İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/907 E. 2026/119 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/907
- Karar No
- 2026/119
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/907 Esas KARAR NO : 2026/119
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu , davacı tarafından davalıya “...” satışı gerçekleştirildiğini, satışa ilişkin ... numaralı e-faturanın düzenlendiğini, faturaya davalı tarafından itiraz edilmediğini ve iade edilmediğini, fatura bedelinin vadesinde ödenmediğini, davalının temerrüde düştüğünü, yapılan ödeme taleplerine rağmen ödeme yapılmaması üzerine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının borcu Whatsapp yazışmaları ile ikrar ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını açıklayarak davalının itirazının iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalının usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibariyle davalıdan muaccel fatura alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ... Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, 20.05.2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. İtirazın iptali istemine konu, ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 26/11/2025 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 36.502,62 TL asıl alacak ve 442,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.945,15 TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 01/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 03/12/2025 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 16/12/2025 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 36.945,15 TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Takip dayanağı borcun sebebinin, taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan fatura olduğu, 20/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davacı tarafından ibraz edilen 2025 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, davalı tarafın ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalı adına 14.11.2025 tarihli, ... numaralı, 36.502,62 TL bedelli e-faturanın düzenlendiği ve iş bu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defter ve muhasebe kayıtlarına göre; takibe konu faturaya ilişkin davalı tarafından herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı ve takip tarihi davacının davalıdan kaydi olarak 36.502,62 TL alacaklı olduğu, takibe konu faturanın, e-fatura olarak düzenlenerek Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden davalıya elektronik ortamda iletildiği, dosya kapsamı itibariyle davalı tarafından bu faturaya karşı herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, yasal süresi içerisinde itiraz veya ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Eldeki dosyada davacı takip konusu faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu, usulüne uygun olarak tutmuş olduğu ticari defter ve kayıtlarla ispat etmiş olup, davalı ise yapılan ihtara rağmen defterlerini ibraz etmemiştir. Bu haliyle yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı defterlerinden çıkan sonuca itibar edilerek davacının takipteki asıl alacak miktarınca davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. ... 25. İcra Müdürlüğü'nün 2... Esas sayılı icra takip dosyasında davacı tarafından 442,53 TL işlemiş faiz talep edilmiş ancak davalının takip öncesinde temerrüte düşürüldüğünü gösterir ihtarname veya benzeri bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenle davalıdan işlemiş faiz talep edilmeyeceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile; davalının ... 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 36.502,62 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez. Eldeki davada alacak taraflar arasındaki yemek hizmeti satışından kaynaklanan faturalara dayandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 36.502,62 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davalının ... 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 36.502,62 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 36.502,62-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 2.493,49 TL karar harcından, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç ile icra dosyasına yatan 184,73 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.693,36 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç ile icra dosyasına yatan 184,73 TL peşin harcın toplamı 800,13 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatan 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.540,00 TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 13.242,90 TL'nin kabul red oranına göre hesaplanan 13.242,90 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu hususta karara yer olmadığına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 36.502,62 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 442,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.544,90 TL'sinin davalıdan, bakiye 55,10 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 01/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır