İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/982 E. 2026/569 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/982
- Karar No
- 2026/569
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/982 Esas KARAR NO : 2026/569
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisine istinaden müvekkili şirketçe tanzim edilen fatura bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, bu nedenle söz konusu fatura alacakları icra takibine konu edilerek alacağın cebri icra yoluyla tahsili cihetine gidilmek durumunda kalındığını, fatura alacaklarının tahsili amacıyla taraflarınca girişilen icra takibi de davalı borçlu şirketçe haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edilmekle durdurulmuş olduğunu, müvekkili şirketin toplamda 131.308,67-TL alacaklı olduğunu, ... no.lu faturanın bakiye 42.403,30-TL'si takibe koyulmuş olup; davalının müvekkili şirkete söz konusu borca istinaden daha evvel kısmi ödeme yapmış olmasının, borcun varlığını ve davalı tarafça da borcun bilindiğini ve kabul edildiğini açıkça ortaya koymakta olduğunu, davalı borçlu şirketçe söz konusu fatura alacaklarının ödenmemiş olduğunu, davalı borçlunun söz konusu fatura alacağı miktarı olan 131.308,67-TL'yi ödememesi üzerine, taraflarınca borçlu şirket aleyhine belirtilen meblağ üzerinden ...11.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe girişilmiş olduğunu, kısmi ödeme ile borçlunun borcu bildiği ve kabul ettiğinin sabit olduğunu, davalı borçlunun takibe konu faturadan doğan borcu ödememesi, faturaların kesinleşmiş olması, daha evvel müvekkili şirkete kısmi ödeme yapılmış olması; müvekkili şirketin davalı borçludan takiple istenen miktarda alacağı bulunduğunu ve davalının borca itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu açıkça ortaya koymakta olduğunu, bilirkişi incelemesi ile de haklılıklarının ispat olacağını, davalı borçlu şirketin yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekmekte olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haklı davalarının tümden kabulü ile davalı borçlunun ...İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız-mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlu şirket aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Uyap sisteminden entegre edilen ... 11. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 3 adet faturaya dayalı olarak toplam 131.308,67 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlattığı, davalının yasal 7 günlük sürede borca itiraz etmesi edeniyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 25/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...-Davacının usulüne uygun olarak elektronik ortamda tutulan ve birbirine teyit eden 2023 ve 2024 yıllarına ait defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği, kanaatini varılmakla nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, -Yukarıda detaylı olarak izah edildiği gibi: 12.08.2024 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faturaya dayalı 131.308,67 TL alacağının bulunduğu, -Ayrıca, raporun 5. Maddesinde; davacı tarafından davalı adına 2024/01-04 döneminde düzenlenmiş 6 adet toplam 290.162,97 TL +KDV E-Fatura olarak davalı adına elektronik ortamda düzenlendiği ve ilgili vergi dairelerinin yazılarında davalı tarafından mal ve hizmet alışlarına ait BA Formu ile E-BELGE olarak görülmektedir. Başka bir anlatımla davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura muhteviyatı malların davalı tarafından teslim alındığı ve fatura itiraz edilmediğine karine oluşturacağı, -Davalının davaya cevap vermediği, ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı ilamı ile; "Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, Kanun'un ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." şeklinde karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 23/01/2024, 08/02/2024, 25/0472024 tarihli 3 adet faturaya dayalı olarak davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirketin bağlı bulunduğu Kartal Vergi Dairesinin müzekkere yanıtına göre davalının takibe dayanak faturalara itiraz etmeyerek Vergi Dairesine bildirdiği, taraflar tacir olduklarına göre ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatının mümkün olduğu, HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ticari defterlerin kesin delillerden olduğu, bilirkişi raporuna göre davacı tarafından davalı adına düzenlenen davaya konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TTK'nın 21/2.maddesinde belirtilen 8 günlük süre içinde faturanın davalı tarafından itiraz ya da iade edilmediği, davalı tarafından bağlı olduğu ...Vergi Dairesine davacıdan alım olarak beyan edildiği, davacı tarafın ticari defterlerinin 6102 Sayılı TTK'nun 64/3 maddesiyle HMK 222.maddelerinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, bilirkişi raporu ile davacının takip tarihinde takipte talep ettiği kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş , aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile ... 11. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı şartlarda devamına 2-Kabul edilen alacağın %20’si olan 26.261,73TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 8.969,69-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.585,89-TL. harcın mahsubu ile bakiye 7.383,80-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL. başvurma harcı + 1.585,89-TL. peşin harç + 10.000-TL. bilirkişi + 2.540-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 14.741,29-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.