüm şirketlerin... Teşkilat Başkanlığı tarafından yürürlüğe konulan standart bir mevzuata tabi olarak faaliyet gösterdiğini ve bu şirketlerin hepsinin kendi sistemlerine kaydettikleri üyelerinin oynadıkları iddia ve...oyunlarının hasılatından komisyon geliri elde ettiğini, ... ve... oyunlarının nasıl oynanacağı/oynatılacağına ilişkin temel düzenlemelerin Resmi Gazetede yayınlanan Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliğinde düzenlendiğini dilekçesinin devamında anılan yönetmeliğin 31/g maddesinde " sanal ortam bayisi , sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarının oynanmasını teşvik etmek amacıyla aboneleri dışındaki kişilere telefon çağrısı ve kısa mesaj , fax , mektup , elektronik posta vb iletiler gönderemez" denildiği için herhangi sanal ortam/elektronik bayinin bir başka bayinin üyesini araması ve bu yolla ayartmaya/kendi üyesi/müşterisi yapmaya çalışması , bunu yaparken de "size şu kadar bonus vereceğim" gibi kişiye özel teklif verilmesinin mevzuatla yasaklanmış bir faaliyet olduğunu bu nedenle TTK 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil edileceğinin açık olduğunu, müvekkili şirketin şans oyunlarından elde ettiği komisyonları müşterilerinin mahremiyetine büyük önem verdiği için komisyon gelirlerinin büyük kısmını üye memnuniyeti ve mahremiyeti için harcadığını kısacası üyeleri/müşterileri için harcama/yatırım yaptığını, müvekkili şirketin müşterilerinin oynadıkları şans oyunları/iddia tutarları göz önüne alındığında fazla komisyon elde eden ve sektörde VIP olarak adlandırılan üyeleri/müşterileri için özel bir bölüm/ekip kurulduğunu, kurulan bu ekibin/bölümün VIP müşteriler ile özel ilgilendiğini , bu bölümde/ekipte çalışanların VIP müşterilen bütün kişisel verileri de dahi olmak üzere , cep telefonu numarası, nerede yaşadığı, ne iş yaptığı, gelirinin ne olduğu, ne kadarlık iddia oynadıkları , VIP müşterilerinin ne kadar kazandıkları , ne kadar kaybettikleri gibi bilgileri de erişebildiklerini, davalılardan ..., ... , ..., ..., ... ve ...'ın müvekkili şirketin VIP müşteri departmanında davalılardan ...'ün İdari İşler Departmanında , davalılardan ...'ın ise pazarlama departmanında çalışmakta iken yine davalılardan ... , ... , ..., ..., müşteri ilişkileri uzmanı olarak, ... şirket avukatı olarak, ... ise genel müdür yardımcısı olarak çalışmakta iken davalılardan ... 10/05/2019 tarihinde istifa dilekçesi sunarak 22/05/2019 tarihinde müvekkili şirketten ayrıldığını akabinde davalılardan ...'ın ise 22/05/2019 tarihli istifa dilekçesi ile müvekkili şirketten ayrıldığını, davalılardan ... ve ...'ın ise 24/05/2019 tarihinde istifa dilekçeleri sunduğunu ve müvekkili şirketten ayrıldıklarını, devamında ... 11/06/2019 tarihinde istifa dilekçesi verdiğini ve müvekkili şirketten ayrıldığını, diğer davalılardan ... , ... ve ... 26/07/2019 ve 19/08/2019 tarihlerinde ikale yolu ile müvekkili şirketten ayrıldığını sonrasında davalılardan ... , ..., ... , ...'in 29/08/2019 tarihinde ikale yoluyla müvekkili şirketten ayrıldıklarını, devamında ise davalılardan ...'in 22/10/2016 yılında ikale yolu ile müvekkili şirketten ayrılmış eski müdür yardımcısı olduğunu, bu davalıların müvekkili şirkette göreve başladıkları tarihten müvekkili şirketten ayrıldıkları tarihlere kadar müşteri ilişkilerini ve özellikle VIP müşteri ilişkilerini yönetme, iletişime geçme, organizasyon yapma görevini ve yetkisine haiz key personel/kilit çalışan olarak istihdam edildiklerini bu sebeple müvekkili şirketin ticari sırlarına vakıf olan insanlar olduklarını, davalıların müvekkili şirketten kıdem tazminatlarını yakarak ayrıldıklarını ve ayrılırlarken de herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığını, bu kişilerin istifa ederek şirketten ayrılmasından sonra bu davalılar ile aynı departmanda çalışan ..., ... ve ...'ın ikale suretiyle müvekkili şirketten ayrıldığını ardından ise diğer davalıların ikale yolu müvekkili şirketten ayrıldığını, söz konusu kişilerin müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra VIP müşterilerinde önemli derecede azalma olduğunun gözlemlendiğini, durumun sebebinin araştırılır iken , müvekkili şirketin elektronik e posta adresine peşi sıra düşen e postalar ile müvekkili şirketin büyük bir şaşkınlık yaşadığını zira söz konusu e postalar incelendiğinde davalıların , müvekkili şirketin rakibi olan ve www. ... .com isimli internet adresi üzerinden bahis oynatan 1 nolu davalı şirkette işe başladıklarının anlaşıldığını, söz konusu e postalar incelendiğinde , davalıların müvekkili şirketin müşterileri ve özellikle VIP müşterileri ile iletişime geçtikleri, müvekkili şirketin ticari sırı niteliğinde olan müşteri bilgilerinin 1 nolu davalı tarafından diğer davalılardan temin edildiği için bu müşterileri artık 1 nolu davalı nezdinde bahis/iddia oynamaya başladıklarını, 1 nolu davalının diğer davalılardan temin ettiği ticari sırları kullanarak müvekkili şirketin VIP müşterilerinin 1 nolu davalıya transfer edildiğini böylelikle müvekkilinin milyonlarca lira zarara uğratıldığının anlaşıldığını, davalı şirketin daha önceden pazar payı itibari ile 4 veya 5.sırada iken bu davanın açıldığı tarihi itibari ile 3.sıraya yükseldiğini, davalı şirketin önce ...'i işe başlattığı daha sonra da 1 nolu davalının 2 nolu davalıyı kullanarak diğer davalıları ayarttığının anlaşıldığını, söz konusu davalıların müvekkili şirkettin müşterileri olan VIP müşterileri ile iletişime geçerek onları rakip firma ...Aş'ye kaydırdıklarını ve bu eylemlerine devam ettiklerini, ...Aş'nin yukarıda bahsetmiş olduğu durumların ortaya çıkmaması için diğer davalı şahısları başka firmaların yada grup şirketlerinin bordrosunda gösterdiğini ancak fiilen ...Aş'de çalıştıklarının tespit edildiğini bu hususun müvekkili şirkete karşı gerçekleştirilen haksız rekabeti, rekabet yasağı ihlalini ve gizliliğin ihlali ile ticari sırların hukuka aykırı olarak ele geçirildiği olgusunu ispatladığını, örnekle davalı ...'ın şeklen başka bir şirketin bordrosunda iken fiilen davalı ...Aş nezdinde çalışmasının ispatının ...'ın davalı ...Aş'ye ait e posta adresini kullanması olduğunu ve aynı durumun diğer davalılar içinde geçerli bir husus olduğunu, davalıların kötü niyetli eylem , işlem ve davranışlarının TTK 54 ve devamı hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, dilekçesinin devamında TBK'nun Haksız Rekabetler kenar başlıklı 57.maddesine atıf yaparak davalıların haksız ve hukuka aykırı davrandıklarını, TTK'nunda düzenlenen haksız rekabete ilişkin hükümlerin tarafları tacir olduklarına bakılmaksızın herkese uygulanacağını, Yargıtay 13.HD.'nin 21/02/2010 tarihli 2008/9072 esas 2010/591 karar sayılı ilamına ve Yargıtay 11 H.D.'nin 03/03/2008 tarihli 2007/839 esas 2008/2510 karar ile 01/02/2010 tarihli 2008/9982 esas 2010/1110 karar sayılı içtihatlarına atıf yaparak dava dilekçesinin devamında ise bir eylemin/davranışın haksız rekabet teşkil edebilmesi için söz konusu eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin bir önemi olmadığını ve eylemi gerçekleştiren ile söz konusu eyleme maruz kalan arasında rekabet ilişkisinin bulunmasına da gerek olmadığını, ...Aş'nin müvekkili şirketin kilit personelleri olan diğer davalıları ayartarak ve ayarttığı bu personeller vasıtasıyla müvekkili şirketin ticari sırrı niteliğindeki müşteri bilgilerinde ele geçirdiğini, haksız rekabet eylemini işlediğini, diğer davalıların ise müvekkili şirkete ait müşterilerin bilgilerini davalı ...Aş ile paylaşarak haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiklerini, davalılardan ...'ın isminin bulunduğu mail adresinden davalılardan ... ve ...'a göndermek istediği mailin müvekkili şirketin sağlayıcısına gönderdiğini devamla diğer davalıların birlerlerine göndermek istedikleri mailleri müvekkili şirketin sağlayıcısına yanlışlıkla gönderdiklerini ve bu maillerden davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabeti ve sözleşmeye aykırı hareketlerinin açıkça anlaşılacağını, ...tarafından ... , ...'a davacı şirket sağlayıcısına gönderilen 15/08/2019 tarihli mailde "bu listeye de bakacaktık , bu listeye de bakalım ona göre pasiflere saldıralım Nazlı'da imiş , ondaymış bundaymış boşverelim" denildiğini, bu mailden kendi aralarındaki e postalarda 500.000,00TL ve üzerinde bahis oynayan kişilere "Saldırmaları" gerektiğini söylediklerini ,müvekkili şirketin eski ajansı ...firmasından ...'ün 23/08/2019 tarihinde davalılardan ...'a bir e posta gönderdiğini ancak ...'ün söz konusu e postayı hataen müvekkili şirkete ait ...uzantılı e posta adresine daha doğrusu davalılardan ...'ın müvekkili şirketten ayrılmadan önce kullanmakta olduğu müvekkili şirkete ait e posta adresine gönderdiğini, söz konusu e posta da "...push görselini ekte yolladım" dediğini, e postanın altında bulunan e posta görseline bakıldığında ise bu görselin tek maç bahis oynayan push görseli olduğunu ve 1 nolu davalı için hazırlatıldığının anlaşıldığını yine müvekkili şirketin eski ajansı ... firmasından Ali isimli kişinin davalılardan ...'a 26/08/2019 tarihinde mail gönderdiğini, bu e postanında yanlışlıkla ...'ın müvekkili şirketten ayrılmadan önce kullandığı müvekkili şirkete ait e posta adresine gönderildiğini, söz konusu mailde "26 Ağustos - 1 Eylül içerik planı ektedir. Planda bulunan içerikler o gün içerisinde girileceği önceden belli ve kesin olan paylaşımlardır. Bunların dışında iletişimde bulunarak artık paylaşımlar konusunda , canlı bahis konusunda ... .com tarafı ile kordine şekilde paylaşımlar yapılacaktır" denildiğini, e posta içeriği ve alt kısmında bulunan görseller incelendiğinde bunların 1 nolu davalı için hazırlandığını ve davalılardan ...'ın 1 nolu davalı bünyesinde çalıştığının anlaşıldığını, davalılardan ...'in 26/08/2019 tarihinde ... .com adresinden , davalılardan ...'ın kullanmakta olduğu ...@... .com adresine bir mail daha gönderdiğini, bu mailinde hataen ...'in müvekkili şirketten ayrılmadan önce kullandığı... uzantılı e postaya gönderildiğini, mailde "bunlar ...'e eklenmiş ama hepsinin geçmişte cirosu var bunu demiştim ben " yine Batu'nun ...'in ayrılmadan önceki müvekkili ... uzantılı e postasına da "bunlar affiliate'e eklenmiş ama hepsinin geçmişte cirosu var bunu demiştim ben " şeklinde e posta gönderdiği, mailin aşağı tarafına bakıldığında müşteri/üye numaralarının paylaşıldığının anlaşıldığını ve davalılardan ...'ın 1 nolu davalı şirketin malini kullandığının anlaşıldığını bu maillerin daim başlı başlına 1 nolu davalının diğer davalıları ayartarak kendi nezdinde işe başlattığını, 1 nolu davalının müvekkili şirketin müşteri bilgilerini bu davalıları ayartarak ele geçirdiğini, bu davalıların müvekkili şirkete ait müşteri bilgilerini 1 nolu davalıya ifşa ettiklerini sonuç itibari ile davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri ile müvekkili şirketi zarara uğrattıklarının kanıtı olduğunu, ayrıca ...isimli kişinin 01/11/2019 tarihinde davalılardan ...'a 11 adet e posta gönderdiğini ancak yine yanlışlıkla müvekkili şirkete ait olan ... uzantılı e posta adresine gönderdiklerini, mailin konu kısmında .../105/14/08 yazdığını, alt kısmındaki görsele bakıldığında ise bu görsellerin 1 nolu davalı için hazırlandığının anlaşıldığını, davalı nezdinde çalışan ...'in ... .com adresinden....'ye 03/03/2020 tarihinde e posta gönderdiğini, söz konusu e postanın yine yanlışlıkla müvekkili şirketin biliyoner isimli adresine gönderildiğini, mailde "...iş diye bir yer ile sözleşme var mı ? ben yapmadığım için bilemedim" denildiğini, alt kısmında ki yazışmalara bakıldığında ise 1 nolu davalı için bir sözleşme yapılması gerektiği ve ...'in bu işi davalılardan ...'ye havale ettiği, ...'nin ise 1 nolu davalı nezdinde çalıştığının anlaşıldığını, bu maillerden davalıların ...AŞ'ye müvekkili şirkete ait müşterilerin bilgilerini paylaştığının , haksız rekabete yol açtıklarının, yaptıkları bu eylemler ile müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını ve davalıların ...Aş'de çalıştıklarını gösterdiğini, bu kişilerin bir kısmının resmi olarak 1 nolu davalının bordrosuna alınmadığını, bundaki amacın ise davalıların yaptıkları hukuka aykırı eylemler ile müvekkili şirkete verdiği zararların ortaya çıkmaması adına bu türlü bir önlem alma yoluna gittiklerini ...Aş'nin müvekkili şirketin kilit çalışanlarını ayartmasının bu kişileri kullanarak ticari sırları ele geçirmesinin , müvekkili şirkete ait müşteri portföyünü ele geçirmesinin, diğer davalıların ise müvekkili şirketin yıllarca emek vererek oluşturduğu müşterilerine ve VIP müşterilerine ait bilgileri davalı ...Aş ile paylaşmasının ve onun yararına kullanmasının TTK 54/2.maddesindeki " rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" hükmüne yine TTK 55/1-d maddesindeki "üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş sırlarını başkalarına bildirmek hukuka aykırı elde ettiği belgeleri değerlendirmek " hükmüne yine 55/1-b.maddesindeki "sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek" hükmüne yine 55/1-b-3.maddesinde ki "işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek" hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiğini, 1 ve 2 nolu davalı dışındaki diğer davalıların , taraflar arasındaki iş sözleşmelerinde hüküm altına alınmış olan rekabet etmeme yükümlülüklerini ve yine taraflar arasındaki gizlilik ve sır saklama sözleşmelerini ihlal ettiklerini, davalılardan ...Aş ve ... dışındaki davalıların her birinin her iki sözleşmede düzenmiş olan cezai şartları ve aşan maddi zararları ayrı ayrı ödemekle yükümlü olduklarını, davalı ...Aş dışındaki davalıların müvekkili şirkette kilit personel pozisyonunda olduklarını ve bu nedenle bu davalılar ile gizlilik ve sır saklama sözleşmesinin akt ve imza edildiğini, yapılan sözleşmenin 4.maddesinde "personel ,... aş'nin müşterilerini tanıyacak ve işin esasına vakıf olacak olması nedeniyle, iş sözleşmesinin kendisi tarafından 4857 sayılı kanunun 17.maddesi , iş veren tarafından 4857 sayılı kanunun 25.ve 17.maddeleri uyarınca (işin ve üretimin daralması nedeniyle yapılacak toplu çıkartmalar hariç) erdirilmesini takip eden 1 yıllık süre içerisinde ... AŞ'nin faaliyet alanına giren işler (müşterek bahis ve şans oyunları ) ile iştigal eden bir kuruluşun herhangi bir kademesinde ücretli veya ücretsiz olarak görev almamayı ve aynı işi ve/veya işlerde kendi nam ve hesabına yapmamayı kabul ve taahhüt eder. Aksi davranışı halinde gerek işlerinin büyüklüğü ve gerekse iş verenin uğrayacağı zararları tespit etmek mümkün olmayacağı taraflarca kabul edildiğinden, personelin aksi davranışı halinde iş verenin uğrayacağı zararların karşılığı olarak 12 aylık brüt ücreti tutarında cezai şart ödemeyi kabul eder ancak iş verenin zararı bu miktarın üzerinde ise fazlasını da personel tazmin ile mükelleftir , taraflar bu miktarın fahiş olmadığını, ihtilaf halinde yargıçtan tenkiz talebinde bulanamayacaklarını kabul ederler." denildiğini yine taraflar arasında imza edilen gizlilik ve sır saklama sözleşmesinin 2.maddesinde ayrıntılı olarak belirtilen bilgilerin ticari sır ve gizli bilgi olduğunu, 3.maddesinde çalışanın söz konusu bilgileri kullanamayacağının ve ifşa edemeyeceği husunun hüküm altına alındığını ve 6.maddesinde ise aksi davranışın sonuçlarının düzenlendiğini, sözleşmenin 6.maddesinde ".....çalışan , bu taahhütlerinden herhangi birini ihlal etmesi halinde , 6 aylık brüt maaşı tutarındaki cezai şartı, hiçbir yazılı ihbar , ihtar keşidesine gerek olmaksızın , ... AŞ'ye ilk talebi üzerine , derhal, nakden ve defaaten ödemeyi ....... Ve ayrıca ...Aş'nin uğrayacağı her türlü maddi-manevi-müspet-menfi zarar, ziyan ve kaybını ilk talebinde ...Aş'ye tazmin etmeyi kabul , taahhüt ve garanti etmiştir." denildiğini bu nedenle işçinin TBK 'nun 446.maddesi gereğince rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlalinden doğan sonuçlara da katlanmak zorunda olduğunu belirterek TBK 446.maddesine atıfta bulunmuştur, davalılardan ...Aş ve ... dışındaki davalıların müvekkili şirket ile iş ilişkisinin bitmesinden sonra müvekkili şirketin rakibi olan davalı ...AŞ için çalışmaya başladıklarını ve müvekkili şirketin ticari sır niteliğindeki müşteri bilgilerini hem fiilen kullandıklarını hemde ...Aş ile paylaştıklarını, davalılardan ...Aş ve ... dışındaki davalıların hem iş sözleşmesinin 4.maddesinde hüküm altına alınan rekabet etmeme yükümlüğünü ihlal ettiklerini hemde gizlilik ve sır saklama sözleşmesindeki yükümlülüklerini ihlal ettiklerini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında ; 1-a-davalılarca müvekkili şirket aleyhine gerçekleştirilen haksız rekabetin tespitine ve haksız rekabetin engellenmesine, b-davalıların haksız rekabet teşkil eden eylem ve işlemleri nedeniyle müvekkili şirketi uğrattıkları manevi zarar için 100.000,00TL manevi zararın ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müvekkili şirketin uğradığı belirsiz maddi zararlar için şimdilik 1.000.000,00TL maddi zararın belirsiz alacak davası olarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline , c-mahkemece verilecek kararın uygun görülen vasıtalar aracılığı ile ilanına ...-davalılardan ...Aş ve ... dışındaki davalılardan her birinin taraflar arasındaki iş sözleşmelerinde hüküm altına alınan rekabet etmeme yükümlülüklerine ve ayrıca taraflar arasındaki gizlilik ve sır saklama sözleşmelerine aykırı davranması nedeniyle davalılardan ...Aş ve ... dışındaki her bir davalıdan şimdilik 100.000,00TL cezai şart ile maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPLAR ...AŞ mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde ; müvekkili şirketin 15 Temmuz 2009 tarihinde... Teşkilatı ile yapılan sözleşme ile ¸spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli bahis oyunlarının üyelerine sunmak üzere kurulmuş yasal elektronik bayi olduğunu ayrıca 06 Aralık 2011 tarihinde ... Müdürlüğü ile yapılan sözleşme ile de... çekiliş bileti alma imkanı da üyelerine sunmaya başladığını "... .com" ibaresinin ise faaliyetini sürdürmekte olduğu elektronik bayii ve markası olduğunu, davalılardan ... dışındaki diğer davalıların müvekkili şirket bünyesinde çalışmadığını, ...'inde ...'de ilk olarak 01/11/2017 tarihinde "Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı" olarak çalışmaya başladığını halen Genel Müdür pozisyonunda çalışmaya devam ettiğini, davacının müvekkili ...'nin öncelikle ...'i daha sonra da diğer davalıları ayarttığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, ... dışındaki diğer davalıların müvekkili şirket bünyesinde çalışmadığını, davacının davalılardan bir kısmının "müşteri ilişkileri uzmanı" , bir kısmının "idare personel" bir kısmının "hukuk" , bir kısmının "VIP müşteri ilişkileri " departmanında çalıştığını bildirdiğini buna göre davalıların tamamının kilit personel olduğu, davacı şirketin müşteri bilgileri ve ticari sırlarını bildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, avukat ve idari personel olarak çalışan bir kişinin müşteri bilgilerine sahip olmasının mümkün olmadığını, davalıların bir kısmının davacı şirketten kendi isteği ile bir kısmının ise "ikale" sözleşmesi ile ayrıldığının görüldüğünü buna göre davacı şirketin davalıların işten ayrılması bakımından olumlu irade beyanında bulunduğunu hatta belki de davalıların işçilik haklarını ödediğini bu nedenle davalıların ... tarafından ayartılmak sureti ile işten ayrıldıkları iddiasının birbiri ile çeliştiğini, ayartma iddiasına ilişkin davacı tarafın herhangi bir delil sunmadığını, kendi isteği ile işten ayrılan davalıların daha yüksek ücret ile başka bir işe başlamalarında haksız rekabet teşkil edecek bir durumun söz konusu olmadığını, davacının davalıların müşteri ve bilgilerini , ticari sırlarını paylaşmaları nedeniyle davacı şirketin pazar payının düştüğünü iddia ettiğini oysa davacının pazar payının azalmasının sebebinin sektördeki gelişmelere ayak uyduramamasından kaynaklandığını, 2019 yılı Ağustos ayında önemli bir gelişme yaşandığını, bu dönemde Türkiye'de 16 yıldır beklenen canlı bahis sistemine geçiş yapıldığını, şirketlerin yeni döneme en iyi entegrasyonu sağlamak için hazırlık yaptıklarını, davacı şirketin ise entegrasyonu sağlamayamadığını bu nedenle başarısızlığa uğradığını, bu durumu tüm şirketlerin bildiğini bu nedenle davacı şirketin çok sayıda şikayete maruz kaldığını "... .com" isimli internet sitesinden yapılan inceleme neticesinde davacı şirket adına 1459 adet şikayet kaydı oluşturulduğunu, 329 adedinin "canlı bahis" , 617 adedinin ise "canlı" başlığı altında olduğunun görüldüğünü, müvekkili ...yönünden ise toplam 740 adet şikayet kaydının bulunduğunu, bunlardan sadece 149 adedinin canlı bahis sistemi ile ilgili olduğunu, müvekkili şirketin bu döneme çok iyi hazırlandığını, sorunsuz geçiş yaptığını, davacı şirketin müşteri puanlama sistemindeki puanının 5 üzerinden 4,5 iken bu süreçte 3,5'a düştüğünü, davacının iddiasının aksine davacının üyelerinin ...'ye değil dava dışı "... .com ... Aş" ye gittiğini, davacının pazar payının bu dönemde %15-%20 düştüğünü, dava dışı nesine.com'un ise aynı oranda pazar payının yükseldiğini, pazar paylarının ... Teşkilatı Başkanlığı'ndan sorulması gerektiğini, davacı tarafça davacı üyelerine teklif yapılarak ...'de oynamalarının sağlanmaya çalışıldığı iddiasına ilişkin 2019 Ağustos ayı tarihli e posta mesajları sunduğunu, söz konusu listelerde yer alan kişilerin geçmişten beri ...'nin üyesi/müşterisi olan kişiler olduğunu "bunlar ...'e eklenmiş ama hepsinin geçmişte cirosu var" şeklinde ki ifade de bu listede yer alan tüm kişilerin zaten geçmişten beri ...'nin üyesi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, ... ifadesinin hali hazırda ...üyesi olan ancak yakın zamanda ...'de cirosu olmayan yani aktif olarak ...'de oyun oynamayan kişileri ifade ettiğini, söz konusu e postaları gönderenlerin ...çalışanı olmadığını bu nedenle müvekkilinin haksız bir eyleminin bulunmadığını, söz konusu e postalarda davalı müvekkilinin ismini içeren uzantıların yer almasının tek sebebinin yapılan reklam ve ajans sözleşmeleri olduğunu, ... dışındaki diğer davalıların müvekkili şirkette çalışmadığını ancak davalılardan ... , ... ve ...'ın müvekkili şirketin akdetmiş olduğu reklam ve ajans sözleşmeleri gereğince müvekkili şirket ile ilgisinin bulunduğunu, davalılardan ...'ın dijital reklam planlama ve satın alma ajansı olan ve ...'ye hizmet veren ...Ltd Şti adlı dijital reklam ajansında çalıştığını, müvekkili şirket tarafından imzalanan internet hizmetleri ve medya sözleşmesi gereğince bu şirketin müvekkili şirket adına sosyal medya planlaması ve yayınlarını yaptığını, sözleşme gereğince işi üstlenen şirket çalışanın ...uzantılı mail adresini kullanma zorunluluğunun bulunduğunu çünkü reklamlarının amacının ...üyelerine ulaşmak olduğunu, müvekkili şirketin haksız rekabete konu olabilecek herhangi bir eyleminin bulunmadığını belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde ; müvekkilinin davacı şirket bünyesinde 2006 yılında işe başladığını en son genel müdür yardımcısı sıfatı ile 22/10/2016 tarihinde işten ayrıldığını, 2016 yılı itibari ile davacı şirket merkezinin şirketin %49 oranında ortağı olan ... Holding'in faaliyet gösterdiği adresteki binaya taşındığını, bu taşınma ile birlikte şirkette yoğun şekilde ... Holding'in baskının hissedildiğini, ... Holding yöneticisi ve çalışanlarının emir ve talimatları ile şirketin işlerini yürütmeye başladığını, şirket çalışanları üzerinde baskı kurulmaya başlandığını, çalışanlara karşı şirketin zarara uğratıldığı iddia edilerek asılsız suçlamalarda bulunulduğunu, çalışanların motivasyonlarının kırıldığını ,baskı ve eylemlere dayanamayıp işten ayrılmaya başladıklarını, en önemli olayın ise şirket genel müdürü olan ...'ın ayrılması olduğunu, baskı ve mobing nedeniyle müvekkilinin işten ayrıldığını, 1yıldan uzun süre kardeşinin şirketinde çalıştığını daha sonra 01/11/2017 tarihinde davalı şirkette pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı pozisyonunda çalışmaya başladığını, davacı tarafın ayartma iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin ayartmak için davalı şirkete girdikten sonra 2,5 yıl sonrasını beklemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davanın TTK 60.maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ve taleplerinin soyut , dayanaksız olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet teşkil edecek herhangi bir eyleminin bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketteki kazancının ve pozisyonunun davacı şirkettekine nazaran daha düşük olduğunu, diğer çalışanları ayartma gibi bir düşüncesi olsa idi 2,5 yıl beklemeden hemen yapması gerektiğini, ayartma iddiasına ilişkin davacının hiçbir delil sunmadığını, cevap dilekçesinde belirtmiş oldukları Yargıtay içtihadına göre ayartma iddiasının tanık ile ispatlanamayacağını, davacının başarısızlığının ve pazar kaybının nedeninin kötü yönetim ayrıca şirketin teknolojik gelişimlere ayak uyduramaması olduğunu, 2019 yılında canlı bahis sistemine geçiş yapıldığını, tüm şirketlerin yeni dönem için entegrasyonu sağlamak amacıyla hazırlıklara başladıklarını, davacının ise bu entegrasyonu sağlamayamadığını, müşterilerden çok sayıda şikayet aldığını, davacının üyelerini davalı şirkete değil yakın rakibi dava dışı nesine.com'a kaptırdığını, davacının dayanmış olduğu e posta yazışmalarının göndericilerinin ve alıcılarının ...çalışanı olmadığını, ayrıca e posta içeriğindeki müşteri listesinin ...müşterilerinden oluştuğunu, ...'ın reklam firmasında çalıştığını, bu mesajlaşmanın Google ile Facebbok ile yapılan ...üyelerine ulaşması ile alakalı çalışmaya ilişkin olduğunu, davacı şirketin teknik yıkım sonrası yaşadığı kayıpları mobing ve ikale ile feshe zorladığı bir kaç çalışanına ve ...'ye yıkmaya çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde ; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığını bu nedenle tefriki gerektiğini, müvekkilinin iş akdinin sonlanması anına kadar sürekli ve yoğun biçimde mobinge maruz kaldığını, mesai ve izin kavramlarının hiçe sayıldığını, yıldırma ve yok sayma politikaları ile çalışma arkadaşlarından ve ortamından uzaklaştırıldığını, müvekkiline kasıtlı olarak istifa edecek noktaya getirdiklerini, nitekim davacı şirketten ayrılan/kovulan çok sayıda çalışan olmasınında mobingi ispatladığını, müvekkilinin 01/07/2011 - 22/05/2019 tarihi arasında 8 yıl boyunca davacı şirkette önce pazarlama iletişim uzmanı, 2016 yılından itibaren ise değerli müşteri yönetimi isimli departmanında birnevi tehdit ile takım lideri olarak çalışmaya başladığını, çok yoğun çalışmaya başladığını, iş tanımında olmamasına rağmen eski departmanı olan pazarlama iletişim bölümündeki işleri de yaptırmaya devam ettirdiklerini, mesai saatlerinden sonra ve hafta sonları müvekkilinden üye görüşmeleri ve ziyaretleri talep edildiğini, mesai ve tatil kavramının hiçe sayıldığını, aile kavramının etkilenerek boşanma noktasına geldiğini, davacı şirketin ... Holding'in adresine taşınması akabinde birde ... Holding baskısı altında çalıştığını, hakkında asılsız suçlamalar yapılarak onur kırıcı cümleler ile müvekkiline hırsız damgası vurulmaya çalışıldığını, davacı şirket genel müdürünün 2016 yılı Ekim ayında ayrıldığını yerine...in genel müdür olarak işe başladığını bu dönemde istifalar zincirinin başladığını, yeni genel müdürün kendisine pazarlama müdürlüğü teklif ettiğini, ücret iyileştirmesi yapılacak olması sebebiyle teklifi kabul ettiğini, pazarlama müdürü olarak çalışmaya başladığını, hem değerli müşteri yönetimi hem de pazarlama . iletişimi departmanında sorumlu hale geldiğini, müvekkilinin iş yoğunluğunun daha da arttığını, yeni genel müdürün kendisinden rakip çalışanlarının transfer edilmesini talep ettiğini, bu talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bahis oynayıp kayıp eden müşterilerin şirkete gelerek şirket çalışanlarını tehdit ettiğini, genel müdür...'in işten ayrılması nedeniyle müdür değişikliğine gidilmesi nedeniyle çalışanların motivasyonunun tekrar düştüğünü, genel müdür ...'ın gelişi ile müvekkilinin maruz kaldığı psikolojik şiddetin tahammül edilemez hale geldiğini, ...'ın mobingine maruz kalan müvekkilinin dayanamayarak 09/05/2019 tarihinde kıdem tazminatından vazgeçmek pahasına istifa ettiğini, istifasının 22/05/2019 tarihinde işleme konulduğunu, müvekkilinin istifasının ardından birçok çalışanında benzer nedenlerle istifaya zorlandığını, davacı şirketten - kovulan kişi sayısının 100'den fazla olduğunu, müvekkilinin işten ayrıldıktan sonra dijital ajanslardan ... İletişim'de çalışmaya başladığını, bu şirketin davacı şirket ile farklı sektörlerde olduğunu, haksız rekabet oluşmayacağını, davacı şirket tarafından müvekkilinin feshe zorlanması nedeniyle rekabet yasağının sona erdiğini, haklı nedenle sözleşmenin işçi tarafından feshi (işçinin istifası) halinde BK'nun 447 maddesi gereğince rekabet yasağının sona erdiğini, müvekkilinin haklı neden ile sözleşmeyi fesih ettiğini, Yargıtay 11.H.D'nin içtihatında da belirtildiği üzere haklı nedenlerle ve davacı tarafından zorunda bırakılmak sureti ile istifa ederek işten ayrıldığından dolayı rekabet yasağının sona ereceğinin belirtildiğini, müvekkilinin ...aş tarafından başka bir şirketin bordrosunda gösterildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin 17/07/2019 tarihinden itibaren ... şirketinde proje yöneticisi olarak çalıştığını, müvekkili ile ...arasındaki ilişkinin, mevcut iş tanımı doğrultusunda ...Aş'nin kendisinin reklam sektöründe çalışmasından ötürü potansiyel müşteri olmasından kaynaklanan ve bu kapsamda yapılan yazışmalardan ibaret olduğunu, kabul etmemekle birlikte rekabet yasağının sona ermediği düşünülse dahi müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden eyleminin bulunmadığını, rekabet yasağına ilişkin sözleşmede yer - zaman ve işin türü bakımından sınırlandırma yapılması gerektiğini, müvekkilinin tamamen farklı olan reklamcılık sektöründe çalışmaya başladığını, rekabet yasağının sona erdiğini, cezai şartın uygulanabilirliğinin kalmadığını, somut olarak müvekkilinin hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğini ortaya konulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde ; müvekkilinin 03/12/2012 - 31/05/2019 tarihleri arasında davacı şirket bünyesinde çalıştığını, 7 yıllık çalışma süresinin son 5 senesinde değerli müşteri departmanında yer aldığını, işten ayrılma gibi bir düşüncesi yok iken davacı şirket tarafından istifaya zorlandığını, mobinge maruz kaldığını, 31/05/2019 tarihinde tüm haklarından vazgeçerek istifa ettiğini, davacı şirket tarafından feshe zorlandığından davanın temel dayanağı olan ve ihlal edildiği iddia edilen rekabet yasağının sona erdiğini, iş verenin davranışları ile huzurun bozulması , işçiye verilen vaatlerin yerine getirilmemesi halinde rekabet yasağını sona erdiren fesih (istifa ) nedenleri arasında olduğunu, kabul etmemekle birlikte rekabet yasağının sona ermediği düşünülse dahi müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden herhangi bir iş ve eyleminin bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirket tarafından başka bir şirket bordrosunda gösterildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin istifa ettikten sonra ...Ltd Şti'de 16/07/2019 tarihinden itibaren pazarlama ve organizasyon yöneticisi olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin reklam sektöründe çalışmasından ötürü ...'nin reklam şirketinin müşterisi olması nedeniyle gerçekleştirilen e posta yazışmaları olduğunu, davacının davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını somutlaştıramadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde ; müvekkilinin istifaya zorlandığını , mobinge maruz bırakıldığını, müvekkilinin 2016 yılı itibari ile davacı şirketin değerli müşteri yönetimi departmanında çalışmaya başladığını, mesai ve izin kavramlarının hiçe sayıldığını, şirket yönetiminde yaşanan değişiklikler ile sıkıntıların daha da arttığını, ... Holding'in baskısına maruz kaldıklarını, psikolojik şiddete maruz kalan müvekkilinin 24/05/2019 tarihinde istifa ettiğini, davacı şirket tarafından feshe zorlanması nedeniyle rekabet yasağının sona erdiğini, kabul etmemekle birlikte sona ermediği düşünülse dahi müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden herhangi bir iş ve eyleminin bulunmadığını, davacı şirketten ayrıldıktan sonra 22/06/2020 tarihi itibari ile ...Pazarlama Yayıncılık... Ltd Şti firmasında çalışmaya başladığını, bu firmada satış direktörü olduğunu, çalıştığı yeni firmanın davacı firmadan farklı sektörde faaliyet gösterdiğini, yeni firmanın reklamcılık alanında çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde ; iş mahkemesinin görevli olduğunu, davaların tefrik edilmesi gerektiğini, davacının eksik harç yatırdığını, müvekkilinin davacı şirkette 11/04/2016 - 27/05/2019 tarihleri arasında pazarlama iletişim uzmanı olarak çalıştığını, yönetim kadrosunun sürekli değişmesi nedeniyle davacı şirketteki istikrarın bozulduğunu, davacı şirketin teknik aksaklıklar yaşamaya başladığını, bu başarısızlığını çalışanlara yüklediğini, canlı bahis dönemine geçerken davacı şirketin gerekli entegrasyonu sağlamayamadığını, haksız mesai ücreti politikası, verilen ünvan sözlerinin yerine getirilememesinin müvekkilini istifa aşamasına getirdiğini, istifa ettikten sonra 11/06/2019 tarihinde ...Aş'de müşteri ilişkileri yönetmenine bağlı olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin gizli bilgileri, sırlara erişebileceği pozisyonunun bulunmadığını, müşteri bilgilerinin yer aldığı veri tabanına erişmesinin mümkün olmadığını, işçinin rekabet yasağı kapsamındaki bilgileri kullanması halinde işverene önemli bir zarar verme ihtimalinin olması gerektiğini, kendisi ile ilgili böyle bir durumun olmadığını, rekabet yasağının zaman , yer ve konu bakımından sınırlandırılması gerektiğini bu sınırları içermeyen rekabet yasağının geçersiz olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet sayılabilecek yada sadakat yükümlülüğünü ihlal edici herhangi bir eyleminin olmadığını, davacı şirketteki görevinin kilit personel olmadığını, davacının iddiasını ispatlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde ; müvekkilinin davacı şirkette 03/01/2011 - 11/06/2019 tarihleri arasında "kıdemli idari işler ve personel özlük işleri uzmanı" sıfatı ile çalıştığını, iş yoğunluğu ve sağlık durumu nedeniyle 11 Haziran 2019 günü emeklilik hakkını kullanarak işten ayrıldığını, bir süre çalışmadığını daha sonra bakmakla yükümlü olduğu ailesi olduğundan iş aramaya başladığını, 10/07/2019 tarihinde ...Aş'de idari işler müdürü olarak işe başladığını, rekabet yasağı için iş verenin belirli sırlarını öğrenme , müşterilerini tanıma , iş sırrı niteliğindeki bilgileri erişim imkanının olması gerektiğini, müvekkilinin müşteri bilgilerine erişebilmesi , temas etmesi ve bilgilerin yer aldığı veri tabanına ulaşmasının mümkün olmadığını, davacının da böyle bir iddia ileri sürmediğini, rekabet yasağının geçersiz olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet yada sadakatsizlik sayılacak bir eyleminin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde ; müvekkilinin davacı şirkette 01/08/2015 - 26/07/2019 tarihleri arasında "pazarlama ve müşteri yönetimi uzmanı" sıfatı ile çalıştığını, davacı şirket yöneticilerinin sık sık değişmesi nedeniyle istikrarın bozulduğunu, 2016 yılında şirket merkezinin ... Holding'in merkezine taşınması nedeniyle olumsuz bir dönemin yaşanmaya başlandığını bu olumsuzluklar nedeniyle davacının müşteri kaybettiğini, birçok çalışanın işten ayrıldığını, 26/07/2019 tarihinde iş akdinin sona erdiğinin kendisine bildirildiğini, davacı şirket tarafından müvekkiline ikale yapılmasının teklif edildiğini, ikale sözleşmesinin imzalanması konusunda kendisine baskı oluşturulduğunu, ikale sözleşmesini imzalamak zorunda kaldığını, 02/09/2019 tarihinde...Aş'de müşteri ilişkileri yönetmenine bağlı olarak çalışmaya başladığını, rekabet yasağı unsurlarının oluşmadığını, müvekkilinin müşteri bilgilerinin yer aldığı veri tabanına erişmesinin mümkün olmadığını, davacının da kendisi ile ilgili böyle bir iddia ileri sürmediği , davacının iddialarının soyut kaldığını, müvekkilinin davacı şirkette kilit personel olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin 08/12/2018 - 19/08/2019 tarihleri arasında "pazarlama ve müşteri yönetimi uzmanı" sıfatı ile çalıştığını, çalıştığı sürenin 1 yıldan az olduğunu, şirket kadrolarındaki sürekli değişiklik nedeniyle istikrarın bozulduğunu, pazar payının düşmeye başladığını, yeni genel müdürün departmanlarda değişikliğe gittiğini bir çok personeli işten çıkardığını, 19/08/2019 tarihinde müvekkiline ikale yapılmasının teklif edildiğini, bu sözleşmeyi imzalamak zorunda bırakıldığını, imzalamadığı takdirde mobing ve işsiz kalma korkusu yaşadığını, iş akdinin fesih edilmesi halinde hak ve alacaklarını alamayacak olması halinde ikaleyi imzalamak zorunda kaldığını, 19/09/2019 tarihide...Aş'de müşteri ilişkileri yönetmenine bağlı olarak çalışmaya başladığını, rekabet yasağına ilişkin şartların oluşmadığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde müşteri bilgilerinin yer aldığı veri tabanına ulaşma imkanının olmadığını, zaman , yer ve konu bakımından sınırlandırılmayan rekabet yasağının geçersiz olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet yada sadakatsizlik sayılacak eyleminin olmadığını, davacının da bu yöndeki iddialarını somutlaştıramadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin 08/10/2018 ile 19/08/2019 tarihleri arasında 1 yıldan az olarak "pazarlama ve müşteri yönetimi uzmanı " olarak çalıştığını, davacı şirketteki kötü yönetim nedeniyle istikrarın bozuluğunu, müşteri kaybettiklerini, yoğun şekilde işten çıkarmalar yaşandığını, müvekkilinin 19/08/2019 tarihinde ikale sözleşmesini imzalamak zorunda bırakıldığını, 16/09/2019 tarihinde ...Aş'de müşteri ilişkileri yönetmenine bağlı olarak çalışmaya başladığını, rekabet yasağına ilişkin şartların oluşmadığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde müşteri bilgilerinin yer aldığı veri tabanına ulaşma imkanının olmadığını, zaman , yer ve konu bakımından sınırlandırılmayan rekabet yasağının geçersiz olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet yada sadakatsizlik sayılacak eyleminin olmadığını, davacının da bu yöndeki iddialarını somutlaştıramadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin 01/07/2019 tarihinde davacı iş yerinden ayrıldığını 01/01/2020 tarihinde...Aş'de işe başladığını, yeni çalıştığı şirketin davacı şirket ile rekabet içerisinde olmadığını, farklı alanda çalıştıklarını, davacının pazar kaybının 2019 Temmuz - Ağustos aylarında yaşandığını bu dönemde müvekkilinin işsiz olduğunu, davacının tek iddiasının ...çalışanı...'in...i@... .com adresine attığı e posta içerisinde müvekkilinin adı dahi bulunmayan veya müvekkilinin cevabı da bulunmayan bir e posta olduğunu, müvekkilinin VIP müşteri bilgisi bulunmadığını, davacı şirkette avukat olarak çalıştığını, müvekkilinin mobinge uğrayarak istifaya zorlandığını, davacı şirketin 2016 senesinde ... Holding binasına taşınması nedeniyle ... Holding yetkilileri tarafından mobing uygulanmaya başlandığını, gece yarısı dahi arandığını, psikolojisinin bozulması nedeniyle istifa etmek zorunda kaldığını, rekabet yasağı açısından müvekkilinin müşteri bilgilerine erişimi olmaması nedeniyle söz konusu sözleşmenin geçersiz olduğunu ayrıca sözleşmenin yer , zaman ve konu bakımından sınırlandırılmadığını, müvekkilinin haksız rekabet ve sadakatsizlik sayılacak eylemlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; 01/03/2016 - 31/08/2019 tarihleri arasında davacı şirkette "müşteri ilişkileri uzmanı " olarak çalışmaya başladığını, çalıştığı süre zarfında şirket kadrolarında sürekli değişiklik olduğunu, istikrar sağlamadığını, bir çok çalışanın işine son verildiğini, iş akdinin sona erdiğinin kendisine haber verildiğini, davacı şirketin kendisine ikale teklif ettiğini, buna imza atmaması halinde başka şirkette işe girmesi sırasında referans olmayacaklarının ifade edildiğini ayrıca hak ve alacaklarına kavuşamayacakları korkusu ile ikale sözleşmesini imzaladığını, 01/11/2019 tarihinde...Aş'de müşteri ilişkileri yönetmenine bağlı olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin davacı şirketin sırlarını öğrenme , tanıma, bilgileri ulaşma imkanının olmadığını, müvekkilinin bu kapsamda davacıyı zarara uğratacak herhangi bir eyleminin de bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkette kilit pozisyonda olmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin 01/08/2012 ile 31/08/2019 tarihleri arasında kıdemli müşteri hizmetleri sıfatı ile çalıştığını, çalıştığı süre zarfında şirket kadrolarında sürekli bir değişim olduğunu, özellikle genel müdür ve genel müdür yardımcılığı gibi önemli konumlarda görev yapanların değişimi nedeniyle personel istikrarının sağlanmadığını, 2014 yılında da şirketin bir kısım hisselerinin ... Holding'e satıldığını, 2016 yılında şirket merkezinin ... Holding merkezine taşındığını, bu olumsuzluklar nedeniyle işten ayrılmalar ve işten çıkartmaların yaşandığını, davacının pazar payını kaybetmeye başladığını, davacı şirket tarafından müvekkilinin işten çıkarılacağının bildirildiğini, ikale sözleşmesi imzalanmasının önerildiğini, iş akdinin fesih edilmesi halinde hak ve alacaklarına ulaşamayacağı korkusu ile 31/08/2019 tarihinde ikale sözleşmesini imzaladığını, 01/11/2019 tarihinde ise...Aş'de müşteri ilişkileri yönetmenine bağlı olarak çalışmaya başladığını, rekabet yasağı kapsamında müvekkilinin müşteri bilgilerinin yer aldığı veri tabanına erişme, dışarı aktarma gibi bir konumunun bulunmadığını, rekabet yasağı ile ilgili sözleşmenin geçerli olabilmesi için, yasağın zaman, yer ve konum bakımından sınırlandırılması gerektiği ancak bu sınırların sözleşme maddesinde yer almadığını, müvekkilinin sadakat yükümlülüğü, gizlilik ihlali ve rekabet yasağına aykırılık teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığını, müvekkilinin kilit personel konumunda olmadığını belirterek davının reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin 01/06/2015 - 31/08/2019 tarihleri arasında "deneyimli müşteri ilişkileri uzmanı" sıfatı ile çalıştığını, çalıştığı süre zarfında şirket kadrolarında sürekli bir değişim olduğunu, özellikle genel müdür ve genel müdür yardımcılığı gibi önemli konumlarda görev yapanların değişimi nedeniyle personel istikrarının sağlanmadığını, 2014 yılında da şirketin bir kısım hisselerinin ... Holding'e satıldığını, 2016 yılında şirket merkezinin ... Holding merkezine taşındığını, bu olumsuzluklar nedeniyle işten ayrılmalar ve işten çıkartmaların yaşandığını, davacının pazar payını kaybetmeye başladığını, davacı şirket tarafından müvekkilinin işten çıkarılacağının bildirildiğini, ikale sözleşmesi imzalanmasının önerildiğini, iş akdinin fesih edilmesi halinde hak ve alacaklarına ulaşamayacağı korkusu ile 31/08/2019 tarihinde ikale sözleşmesini imzaladığını, 01/11/2019 tarihinde ise...Aş'de müşteri ilişkileri yönetmenine bağlı olarak çalışmaya başladığını, rekabet yasağı kapsamında müvekkilinin müşteri bilgilerinin yer aldığı veri tabanına erişme, dışarı aktarma gibi bir konumunun bulunmadığını, rekabet yasağı ile ilgili sözleşmenin geçerli olabilmesi için, yasağın zaman, yer ve konum bakımından sınırlandırılması gerektiği ancak bu sınırların sözleşme maddesinde yer almadığını, müvekkilinin sadakat yükümlülüğü, gizlilik ihlali ve rekabet yasağına aykırılık teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığını, müvekkilinin kilit personel konumunda olmadığını belirterek davının reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin 08/06/2015 ile 31/08/2019 tarihleri arasında "deneyimli müşteri ilişkileri uzmanı" sıfatı ile çalıştığını, çalıştığı süre zarfında şirket kadrolarında sürekli bir değişim olduğunu, özellikle genel müdür ve genel müdür yardımcılığı gibi önemli konumlarda görev yapanların değişimi nedeniyle personel istikrarının sağlanmadığını, 2014 yılında da şirketin bir kısım hisselerinin ... Holding'e satıldığını, 2016 yılında şirket merkezinin ... Holding merkezine taşındığını, bu olumsuzluklar nedeniyle işten ayrılmalar ve işten çıkartmaların yaşandığını, davacının pazar payını kaybetmeye başladığını, davacı şirket tarafından müvekkilinin işten çıkarılacağının bildirildiğini, ikale sözleşmesi imzalanmasının önerildiğini, iş akdinin fesih edilmesi halinde hak ve alacaklarına ulaşamayacağı korkusu ile 31/08/2019 tarihinde ikale sözleşmesini imzaladığını, 01/11/2019 tarihinde ise...Aş'de müşteri ilişkileri yönetmenine bağlı olarak çalışmaya başladığını, rekabet yasağı kapsamında müvekkilinin müşteri bilgilerinin yer aldığı veri tabanına erişme, dışarı aktarma gibi bir konumunun bulunmadığını, rekabet yasağı ile ilgili sözleşmenin geçerli olabilmesi için, yasağın zaman, yer ve konum bakımından sınırlandırılması gerektiği ancak bu sınırların sözleşme maddesinde yer almadığını, müvekkilinin sadakat yükümlülüğü, gizlilik ihlali ve rekabet yasağına aykırılık teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığını, müvekkilinin kilit personel konumunda olmadığını belirterek davının reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, tüm davalılar hakkında TTK 54 ve devamı maddeler gereğince haksız rekabetin tespiti önlenmesi, haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat istemi, maddi tazminat istemi, verilecek kararın ilanı ayrıca 1 ve 2 nolu davalı dışında kalan diğer davalılar hakkında BK 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen , işçinin iş akdinin feshinden sonraki rekabet yükümlerinin ihlal ettiği iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir. Deliller ; Davalı şahısların iş yeri sicil dosyaları, davacı ve davalı şirketin çalışma konularını gösterir sicil kayıtları, davalı şahısların davacı şirkette işe giriş çıkış tarihleri , ayrılma nedenleri , davacı şirkette yapmış oldukları işin niteliği , davacı şirket ile yapılan iş sözleşmesi ve sır saklama sözleşmelerini gösterir evraklar, davalı şahısların halen nerede çalıştıklarını ve ne iş yaptıklarını gösterir kayıtlar, tanık beyanları, davacı ve davalı şirkettin ticari defter ve kayıtları, e posta yazışmaları, kurumlarla yapılan yazışmalar , arabuluculuk tutanakları, gerçek kişi davalılar ile ilgili özlük dosyaları, davalı ... kişi şahısların ekonomik ve sosyal durumları, bilirkişi incelemesi. Davalılar özellikle BK'na dayalı haksız rekabet hükümleri kapsamında açılan dava ile ilgili olmak üzere mahkememizin görevli olmadığını iş mahkemesinin görevli olduğunu, iddia etmiş olduklarından mahkememizin görevli olup olmadığı hususu değerlendirildiğinde; davacı taraf tüm davalılar hakkında TTK 54 ve devamı maddeleri gereğince haksız rekabet hükümlerine dayalı dava açtığından bu taleple ilgili olarak, haksız rekabet hükümlerinin TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri gereğince işçinin iş akdinin feshinden sonra haksız rekabet hükümleri ile ilgili dava açısından irdeleme yapıldığında, Ticaret Mahkemelerinin görevinin düzenlendiği TTK 4/1-c bendinde ".....rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447 maddeleri ...." kapsamındaki davalara Ticaret Mahkemesince bakılması gerektiğinin düzenlendiği ayrıca işçinin iş akdinin feshinden sonraki rekabet hükümlerinde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu belirten Yargıtay 11 H.D.'nin 2021/1534 esas 2021/6811 karar sayılı "Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik karar" ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 H.D.'nin 2023/2022 esas 2023/1550 karar sayılı ilamları doğrultusunda, BK'na dayanılarak açılan iş akdinin feshinden sonraya ilişkin rekabet hükümlerine dayalı davanın Ticaret Mahkemesinde görüleceği dolayısıyla mahkememizin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davalılar açılan dava ile ilgili olmak üzere, TTK 60.maddesinde düzenlenen zaman aşımı süresinin dolduğu definde bulundukları görülmekle, dava dilekçesinde yer alan e posta tarihleri ve dava tarihi dikkate alındığında zaman aşımı süresinin dolmadığı yine aynı şekilde BK'na dayalı olarak açılan haksız rekabet hükümlerinin dayanağınında BK'daki haksız fiil hükümleri olması nedeniyle yine zaman aşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmıştır. Tarafların tanık deliline başvurması nedeniyle , tanıklar mahkememizce dinlenmiştir. Davacı tanığı ... : "Ben 1 Ağustos 2019 tarihinden itibaren davacı şirkette çalışmaya başladım, ... ve ben daha önceden ...de daha önceden çalıştığımızdan dolayı tanışırız, davacı şirkette işe başladıktan sonra davacı şirket bünyesindeki özel müşterilerle iletişime geçtim,kendimi özel müşterilere telefon ile tanıttım ve onları tanıdım telefonla görüştüğüm bu üyeler artık ...de oyun oynamayacaklarını davalı ...Aş de oyun oynayacaklarını ve oynadıklarını belirtiler. Sebebini sorduğumda ise eski ... personeli ... ve ..., ..., ... , ..., ... ve soyadını hatırlamadığım Mehmet isimli kişiliren artık ... .com'da çalışmaya başladıklarını ve bu kişilerin kendilerini ...üyeliklerini iptal ederek ....com üyeliğine geçmeleri konusunda telkinde bulunduklarını bunun karşlığında üyelerin ... .com hesaplarına belirli bir miktarda para yatıracaklarını söylediklerini bana aktardılar daha sonrasında ben bilgiyi üstlerime aktardım, ... adlı şahıs ...Kabul ü arayarak, Serhat seninle hukukumuz vardı tanıklık yaparak bizi arkamızdan mı vuracakmışsın diye söylemiş , bunu bana ... Kabul anlattı." şeklinde beyanda bulunduğu, Davalı tanığı ... ; "Benim ...iletişim ve prodiksiyon hizmetleri ltd'te tek ortak olarak bulunmaktayım, bu şirket ağırlıklı olarak dijital reklamcılık alanında faaliyet gösterir, 2010-2016 yılları arasında davacıya, 2018 yılından başlayarak günümüze kadar davalı şirkete dijital reklamcılık hizmeti veriyorum, ben isimleri okumuş olduğunuz davalılardan ... ve ...'ı tanırım diğerlerini tanımıyorum, bunları da ...de çalışırken tanıdım, ... davacı şirketi satın almadan önce , davacı şirket ...holding bünyesinde bulunan bir şirketi, ...davacı şirketi aldıktan sonra 7-8 ay kadar davacı şirket benim şirketim ile çalıştılar ... davacı şirketi satın aldıktan 7-8 ay kadar sonra benim şirketim ile çalışmamaya başladılar, bunu araştırdığımda ... ve ... yeni yönetimin kendilerine mobing uyguladığını toplantılara çağırmadığını anlattılar. Ben davacı şirket ile çalışmayı bıraktıktan sonra yaklaşık 1 yada 1,5 yıl sonra davalı şirket ile çalışmaya başladım,... ı tanıdığım için bu kişiyi Temmuz 2019 yılında kendi şirketim olan ... Ltd Şti de işe aldım, benim şirketimde bu kişi direktör olarak çalışmaktadır, ben ayrılmadan önce davacı şirketin ayrıkdıktan sonra da davalı şirketin google de ve facebookta reklamını yapıyorum,... benim şirketimde çalışmaktadır, ...Aş adına çalışmamaktadır, ...ın bilyonerin VİP müşterilerini ...Aş ye yönlendirdiğine ilişkin hiçbir şeye şahit olmadım böyle bir şey duymadım bilmiyorum benim bilgim bundan ibarettir, diğer davalıları tanımam, ... davalı şirkette genel müdür olarak çalışmaktadır." şeklinde beyanda bulunduğu, Davalı tanığı ... ; " Ben ...Ltd Ştinin kurucu ortağıyım şuan yöneticisiyim , ... reklamcılık alanında hizmet vermekteyiz, şirketimi 2016 yılının Ocak ayında kurduktan sonra ... tarafından radyo ...in işletmesini yapmam istendi, 1 yıl kadar radyo ...in işletmesini yaptık, 1 yıl sonra davacı şirket radyo ...kapatma kararı aldı, davalı şirket olan ... .. Aş'de benim şirketi kurduğumdan beri müşterimdir, davalı şirkete de ... pazarlama hizmeti verdim halende davalı şirkete hizmet vermeye devam ediyorum ancak davacı şirket radyo ...kapattıktan sonra davacı olan ilişkim bitti, davalılardan ... davacı ...den ayrıldıktan sonra benim şirketim olan ...da çalışması için teklif götürdüm, 2019 yılından bu yana benim şirketimde aktif olarak, sigortalı olarak satış pazarlama yöneticisi olarak çalışır, sözleşmeli olarak çalışır, ne ...'in ne de tanıdığım davalılardan ...'in davacının VİP müşterilerini ... Aş ye yönlendirmeye çalıştıklarına ilişkin hiçbir görgüm ve duyumum yoktur, böyle bir şeye tanık olmadım, bu kişiler haricinde diğer davalıları tanımıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, Davalı tanığı ... ; "... Ltd Şti'nin sahibiyim , şirketin iki ortağı bulunmakta olup, babam ve benden oluşmaktadır, anlaşma yaptığım markaların radyolardaki reklam dağıtımlarının tüm çalışmalarını ben yapıyorum, benim şirketim 1996 yılında kurulmuştur, ... de benim çalıştığım markalardan biri idi, davacı şirket ile 7-8 sene kadar çalıştık, sonrasında sözleşmem bitince devam etmedik, davalı şirket ile 2017 yılından bugüne kadar hala çalışıyorum, ben davalılardan ...'ı ... de çalışırken tanıyordum, ... ayrılınca bir kaç ay sonra Ceyhun'a benim şirketimde çalışması için teklif götürdüm o da kabul etti, benim şirketim de Ceyhun proje yönetimini yapmaktadır ayrıca müşteri ilişkilerinde yürütmektedir, benim yanımda çalışan ...'ın ve tanıdığım ...in ... müşterilerini ...Aş ye kaydırdıklarına yada yönlendirdiklerine dair hiçbir görgüm duyumum yoktur, böyle bir şeye tanık olmadım bu iki dışında ki diğer davalıları da tanımam , ...'ın neden ...den ayrıldığında bilmiyorum benim bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu, Bir kısım davalılar tanığı ... ; " Ben ... ilitişim sistemlerinde insan kaynakları müdürü olarak çalışıyorum, 2019 Ekim ayından bu yana söylediğim şirkette çalışıyorum, daha önce 2015-2019 yılları arasında davacı şirkette insan kaynakları uzmanı olarak başladım daha sonra da insan kaynakları müdürü olarak çalıştım, ben ... ile çok kısa bir süre ...de çalıştık, 2016 yılında davacı şirket çalıştığı başka bir ofise taşındı, bu tarihten itibaren de şirkette yöneticilerin baskıları başladı daha doğrusu davacı şirketin bağlı olduğu holding yöneticilerinin baskısı başladı, bu baskı nedeni ile de bilyonerde çalışanların hızlı bir şeklide ayrılışı başladı, davacı şirkette sık sık pozisyonlar değişmeye başladı, üst yönetim kadrosu sık sık boşalıyor yerine yenisi getiriliyor kısa sürede yine boşalması nedeni ile bu pozisyonlara eleman bulunmaya çalışılıyordu, bu süreçte davacı şirketin piyasadaki bilinirliliği düşmeye başladı, dolayısı ile pazar payımızda düştü, ben isimlerini okumuş olduğunuz davalıları tanırım ancak ben davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalılar ile görüşmedim, davalıların davacı şirketten ayrıldıktan sonra nerede çalıştıklarını bilmem ve davacının ... müşterilerini davalı...Aş ye yönlendirdiklerine ilişkin hiçbir görgüm duyumum olmadı benim bilgim bundan ibarettir,Davacı şirkette VİP müşteri olarak adlandırılan ve çok oyun oynayan müşterilerin isim, adres, telefon ve oyun adetlerini yaptığı görev itibari ... bilir, ...kıdemli pazarlama uzmanı olması nedeni ile bilebilir, ... ile ilgili bilgim yok, ... ile ilgili emin değilim, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ise davacı tarafın VİP müşterilerini ve bilgilerini bilebilecek konumda çalışmıyorlardı, ... davacı şirkette şirket avukatlığı yapıyordu fakat son zamanlarda işinin kapsamına girmeyen işlerde yüklenilmeye başlandı, ciddi bir baskıya maruz kaldı, hatta vertigo rahatsızlığı geçirdi, ayrıldıktan sonra uzun bir süre iş aradı şimdi nerede çalıştığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, Bir kısım davalılar tanığı ... : " Ben bilgisayar mühendisiyim , ...aş de yönetici olarak çalışıyorum, ben 2017- 2019 yılları arasında bilyonerde teknoloji operasyon genel müdür yardımcısı olarak çalıştım, ben anlatmış olduğunuz dava konusu ile ilgili yani davalıların davacı şirketin VİP müşterilerini davalı ...aş de oyun oynamaya ilişkin hiçbir bir bilgim yoktur, davacı şirkette çalışırken yönetici değişikliği nedeni ile çalışanlar üzerinde baskı başladı, bu nedenle davacı şirkette çalışanların bir kısmı ayrıldı, aynı baskı bana da yapıldı, zaman baskısı ile bir takım değişiklikler istendi, sistem yeterli olmadığı ve dökümantasyonda yeterli olmadığı için yeni gelen ekip bir takım kazalara sebep oldu sistem kesildi, bundan dolayı da davacı şirket pazar kaybına uğradı, bende baskı nedeni ile davacı şirketten istifa ettim" şeklinde beyanda bulunduğu, Bir kısım davalılar tanığı ... ; " Ben şuan farklı bir alanda bir firmada çağrı merkezi süreç müdürlüğü yapmaktayım, 2007-2019 yılları arasında davacı ... de müşteri hizmetleri departmanında yönetici olarak çalıştım, ben davalıların, davacı şirketten ayrıldıktan sonra, davacı şirketin VİP müşterilerinin bilgilerini davalı ...aş ye verdiklerini yada bu müşterilerin yada davalı şirkete yönlendirdiklerine dair görgüye ve bilgiye dayalı hiçbir bilgim yoktur, 2016 - 2019 yılları arasında 3 defe davacı şirkette yönetim değişti, yönetim değişince tüm kadrolarda değişiyordu, özellikle bu değişiklikler nedeni ile çalışanlara baskılarda yapılıyordu, 2016 yılından önceki haklarımızda kötüleşme başladı, pazarlama yönetimindeki değişiklikler nedeni ile şirket çalışanlarına bakış açısı değişti, pazarlama departmanındaki değişiklikler nedeni ile bu departmanda çalışanlarla arkadaş olan bir kısım çalışanlara özellikle baskı yapılmaya başlandı, daha doğrusu işten ayrılmaları için baskı yapıldı,benim davacı şirkette çalıştığım dönemde bana bağlı olarak çalışanlar ... , ..., ... ve ...'dir ve bunlarla ilgili de yukarıda da söylediğim gibi davacı şirketin VİP müşteri bilgilerini davalı ... .com'a verdiklerine dair hiçbir duyumum ve bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu, Davalı tanığı ... : " Davalı ... eşim olur, 2015-2019 arasında davacı ..... Aş de avukat olarak çalışmıştır, kendisine 2016 yılından itibaren yönetim kurulu tarafından mobbing uygulanmaya başlandı, hukuka uygun olmayan şeylerde onay vermesini istediler, örneğin bilyonerin yetkilisinin birden fazla olmasına rağmen sözleşme yapılırken sadece bir yetkilinin imzası ile sözleşme yapılması konusunda eşime baskı yapıldı, gece yarıları aranarak eşime hakaret edildi, şikette sık sık genel müdürler değişmeye başladı, on son genel müdür sen işten çık, işten çıkma karşılığı sana iki maaş ödeyelim diye söylemiş bunun üzerine eşim işten ayrıldı, 6 ay işsiz kaldı, 6 ay sonrada demirörende avukat olarak çalışmaya" şeklinde beyanda bulunduğu, Eskişehir ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat numarası ile dinlenen davacı tanığı...Kabul "Ben davalmı ...'ı uzaktan tanırım, ben bahis sitelerinde fenomenlik yapıyorum, 2007-2008 yıllarında ben bahis sitelerinde fenomenlik yapmaya başladım, bahis paylaşımı yapıyorum ve bu sebepten dolayı da davalı ... deki kampanyalarla alakalı bilgi vermek amacıyla beni arardı, davalı ...'la ilk temasımız bu şekilde oldu, kendisiyle samimi bir arkadaşlığımız dostluğumuz yoktur, beni sadece sosyal medyadan takip eder, diğer davalıların hiçbirisini tanımıyorum, beni herhangi birisi aramadı, davalıların başka sitelere geçtiği konusunda da bir bilgim yoktur, neden tanık olduğum konusunda da bir fikrim bulunmamaktadır," şeklinde beyanda bulunduğu, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Talimat numaralı dosyasından dinlenen davacı tanığı... "Ben davacı şirkette 2005 yılından bu yana üyeyim, davalı ...Elektronik Şans Oyunları ve Yay. AŞ.'de de 2005 yılından bu yana üyeyim, her iki üyeliğim sebebiyle de bahis oyunları oynamaktayım, davalılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'i tanırım, bunun dışında dava dilekçesinde yer alan diğer davalıları tanımam, tanıdığım bu davalılar benim bu bahis sitelerine 2005 yılından bu yana üye olmam sebebiyle benimle irtibat kurdular, ancak sonrasında benimle herhangi bir şekilde irtibat kurmadılar, irtibat kurulan dönemde de sadece yapılacak kampanyalara dair ve sitede yapılan değişikliklere dair görüşlerimi sordular, ben e-ticaret mezunuyum, bu sebeple benimle irtibat kurmuş olabilirler, ben davalıların haksız rekabet içeren eylemlerinin olup olmadığını, davacıyı maddi ve manevi yönden zarara uğratıp uğratmadığını bilmiyorum, bu davalıların, davacı ile iş sözleşmesi imzalayıp imzalamadıklarını bilmiyorum, yine bu davalıların sözleşmeye aykırı davranıp davranmadıkları, cezai şart isteyip istemedikleri, haksız rekabetin tespiti, engellenmesi ve ilanı ile ilgili davacının herhangi bir istemde bulunup bulunmadığını bilmiyorum, ben elektronik iddia bayisi olan internet sitesinde müşterisiyim, bunun dışında herhangi bir bilgim ve görgüm yoktur, neden tanık olarak gösterildiğimi de bilmiyorum," şeklinde beyanda bulunduğu, Düzce ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...talimat sayılı dosyasından dinlenen bir kısım davalılar tanığı ... ; " Ben 2016 yılı Ocak ayından 2020 yılı Temmuz ayına kadar davacı şirkette müşteri ilişkileri yönetimi müdürü olarak çalıştım. Bana isimlerini okuduğunuz davalılardan ... benim bağlı olduğum genel müdür yardımcısı, ... yine benim bağlı olduğum genel müdür yardımcısına bağlı olarak Vip müşteri ilişkileri yöneticisi, ... ise ...'a bağlı olarak Vip müşteri ilişkileri yöneticisi, ...'de ... ile aynı pozisyonda, ... ise ...'a bağlı olarak dijital pazarlama yöneticisi olarak, ... idari işler sorumlusu, ..., ... ve ...'ta Vip müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalışıyordu. ... davacı şirketin avukatıydı. ..., ..., ... ve ... benim ekibimde müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalışıyorlardı. Bu kişilerin tamamı ben davacı yanında çalışıyorken işten ayrılmışlardı. Bana bağlı olarak çalışan ekipteki kişilerin neden işten ayrıldığı konusunda bizzat bilgi sahibiyim. ..., ..., ..., ..., ... ilk etapta işten ayrılmışlardı. Bunlar işten ayrıldıktan sonra üst yönetim tarafından bu kişilerin rakip firmada çalışmaya başladıkları iddia edildi. Fakat benim bu konuda görgüye dayalı bilgim yoktur. Yine üst yönetim tarafından bu kişiler işten ayrıldıktan sonra benim ekibimde bulunan ..., ..., ... ve ...'in işten ayrılan bu kimseler ile görüştükleri iddia edildi. Yanıma İnsan Kaynakları Müdürü gelerek benim ekibimdekilerin işten ayrılan kişilerle görüştüğünü ve bu sebeple işten çıkarılacaklarını söylediler, yöneticileri olarak işten çıkarılma görüşmelerine dahil oldum. Bunun üzerine bu kişiler ile davacı ikale sözleşmesi yaptı. Haklarını ödeyerek işten çıkarmış oldular. Bu kişilerin daha sonra nerede çalıştığı konusunda herhangi bir bilgiye sahip değilim. Davacı ile imzalamış olduğumuz iş sözleşmesinin bir örneği tarafıma verilmiş ise de şuan sözleşmenin nerede olduğuna ve içeriğine vakıf değilim. Bu sebeple davalılar ile imzalanan iş sözleşmelerinde haksız rekabet, rekabet, rekabet etmeme ve sır saklama ile ilgili hüküm olup olmadığını hatırlamıyorum. Bu sebeple böyle bir hüküm var ise ihlali halinde davacının cezai şart isteyip istemeyeceği konusunu da bilemiyorum. Bu kişiler işten ayrılmadan epey önce davacı şirket pazar payı kaybetmeye başlamıştı. 2019 yılı Ağustos ayında sistem değişikliğinde başarısız denebilecek bir geçiş yapıldığı için çok büyük bir pazar payı kaybetti. İşten ayrılmalar bundan sonraki sürece rastlamaktadır. Ben işe gireceğim sırada benimle yapılan görüşmede işten ayrılmaların minimum olduğu, çalışanların şirkete şirketin de çalışanlara çok bağlı olduğu ve uzun yıllarca çalışıldığı vaad edilmişti. Ancak ben işe başladıktan çok kısa bir süre sonra şirketin genel müdürü bir anda değişti. Önceki genel müdür 11 yıldır o şirkette çalışıyormuş. Bu tarihten sonra tüm departmanlarda peş peşe değişiklikler olmaya başladı. Özellikle 2019 yılındaki değişiklikle birlikte tüm ekipler nerdeyse üst üste 2-3 kez değişmiş oldu. 2019 yılında genel müdür tekrar değişmişti. Yeni genel müdürün başlamasıyla işten ayrılmalar ciddi oranda artmıştı. Yeni genel müdür çalışanlara karşı mobbing olarak adlandıracağımız tavırlarda bulunuyordu. İfademin başında ilk önce istifa ettiklerinden bahsettiğim kişiler bu sebeple istifa etmişlerdir. 2018 yılında davacı şirketin pazar payı %40'ın üzerindeydi. 2018 yılından 2019 yılı Ağustos ayına kadar bu oran %27'ye kadar düşmüştü. 2019 yılı Ağustos ayında başarısız sistem değişikliği sebebiyle bu oran %11-12'ye kadar düşmüştür. Pazar payı kaybının sebebi üst yönetimin hatalı almış olduğu kararlar sebebiyle IT ekibinin sürekli değişmesi ve bu sebeple yanlış kararlar alınmasıdır. Davacı şirketin kaybetmiş olduğu pazar payı çok ağırlıklı olarak nesine.com'a geçmiştir. ....com ve bu nitelikteki benzer şirketlerde de kendi pazar payları oranında artış yaşanmış olabilir," şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafın ilk talebi tüm davalılar hakkında TTK hükümlerine dayalı haksız rekabet hükümlerinin ihlaline ilişkin dava olduğundan, buna ilişkin maddeler irdelendiğinde ; TTK 'nun haksız rekabet başlıklı 54.Maddesinde "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " denilmiştir. TTK'nun 55.maddesinde, dürüstlük kurulanı aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar sayılmıştır. TTK 55/1.fıkrasına göre, "aşağıda sayılan haller , haksız rekabet hallerinin başlıcalarıdır." Denildikten sonra, dava konumuz ile ilgili olan TTK 55.maddesinin 1.fıkrasının b bendinde " sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek ; özellikle" denilerek alt bent halinde sıralandığı, TTK 55.maddesinin 1.fırkrasının b bendinin 1 numaralı hükmünde "müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek" TTK'nun 55 maddesinin 1 fıkrasının b bendinin 3 numaralı hükmünde " işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek" TTK'nun 55. Maddesinin 1. Fıkrasının d bendi "üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur" denildiği, TTK 56.maddesinde ise haksız rekabet nedeniyle açılabilecek davaların açıklandığı buna göre " (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. (2) Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler. (3) Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla 1kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları 1açabilirler. (4) Bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur" denilmiştir. Davacı tarafça davalılar ile ilgili özlük dosyası kapsamında dosyaya sunulan evraklar incelendiğinde; ...'in davacı tarafta 01/10/2006 tarihinde işe başladığı, 17/10/2016 tarihinde istifa dilekçesi verdiği , 22/10/2016 tarihinde işten ayrıldığı, ...'ın 11/04/2016 tarihinde işe başladığı, 22/05/2019 tarihinde davacı şirkete sunduğu dilekçe de "özel nedenlerden dolayı" kendi isteği ile ayrılmak istediğini bildirdiği, 27/05/2019 tarihinde işten ayrılışının bildirildiği, ayrılış bildirgesinde "pazarlama uzmanı" olarak görev yaptığının yazılı olduğu, ... tarafından imzalı ibraname de iş akdinden kaynaklı bütün haklarını tam ve noksansız olarak tahsil ettiğinin yazılı olduğu, davacı tarafça imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin son sayfasında imzasının bulunduğu, yine davacı şirket ile imzalanan gizlilik ve sır sıklama sözleşmesinin 2.sayfasında imzasının bulunduğu, ...'ın 01/07/2011 tarihinde davacı şirkette işe başladığı, 10/05/2019 tarihinde bu kişi tarafından davacı şirkete hitaben yazılan dilekçede, pazarlama müdürü olarak görevinden ayrıldığını ve istifasının kabulünü talep ettiği ayrıca dilekçenin devamında faydalı ve verimli çalışmasından dolayı davacı şirkete teşekkürlerine ilettiği, 22/05/2019 tarihinde ayrılışının bildirildiği, ayrılış bildirgesinde pazarlama müdürü olarak meslek adı ve kodunun girildiği, iş sözleşmesinin her sayfasında imzasının olduğu, gizlilik ve sır saklama sözleşmesi kapsamında 01/06/2013 tarihli sözleşmenin 2.sayfasında, 25/12/2014 tarihli olan da ise her iki sayfasında imzasının bulunduğu, davacı şirkete verilen ibranamede kendi isteği ile işten ayrıldığı belirtilerek bütün hak ve alacaklarının alındığı yönünde beyanının bulunduğu, ...'in 08/06/2015 tarihinde işe girdiği, 29/08/2019 tarihli ikale sözleşmesi ile işten ayrıldığı, 31/08/2019 tarihinde işten ayrılışının bildirildiği, ayrılış bildirgesinde müşteri hizmetleri görevlisi olarak çalıştığının yazılı olduğu, ...'ın 08/10/2018 tarihinde müşteri hizmetleri görevlisi olarak işe başladığı, 19/08/2019 tarihli ikale sözleşmesi ile işten ayrıldığı, ayrılış bildirgesinin 19/08/2019 tarihinde SGK'ya bildirildiği, iş sözleşmesinin her sayfasında imzasının bulunduğu, gizlilik ve sır saklama sözleşmesinin iki sayfasında da imzasının bulunduğu, ...'ın müşteri hizmetleri görevlisi olarak 08/10/2018 tarihinde işe başladığı, 19/08/2019 tarihli ikale sözleşmesi ile işten ayrıldığı, aynı tarihte ayrılışının bildirildiği, iş sözleşmesinin her sayfasında imzasının bulunduğu, sır saklama sözleşmesinin de her sayfasında imzasının bulunduğu, ...'in müşteri temsilcisi olarak 06/08/2012 tarihinde işe başladığı, 24/05/2019 tarihinde istifa ile ayrıldığı, istifa dilekçesinde davacı şirketteki çalışmasının kendi gelişimi açısından faydalı ve verimli olduğu belirtilerek teşekkürlerini ilettiği, aynı tarihte çıkışının bildirdiği, hak ve alacaklarını aldığına dair ibraname imzaladığı, ...'ın 03/12/2012 tarihinde müşteri hizmetleri görevlisi olarak göreve başladığı, özel sebeplerinden dolayı işten ayrılmak istediğini 24/05/2019 tarihli dilekçe ile bildirdiği, işten ayrılışının 31/05/2019 tarihinde yapıldığı, hak ve alacaklarını aldığına dair ibraname imzaladığı, iş sözleşmesinin son 2 sayfasında imzasının bulunduğu, sır saklama sözleşmesinin son sayfasında bu kişi tarafından imzalandığı, ...'nin avukat olarak 06/04/2015 tarihinde işe başladığı, 30/06/2019 tarihinde işten ayrıldığı, ayrılış bildirgesinde ayrılış nedeni kısmında 22 nolu kodun işaretlendiği, iş sözleşmesinde her sayfasında imzasının bulunduğu, sır saklama sözleşmesinin son sayfasında imzasının bulunduğu, ...'ın müşteri hizmetleri görevlisi olarak 01/03/2016 tarihinde işe başladığı, ikale yolu ile 29/08/2019 tarihinde ayrıldığı, iş sözleşmesinin her sayfasında imzasının bulunduğu, sır saklama sözleşmesinde son sayfasında isminin yazılı olduğu ancak imza bulunmadığı, ...'in 20/07/2012 tarihinde müşteri hizmetleri görevlisi olarak işe başladığı, 01/08/2015 tarihli iş sözleşmesinin her sayfasında imzasının bulunduğu, sır saklama sözleşmesinin ikinci sayfasının imzalı olduğu, ...'ün insan kaynakları uzmanı olarak 03/01/2011 tarihinde işe başladığı, emekli olarak 11/06/2019 tarihinde işten ayrıldığı, sır saklama sözleşmesinin ikinci sayfasın da , iş sözleşmesinin de son sayfasında imzasının bulunduğu, ...'in müşteri hizmetleri görevlisi olarak 01/08/2012 tarihinde işe başladığı, ikale ile 29/08/2019 tarihinde ayrıldığı, iş sözleşmesinin her sayfasında imzasının bulunduğu, sır saklama sözleşmesi kapsamında iki adet sözleşme sunulduğu 01/08/2012 tarihli olanında son sayfasında imzasının bulunduğu, 24/12/2014 tarihli olanda isminin yazılı olup imzasının bulunmadığı, ... 01/06/2015 tarihinde müşteri hizmetleri görevlisi olarak işe başladığı, 29/08/2019 tarihinde ikale ile işten ayrıldığı, iş sözleşmesinin her sayfasında , sır saklama son sayfasında imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili, delil dilekçesi ve ekine; davalıların müvekkili şirketteki pozisyonu ve görevi ile ilgili alakalı yazışmalar, elektronik kayıtlar, davalıların işten ayrılmadan önce müvekkili şirketin müşteri bilgilerini defalarca eriştiklerini ve görüntülediklerine ilişkin delilleri olduğunu iddia ettiği liste ve log kayıtlarını ek-2 olarak dosyaya sunmuş yine davalıların işten ayrılmadan önce müvekkili şirketin bilgilerini incelediklerine dair log kayıtlarını ek-3 olarak dosyaya sunduğunu bildirmiştir. Dava dilekçesinde bahsedilen e posta yazışmaları, ve posta yazışmalarının eklerinin e posta yazışmalarının görüntülerinin ek-4 olarak sunulduğu, davalıların 1 nolu davalı nezdinde çalıştığına dair delilleri olduğunu iddia ettiği müvekkili şirkete müşterilerden gelen şikayet ve ihbarları beyanları ek-5 olarak dosyaya sunmuş, davalıların müvekkili şirkete ait müşteriler ile iletişime geçtiklerini ve onları ayartarak rakip 1 nolu davalıya kaydırdıklarına delil olduğunu iddia ettiği delilleri, belgeleri, e postaları , yazışmaları, elektronik kayıtları, örnek ses kayıtlarını flash disk olarak ek-6 olarak sunmuştur. (buna ilişkin log kayıtları 3 nolu klasör içerisinde mevcuttur.) Davacı delili olarak ek-5 olarak sunulan ve üye şikayetlerini ve üye taleplerini içerir liste incelendiğinde, üyelerinin beyanında kendilerini ....com tarafından arandığını, kendilerine bonus teklif edildiğini, ...'ye üye yapılmak istenildiğini, davacı şirketin bonus verip vermediğini öğrenmek istediklerini buna göre ....com'a cevap vereceklerini, davacı tarafın kendilerine bonus vermemesi halinde üyeliklerini iptal edecekleri gibi taleplerin ve şikayetlerin yer aldığı tespit edilmiştir. Davacı ve davalı şirketin faaliyet konusu gösteren sicil kaydı alınarak dosyaya bırakılmış incelendiğinde her ikisinin aynı alanda faaliyet gösterin şirketler olduğu anlaşılmış, davalıların bir kısmının işten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladıkları ...Teknololji Aş'nin sicil kaydı incelendiğinde ise iş kolu kısmında "bilimsel ve teklonojik bilgiye uluşmaya aracılık etmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji transferine yardımcı olmak , teknoloji yoğum üretim ve girişimciliği desteklemek , fikri mülkiyet haklarının değerlendirilmesi... Yazdığı" dolayısı ile...Aş'nin faaliyet alanın davacı şirket ile davalı şirketten farklı bir alanda olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf davalıların bir kısmının aslında davalı şirkette çalışmasına rağmen bu durumun kamufule edilmesi için ...Teknoloji... Aş'nin bordrosunda gösterildiğini iddia ederek her iki şirketinde ...'lere ait olduğunu iddia etmiştir. Bu kapsamda sicil kaydı incelendiğinde ...Teklonoji Aş'nin yetkilileri arasında ...'in yer aldığı, davalı şirketin yetkilileri içinde ise ..., ... ,...isimlerinin yer aldığı tespit edilmiştir. Davalılardan birinin çalışmış olduğu ... Ltd Şti'nin faaliyet alanının reklamcılık alanında olduğu, davalılardan birinin çalıştığı ... LTd Şti'nin yine faaliyet alanının reklamcılık olduğu, yine davalılardan birinin çalıştığı...Ltd Şti'ninde faaliyet alanının reklamcılık olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirket tarafından , davacı şirket ile ilgili müşterilerden gelen şikayetlerin yer aldığı gazete haberleri ile ilgili çıktıların dosyaya sunulduğu görülmüştür. Davacı taraf delil olarak , davalı şahısların davalı şirkette çalıştıklarını göstermek amacıyla birçok hava yolu şirketinin bir kaç yıllık uçuşlarında kimlerin yolculuk yaptığı, davalı şirkete giriş çıkışları gösterir kamera kayıtları gibi delillerin toplanmasını talep etmiş ise de kişisel verilerin korunması kapsamında bu delili toplanmamıştır. Davacı şirketten ayrıldıktan sonra, davalılardan ...'ın ... Ltd Şti'de, ...'ın ...Ltd Şti'de, ...'in ...Ltd Şti'de çalışmaya başladığı , davalılardan ...'in 1 nolu davalı şirkette çalıştığı, bunlar dışındaki diğer tüm davalıların ise...Aş'de çalıştığı görülmüş, ...AŞ'den ve diğer şirketlerden özlük dosyaları alınarak dosyaya bırakılmıştır. Davacı ve davalı şirketin ayrıca sektörde faaliyet gösteren benzer konulu şirketlerin 2003 yılından bu yana ay ay pazar pay oranlarına ilişkin bilgi ve belgeler ...Başkanlığı'ndan istenilmiş, 03/03/2022 tarihli yazı cevabı incelendiğinde, Teşkilat Başakanlığı'nın ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde bayilik sözleşmesi imzaladığı ... Aş (www ... .com), ... Yayıncılık Aş (www. ... ..com), ...Bahis Oyunları AŞ (www. ... .com), ... Oyunları Aş (www. ... .com), ...Elektronik Şans Oyunları.. Aş (www. ... .com) ve ... AŞ (www. ... .com) olmak üzere 6 adet sanal ortam bayisi bulunduğunu, söz konusu sanal ortam bayilerinin pay oranlarının yıllar itibari ile değişiklik göstermekle birlikte, özellikle 2019 yılı Ağustos ayında ikramiye dağıtım oranın artırılması neticesinde fiziki bayilerin toplam pazar pay oranında düşüş yaşandığı ve sanal ortam bayilerinin toplam pazar oranlarında artış görüldüğünü, bu dönemde sanal ortam bayilerinin kendi aralarındaki pazar pay oranları değişiklerinde ise ikramiye dağıtım oranının artırılması uygulanmasına sanal ortam bayilerinin geçiş süreçleri ve teknik uyumları ile iştirakçilerin (oyuncu) sanal ortam bayi tercihlerinin etkili olduğu bildirilerek , pazar pay oranlarına ilişkin 2003 yılından 2020 yılına kadar hazırlanan tabloların yazı ekinde mahkememize gönderildiği, 2018 yılı verileri incelendiğinde, ...'in 2018 yılının Ocak ayında %40,73 iken her ay pazar payının azalım gösterdiği Aralık 2018 yılında %34,45'e gerilediği, ... .com'un Ocak 2018 ile Ekim 2018 arasında %48 - %58 bandında iken Kasım 2018'de %53 Aralık 2018'de %55'e çıktığı, davalının Ocak 2018'de %3 Şubat, Mart , Nisan aylarında %2 Mayıs'ta %3 yıl sonuna kadar %2'lik ve küsüratlı oranlarında olduğu, 2019 yılı verileri incelendiğinde Ocak ve Ağustos aylarında davacının %33 - %34 - %35 - %36 - %35- %33 Ağustos'da %31 iken Eylül'de %14 Ekim ve Kasım'da %15 Aralık'ta %16 pazar payına sahip olduğu, dava dışı ... .com'un pazar payının ise 2019 yılında küsüratları yazılmaksızın ay ay %56,55,54,52,53,54,54 Ağustos ayında %57 Ekim , Kasım ve Aralık ayında %71 olduğu, davalı şirket olan ...'nin pazar payının ise aynı yıl Ocak ayından başlamak üzere küsüratları yazılmadan pazar paylarının %2, 3,3,3,3,4,4,4,6,8,8,8 olduğu , 2020 yılında davacının pazar payının Ocak ayından başlamak üzere ve küsüratları yazılmadan ay ay %15,18,18,14,14,15,15,16,16,16,16,16 olduğu, dava dışı nesine.com'un ise aynı yıl Ocak ayından başlayarak %72,69,68,72,73,72,71,73,72,71,71,70 olduğu, davalı şirketin ise Ocak ayından başlayarak %8,9,9,8,8,8,9,7,8,8,8,8 olduğu görülmüş ayrıca dava tarihinden sonraki yıl olan 2021 yılı verilerinin de gönderildiği anlaşılmıştır. Söz konusu pazar payı incelendiğinde, davalıların henüz işten ayrılmadığı dönem olan 2018 yılında davacının pazar payının düşmeye başladığı, davalı şirketin pazar payında herhangi bir artış olmayıp aynı düzeyde gittiği, dava dışı nesine.com'un pazar payında artış yaşanmaya başladığı, 2019 yılında davacının Ocak ayında pazar payı %33 iken Aralık ayında %16'ya kadar düştüğü, dava dışı nesine.com'un yılın ilk başlarında %53,54 bandında giderken Ağustos ayında %57'ye Eylül'de %74'e Ekim Kasım Aralık'da %71'e çıktığı, davalı şirketin ise Eylül ayına kadar %3-4 bandında giderken Ekim Kasım Aralık ayında %8'e çıktığı, 2020 yılında davacı şirketin pay oranının tüm yıl boyunca ortalama %15-16 bandında seyrettiği, dava dışı nesine.com'un ise yıl boyunca ortalama %71-72 bandında olduğu, davalı şirketin ise yıl boyunca ortalama %8 bandında devam ettiği tespit edilmiş böylelikle asıl dikkat çekici artışın dava dışı ... .com'da yaşandığı anlaşılmış ancak davalı şirket nezdinde de bir miktar artış olduğu gözlemlenmiştir. Mahkememizce 21/04/2022 tarihinde alınan ara kararı ile , "Dosyanın mahkememizce resen seçilerek bir finans uzmanı, bir haksız rekabet uzmanı, bir sektör uzmanı, birde bilgisayar uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek, Bilirkişilere tarafların ticari defter ve belgeleri ayrıca bilgisayar kayıtları üzerinde HMK 218 ve 278 maddeleri uyarınca yerinde inceleme yetkisi verilerek, ; A-tüm davalıların eylem ve işlemlerinin TTK 54 ,55 ve devamı maddelerine göre genel haksız rekabet hükümlerine göre ayrıkı işlem olup olmadığı, haksız rekabet nedeni ile davacının manevi zararının ve maddi zararının olup olmadığı, maddi zararı var ise hangi konuda zarara uğradığı ve miktarı , haksız rekabetin tespiti, engellenmesi, ilanı ile ilgili davacının istemlerinde haklı olup olmadığı, B-1 ve 2 nolu davalılar dışındaki diğer davalıların davacı ile imzalıdıkları iş sözleşmelerinde rekabet ile ilgili rekabet etmeme- sır saklama hükümleri olup olmadığı, 1 ve 2 nolu davalılar dışındaki davalılardan cezai şart istenip istenemeyeceği, ceazi şart miktarının tespiti, belirlenen cezai şartın faiş olup olmadığı, hususlarında gerekçeli ve denetime el verişli rapor tanzim edilmesi, " istenilmiştir. 22/02/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, bilirkişi heyetince davacı tarafın dava dilekçesi, davalıların cevap dilekçesi, duruşmada dinlenen tanık beyanları özetlenerek raporun 128.sayfasından sonra teknik inceleme ve değerlendirmeye geçildiği öncelikle dava konusu e posta yazışmalarının değerlendirildiği buna göre 26/08/2019 tarihinde ...@... .com.tr'den ... ...@... .com adresine (...'ın ayrıldıktan sonraki tarih) 26 Ağustos - 1 Eylül içerik planı ektedir, planda bulunan içerikler o gün içerisinde girileceği önceden belli ve kesin olan paylaşımlardır bunların dışında, iletişimde bulunularak anlık paylaşımlar konusunda, canlı bahis konusunda ... .com tarafı ile kordine şekilde paylaşımlar yapılacaktır denildiği, e posta ekinde döküman gönderildiği, dökümanın içeriğinin bilirkişilerce raporun 129.sayfasında verildiği, görsel içeriğinin belirlenen günler için sosyal medya paylaşım görselleri konularının belirlendiğinin anlaşıldığı, yine aynı yerde aynı kişiye aynı adrese 23/08/2019 tarihinde yine ...'ın davacı şirketten ayrılmasından sonraya ilişkin "..." başlıklı e posta gönderildiği, e posta ekinde ki görselin bilirkişiler tarafından raporun 130.sayfasında verildiği incelendiğinde görselin altında ....com yazılı olduğu ve söz konusu görsellerin sosyal medya hesaplarında paylaşılmak üzere... .com için tasarlandığının anlaşıldığı tespit edildiğinin belirtildiği, 15/08/2019 tarihinde ... tarafından ...@....com ve ...@ ... .com adresine ... ve ...'ın işten ayrıldıktan sonra gönderilen e postalarda "bu listeye de bakacaktık, bu listeye de bakalım, ona göre pasiflere saldıralım Nazlı'daymış ondaymış bundaymış boşverelim" denildiği , e posta ekinde ki ekran görüntüsünün bilirkişilerce raporun 132,133.sayfalarında verildiği, e posta başlığında ve excel dosyası başlığında yer alan 500k ibaresinin 500.000,00anlamında olduğunu, dökümanda 500.000,00 ve üzeri olan 324 adet üyenin toplam aylık ciroları ve muhtelif bilgilerin yer aldığı, ... tarafından ....com uzantılı adresten ...'a, ...@ ... .com adresine 26 Ağustos 2019 tarihinde gönderilen e posta da "...'e eklenmiş ama hepsinin geçmişte cirosu var bunu demiştim ben" denildiği, e postanın görselinde ise VIP Platinium , Plus gibi müşteri segmentindeki bir bölüm müşteri verilerine ve cirolarına yer verildiği bildirilmiştir. Raporun devamında... tarafından ...'ye gönderilen 3 Mayıs 2020 tarihli mailde "... iş diye bir yer ile sözleşme var mı ? ben yapmadığım için bilemedim" denildiği, ... tarafından bu mesaja cevap verildiğine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, ... tarafından ...@... .com adresine 23/08/2019 tarihinde "push görseli" başlıklı e posta gönderildiği, içeriğinin raporun 135.sayfasında yer aldığı, ...tarafından 01/10/2019 tarihinde...'a gönderilen e posta da biletlerle ilgili açıklamaya yer verdiği, maç bileti içeren 12 adet e postanın aynı gün ...'a gönderildiği çok sayıdaki biletin ekran görüntüsüne yer verildiği, biletlerin 105 ve 619 nolu koltuklar için olduğu ve koltuklarla ilgili açıklamada ...ibaresinin bulunduğu, davalı adresindeki incelemede davalının e posta sunucusunda ...@... .com e postanın mevcut olduğu, diğer ....com uzantılı e posta hesaplarının mevcut olmadığı, yer verilen e posta yazışmalarının ilgili adreslerden gönderilmiş olduğunun somut olduğunu, diğer davalıların önceden kullanımında olduğu değerlendirilen söz konusu diğer ... .com uzantılı e posta hesaplarının zaman içinde sunucudan silinmiş olduğu sonucuna vardıklarını zira ... .com uzantılı e posta uzantılarının başka bir merkezden yaratlıması ve gönderilmesinin mümkün olmadığını, sonuç olarak ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin davacı şirketten ayrıldıktan sonraki tarihlerde ... .com uzantılı yazışmalara dahil olduklarının görüldüğünü, bilirkişiler tarafından raporun 138 ve 139.sayfalarında müşteri şikayet ve taleplerine ilişkin dökümün verildiği, yukarıda da belirtildiği üzere üyelerin davacı şirketi arayarak, kendilerinin ....com'dan arandığını, kendilerine bonus teklif edildiğini, ...'inde bonus verip vermediğinin de sorulduğu, bazılarının ise ...'in bonus verip vermemesi durumuna göre ... .com'a geçeceği şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmıştır. Bilirkişilerinin raporlarının 140,141,142,143 ,144 ve 145.sayfasında davacı tarafından usb bellek içinde sunulan ses kayıtlarının dökümü yaptıkları görülmüş incelendiğinde, bazı müşterilerin ... .com bizim bilgilerimizi nereden alıyor, ....com beni gün içinde kaç defa arıyor ..... Şu kadar oynuyormuşsunuz bize geçin şu kadar bonus verelim, daha önceden ...'de üyeliğim olmadığı halde onlar beni aradı, ...sorgusuz sualsiz beni aradı" vb şekilde beyanların olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiler raporun devamında hem davacının hemde davalı şirketin ...Teşkilat Başkanlığı'nın resmi bayisi olduğunu, davacı şirketin 2003 yılında kurulduğunu, davacı şirkette 2019 yılında çalışan personel sayısının 126, 2020 yılında 164 , 2021 yılında 170 olduğunu, ...'nin 2009 yılında ... ile sözleşme yaptığını, ... ile 2011 yılında imzaladığını, 2019 yılında personel sayısının 55, 2020 yılında 84 , 2021 yılında 117 kişi olduğunu, raporun devamında yukarıda yazılan ... Teşkilat Başkanlığı'nın pazar pay oranları ile ilgili yazısına atıf yapıldığı ve söz konusu pazar pay oranlarına ilişkin tablonun raporun 147 ve 150.sayfaları arasında dökümünün yapıldığı yine raporun 151 sayfasında gerçek kişi davalıların davacı şirketteki görevleri, işe başlangıç tarihleri, ayrılış tarihleri, ayrılma sebepleri, prime esas ücretleri, prime esas gün sayıları ve prime esas günlük ücretlerinin dökümünün yapıldığı, raporun 152.sayfasında gerçek kişi davalıların davacı şirketten ayrıldıktan sonraki nerede çalıştıklarına ve işe başlama tarihlerine tablo halinde yer verildiği, raporun devamında davacı ve davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenerek özellikle karlılık durumu ile ilgili açıklama yapıldığı anlaşılmıştır. Raporun hukuki inceleme ve değerlendirme bölümünde, 6102 sayılı TTK'nun 54 ile 63 maddeleri arasında haksız rekabet hükümlerinin düzenlendiğini bu hükümlere göre rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu, TTK 54/2.maddesinden anlaşılacağı üzere haksız rekabetin varlığından bahsedilmesi için tarafların rakip olmasına gerek olmadığı, rakip olmayan kişiler arasında da haksız rekabet eyleminin gerçekleşebileceği ayrıca bir davranışın veya ticari uygulamanın haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için faalin kusurunun bulunmasının da şart olmadığını, kusurun yalnızca haksız rekabet sebebi ile açılacak maddi ve manevi tazminat yönünden aranacağını ayrıca zararın varlığının da haksız rekabet bakımından zorunlu olmayıp zarar tehlikesinin mevcut olmasının yeterli olduğunu, davacı tarafın, davalının kendisine ait önemli pozisyondaki çalışanların ayartılarak toplu bir şekilde davalı şirkete geçiş yapmalarının sağlandığını ileri sürdüğünü, bu çalışanların VİP müşterilere hizmet veren kişiler olduğu, dolayısıyla müşterilerle yakın temasta olan bu kişilerin davalı şirkete geçmelerinin haksız rekabete yol açtığının iddia edildiğini, uygulamada rakiplerin birbirlerinin müşterilerini veya çalışanlarını çalmaya çalıştıkları, müşterileri ile yaptıkları sözleşmelere müdahale etmeye gayret ettikleri veya rakiplerinin yardımcı şahısları üzerinden işletme sırlarını öğrenmelerinin sıkça karşılaşılan durum olduğunu, bu noktada haksız rekabet hukukunun isabetli bir şekilde devreye girdiğini, TTK m. 55/1,b'de, üçüncü kişilerin tarafı olmadıkları sözleşmelere kendilerine veya başkalarına menfaat sağlamak amacı ile müdahale etmeleri özel olarak düzenlendiğini, bu hükümlerde bir taraftan müşterilerin saldırgan reklamlara karşı korunması ve üçüncü kişilerin müşteri çalmak amacı ile rakiplerinin geçerli olarak akdettikleri sözleşmelere müdahale etmelerinin önüne geçilmesinin amaçlandığını, diğer taraftan da rakiplerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişileri üzerinden menfaat sağlamak ve özellikle işletme sırlarını ele geçirmek amacı ile, bu kimselerin sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerini ihlale yöneltilmelerinin haksız rekabet olarak kabul edildiğini, somut olaydaki çalışanların ayartılarak davalı şirkette çalışmaya başlamaları eyleminin TTK 55/1,b'de sayılan hallerden birine girmediğinden eylemin TTK 54 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, TTK 54/2.maddesinde "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" denildiğini, doktorinde bir işletmenin personel ihtiyacının sürekli aynı işletmenin personellerini ayartarak karşılaması , birden bire bir işletmenin personellerinin tamamının veya büyük kısmının ayartılmasın hallerinde dürüstlük kuralına aykırı bir ayartma eyleminin ve dolayısı ile haksız rekabetin varlığının kabul edildiğini, işletmenin kendi personel yetiştirme külfetinden kaçındığını hemde ayarttığı işçilerin diğer iş yerinde iken elde ettiği know-how'dan yararlanarak rekabette kendisine önemli avantajlar sağladığını bununda haksız rekabet hukukunun temelinde yer alan emek ilkesinin ihlali olduğunu, raporun devamında " bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, 1 ve 2 no'lu davalılar dışındaki davalıların davacı şirketten yakın zamanlarda ayrıldıkları anlaşılmaktadır, her ne kadar bu davalılar davalı şirkette çalışmaya başlamamış olsalar da, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı şirketle aynı şirketler topluluğu içinde yer alan bir başka şirkette çalışmaya başlamışlardır. Belirtilmelidir ki TTK m. 55/1,b ve m. 54 kapsamında haksız rekabetten bahsedilebilmesi için davalı ... kişilerin davalı şirkette çalışmaları yönünde bir zorunluluk bulunmamaktadır. Zira burada haksız rekabet teşkil eden eylem “sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yöneltmedir”. Davacı şirketin 13 çalışanının benzer zamanlarda işten ayrılması ve bunlardan 10 tanesinin davalı şirketle aynı toplulukta yer alan bir başka grup şirkette çalışmaya başlaması, dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak nitelendirilebilecek olup bu noktada bent kapsamında haksız rekabetin varlığından bahsedilebilecektir. Zira davacı şirketten çok sayıda işçi çıkışı gerçekleşmiş olup bunların davalı şirketle organik bağı olan bir başka şirkette çalışmaya başlamaları hayatın olağan akışına aykırı kabul edilmelidir. Söz konusu şirket çalışanlarının müşteri bilgilerinin yanı sıra VIP müşterilere ilişkin kişisel bilgilere de sahip olmaları nedeniyle, eylemin davalı şirketi rekabette dürüstlük kuralına aykırı bir avantaj sağlayacağı açık olup bu haliyle haksız rekabetin varlığından bahsedilebilecektir." denildiği bu durumun TTK 55/1,b hükmünün ilk bendinde yer alan "müşterilerle kendisini bizzat sözleşme yapabilmesi için onların başkaları ile yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek " kapsamında değerlendirilebileceğini, bu madde kapsamında eylemin belirli bir ağırlığa ulaşmasının gerekli olduğunu belirterek raporun devamında " Somut olayda davalı şirketin, davacı müşterilerine yönelik eylemlerinin bir defaya mahsus olmadığı ve birçok davacı şirket müşterisine benzer sözleşme kurma iradesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı şirket bu kişilere farklı avantajlar sağlamakta olup bu avantajlar arasında bonuslar, değişen miktarlarda bakiye ve kayıp halinde yine değişen oranlarda geri ödeme gibi imkanların olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan kayıtlardan anlaşıldığı üzere davalı tarafından sistematik bir şekilde davalı müşterileriyle irtibat kurularak birden fazla kez bu tür tekliflerde bulunulduğu görülmektedir. Dolayısıyla davalının davacı müşterilerine yönelik bu eyleminin dürüst bir rekabet eylemi olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp, davalı tarafından gerçekleştirilen yöneltme eyleminin belirli bir ağırlığa ulaştığı ve bu haliyle TTK m. 55/1,b-l kapsamında haksız rekabetin gerçekleştiği," şeklinde görüş bildirildiği, raporda haksız rekabet konusunda uğranılan maddi zarara ilişkin değerledirmeler başlığı altında TTK 56/1,d maddesine göre haksız rekabet sebebiyle bir zararın doğmuş olması ve haksız rekabeti gerçekleştiren kişinin kusurlu olması şartıyla maddi tazminat talep edilmesinin mümkün olduğunu, zarar ile haksız rekabet teşkil eden fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, haksız rekabet hallerinde zararın mevcudiyetinin ve miktarının ispatının her zaman kolay olmayacağını bu sebeple TTK 56/1-c,d'de haksız rekabet sebebiyle zarar gören kişi lehine düzenleme getirilerek tazminatın, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da hükmedilebileceğini ancak bu halde dahi davacının uğramış olduğu iddia ettiği zararının ispatlamaya yarayan delillerini dosyaya sunması gerektiğini, manevi tazminat talebi bakımından somut olay değerlendirildiğinde ise TTK 56/1-e maddesinde "TBK'nun 58 maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini" denildiğini buna göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören tarafın manevi tazminat isteyebileceğini tüzel kişiler açısından da itibari zedelendiği takdirde manevi tazminat talep edilebileceği, davacının 1 ve 2 nolu davalı dışındaki diğer davalılardan iş sözleşmelerinde yer alan rekabet yasağı düzenlemesine aykırı hareket ettiklerini ileri sürerek cezai şart talebinde bulunduklarını, iş sözleşmesinin 4.maddesinde rekabet yasağına ilişkin düzenleme bulunduğunu, ... ile ...'in iş sözleşmelerine dosyada rastlanmadığını, rekabet yasağının geçerlilik şartları bakımından TBK'nun 444 ve 445 maddelerinde düzenleme bulunduğunu, bunun için öncelikle işçinin fiil ehliyetine sahip olması gerektiği, ikinci şartın "yazılılık " olduğunu, adi yazılı şeklinde geçerli olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için iş verenin korunmaya değer haklı bir menfaati bulunması gerektiğini, TBK 444/2 maddesinde "rekabet yasağı kaydı ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları yada işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyor ise ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, iş verenin önemli bir zararına sebep olabilecek nitelikte ise geçerlidir." denildiğini, bu hükümde hareketle iş veren açısından iki koşulun arandığını, bunlardan ilkinin, (I) işçinin iş sırlarına veya müşteri çevresine nüfuz etme imkanının olması; ikincisi (II) ise bu sırların ya da müşteri çevresinin bilinmesinin işverene önemli ölçüde zarar verme tehlikesinin bulunması olduğunu, hükümde belirtilen, “müşteri çevresi” ibaresi ile kastedilenin, genel olarak müşterilerin kimlikleri, işçinin müşterileri ismen bilmesi ya da müşterilerin isim listesi, iletişim bilgileri ve yaptıkları iş hakkındaki bilgiler olmakla beraber işçinin müşterilerle kişisel ilişki kurmasını, müşterilere ilişkin kişisel özellikler ile onların ihtiyaç ve taleplerini bilmesini de ifade edeceğini, bu anlamda işçi hem müşteri çevresini tanımalı hem de bu müşteri çevresini kendi adına ekonomik menfaat elde edebilecek şekilde kullanma olanağına sahip olması gerektiğini, böylece hükme göre, bu bilgilere sahip olabilen bir işçi, eski işvereninin müşteri çevresine ulaşabilecek ve yaptığı işin türünü ve ihtiyaçlarını da bildiği için bu iletişim neticesinde eski işvereni ile rekabet edebilecek ve onu zarara uğratabileceğini, hükümde kullanılan “üretim sırları” kavramı ise, özellikle rakip işletmeler ve üçüncü kişiler tarafından öğrenilmesi istenilmeyen, işverenin işletmesine ait tüm ticari, teknik bilgileri kapsayan, iş organizasyonu dahilinde olan ve ticari ilişkilerini ilgilendiren tüm bilgileri ifade etmekte ve saklı kalmasında işverenin menfaatinin bulunduğunun kabul edildiğini, bu kapsamın içinde işletmenin müşteri listelerinin, işletmenin herkes tarafından bilinmeyen organizasyonunun, özel üretim teknik ve biçimlerinin, büyüme ve strateji planlarının olduğunun söylenebileceğini, bu hüküm uyarınca, herkesin bilebileceği türden bilgilere ulaşabilen, pozisyonu gereği yukarıda sayılan türdeki bilgi ve sırlara erişme imkanı olmayan vasıfsız bir işçiye rekabet yasağı şartı getirilmesinin düşünülemeyeceğini, somut olayda davalı ... kişilerin davacı şirkete ait müşteri bilgilerine ulaşma ihtimalinin bulunduğunu, özellikle VIP müşterileri bilen davalı eski çalışanların bu bilgileri davalı şirket yararına kullandıkları iddia edilmekte olup bu kapsamda davacıya ait ticari sır niteliğinde bilgilerin davalılarca bilindiği sonucuna varılabileceğini, rekabet yasağı sözleşmesinde yer, zaman ve konu bakımından getirilen sınırlamalar değerlendirildiğinde , TBK 445/1maddesi uyarınca “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz” hükmünü içeriğini, hükme göre, rekabet yasağı şartının geçerli olabilmesi için işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmemesi gerektiğini, bunun için de yer, zaman ve yasağın konusu bakımında hakkaniyete uygun sınırlamalar içermesi gerektiğini, yer bakımından sınırlandırma açısından belirleyici olacak unsurun, işverenin faaliyette bulunduğu alan olduğunu, işverenin faaliyet alanını aşan bir şekilde rekabet yasağı sözleşmesi yapılması halinde işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunduğundan söz edilemeyeceğini, işverenin haklı bir menfaatinden söz edilemeyeceği açık olan faaliyet alanı dışındaki bir coğrafi alanda rekabet edemeyeceğine ilişkin bir yasağa hâkimin TBK m. 445/2 uyarınca müdahale edebileceğini, eğer belirlenen coğrafi alan iş çevresi ve müşteri çevresi ile ilgili değilse sözleşme sırf bu yüzden geçersiz sayılmayıp hakimce sınırlandırılabileceğini, (Yargıtay 11 H.D.'nin 2015/12450 esas 2016/6672 karar sayılı ilamda da belirtildiği üzere ) ,rekabet yasağı sözleşmesinin, TBK md. 445/1 gereği, yer ve zaman bakımından sınırlandırılmasının yanında, konu bakımından da sınırlandırıldığını, hükme göre, sözleşme ile yasaklanan konunun, işverenin faaliyet alanı ve işçinin iş yerinde edindiği mesleki bilgisi ile sınırlandırılması gerektiğini, somut olayda hizmet sözleşmesinin rekabet etmeme yükümlülüğünü düzenleyen maddesinde, “....(bir) yıllık süre içinde ... AŞ'nin faaliyet alanına giren işler (...Oyunları) ile iştigal eden bir kuruluşun herhangi bir kademesinde ücretli veya ücretsiz olarak görev almamayı ve aynı işi ve/veya işlerde kendi nam ve hesabına yapmamayı kabul ve taahhüt eder...” düzenlemesinin yer aldığını, bu düzenlemeden rekabet yasağının süre bakımından 1 yıllık bir sınırlama gördüğü, konu bakımından davacı şirketin faaliyet alanının belirlendiği, yer bakımından ise bir belirlemede bulunulmadığının anlaşıldığını, sözleşmedeki bu maddenin süre yönünden TBK'ya aykırı olmadığı, yer ve konu bakımımdan yapılacak değerlendirmede ise rekabet yasağının işçinin ekonomik özgürlüğünü ve çalışma özgürlüğünü kısıtlayıcı şekilde olmaması gerektiğine dikkat edilmesi gerektiğini, yukarıda da belirtildiği üzere yer bakımından sınırlandırma açısından belirleyici olacak unsurun, işverenin faaliyette bulunduğu alan olduğunu, işverenin faaliyet alanını aşan bir şekilde rekabet yasağı sözleşmesi yapılması halinde işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunduğundan söz edilemeyeceğini, aksine bu durum işçinin ekonomik geleceğini ortadan kaldıracağından, anayasal çalışma hürriyetine aykırılık teşkil edeceğini, ancak öğretide, işverenin yürüttüğü faaliyetin tüm Türkiye'de geçerli olması halinde, işçinin işyerindeki konumu bakımından işverenin korunmaya değer haklı menfaatlerinin bulunması durumunda tüm ülkeyi kapsayacak şekilde düzenlenmesinin mümkün olduğunun ileri sürüldüğünü, konu bakımından sınırlandırma açısından önemli olan unsurun ise sözleşme ile yasaklanan konunun, işverenin faaliyet alanı ve işçinin iş yerinde edindiği mesleki bilgisi ile sınırlandırılması gerektiğini, konu bakımından yapılan sınırlandırmada, davacı şirketin faaliyet konusuun sınır olarak belirlendiğini ve bunun da müşterek bahis ve şans oyunları alanı olduğunun ifade edildiğini, davalıların pozisyonları itibariyle “Müşteri İlişkileri Yönetimi Uzmanı” olarak faaliyet gösterdiği ve şans oyunu ve müşterek bahis oynayan müşteri bilgilerine vakıf olduklarının anlaşıldığını, yer bakımından sınırlandırmada ise rekabet yasağı sözleşmesinde bir düzenlemeye yer verilmediğinin görüldüğünü, rekabet yasağı sözleşmelerinde coğrafi sınırlama getirilmediği durumlarda Yüksek Mahkemenin sözleşmenin geçerliliği noktasında farklı yaklaşımlarda kararlarının olduğunun görüldüğünü, Yargıtay bazı kararlarında, rekabet yasağı sözleşmesinde yer açısından bir düzenleme yapılmayarak yer sınırlaması getirilmemesi halinde yapılan sözleşmenin geçersiz olduğuna yer verildiğini ancak bazı kararlarında, coğrafi sınırlama içermeyen rekabet yasağı sözleşmelerinin geçerli sayılarak hakimin TBK m. 445/2 uyarınca sözleşmeye müdahale etmesi gerektiği sonucuna varıldığı kararlarınında bulunduğunu (Yargıtay 11.H.D'nin 22/05/2018 tarihli 2016/12316 esas 2018/3828 karar sayılı ilamında da olduğu gibi bu durumda yer bakımından sınırlama getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz sayılabileceği gibi somut olayda tarafların Türkiye'yi kapsar bir şekilde yer bakımından sınırlama getirtiği sonucuna da varılabileceğini, bu kısımda son olarak, davalı ... kişilerin davalı şirkette değil başka şirket bordrosunda kayıtlı olmaları hususu üzerinde durulması gerektiğini, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, 2 no'lu davalı dışındaki diğer davalı ... kişiler, davalı şirket dışında bir başka şirkette çalıştıklarını, davacı tarafın ise davalı ... kişilerin davalı şirketin grup şirketlerinden birinde çalışıyor gösterildiğini ancak davalı şirkette çalıştıklarını iddia ettiğini, bu durumun mahkemece değerlendirilerek karara varılması gerektiğini belirterek rapor sonuç kısmında " Davalılardan; ..., ..., ..., ..., ayrıldıktan sonraki tarihlerde (....com uzantılı eposta yazışmalarına ve Davalı ...A.Ş. konulu muhtelif içeriklere dahil oldukları, ayrıntılara incelemeler bölümünde yer verildiği, Davacının 6 adet çağrı ses kayıtlarında müşterilerin Davalı ... .com tarafından arandığının belirtilmiş olduğu, Davacı Sistem Kayıtlarında Davacıya müşterileri tarafından gönderilmiş ....com konulu taleplerin ve şikayetlerin mevcut olduğu, Davacı vekili dava dilekçesinde, gerçekleştirilen haksız rekabet sebebiyle davacı şirketten manevi zarar için şimdilik 100.000 TL, maddi zarar için şimdilik 1.000.000 TL olmak üzere toplam 1.100.000 TL tutarındaki zararının tazminini talep ettiği, Davacı şirket yerinde inceleme sırasında iddia ettiği zarar (yoksun kalınan karı) tutarının 2020, 2021, 2022, yıllarındaki büyümeden hareketle 25.529.458 TL olduğunu, Davacının marketteki büyüme oranında büyümesi ihtimaline göre 23.701.064 TL, VIP müşterilerinin marketteki büyüme oranında büyümesi ihtimaline göre 11.470.387 TL olarak hesapladığı, market büyüklükleri üzerinden yoksun kalınan kar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, esasen Davacının delil olarak ticari defter kayıtlarına dayandığının anlaşıldığı, bununla birlikte, dosya kapsamında rakamsal olarak sektör toplamı (6 bahisçi şirket) mali bilgileri bulunmadığı, markete dahil 6 şirketin market toplamı içindeki dağılımının birbirlerine eşit olmadığı, Gençlik ve ... Bşk.'nın dosyaya sunulu 03/03/2022 / 874 sayılı yazısı ekinde mevcut sektör bilgileri ile de sabit olduğu, VIP müşterilerinin olası cirosu ve olası ciroları üzerinden yapılan masrafları dikkate alınmadan, sadece olası cirolar üzerinden kar kaybı hesabı yapılamayacağı, cironun sadece net satışları (ciro) gösterdiği, net satışlar (ciro) için davacı şirketçe yapılan maliyet ve faaliyet giderlerinin Net Satışlar-Satışların Maliyeti-Faaliyet Giderleri formatına göre tenzili halinde bir faaliyet karlılığı hesabı yapılabilir ise de; Davacının sadece VİP müşterilerin ciroları üzerinden hareket ettiği sabit olup, Davacı bu baptaki iddialarının ispata muhtaç olduğu anlaşıldığı, Davalı şirketin 2019 yılına ait net satışlarının 2020 yılınd 0,9228, 2020 yılına ait net satışlarının 2021 yılında 0,8221 oranında artmasına karşılık satılan hizmet maliyetleri ve faaliyet giderlerinin 2019 yılına bakarak artmış olması sebebiyle 2020 yılını zararla, 2020 0yılına bakarak masraflardaki artış oranlarının 2021 yılında daha fazla artması sebebiyle net dönem karının 0,00761'e düşmüş bulunduğu, Davacı şirketin 13 çalışanının benzer zamanlarda işten ayrılması ve bunlardan 10 tanesinin davalı şirketle aynı toplulukta yer alan bir başka grup şirketinde çalışmaya başlamasının dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak nitelendirilebileceği ve bu noktada TTK m. 55/1,b kapsamında haksız rekabetin varlığından bahsedilebileceği, zira davacı şirketten çok sayıda işçinin yakın tarihlerde işten çıkarak davalı şirketle organik bağı olan bir başka şirkette çalışmaya başlamalarının hayatın olağan akışına aykırı kabul edileceği, söz konusu şirket çalışanlarının müşteri bilgilerinin yanı sıra VİP müşterilere ilişkin kişisel bilgilere de sahip olmaları nedeniyle, eylemin davalı şirketi rekabette dürüstlük kuralına aykırı bir avantaj sağlayacağı açık olup bu haliyle haksız rekabetin varlığından bahsedilebileceği, ancak somut olayda davacı şirket çalışanlarının davalı şirket dışında bir başka şirkette çalışmaya başlaması karşısında, somut olayda gerçekleştiği düşünülen haksız rekabet eyleminin failinin davalı şirket mi yoksa dava dışı şirket mi olduğu konusu olduğunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, Davalı şirketin, davacı müşterilerine yönelik eylemlerinin bir defaya mahsus olmadığı ve birçok davacı şirket müşterisine benzer sözleşme kurma iradesinde bulunduğunun anlaşıldığı, yine dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı şirketin bu kişilere farklı avantajlar sağladığı, bu avantajlar arasında bonuslar, değişen miktarlarda bakiye ve kayıp halinde yine değişen oranlarda geri ödeme gibi imkanların olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan kayıtlardan anlaşıldığı üzere davalının sistematik bir şekilde davalı müşterileriyle irtibat kurarak birden fazla kez bu tür tekliflerde bulunduğu, davalının davacı müşterilerine yönelik bu eyleminin dürüst bir rekabet eylemi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından gerçekleştirilen yöneltme eyleminin belirli bir ağırlığa ulaştığı ve bu haliyle TTK m. 55/1,b-1 kapsamında haksız rekabetin varlığından bahsedilebileceği, Sayın mahkemece somut olayda haksız rekabetin mevcudiyetine karar verildiği durumda, davalı tarafın faaliyetleri neticesinde davacının uğradığı zarara ilişkin bir değerlendirmenin yapılması gerektiği, bu bağlamda gerek davacının çalışanlarının gerek müşterilerinin ayartılması nedeniyle uğranılan zararın talep edilebileceği, ancak bunun için dahi davalı eylemleri ile davacının uğramış olduğu zarar arasında bir illiyet bağının mevcut olması, diğer bir anlatımla davacının zararının davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri neticesinde gerçekleştiğinin davacı tarafça ortaya konulması gerektiği, Manevi tazminat talebi bakımından davacının hukuka aykırı fiil, kusur, manevi zarar ve illiyet bağı unsurlarını ispat etmesi gerektiği, somut olayda haksız rekabet eyleminin varlığının kabulü halinde hukuka aykırı eylemin mevcudiyetinden bahsedilebileceği, davalı tarafın söz konusu haksız rekabet eylemini kusuruyla gerçekleştirip gerçekleştirmediği ile haksız rekabet eylemi nedeniyle meydana gelen manevi zararın belirlenmesi (manevi zarar ve illiyet bağı unsurları) gerektiği, bu hususta da ispat yükünün davacı tarafta olduğu, Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğundan bahsedilebilmesi için işçinin fiil ehliyetine sahip olması, adi yazılı şekilde bir sözleşmenin yapılmış olması ve işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerektiği, somut olayda bu şartların, ... ile ... dışındaki davalılar bakımından sağlandığı, zira ... ve ...'in imzalarını içerir rekabet yasağı sözleşmelerine dosya kapsamında rastlanmadığı, dolayısıyla bu kişileri bağlayıcı rekabet yasağı sözleşmesi olduğundan bahsedilemeyeceği, Rekabet yasağı sözleşmesindeki sınırlamaların yer, zaman ve konu bakımından değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda zaman yönünden getirilen sınırlama incelendiğinde, TBK'da öngörülen 2 yıllık azami sürenin altında bir süre (1 yıl) getirildiğinin görüldüğü, Konu bakımından sınırlandırma açısından önemli olan unsurun sözleşme ile yasaklanan konunun, işverenin faaliyet alanı ve işçinin iş yerinde edindiği mesleki bilgisi ile sınırlandırılması olduğu, davalıların pozisyonları itibariyle “Müşteri İlişkileri Yönetimi Uzmanı” olarak faaliyet gösterdiği ve şans oyunu ve müşterek bahis oynayan müşteri bilgilerine vakıf olduklarının anlaşıldığı, bu kapsamda, söz konusu müşteri bilgilerinin korunması amacıyla rekabet yasağı getirilmesinin taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun olup olmayacağında nihai takdirinin mahkeme kanaatinde olacağı, Yer bakımından sınırlandırma açısından belirleyici olan unsurun, işverenin faaliyette bulunduğu alan olduğu, işverenin faaliyet alanını aşan bir şekilde rekabet yasağı sözleşmesi yapılması halinde işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, aksine bu durumun işçinin ekonomik geleceğini ortadan kaldıracağından, anayasal çalışma hürriyetine aykırılık teşkil edeceği, somut olaydaki rekabet yasağı sözleşmesinde yer bakımından bir sınırlama öngörülmediği, raporumuzda yer verilen Yargıtay kararları doğrultusunda rekabet yasağı sözleşmesinde yer bakımından bir sınırlama getirilmediği için rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz sayılabileceği gibi somut olayda tarafların tüm Türkiye'yi kapsar bir şekilde yer bakımından rekabet yasağı öngördüğü sonucuna varılabileceği, son ihtimalde rekabet yasağı sözleşmesinin sınırlarının çok geniş çizilmesi nedeniyle sözleşmenin yer bakımından kapsamı ve sınırlandırılmasındaki nihai kararın mahkeme kanaatinde olduğu, Mahkemenin geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin varlığına karar verildiğinde ve rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışın tespit edildiği hallerde, sözleşmede yer alan cezai şartların davacı tarafından talep edilebileceği," şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde, 1 ve 2 nolu davalı dışındaki diğer davalılardan , her bir davalı bakımından cezai şart + maddi zarar kapsamında 100.000,00TL istemiş olup bunun ne kadarının cezai şart ne kadarının da maddi zarar olduğunu açıklaması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili sunmuş olduğu dilekçesinde 99.900,00TL'sinin cezai şart 100,00TL'sinin ise maddi zarar olduğunu, 16/01/2025 tarihli duruşmadaki beyanında 99.900,00TL'nin yarısının sır saklama sözleşmesine aykırılık, yarısınında iş sözleşmesinden kaynaklı rekabet yasağı kapsamında talep edildiğini bildirmiştir. 21/09/2023 tarihli duruşmada alınan 2 nolu ara kararı ile "Davacının ilk talebinin TTK 54/2 , 55/1-d, 55/1-b maddeleri kapsamında haksız rekatebetin tespiti - haksız rekabetin engellenmesi ayrıca tüm davalılardan 100.000,00TL manevi tazminat ve 1.000.000,00TL maddi zararın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili , davacının ikinci talebinin iş sözleşmesindeki rekabet etmeme yükümlülüğüne dayalı olarak 1 ve 2 nolu davalılar dışında kalan diğer 13 davalının her birinden şimdilik 100.000,00TL cezai şart + maddi zarar tazmini olduğu dikkate alınarak, bu iki talep ayrı ayrı değerlendirilerek heyete iş hukuku uzmanıda katılarak tarafların rapora karşı itiraz dilekçeleride değerlenidilerek ek rapor tanzimi " istenilmiştir. 05/02/2024 tarihli ek bilirkişi raporu incelendiğinde, gerçek kişi davalılardan herbirinin davalı şirketteki çalışmaları sırasında haksız eylemleri sebebiyle davacıya verdikleri zarar tutarının dosya kapsamı üzerinden ayrı ayrı tespitinin mümkün olmadığını, ancak mahkeme haksız rekabet eylemi nedeniyle zararın mevcut olduğu kanaatinde ulaşıldığı durumda, bu zarar sebebiyle sorumlu olan kişilerin belirlenmesinde TTK m. 56 ve 57 düzenlemelerinin birlikte ele alınması gerektiğini, özellikle adam çalıştıranın sorumluluğu bakımından TTK m. 57 hükmünün uygulama alanı bulduğunu, hüküm uyarınca, haksız rekabet fiilinin, hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmiş olması durumunda, adam çalıştıranın da sorumlu olacağı ve ona karşı haksız rekabet davalarının açılabileceğinin düzenlendiğini, maddi ve manevi tazminat davaları bakımından ise aynı maddenin ikinci fıkrasında, “56 ncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde yazılı davalar hakkında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” düzenlemesine yer verilerek, TBK hükümlerinin adam çalıştıranın sorumluluğu bakımından uygulama alanı bulacağının belirlendiğini, bilindiği üzere çalıştıranın, çalışanın üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumluluğu TBK m. 66'da düzenlendiğini, bu hükme göre, adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu, TBK m. 66'da adam çalıştıranlar bakımından objektif bir özen yükümlülüğü öngörüldüğü adam çalıştıran gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini ispat etmedikçe, çalıştırdıkları kişilerin üçüncü kişilere verdikleri zarardan sorumlu olduğunu, adam çalıştıranın üçüncü kişinin zararından sorumlu olması için kendisinin veya çalışan kişinin kusurlu olmasının gerekli olmadığını, somut olayda haksız rekabet eylemi nedeniyle davalının uğradığı maddi ve manevi zararlar sebebiyle adam çalıştıran olarak davalı şirketin sorumluluğunun gündeme geleceğini, raporun devamında iş sözleşmesindeki rekabet yasağı açısından irdelemeye geçildiği, yasal dayanağın TBK 444 ve 445 maddesi olduğu, sözleşmenin geçerli olabilmesi işçinin fiil ehleyetinin olması gerektiği, yazılı sözleşmenin bulunması gerektiği, bilgiye vakıf olma ve bilginin kullanımının iş verene zarara uğratabilecek nitelikte olması gerektiği, somut olayda 1 ve 2 nolu davalı dışındaki diğer davalıların davacı şirkette ; 1. ... : Pazarlama Müdürü 2. ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı 3. ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı 4.... : Pazarlama Uzmanı 5. ... : İnsan Kaynakları Uzmanı/Personel Uzmanı 6. ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı 7. ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı 8. ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı 9. ... : Avukat 10. ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı 11. ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı 12. ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı 13. ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı olarak çalıştıklarını bu nedenle davalı ... ve ...'nin görevleri itibari ile müşteri çevresi ile doğrudan irtibatta olduğunun tespit edilemediğini, yine raporun devamında rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için iş verenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin olması gerektiği, sözleşmede yer , zaman ve konu bakımından sınırlandırma olması gerektiği, yer bakımından sınırlandırmada yer unsurunun , rekabet yasağının uygulanacağı coğrafi bölgeyi işaret ettiği ancak endüstriyel ve teknolojik gelişmelerin doğrudan etkilediği çalışma hayatında , iş sözleşmesinin son ermesinden sonra işçinin eski iş vereni ile rekabet etmekten kaçınacağı bölgenin sınırlarının çoğrafi olarak çizilebilmesinin bazı durumlarda mümkün olmadığını bu durumda bazı Yüksek Mahkeme kararlarına göre hakim tarafından sözleşmeye müdahale edilerek sınırlandırma yapılabileceğinin öngörüldüğünü, zaman ve konu bakımından sözleşmede sınırlandırma bulunduğunu, yine rekabet yasağının geçerli olabilmesi için iş sözleşmesinin sona erme şekline göre sınırlayıcı hüküm bulunduğunu, 4857 sayılı İş Kanunun 17 ve 25.maddelerine göre sona ermeler bakımından geçerli olduğunu, dosyada bazı davalıların iş sözleşmelerinin ikale ile sona erdiğinin görüldüğünü, ikale sözleşmeleri incelendiğinde ayrıca cezai şart içermediğini bu nedenle ikale sözleşmesi ile sona eren iş sözleşmeleri açısından 4857 sayılı iş kanununun 17 ve 25 maddeleri kapsamında kalıp kalmayacağının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, 3 nolu davalı ... yönünden rekabet yasağı ve sır saklama sözleşmelerinde imzasının bulunduğunu, pazarlama müdürü olması nedeniyle davacı şirketin müşteri çevresine vakıf olduğunu, istifa ile ayrıldığını bu durumda 4857 sayılı kanunun 17.maddesi kapsamına girdiğini, halen ... İletişim... Ltd Şti'de proje yöneticisi olarak çalıştığını, almış olduğu ücrette dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde rekabet yasağından dolayı 230.256,00TL, sır saklama sözleşmesinden dolayı 115.128,00TL ceza şart hesaplandığını, 4 nolu davalı ... açısından, istifa ile işten ayrıldığı, halen ... LTd Şti 'de pazarlama ve organizasyon yöneticisi olarak çalıştığnıı, sözleşmenin 4.maddesinin yer aldığı sayfada imzasının olmadığını yine sır saklama sözleşmesinin 6.maddesinin yer aldığı sayfa da imzasının bulunmadığını bu nedenle cezai şart hesabı yapılmadığını, 5 nolu davalı ... açısından istifa ile işten ayrıldığı, halen...Ltd Şti'de satış direktörü olarak çalıştığını, bu davalı ile ilgili olarak dosyaya sunulan herhangi bir iş sözleşmesi ve sır saklama sözleşmesi bulunmadığını bu nedenle hesap yapmadıklarını, 6 nolu davalı ... açısından ,istifa ile işten ayrıldığını halen...Aş'de müşteri ilişkileri uzmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 4.maddesi olan sayfasında imzasının olmadığını, gizlilik ve sır saklama sözleşmesinde imzasının bulunduğunu, ikale sözleşmesi bulunmadığını, istifa ile işten ayrıldığını, pazarlama uzmanı olması nedeniyle müşteri çevresine vakıf olduğunu, gizlilik ve sır saklama sözleşmesine aykırılık nedeniyle hesaplanan cezai şart miktarının 51.000,00TL olduğunu, iş sözleşmesinde imzasının olmaması nedeniyle rekabet yasağından kaynaklı cezai şart hesaplanmadığını, 7 nolu davalı ... açısından ikale sözleşmesi bulunmadığını halen...Aş'de idari işler müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 4.maddesi olan sayfasında imzasının olmadığını, gizlilik ve sır saklama sözleşmesinde imzasının bulunduğunu, ikale sözleşmesi bulunmadığını, insan kaynakları/personel uzmanı olması nedeniyle müşteri çevresine vakıf olduğunu, gizlilik ve sır saklama sözleşmesine aykırılık nedeniyle hesaplanan cezai şart miktarının 48.000,11TL olduğunu, iş sözleşmesinde imzasının olmaması nedeniyle rekabet yasağından kaynaklı cezai şart hesaplanmadığını, 8 nolu davalı ... açısından , ikale ile işten ayrıldığını, rekabet sözlmesinde ve sır saklama sözleşmesinde imzasının olduğunu, davacı şirkette müşteri hizmetleri personeli olarak çalıştığını halen ise...Aş'de müşteri ilişkileri bölümünde çalıştığını, rekabet yasağı kapsamında 96.000,00TL sır saklama kapsamında 48.000,00TL cezai şart hesaplandığını, 9 nolu davalı ... açısından , her iki sözleşmede imzasının olduğunu, ikale ile ayrıldığını, davacı şirkette müşteri hizmetleri görevlisi olarak çalıştığının halen ...Teknoloji... .AŞ'de müşteri ilişkileri bölümünde görev aldığını, rakebet yasağı kapasamında 99.000,00TL sır saklama sözleşmesi kapsamında 49.500,00TL cezai şart hesaplandığını, 10 nolu davalı ... 'ın her iki sözleşmede imzasının olduğunu, ikale ile işten ayrıldığını, davacı şirkette müşteri hizmetleri görevlisi olarak çalıştığının halen ...Teknoloji... .AŞ'de müşteri ilişkileri bölümünde görev aldığını, rakebet yasağı kapsamında 99.000,00TL sır saklama sözleşmesi kapsamında 49.500,00TL cezai şart hesaplandığını, 11 nolu davalı ... açısından , sözleşmelerinin 4.maddesinin ve 6.maddesinin olduğu sayfalarda imzasının bulunmadığını, davacı şirkette avukat olarak çalıştığını , ikale ile işten ayrıldığını, halen ...Aş'de çalıştığını, imzasının olmaması nedeniyle cezai şart hesaplanmadığını, 12 nolu davalı ... açısından ,iş sözleşmesinin 4.maddesinin olduğu sayfada imzasının bulunmadığını, bu davalı ile ilgili sır saklama sözleşmesinde imza bulunmadığını, davacı şirkette müşteri hizmetleri görevlisi iken ikale ile ayrıldığını halen ...Aş'de müşteri hizmetleri bölümünde çalıştığını, cezai şart hesaplanmadığını, 13 nolu davalı ... açısından rekabet yasağının olduğu iş sözleşmesinde imzasının olduğunu, sır saklama sözlemesinde imzasının olmadığını, ikale ile işten ayrıldığını, davacı şirkette müşteri hizmetleri görevli olarak çalışır iken halen ...AŞ 'de müşteri ilişkileri bölümünde çalıştığını, rekabet yasağı nedeniyle 81.600,00TL cezai şart hebanın yapıldığını, 14 nolu davalı ... açısından , her iki sözleşmede imzasının olduğunu, davacı şirkette müşteri ilişkilere personeli iken ikale ile ayrıldığını halen ...Aş'de müşteri ilişkileri bölümünde çalıştığını, 87.360,00TL rekabet yasağından kaynaklı, 43.680,00TL'de sır saklama sözleşmesinden kaynaklı cezai şart hesaplandığını, 15 nolu davalı ... açısından, iş sözleşmesi ve sır saklama sözleşmesinin dosyada olmadığını, davacı şirkette müşteri hizmetleri asistanı iken ikale ile işten ayrılarak...Aş'de müşteri ilişkileri bölümünde görev aldığını, sözleşme olmaması nedeniyle cezai şart hesaplanmadığı görülmüştür. Taraf vekillerince ek rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuştur. Mahkememizin 30/05/2024 tarihli 1 nolu ara kararı ile "1-Dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek bir sureti dosyaya bırakılan İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/679 Esas 2024/531 Karar nolu ilamında da belirtildiği gibi iş bu davada da iki ana başlıkta toplanan talep olduğu, Öncelikle davacı tarafın tüm davalılar hakkında TTK 54 ve devamı maddelerince düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin ihlal edilmesine dayalı, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat istemi, haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat istemi bulunduğundan bilirkişiler tarafından öncelikle her bir davalı açısından dosya kapsamına göre TTK 55. Maddesine göre haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığını ayrı ayrı tespit edilerek varsa her bir davalının eyleminin TTK 55. Maddesinde sıralanan hangi bent ya da bentlere girdiğinin tespit edilmesinin (haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talep edildiğinden), daha sonra da davacının manevi tazminat isteme koşulunun oluşup oluşmadığı ve hangi davalılardan istenebileceği ve bu kapsamda davacının üçüncü talebi olan maddi tazminat talebinin değerlendirilerek şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hangi davalılardan isteneceği ve miktarının tespit edilmesi, Daha sonra da davacı tarafın ikinci talebinin; 1 ve 2 nolu davalılar dışında kalan diğer davalılara yönelik olduğu ve bu davalıların ayrıca Borçlar Kanunu 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen rekabet hükümlerini ihlal ettiği iddiasına dayalı cezai şart istemi olması nedeniyle 1 ve 2 nolu davalılar dışında kalan diğer davalıların BK 444-447. Maddesinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerini ihlal edip etmediğini her bir davalı açısından tek tek irdelenerek cezai şart miktarının tespitinin yapılması, Hususlarında taraf vekillerince verilen itiraz dilekçeleri de irdelenerek gerekçeli ve denetime el verişli ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine," karar verilerek dosya ek tanzimi yapılmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti 25/10/2024 tarihli ek raporda ; Bir iş yerindeki çalışanların ayartılmasının, iktisadi rekabeti etkileyen bir eylem olduğunu, Zira ayartanın, işinde uzman kişileri bünyesine katarak rekabette avantajlı bir konuma geçmekteyken söz konusu çalışanlarını kaybeden işletmenin de bu oranda rekabette geriye düştüğünü, Yargıtay 11 H.D. 2014/16035 esas 2015/2148 karar sayılı ilamında da aynı şekilde ticari sırlara vakıf çalışanların ayartılmasının haksız rekabet teşkil ettiği yönünde karar verdiğini, somut olayda, davacının 13 çalışanının davalı şirket veya onun dahil olduğu topluluk içinde çalışmaya başlamasının, özellikle bu 13 çalışanın 12'sinin ticari sırlara vakıf olduğu düşünülen, davacının VIP müşterilerinin bilgilerini ve davranışlarını bilen personeller olması nedeniyle söz konusu eylemin TTK m. 55/1,b ve 54 uyarınca haksız rekabet teşkil edebileceği ve 1 no'lu davalı ...AŞ'nin bu çerçevede sorumlu olacağını, davacı şirket müşterilerinin ayartılması yönünden yapılan incelemede kök raporda ; “Davacı tarafından dosyaya sunulan kayıtlardan anlaşıldığı üzere davalı tarafından sistematik bir şekilde davacı müşterileriyle irtibat kurularak birden fazla kez bu tür tekliflerde bulunulduğu görülmektedir. Dolayısıyla davalının davacı müşterilerine yönelik bu eyleminin dürüst bir rekabet eylemi olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp, davalı tarafından gerçekleştirilen yöneltme eyleminin belirli bir ağırlığa ulaştığı ve bu haliyle TTK m. 55/1,b-1 kapsamında haksız rekabetin gerçekleştiği...” Sonucuna varıldığını, ayartma eyleminin davalı ... kişiler eliyle gerçekleşip gerçekleşmediği veya hangi davalı ... kişilerin müşterilere yönelik bu tür davranışlarda bulunduğu hususunun dosya kapsamından net olarak anlaşılamadığını, ancak TTK m. 57 uyarınca ; “(1) Haksız rekabet fili, hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmiş olursa, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davalar, çalıştıranlara karşı da açılabilir. (2) 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde yazılı davalar hakkında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” denildiğini, bu eylemler nedeniyle adam çalıştıran konumunda olan davalı şirketin sorumluluğu mevcut olup 1 no'lu davalı ... Oyunları ve Yay. AŞ'nin TTK m. 55/1,b-1 ve 57 uyarınca haksız rekabet eyleminden sorumlu olduğunun sonucuna varıldığını, Maddi Tazminat Yönünden Değerlendirme yapıldığında ise , haksız rekabet sebebiyle bir zararın doğmuş olması ve haksız rekabeti gerçekleştiren kişinin kusurlu olması şartlarıyla maddi tazminat talep edilmesinin mümkün olduğunu, (TTK m. 56/1,d — 57/2) Tazminat talebinde bulunulabilmesi için ayrıca haksız fiile ilişkin genel hükümler çerçevesinde (BK 49 vd.) zarar ile haksız rekabet teşkil eden fiil arasında illiyet bağının bulunmasınında gerektiğini, somut olayda haksız rekabet eyleminden sorumlu olduğu düşünülen 1 no'lu davalı ... AŞ'nin bu kapsamda uğranılan zararı tazmin etmesi gerektiği, haksız rekabet hallerinde zararın mevcudiyetinin ve miktarının ispatının her zaman kolay olmadığını, bu sebeple TTK m. 56/1-c.2 kapsamında tazminat olarak, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına ve TTK m.57/2'nin TBK hükümlerine atfı dolayısıyla TBK m. 50/2 uyarınca, “Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” denildiğini, bu hususun mahkemenin takdirinde olduğunu, manevi tazminat yönünden değerlendirme yapıldığında koşulları oluşmuş ise manevi tazminata karar verilebileceğini, bu çerçevede 1 nolu davalının manevi tazminattan sorumlu olduğunu, cezai şartın fahiş olup olmadığını, indirilmesi gerekip gerekmediğinin mahkemenin değerlendirmesi gerektiğini, davacı tarafın daha önceden verilen raporlara yaptığı itiraz nedenleri arasında yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sözleşmenin son sayfasında imza bulunması halinde sözleşmenin geçerli olduğunu iddia ettiğini belirterek Yargıtay kararlarına atıf yaptığını bu nedenle bu ek raporda iş sözleşmesi/gizlilik sözleşmesi olan işçiler tarafından imzasız olsa dahi hesaplama yapıldığını, raporun 10 ve 11 sayfasında davalıların iş sözleşmesi ve sır saklama sözleşmesindeki imza durumunun tek tek irdelendiğini, ilk ek raporda hesaplama yapılmayan ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 120.000,00TL , sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 60.000,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden dosyada iş sözleşmesi ve sır saklama sözleşmesi olmadığından yine hesaplama yapılmadığı, ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 102.000,00TL , sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 51.000,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 96.000,00TL , sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 48.000,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 96.000,00TL , sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 48.000,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 99.000,00TL , sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 49.500,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 99.000,00TL , sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 49.500,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 230.256,00TL , sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 115.128,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 87.360,00TL, sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 43.680,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 81.600,00TL, sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 40.800,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 87.360,00TL , sır saklama sözleşmesine aykırılıktan dolayı 43.680,00TL cezai şart hesaplandığı, ... yönünden dosyada iş sözleşmesi ve sır saklama sözleşmesi olmadığından hesaplama yapılmadığı bildirilerek raporun sonuç kısmında " Davacı şirket çalışanlarının ayartılması yönünden yapılan değerlendirmede, davacı 13 çalışanının davalı şirket veya onun dahil olduğu topluluk içinde çalışmaya başlaması TTK m. 55/1,b ve 54 uyarınca haksız rekabet teşkil edebilecek olup 1 no'lu davalı ... AŞ'nin bu çerçevede sorumlu olacağı, Müşterilerin ayartılması yönünden yapılan değerlendirmede, çalıştıran konumunda olan davalı şirketin sorumluluğu mevcut olup | no'lu davalı AŞ'nin TTK m. 55/1,b-l ve 57 uyarınca haksız rekabet eyleminden sorumlu olacağı, Haksız rekabet eylemleri nedeniyle 1 no'lu davalı ... AŞ'nin maddi ve manevi zararlardan sorumlu olacağı, Rekabet yasağı düzenlemesi yönünden, 1 ve 2 nolu davalılar dışında kalan diğer davalılardan, ... : Pazarlama Müdürü , ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı , ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı , ... : Pazarlama Uzmanı , ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı , ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı , ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı , ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı , ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı , ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı , ... : Müşteri Hizmetleri Görevlisi/asistanı görevlerinin belirtilen şekillerde olduğu, bu kapsamda işlerinin Pazarlama departmanı altında örgütlendiği, dosya kapsamından da davalıların müşterilerle bizzat iletişim halinde olduğu ve özellikle VIP müşterilere hizmet verdiklerinin anlaşıldığı, bu itibarla yukarıda yer verilen pazarlama birimindeki davalıların davalı şirkette aynı alanda çalışmalarının rekabet yasağına aykırı bir davranış olarak nitelendirilebileceği, bu çerçevede sözleşmede öngörülen cezai şartın kendilerinden ayrı ayrı talep edilmesinin mümkün olduğu, cezai şartın indirilmesi konusunda takdirin Mahkemenizde olduğu, Diğer iki davalı çalışanın görevlerinin şu şekilde olduğu, ... : İnsan Kaynakları Uzmanı/Personel Uzmanı , ... : Avukat , İnsan kaynakları uzmanı olarak görev yapan davalının, davacıya ait ticari sır niteliğindeki bilgilere ulaşma imkanının bulunduğunun düşünüldüğü, bu itibarla sözleşmede öngörülen cezai şartın ödenmesinin talep edilebileceği, Davalı ...'nin avukat olarak görev yaptığının anlaşıldığı, Avukatlık Kanunu m. 36 gereği avukatların kanunen sır saklama yükümlülüğü altında olduğu, bu çerçevede avukatların kendilerine tevdi edilen görevleri nedeniyle öğrendikleri bilgileri saklamakla yükümlü olduğu, bir avukatın iş teklifini reddi zorunluluğunun “aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olunması” şartına bağlandığı (AVK. M. 38), avukatların tacirin ticari sır niteliğindeki bilgilerine ulaşma imkanının bulunmadığı, işi gereği öğrendiği bilgileri kanunen saklamakla yükümlü olduğu, dolayısıyla rakip bir firmada avukat olarak çalışmaya başlamasının rekabet yasağına aykırı bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği," şeklinde görüş bildirmişlerdir. Davacı tarafın ilk talebi tüm davalıların TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak davalılarca gerçekleştirilen haksız rekabetin tespitine ve haksız rekabetin engellenmesine, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylem ve işlemleri nedeniyle davacı şirketin uğradığı manevi zarar kapsamında 100.000,00TL manevi zararın davalılardan tahsiline, haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi zarar kapsamında belirsiz alacak davası olarak 1.000,00TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline verilecek kararın ilanına karar verilmesini istemiştir. 1 ve 2 nolu davalılar dışındaki diğer davalılar iş sözleşmesindeki rekabet hükmü ile gizlilik ve sır saklama sözleşmesindeki sır saklama hükmü ile ilgili olarak genel işlem şartlarına aykırı olduğunu iddia etmiş iseler de, BK'nun 444 ve 445.maddeleri kapsamında sözleşmelere bu yönde hüküm konulması Borçlar Kanunu'na uygun olduğundan, davalıların genel işlem şartına aykırı olduğu iddiasına itibar edilmemiştir. Toplanan tüm deliller, dinlenen tanık beyanları alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde ; davacının tüm davalılara yönelik ilk talebi TTK hükümleri kapsamına dayalı haksız rekabet nedeniyle maddi , manevi tazminat , haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi , davacının ikinci talebi ise 1 ve 2 nolu davalılar dışındaki diğer davalılardan Borçlar Kanunu'nun 444 ve 445.maddelerine dayalı cezai şart istemine ilişkin olduğu dikkate alındığında İstanbul BAM 14 H.D.'nin 2021/679 esas 2024/531 karar , Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/11-447 esas 2023/179 karar nolu ilamlarında da belirtildiği üzere bu iki durumun ayrı ayrı değerledirilmesi gerekmektedir. Davacı ve davalı şirketin aynı alanda faaliyet gösteren şirketler olduğu daha önce davacı şirkette genel müdür yardımcısı olarak çalışan ...'in 22/10/2016 tarihinde davacı şirketten ikale sureti ile ayrılarak davalı şirkette pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak 01/11/2017 tarihinde çalışmaya başladığı, davacının iddiasına göre davalı şirket ve davalı şirkette çalışan ...'in müvekkili şirkette çalışan elemanlarını ayartarak davalı şirkette çalıştırılmaya başlandığını ancak bu durumun ortaya çıkmaması amacıyla ayartılan personelin davalı şirket ile aynı grup şirket bordrosunda gösterildiğini iddia etmiştir. Bu kapsamda ...'ın ...İletişim... Ltd Şti'de , ...'ın ... Reklamcılık ... Ltd Şti'de, ...'in...Ltd Şti'de , diğer davalıların ise 2019 yılı içerisinde ...sinde çalıştıkları alınan SGK dosyalarından anlaşılmıştır. Davacı taraf davalı şirket ile ...Teknolojileri Aş'nin ...Holding bünyesinde olan şirketler olduğunu iddia etmiş olup sicil kayıtları incelendiğinde her iki şirketin yöneticileri arasında ...'lerin yer aldığı tespit edilmiştir. ... dışındaki diğer davalıların çoğunun 2019 yılında davacı şirketten ayrıldığı, bir kaç ay sonrada yine 2019 yılı içerisinde belirtilen yerlerde çalışmaya başladıkları tespit edilmiştir. Davacı taraf haksız rekabet oluştuğuna ilişkin delil olarak dava dilekçesinde, ayrıntılarını verdiği e posta yazışmalarına dayanmaktadır. E posta yazışmalarının daha önce şirketinde çalışan personellere yanlışlıkla müvekkili şirkette çalıştıkları sırada kullandıkları ... uzantılı adrese gönderilmesi nedeniyle yazışmalara vakıf olduklarını belirtmiştir. Söz konusu e posta yazışmaları incelendiğinde, 15 Ağustos 2019 tarihli e postanın ... tarafından ...'in ... adresine gönderildiği, e posta da "bu listeyede bakacaktık, bu listeye de bakalım ona göre pasiflere saldıralım Nazlıdaymış ondaymış bundaymış boşverelim" dediğini ekine de 500.000,00TL ve üzerinde bahis oynayan kişi listesinin eklenerek kişi listesinin paylaşıldığı, 23 Ağustos 2019 tarihinde .. .com.tr adresinden ...'a ... uzantılı adresine 23 Ağustos 2019 tarihinde "... görselini ekte yolladım" denilerek ekinde tek maç bahis oynan push görseli olduğu ve ... .com için hazırlatıldığının anlaşıldığı, yine aynı adresten ...'a ... adresine gönderilen bir diğer mailde "26 Ağustos- 1 Eylül içerik planı ektedir. O gün içerisinde girileceği belli ve kesin olan paylaşımlardır bunların dışında iletişimde bulunarak anlık paylaşımlar konusunda ....com tarafı ile kordine şekilde paylaşımlar yapılacaktır" denildiği, ekinede 1 nolu davalı için hazırlanan görselin eklendiği , ... tarafından 26/08/2019 tarihinde ...'ın kullanmakta olduğu ... ... .com adresine gönderilen mailin ... tarafından yanlışlıkla ...'ın ...uzantılı adresine aktarıldığı, söz konusu aktarmaya ilişkin e posta da yine gönderici kısmında ... .com yazılı olduğunu, mail içeriğinde de "bunlar ... eklenmiş ama hepsinin geçmişte cirosu var bunu demiştim ben " yazılı olduğunu, ... ile... arasındaki e posta yazışmasının da dava dilekçesinde dökümünün verildiği, ... isimli kişinin ...'a bir çok posta gönderdiği , e postaların alt kısmında bulunan görsellere bakıldığında 1 nolu davalı şirket için hazırlandığı,... tarafından ...'ye gönderilen mailde ise " ...iş diye bir yer ile sözleşme var mı ben yapmadığım için bilemedim" şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Bilirkişi kök raporunda tüm bu yazışmalar tek tek irdelenerek e postaların ekindeki görsellerinde rapora geçirildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafından sunulan ve raporda bahsedilen deliler arasında bulunan ses kayıt çözümleri incelendiğinde, arayan müşterilerin davacı şirkete , kendilerini sıklıkla ....com tarafından arandığını, ... .com'un kendilerine bonus teklif ettiğini, ...in bonus verip vermediğini sorduklarını hatta bazısının "bunlar beni neden arıyor bilgilerimizi nereden alıyorlar" şeklinde beyanda bulundukları, bazılarının bu arama neticesinde davacının bonus verip vermediğini öğrendikten sonra davalı tarafa geçme yönünde karar vereceklerini ifade ettikleri anlaşılmıştır. Yine davacı taraf delilleri içerisinde davalı ... kişiler tarafından, müşteriler/VIP müşterileri bilgilerini bilgisayar üzerinden sorgulandığına ilişkin dökümde bulunmaktadır. Davacı şirket nezdinde yönetici değişiklikleri olmuş ise de, çok sayıda personelinin aynı zaman aralığında işten ayrıldığı ve davalılardan çoğunun ...Aş'de bir kısmının ise reklam faaliyeti yürüten şirketlerde çalıştığı görülmektedir. Söz konusu e posta yazışmaları kapsamında davacı taraf kendisine ait personelin ... vasıtası ile ayartıldığını iddia etmektedir. Gerçekten de ...'e ait e posta yazışmaları dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davalı şirket adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında gerçekleşen haksız rekabetten sorumludur. e-posta yazışmaları , davacının çok sayıda personelinin aynı anda işten ayrılması, davacı müşterilerinin ... .com tarafından aranması gibi deliller dikkate alındığında TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümleri kapsamında davalı şirket , ..., ... , ..., ... , ...'ın sorumlu olduğu sonucuna varılmaktadır. Davalılardan... Aş ve ... TTK 54/2 maddesinde düzenlenen "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" hükmü gereğince ve TTK 55.maddesinin 1.fıkrasının b bendi "sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yöneltmek" hükmü ile TTK 55. Maddesinin 1. Fıkrasının b bendinin 1 numaralı hükmüne göre "müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek" ve TTK'nın 55. Maddesinin 1. Fıkrasının b bendinin 3 numaralı hükmüne göre "işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek" maddeleri gereğince haksız rekabette bulundukları subut bulmuştur. Bu nedenle bu maddeler gereğince bu davalıların haksız rekabette bulunduklarının tespitine ve yapılan bu haksız rekabetin önlenmesine karar vermek gerekmektedir. Davalılardan ..., ..., ... , ... yönünden ise e-posta yazışmaları ve ekinde ki görseller dikkate alındığında TTK 54/2 " rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" bendi gereğince ve TTK'nın 55. Maddesinin 1. Fıkrasının d bendi "üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur" hükmü gereğince, davacı şirkete yönelik haksız rekabette bulundukları anlaşılmıştır. Bu nedenle bu maddeler gereğince bu davalıların haksız rekabette bulunduklarının tespitine ve yapılan bu haksız rekabetin önlenmesine karar vermek gerekmektedir. ... tarafından ...'ye gönderilen e-posta içeriğinde sadece " ... iş diye bir yer ile sözleşme var mı ben yapmadığım için bilemedim" şeklinde beyanda bulunulduğu , ...'nin davacı şirkette avukat olarak çalıştığı ayrıca e-posta içeriğinden haksız rekabet yapıldığına ilişkin sonuca varılmadığı gibi ... tarafından mesaja cevap verildiğine ve bilgi gönderildiğine ilişkin herhangi bir delilde sunulmadığından ...'nin TTK'nun haksız rekabet hükümleri doğrultusunda haksız rekabette bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı şirketin TTK kapsamında haksız rekabete dayalı olarak manevi tazminat istemi de bulunmaktadır. Gönderilen e postalar ve e posta ekindeki içerikler , ...tarafından davacının müşterilerinin aranarak ...'nin kendilerine bonus teklif ettiğini, ...'inde bonus verip vermediğini sorgulayarak ona göre ...'ye geçiş yapacakları şeklindeki beyanlar birlikte değerlendirildiğinde yine 1 nolu davalı şirketin adam çalıştıran hükümlerine göre sorumlu olduğu dikkate alınarak yapılan eylemlerin davacı şirketin ticari itibarına zarar verdiği ve bu nedenle davacı şirketin manevi tazminat isteminde haklı olduğu (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/4-213 esas 2016/70 karar , 2011/4-687 esas 2012/26 karar , 2017/960 esas 2020/187 karar sayılı ilamlarında da vurgulandığı üzere) dosya kapsamına göre mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde 35.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TTK hükümlerine göre haksız rekabet eylemleri subut bulan... Aş , ..., ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayanarak 1.000.000,00TL maddi tazminat isteminde bulunmaktadır. Bilirkişi raporları incelendiğinde, davacının defterlerine göre yoksun kalınan karın 2020-2021-2022 yıllarındaki büyümeden hareketli 25.529.458,00TL olduğu, davacının marketteki büyüme oranında büyümesi ihtimaline göre 23.701.064,00TL olduğu, büyük müşterilerinin marketteki büyüme oranının büyümesi ihtimaline göre 11.470.387,00TL olarak hesaplandığı, market büyüklükleri üzerinden yoksun kalınan kar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı sadece ciro üzerinden kar kaybı hesaplaması yapılamayacağı, davalı şirket açısından yapılan irdelemede ise 2019 yılına ait net satışlarının 2020 yılında 0,9228 , 2020 yılına ait net satışlarının 2021 yılında 0,8221 oranında artmasına karşılık satılan hizmet faaliyetleri ve faaliyet giderlerinin 2019 yılına bakarak artmış olması sebebiyle 2020 yılını zararla , 2020 yılına bakarak masraflardaki artış oranlarının 2021 yılında daha fazla artması sebebiyle net dönem karının 0,00761'e düşmüş bulunduğu saptanmıştır. ...Teşkilat Başkanlığı'ndan alınan sanal ortam bayilerinin 2019-2021 yılı pazar paylarını gösteren tablolar ve bilirkişi raporları incelendiğinde, davacının pazar payının düşmeye başladığı buna rağmen davalı şirketten ziyade dava dışı ... .com'un pazar payının yükseldiği, davalı şirket yönünden ise bir miktar yükselme görülmüş ise de yükselme oranının %2 oranında seyrettiği anlaşılmıştır. Davalıların cevap dilekçeleri, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacı şirketteki üst düzey yöneticilerin sık sık değişmesi, davacı şirketin ...Holdig'in merkez adresine taşınması akabinde yaşanan olumsuzluklar ayrıca yine tanık beyanlarına göre sanal ortam bayilerinin canlı bahis sistemine geçişi sırasında davacının söz konusu geçişe entegre olmakta sıkıntı yaşadıkları , bilirkişi raporuna göre davalı şirketin pazar payının %1-2 seviyesinde artmasına rağmen davalı şirketinde zarar ettiğinin tespit edildiği görülmüştür. İkinci ek raporda da değinildiği üzere davacının maddi tazminat istemi kapsamında zararın miktarının tespiti söz konusu olamamaktadır. Bu sebeple TTK'nun 56/1-c.2 kapsamında tazminat olarak , haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görünen menfaatin karşılığına ve TTK'nun 57/2.maddesinin TBK hükümlerine atfı dolayısı ile TBK 50/2 maddesi uyarınca "uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyor ise hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak , zarar miktarının hakkaniyete uygun olarak belirler" çerçevesinde mahkemece uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekmektedir. Davacının maddi tazminat istemi yönündeki talebi 1.000.000,00TL'dir yukarıda da belirtildiği üzere zarar miktarının tam olarak tespiti yapılmamaktadır. Davacı şirketteki yönetici değişikliği , canlı bahis sistemine geçişe entegre olamaması , davalı ... kişilerin davacı şirket yöneticilerini kendilerine mobing uyguladığı iddiası, davalı şirketteki büyüme oranının %2 seviyelerinde kalması , dava dışı ... .com'daki büyüme oranının daha fazla olması , davalı şirketin %1-2 seviyelerinde büyümesine rağmen her yıl zarar etmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde , yukarıda özetlenen e-posta yazışmaları, davacı müşterilerinin ....com çalışanları tarafından aranması gibi hususlarda hesaba katıldığında takdiren 200.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan ...A.Ş, ..., ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 11 H.D'nin 2023/10 esas 2024/1958 karar sayılı ilamında da TBK 50/2 maddesi gereğince zarar miktarı tam olarak tespit edilemediğinde mahkemece hakkaniyete uygun olarak maddi tazminat miktarının belirleneceği hususu yer aldığı gibi ayrıca bu maddeye dayalı olarak hükmedilen maddi tazminatın takdire dayalı olduğu belirtilerek red edilen kısım açısından davacı aleyhine olacak şekilde vekalet ücreti takdir edilmeyeceği ve bu miktarın yargılama giderleri hesabında da dikkate alınmayacağı belirtildiğinden maddi tazminatın red edilen kısmı açısından davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemiş, yargılama giderleri hesabında da bu oran dikkate alınmamıştır. Davacı tarafın bir diğer talebi verilecek kararın ilanı ile ilgili olup TTK'nun ilgili maddelerinde bu husus düzenlendiğinden talebinin kabulü ile, davalılardan...A.Ş, ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen iş bu kararın, masrafının bu davalılardan alınarak, ulusal basında tirajı 50.000'in üzerinde olan bir gazete ile bir defaya mahsus ilanına karar verilmiştir. Davacının TTK hükümlerine dayalı olarak açtığı davasının davalı şirket, ..., ..., ..., ..., ... dışındaki diğer davalılar açısından ise, diğer davalıların TTK hükümlerine dayalı olarak haksız rekabette bulunduklarına ilişkin davacı tarafından herhangi bir delil , e-posta yazışması sunulmadığından diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının bir diğer talebi 1 ve 2 nolu davalılar dışında kalan diğer davalıların BK 444 ve 445 maddelerine dayalı olarak iş sözleşmelerinde ki rekabet yasağı ile ilgili maddeyi, sır saklama sözleşmesinde ki maddeyi ihlal ettikleri iddiasına dayalı cezai şartın tazmini ayrıca davacının uğramış olduğu maddi zararın tazminine ilişkindir. Bilirkişiler kök ve ek raporlarında bu madde kapsamında ayrıntılı değerlendirme yapmışlardır. Rekabet yasağı - koşulları başlıklı TBK 444.maddesinde "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Sınırlandırılması başlıklı TBK 445.maddesinde " Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." Aykırı davranışların sonuçları başlıklı TBK 446.maddesinde "Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir." Sona ermesi başlıklı TBK 447.maddesinde "Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer." denilmektedir. Davacı tarafından dosyaya sunulan iş sözleşmesinde rekabet yasağı , gizlilik ve sır saklama sözleşmesinde ise sır saklama ile ilgili hüküm bulunmaktadır. Bilirkişiler iş sözleşmesindeki rekabet yasağı ile ilgili düzenlemenin TBK 444.maddesine uygun olup olmadığını tek tek irdelemişlerdir. Sadece rekabet ile ilgili sözleşme maddesinde yer bakımından sınırlandırma açısından bir sınırlandırma olmadığı belirtilerek bazı Yargıtay içtihatlarında sözleşmenin bu nedenle geçersiz olduğu bazılarında ise sözleşmenin geçerli olduğu ancak hakim tarafından sınırlandırılması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Davacı ve davalı şirket sanal ortam bayisi olarak çalışmaktadır. Her iki şirketin merkez adresi ve faaliyet merkezi İstanbul'dur. Davacı ve davalı şirketin yapmış olduğu iş ve her ikisininde merkezinin İstanbul olması nedeniyle her ne kadar sözleşmede yer bakımından sınırlandırma olmasa da sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı, davacının davalıların İstanbul'da faaliyet gösteren 1 nolu davalı bünyesinde çalıştığını iddia etmesi nedeniyle yer bakımından sınırlandırma kapsamında her iki şirketinde İstanbul şirketi olmasından dolayı rekabet yasağı ile ilgili sözleşmedeki maddenin TBK 444.maddesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sunulan sözleşmelerin bazılarında sadece son sayfalarında imza olup yerleşik Yargıtay uygulamasına göre sözleşme sayfalarındaki bütünlüğün bozulmadığı, maddelerin birbirinin devamı olduğu hususları değerlendirildiğinde sadece son sayfasında imza olmasının yeterli olduğu kanaatine varılmıştır. ... tarafından ...'a gönderilen mail adresi incelendiğinde ....com uzantılı adrese gönderildiği, ...'ında kendisine gelen bu maili ... .com uzantılı adresten ...'e gönderdiği tespit edilmiştir. ... 1 nolu davalı bünyesinde değil ... Ltd Şti bünyesinde çalışıyor gösterilmiş ise de, biraz öncede belirtildiği gibi e posta yazışmalarında ... .com uzantılı adresin kullanıldığı, gönderilen e posta içeriği ve ekindeki görseller dikkate alındığında ...'ın iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırı davranarak her ne kadar...Ltd Şti bordrosunda ise de davalı şirket bünyesinde çalıştığı bu nedenle rekabet yasağına aykırı davrandığı, iş sözleşmesinde imzasının bulunduğu, istifa ile işten ayrıldığı, istifa dilekçesi içeriği de dikkate alındığında 4857 sayılı kanunun 17.maddesi kapsamında olduğu bu nedenle iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle hesaplanan cezai şart miktarının 230.256,00TL olduğu ancak davacının bu kapsamdaki istem miktarının 49.950‬,00TL olduğu subut bulmuştur. ... yönünden sır saklama sözleşmesinin ihlali kapsamında istenen cezai şart miktarı değerlendirildiğinde yukarıda da belirtildiği üzere gönderilen maillerin içeriği ve ekleri dikkate alındığında ...'ın sır saklama sözleşmesine de aykırı davrandığı, bilirkişilerin bu kapsamdaki hesapladıkları miktarın 115.128,00TL olduğu ancak davacının buna yönelik talep miktarının 49.950,00TL olduğu anlaşılmıştır. ...'ın davacı şirketteki yapmış olduğu görevin, pazarlama müdürü olduğu dikkate alındığında , davacı şirketin müşteri bilgilerine vakıf olduğu bu bilginin kullanımının davacı iş vereni zarara uğratacak nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Davalılardan ... yönünden dosyaya iş sözleşmesi ve sır saklama sözleşmesi sunulmamıştır. Dolayısı ile yazılılık şartı gerçekleşmediğinden ...'den cezai şart talep edilmesi mümkün değildir. ...yönünden değerlendirme yapıldığında , ... işten ayrıldıktan sonra ...Ltd Şti'de çalışmaktadır. ... tarafından ...uzantılı e posta adresinin kullanıldığına ilişkin dosyaya delil sunulmamıştır. Davacı şirket ile... Reklamcılığın faaliyet alanları farklıdır bu nedenle ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet hükmüne aykırılıktan dolayı cezai şart istenmesi mümkün değildir. Ancak gönderilen e posta içerikleri ve metinleri dikkate alındığında ...'ın sır saklama sözleşmesine aykırı davrandığı tespit edilmiştir. Davacı şirkette iken müşteri hizmetleri görevlisi olması nedeniyle davacı şirketin müşteri bilgilerine vakıf olduğu ve bu bilginin kullanımının davacı şirkete zarara uğratacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. İkinci ek raporda da belirtildiği üzere bu kapsamda tespit edilen cezai şart miktarı 60.000,00TL'dir . ...'ın sır saklama sözleşmesinde imzası bulunmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere son sayfada imza bulunması yeterlidir. ... hakkında değerlendirme yapıldığında , ... işten ayrıldıktan sonra... Aş'de çalışmaktadır. ... tarafından ...uzantılı e posta adresinin kullanıldığına ilişkin dosyaya delil sunulmamıştır. Davacı şirket ile ...Aş'nin faaliyet alanları farklıdır bu nedenle ... yönünden iş sözleşmesindeki rekabet hükmüne aykırılıktan dolayı cezai şart istenmesi mümkün değildir. Ancak gönderilen e posta içerikleri ve metinleri dikkate alındığında ...'ın sır saklama sözleşmesine aykırı davrandığı tespit edilmiştir. Davacı şirkette iken pazarlama uzmanı olması nedeniyle davacı şirketin müşteri bilgilerine vakıf olduğu ve bu bilginin kullanımının davacı şirkete zarara uğratacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. İkinci ek raporda da belirtildiği üzere bu kapsamda tespit edilen cezai şart miktarı 51.000,00TL'dir. ...'ın sır saklama sözleşmesinde imzası bulunmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere son sayfada imza bulunması yeterlidir. ...ve ... davacı şirketten istifa ile ayrılmış olup, istifa dilekçeleri de incelendiğinde, 4857 sayılı kanunun 17.maddesi kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Diğer davalılar açısından irdeleme yapıldığında ise yukarıda da belirtildiği üzere ... ile ilgili sözleşme yoktur. Yine ... ile ilgili de sözleşme sunulmamıştır.... dışındaki diğer davalılar ...Teknoloji... AŞ'de çalışmaktadır. Davacı şirket ile ...Teknoloji...Aş'nin faaliyet alanları ayrıdır. Davacı taraf bu davalıların ...Teknoloji..Aş bordrosunda gösterilmesine rağmen gerçekten davalı şirkette çalıştıklarını davalı şirket ile ...Teknoloji... Aş'nin ...e ait olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasına ispatlamaya yönelik dosyaya herhangi bir delil sunmamıştır. Bu nedenle diğer davalılar hakkında açılan rekabet yasağından kaynaklanan cezai şart talebi açısından davalıların aynı faaliyet alanında çalışan bir şirkette değilde farklı bir konuda faaliyet gösteren şirkette çalışmaları nedeniyle bu kapsamda istemiş olduğu cezai şart tazminatının reddi gerekmektedir. Yine sır saklama sözleşmesinden kaynaklı cezai şart tazmini talebi değerlendirildiğinde ise ... , ..., ..., ... dışındaki davalıların sır saklama sözleşmesine aykırı davrandığına ilişkin dosyaya herhangi bir e posta , delil sunulmadığından buna yönelik cezai şart talebinin de reddi gerekmiştir. Gerçek kişi şahısların ekonomik ve sosyal durumları tespit edilerek dosyaya bırakılmış olup, gerçek kişi şahıslar açısından belirlenen cezai şart miktarının 3/4'ünün alınarak takdiren indirim yapılması kanaatine ulaşılmış olup, ... yönünden tespit edilen 60.000,00TL cezai şartın 3/4'ü oranındaki 45.000,00TL , ... hakkındaki 51.000,00TL olarak belirlenen cezai şart miktarının 3/4'ü hesaplanarak 38.250,00TL'sinin bu kişilerden alınarak davacıya verilmesine, ... yönünden ise belirlenen cezai şart miktarı rekabet yasağından kaynaklı 230.256,00TL sır saklama sözleşmesinden dolayı da 115.128,00TL olarak hesaplanmış olup belirlenen bu miktarların 3/4'ü hesaplandığında dahi davacının talebi olan 49.950,00TL'yi geçeceğinden ... yönünden rekabet yasağına aykırılıktan 49.950,00TL, sır saklama sözleşmesine aykırılıktan 49.950,00TL olmak üzere toplam 99.900,00TL cezai şartın bu kişilerden alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemlerinin ve diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının 1 ve 2 nolu davalılar dışındaki diğer davalılardan her birinden 100,00TL maddi zarara yönelik talebi değerlendirildiğinde yukarıda belirtiltiği üzere bir kısım davalının rekabet yasağına ve sır saklama sözleşmesine zaten aykırı davranmadığı, bir kısım davalı ile ilgili rekabet yasağı ve sır saklamaya ilişkin sözleşme sunulamaması ayrıca TBK 446/1.maddesindeki maddi zararın ispat edilememesi nedeniyle davacının buna yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 1-Davacının...A.Ş, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Türk Ticaret Kanununun haksız rekabet hükümlerine göre açtığı davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, a)Davalılardan... A.Ş ve ...'in TTK 54/2 (rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır) bendi gereğince, TTK 55. Maddesinin 1. Fıkrasının b bendi (sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yöneltmek), TTK 55. Maddesinin 1. Fıkrasının b bendinin 1 numaralı hükmüne göre (müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek) ve TTK'nın 55. Maddesinin 1. Fıkrasının b bendinin 3 numaralı hükmüne göre (işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek) maddeleri gereğince haksız rekabette bulunduklarının tespitine ve yapılan bu haksız rekabetlerin önlenmesine, b)Davalılardan ..., ..., ..., ...'ın TTK 54/2 rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır) bendi gereğince ve TTK'nın 55. Maddesinin 1. Fıkrasının d bendi (üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur) hükmü gereğince, davacı şirkete yönelik haksız rekabette bulunduklarının tespitine ve bu haksız rekabetlerinin önlenmesine, c)Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 35.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... A.Ş, ..., ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla isteminin reddine, d)Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 200.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan...A.Ş, ..., ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla isteminin reddine, e)Davalılardan ... A.Ş, ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen iş bu kararın, masrafının bu davalılardan alınarak, ulusal basında tirajı 50.000'in üzerinde olan bir gazete ile bir defaya mahsus ilanına, f)Davacının fazlaya ilişkin talepleri ile diğer davalılar hakkında açtığı davasının reddine, 2-Davacının Türk Borçlar Kanunu kapsamında, sözleşmedeki cezai şart hükümleri kapsamında açtığı davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile; a)Davacının davalı ... hakkında açtığı cezai şart (gizlilik ve sır saklama sözleşmesi ile iş sözleşmesi kapsamındaki) tazminine ilişkin talebinin kabulü ile 99.900,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Davacının ... hakkında gizlilik ve sır saklama sözleşmesine aykırılıktan açtığı cezai şart tazminine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 45.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla talebinin reddine, davacının bu davalı hakkındaki iş sözleşmesinden kaynaklı olarak açtığı cezai şart tazminine ilişkin talebinin reddine, c)Davacının ... hakkında gizlilik ve sır saklama sözleşmesine aykırılıktan açtığı cezai şart tazminine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 38.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla talebinin reddine, davacının bu davalı hakkındaki iş sözleşmesinden kaynaklı olarak açtığı cezai şart tazminine ilişkin talebinin reddine, d)Davacının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açmış olduğu, iş sözleşmesinden ve gizlilik - sır saklama sözleşmesinden kaynaklı cezai şart tazminine ilişkin davasının reddine, 3-Davacının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açmış olduğu ve her bir davalıdan 100,00 TL maddi zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkin talebinin reddine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, TTK 54/2, TTK55.maddesinin 1.fıkrasının b bendi, TTK 55.maddesinin 1.fıkrasının b bendinin 1 numaralı hükmü, TTK'nun 55.maddesinin 1.fıkrasının b bendinin 3 numaralı hükmü kapsamında verilen hüküm dikkate alınarak 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar...Aş ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden TTK 54/2, TTK 55.maddesinin 1.fıkrasının b bendi yönünden kurulan hüküm nedeniyle 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı ... , ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açtığı TTK hükümlerine dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ilan edilmesine ilişkin davası reddedildiğinden AAÜT'nin 3/2. Maddesi dikkate alınarak, 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a verilmesine, 7-Davacının kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat istemi nedeniyle 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı ... Aş, ... , ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının kısmen reddine karar verilen manevi tazminat istemi nedeniyle A.A.Ü.T.'nin 3/2.maddesi de dikkate alınarak 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Elektronik Aş, ... , ..., ..., ... ve ...'a verilmesine, 9-Davacının, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının tümden reddine karar verildiğinden 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a verilmesine, 10-Davacının maddi tazminat istemi nedeniyle 32.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan ... Elektronik AŞ , ... , ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11-Gerekçede bahsedildiği üzere maddi tazminat isteminin reddi ile ilgili kısım açısından davalılar lehine/davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davacının TBK hükümleri kapsamında açmış olduğu cezai şart tazmini davası nedeniyle 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacının ... hakkında açmış olduğu sır saklama sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart talebinin kısmın kabulü nedeniyle 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin kısmının takdiren indirim yapılarak red edilmesi nedeniyle davacı aleyhine/davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 14-Davacının ... hakkında açmış olduğu rekabet yasağına ilişkin cezai şart talebinin tümden red edilmesi nedeniyle 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 15-Davacının ... hakkında açmış olduğu sır saklama sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart talebinin kısmın kabulü nedeniyle 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin kısmının takdiren indirim yapılarak red edilmesi nedeniyle davacı aleyhine/davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 16-Davacının ... hakkında açmış olduğu rekabet yasağına ilişkin cezai şart talebinin tümden red edilmesi nedeniyle 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 17-Davacının ... , ... , ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açtığı rekabet yasağına ve sır saklama sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart tazmini davası red edildiğinden A.A.Ü.T'nin 3/2.maddesi dikkate alınarak 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 18-Davacının ..., ..., ... , ..., ... , ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açmış olduğu 100,00TL'lik maddi zarara ilişkin tazminat davasının red edilmesi nedeniyle A.A.Ü.T.'nin 3/2.maddesi dikkate alınarak 100,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 19-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabulucu ücretleri kapsamında; a-...A.Ş yönünden ödenen, 1.320,00 TL arabulucu ücretinin, 1.220,00 TL'sinin ...A.Ş'den, kalan 100,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-... yönünden ödenen, 1.320,00 TL arabulucu ücretinin, 1.220,00 TL'sinin ...'ten, kalan 100,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-... yönünden ödenen, 1.320,00 TL arabulucu ücretinin, 1.020,00 TL'sinin ...'den, kalan 300,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, d-... yönünden ödenen, 1.320,00 TL arabulucu ücretinin, 1.170,00 TL'sinin ...'tan, kalan 150,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, e-... yönünden ödenen, 1.320,00 TL arabulucu ücretinin, 1.120,00 TL'sinin ...'dan, kalan 200,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, f-... yönünden ödenen, 1.320,00 TL arabulucu ücretinin, 1.120,00 TL'sinin ...'dan, kalan 200,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, g-Davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...e yönünden her biri için 1.320,00 TL'den toplam 11.880,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 20-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL ilk masraf, 119.000,00 TL bilirkişi ücreti, 5.330,00 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 124.384,4‬0 TL yargılama giderinin, haklarında tümden ret kararı verilen 9 davalı yönünden yapılan tebligat masrafları olan 550,00 TL'nin mahsubu ile kalan 123.834,40 TL yargılama giderinin (gerekçe içerisinde açıklandığı üzere maddi tazminat talebinin reddi ile ilgili kısmın oranlamaya katılmaksızın) kabul ve ret oranı dikkate alınarak taktiren 92.875,80 TL'sinin davalılar ...A.Ş, ..., ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinden bırakılmasına, 21-Davalı ... tarafından yapılan 407,80 TL, davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak bu davalılara belirtilen miktarlarda verilmesine, 22-Davalı ... tarafından yapılan 500,00 TL yargılama giderinin 375,00 TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinden bırakılmasına, 23-Davacı tarafından peşin yatırılan 28.563,82TL harcın; 16.052,86TL'sinin davalılar ...AŞ, ..., ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, kalan 6.824,16TL peşin harcın ...'tan , 3.073,95TL peşin harcın ...'dan , 2.612,85TL peşin harcın ise ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 24-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünde resen ilgilisine iadesine, 25-Bu dava nedeniyle 28.563,82TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başlangıçta 20.493,00 TL + tamamlama harcı 20.493,00TL=) 40.986,00TL'den mahsubu ile fazla alınan 12.422,18TL'karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/02/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır 39/39

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/277, K. 2025/79, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-277-e-2025-79-k-b6cff0aaab91