İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/2026 E. 2026/32 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2026
- Karar No
- 2026/32
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 23.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/2026 Esas KARAR NO : 2026/32 Karar
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 11/03/2026 KARAR TARİHİ : 04/09/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Konkordato talep eden .... Şti. Araç Kiralama ve Araç Alım Satım piyasasında bilinen ve uzun yıllardır bu alanda müşteri memnuniyetine önem vererek faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, şirketinin 02.12.2025 tarihinde ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine Kongardato başvurusunda bulunduğunu ve ... Esas numaralı dosya ile 3 aylık geçici mühlet kararı aldığını, şirketin bu 3 ay içerisinde hiç borçlanmadan haricen kaynak oluşturarak yediemin otoparklarında bulunan 27 adet aracı ücretlerini ödeyerek otoparklardan çıkarttığını ve tüm ağır bakımları ile mekanik bakımlarını hasarlarını yaptırarak kiralamaya hazır hale getirdiğini, yine projede alacak kalemi olarak belirtilen alacaklar için arabuluculuk görüşmeleri ve akabinde de ticaret mahkemelerinde alacak davaları açıldığını, ekte dava dilekçeleri ve tensip zabıtlarını sunduklarını, açılan alacak davaları ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas, İstanbul 16. Asliye Ticaret mahkemesi ... Esas, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas numaralı dosyalar olduğunu ve bu dosyalardaki dava dilekçeleri ve deliller incelendiğinde alacağının ne kadar haklı ve hukuki dayanaklı olduğu açıkça görüleceğini, yine ek sürede de kalan diğer alacaklarına ilişkin davaların da açılacağını, yani 3 aylık süreçte 1.500.000 den fazla dış kaynak oluşturularak araçlar kiraya verilebilir hale ve alacaklar da tahsil edilebilir hale getirildiğini, 02.03.2026 tarihinde sayın mahkeme faaliyete başlanmadığı gerekçesi ile davasını reddettiğini, davayı reddederken de şirketin borca batık olmadığını da tescillediğini, ... da faaliyete başlayamalarının sebebi araçların otoparklarda olması ve alındığında bakım ve tamir zorunluluğu olması olduğunu, yine ... da bazı tehditler almaları olduğunu ve buna ilişkin de şikayetlerinin de mevcut olduğunu, dosyaya sundukları projelerinin 23.12.2025 tarihli ... 2. Asliye Hukuk mahkemesi ... esas numaralı dosyaya sunulan ... olup Dosyaya sunulan ... Raporu da bu projeye istinaden verilen makul güvence raporu olduğunu, zaten Ön proje ve revize ön projede faaliyet başlamadığı için taleplerinin reddedildiğini, dolayısı ile Ön Projede ve Revize Ön Projede bir değişiklik olmadığını ve hedeflerinin ve kaynaklarının aynı olduğunu, ancak şuan faaliyete geçmeye hazır durumda olduklarını ve süre ile birlikte derhal faaliyet başlayacağını, revize proje üzerinden 3 ay geçmediği için, bu 3 aylık sürede de faaliyet olmadığı için, revize projede değişiklik olmadığı için ve revize ve ön projenin makul güvence raporu alındığından taraflarına ivedilikle 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini, 23.12.2025 tarihli revize projede sadece ...' e ait araç ve tapular detaylı açıklanmış olup ön projede değişiklik yapılmadığını, iş bu mahkemeye sunulan ... Raporu aslında ilk mahkemeye sunulan rapor olup raporun başlangıcında sadece bu güne kadar yapılan iş ve işlemler ile kongardato komserinin verdiği rapor eklendiğini, dolayısı ile projede hiçbir oynama yapılmadığını, bu anlamda proje içindeki ... bilgi ve adresleri dahi değiştirilmemiş ancak fiziken aslı sunulacak imza sirküleri, resmi gazete , kira kontratı ve vergi levhasından da görüleceği üzere şirketinin artık ... merkezli olup.... adresinde faaliyet gösterdiğini, İcra İflas Kanunu’nun 285. vd. maddeleri gereğince konkordato talebinde bulunan şirkete ivedi olarak geçici mühlet kararı verilmesine, İcra İflas Kanunu’nun 289. vd. maddeleri gereğince kesin mühlet kararı verilmesine, son olarak İcra İflas Kanunu’nun 305. vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi, müdahale dilekçeleri, bilirkişi raporları, komiser raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. 2004 sayılı İİK'nun 285.maddesine göre; borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; davacı şirketin merkez adresinin, ...olduğu görülmüştür. Davacı şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 2004 sayılı İİK' nın 154 ve 285/3. maddeleri gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlular vekilince süresinde tamamlanması üzerine, borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verildiği ve geçici konkordato komiseri görevlendirildiği, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçluların malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı ve yine 2 ay geçici mühletin uzatıldığı görülmüştür. Geçici komiser toplantı tutanağı ile; konkordato talep eden şirketin tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına, şirkete ait stoklar hesabı altındaki gayrimenkullerin ve binalar hesabı altındaki gayrimenkullerin rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine dair toplantı tutanağı mahkememizce onaylanmış ve iflâsa tabi borçluların, malvarlığının rayiç değerler üzerinden tespitinin yaptırıldığı görülmüştür. Konkordato Komiser Heyeti 23/06/2026 tarihli raporları ile; “Şirketin ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunup merkez adresinde fiilen faal olduğu, Teknik bilirkişi tarafından, şirkete ait 254 – Taşıtlar hesabının 37.275.000,00 TL, 255 – Demirbaşlar hesabının ise 764.000,00 TL olmak üzere toplam 38.039.000,00 TL rayiç değerle tespit edildiği, Bilirkişi raporunda yer alan ve şirket ortağı Miyase TÜRKEL adına tescilli 2 adet aracın (5.250.000,00 TL) şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunmaması nedeniyle şirketin kaydi ve rayiç bilançosuna dâhil edilmediği, Şirketin 31.05.2026 tarihi itibarıyla kaydi değerlere göre öz varlığının (+) 69.225.155,34 TL, rayiç değerlere göre ise öz varlığının (+) 84.682.949,77 TL olduğu ve bu kabule göre borçlu şirketin rayicen borca batık durumda bulunmadığı, Söz konusu merkez ve buna bağlı muhasebeci/muhasebe sistemi değişikliği ile, şirkete ait araçların yeddieminden geç alınması neticesinde yaşanan gecikmeye paralel olarak mevcut projeksiyon ve buna bağlı verilerin güncellenmesi gerektiği kanaatine varılmakla; sunulan projenin uygulanabilir olup olmadığı ile, şirket işleyişinin ileriye dönük fikir verecek şekilde izlenmesi ve yaklaşan adli tatil süreci de dikkate alınarak borçlu şirkete 2 aylık ek süre verilmesi hususundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu kanaatine varılmıştır. ”şeklindeki görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm bu veriler ışığında konuyu düzenleyen İİK.nun 304.maddesine göre duruşma gün ve saati geçici mühletin uzatılması ile beraberinde ilan edilmiştir. Konkordato Komiser Heyeti 24/08/2026 tarihli raporları ile; “Borçlu şirketin ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunduğu, şirketin kayıtlı merkez adresine gidildiği, ancak işyerinde kimsenin olmadığı,... ve ... dönemlerinde 1 sigortalı çalışan bildirdiği, ticari defterlerini elektronik ortamda tuttuğu ve defterlerin delil olarak takdirinin (HMK m. 222) Sayın Mahkemenize ait bulunduğu, Borçlu şirketin 01.01.2026 – 31.07.2026 döneminde 6.224.350,01 TL net satış hasılatı elde ettiği, 6.006.850,01 TL brüt satış kârı, (+) 2.835.887,77 TL faaliyet kârı ve (+) 2.075.385,80 TL dönem net kârı raporladığı; bu hasılatın 5.768.833,31 TL’lik ve %92,7’lik bölümünün yalnızca Temmuz 2026 ayında doğduğu ve 11.08.2026 tarihli katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edilerek tevsik edildiği, Ön projede 2026 yılı için öngörülen hedeflerin yedi aylık orantılı karşılıklarına göre; net satışların projedeki hedefin %5,3’ü (Sayın Mahkemenizin ara kararında belirtilen tutara göre %53,4’ü), brüt satış kârının %34,3’ü, faaliyet kârının %37,4’ü ve dönem net kârının %36,5’i düzeyinde gerçekleştiği, bir başka ifade ile projede öngörülen hedeflere ulaşılamadığı, borçlu şirketin müşterilerinden olan ve geçici mühlet tarihi itibarıyla 42.806.455,03 TL olarak kayıtlı bulunan alacağından, 01.01.2026 – 31.07.2026 döneminde yalnızca 262.646,66 TL (%0,61) tahsil edildiği, bu tahsilatların tamamının 30.06.2026 tarihinden önce gerçekleştiği ve Temmuz 2026 ayında hiçbir tahsilat yapılmadığı; buna karşılık aynı hesabın, mühlet içinde düzenlenen ve bedeli tahsil edilmeyen vadeli faturalar nedeniyle 50.013.008,34 TL’ye yükseldiği, Borçlu şirketin satıcılarına verdiği sipariş avanslarına ilişkin ve kayıtlarında 87.633.153,90 TL olarak izlenen (Sayın Mahkemenizin ara kararında 80.627.991,22 TL olarak belirtilen) hesapta, 31.10.2025 tarihinden 31.07.2026 tarihine kadar herhangi bir ödeme, tahsilat veya mahsup hareketine rastlanılmadığı; anılan hesabın satıcı bazında ayrıştırılmaksızın tek bir alt hesapta izlendiği, Borçlu şirketin ödenmiş sermayesinin 5.000.000,00 TL düzeyinde sabit kaldığı, ticaret sicilinde tescil edilmiş bir sermaye artırımına rastlanılmadığı; şirket ortağı Miyase TÜRKEL’e ait gayrimenkul ve taşıtların satışı yoluyla ya da başka herhangi bir suretle şirkete kaynak aktarıldığını gösteren bir kayda veya belgeye rastlanılmadığı; kaynak olarak gösterilen üç adet gayrimenkulün geçici mühlet öncesinde üçüncü kişiye devredildiğinin borçlu şirketin kendi projesinde de aktarılmış bulunduğu, Borçlu şirketin 31.07.2026 tarihi itibarı ile ÖZ VARLIĞININ KAYDİ DEĞERLERE GÖRE (+) 73.829.024,94 TL OLDUĞU ve KAYDİ DEĞERLERE GÖRE BORCA BATIK DURUMDA OLMADIĞI; RAYİÇ ÖZ VARLIK tutarının ise (+) 89.286.819,37 TL OLDUĞU VE TTK m. 376/3 ANLAMINDA BORCA BATIK DURUMDA OLMADIĞI, bu tespitin önceki raporlarımızdaki görüşle aynı yönde bulunduğu, Madde 7.deki tespit sonuçlarının borçlu şirketin rayiç aktif toplamının %78,3’ünü oluşturan müşteri alacakları ile verilen sipariş avanslarının kayıtlı değerleriyle varlıklar arasında yer almasına dayandığı; bu iki kalem dikkate alınmadığında rayiç öz varlığın (-) 48.359.342,87 TL olarak hesaplanacağı, yani şirketin bu tutarda borca batik olduğunun değerlendirilebileceği, Borçlu şirketin konkordato kapsamındaki (adi) borç tutarının 31.07.2026 itibarıyla 28.680.854,52 TL olarak hesaplandığı; kayıtlara göre iflas hâlinde adi alacaklıların alacaklarının tamamına ulaşabileceğinin hesaplandığı, ancak bu sonucun da aynı iki kalemin nakde dönüşmesine bağlı bulunduğu, Borçlu şirketin 31.07.2026 tarihli nakit mevcudunun 46.797,73 TL olduğu, izlenen 01.06.2026 – 31.07.2026 döneminde nakit mevcudunda yalnızca 900,00 TL azalış oluştuğu ve Temmuz 2026 ayında kasa ile banka hesaplarında hiçbir harekete rastlanılmadığı, işletmenin rutin giderlerinin nakden ödenmeyerek ilgili kişi ve kurumlara borç kaydedildiği; mühlet içinde toplam borcun 82.114.304,17 TL’den 86.445.140,60 TL’ye yükseldiği ve artışın büyük bölümünün ödenmeyen vergi ve prim yükümlülüklerinden kaynaklandığı, Ön projede kaynak üretmeye yönelik olarak yer alan ifadelerden; ticari kâr, sipariş avansları ve ortağın sermaye taahhüdüne ilişkin olanların, tarih, tutar ve muhatap bakımından somutlaştırılmadığı ve mühlet içinde hiçbirinde fiilî gerçekleşme sağlanmadığı; kaynak tablosunun kendi içinde 19.000.000,00 TL tutarında bir tutarsızlık taşıdığı ve teklif edilen (+) %24 faize karşılık tabloda gösterilen 8.897.629,19 TL’nin hangi tutar üzerinden hesaplandığının projede açıklanmadığı; anılan hesapların gerçekliğine ilişkin hukuki nitelendirmenin ise Sayın Mahkemenize ait bulunduğu, Bütün bu tespitler karşısında, borçlu şirketin 23.12.2025 tarihli Konkordato Revize Ön Projesinin MEVCUT HÂLİYLE UYGULANABİLİR GÖRÜLMEDİĞİ; Sayın mahkemenizce borçlu şirkete kesin mühlet verilip verilmemesi ile mühletin devamı hususlarındaki değerlendirmenin İİK m. 289/3 ve m. 292 hükümleri çerçevesinde Sayın Mahkemenizce yapılacağı, ” şeklindeki görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Konkordato Komiser Heyeti 03/09/2026 tarihli raporları ile; “Heyetimizin 24.08.2026 tarihli Değerlendirme Raporunda (III) bildirilen tespit ve görüşlerin korunduğu; işbu raporun anılan raporun devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde bulunduğu, Borçlu vekilinin 28.08.2026 tarihli dilekçesi ile, borçlu şirketin bilançosunda kayıtlı alacakların tahsili amacıyla açıldığı bildirilen dosya sayısının 4 dava ve 1 icra takibi olmak üzere toplam 5 olduğu; anılan dosyalara ilişkin dava dilekçesi, takip talebi veya safahat belgesi sunulmadığı gibi, dosyaların hangi muhataplara karşı ve hangi tutarlar üzerinden yürütüldüğünün de bildirilmediği, Buna karşılık, borçlu şirket tarafından heyetimize ibraz edilen ve 120 – Alıcılar ile 159 – Verilen Sipariş Avansları hesaplarında izlenen alacak ve avansların muhataplarını gösteren listede toplam 206 gerçek ve tüzel kişinin yer aldığı; buna göre alacaklılardan dava ve takip yapılan 5’inin dışında kalan kısmı bakımından rapor tarihi itibarıyla ne bir yargısal takip başlatıldığına ne de tahsil kabiliyetini gösteren bir belge ibraz edilmediği, Anılan 201 muhatap bakımından; avansın hangi sipariş karşılığında ve hangi ödeme aracıyla verildiğini gösteren sözleşme ve işlem dekontuna, alacağın doğumunu tevsik eden belgeye, güncel mutabakat yazısına veya tahsile yönelik herhangi bir girişime ilişkin kayda rastlanılmadığı; bu itibarla geçmişten gelen ve henüz tahsil edilemeyen anılan alacak ve avansların TAHSİL KABİLİYETİNİN İZAHA VE İSPATA MUHTAÇ BULUNDUĞU, Borçlu şirketin rayiç değerlere göre borca batık duruma düşmemesinin, iki ayrı hesapta izlenen 137.646.162,24 TL tutarındaki alacaklarının en az 48.359.342,87 TL’lik (%35,13) bölümünün tahsil kabiliyetinin ortaya konulmasına bağlı bulunduğu; rapor tarihi itibarıyla bu asgari tutarın tevsik edildiğini gösteren bir belge veya kayda rastlanılmadığı, Bu kapsamda, borçlu şirketin 31.07.2026 tarihi itibarı ile ÖZ VARLIĞININ KAYDİ DEĞERLERE GÖRE (+) 73.829.024,94 TL OLDUĞU ve KAYDİ DEĞERLERE GÖRE BORCA BATIK DURUMDA OLMADIĞI; ancak DAVACI BORÇLU ŞİRKETİN RAYİÇ DEĞERLERE GÖRE DE TTK m. 376/3 ANLAMINDA BORCA BATIK DURUMDA BULUNDUĞUNUN DEĞERLENDİRİLDİĞİ; rayiç öz varlığın, tahsil kabiliyeti tevsik edilmeyen tutarların kapsamına göre (-) 48.359.342,87 TL hesaplandığı, yani bu tutar kadar borca batik olduğu, anılan değerlendirmenin, 24.08.2026 tarihli raporumuzun SONUÇ kısmının 8. maddesinde ihtimal olarak ortaya konulan durumun somutlaşmasından ibaret olduğu ve önceki raporlarımızdaki görüşlerle çelişmediği, Borçlu şirketin ön projesinin güncellenmesi gereğinin ilk kez 23.04.2026 tarihli raporumuzla bildirilmiş olmasına ve teknik bilirkişinin rayiç değer raporunun 22.06.2026 tarihli bulunmasına karşın, rapor tarihine kadar heyetimize veya Sayın Mahkemenize sunulmuş bir revize konkordato projesine rastlanılmadığı; bu itibarla 24.08.2026 tarihli raporumuzdaki, ön projenin MEVCUT HÂLİYLE UYGULANABİLİR GÖRÜLMEDİĞİ yönündeki görüşümüzün korunduğu, Borçlu şirket hakkında kesin mühlet verilip verilmemesi ile mühletin devamı hususlarındaki değerlendirmenin, yukarıdaki tespitler ışığında İİK m. 289/3 ve m. 292 hükümleri çerçevesinde Sayın Mahkemenizce yapılacağı,” şeklindeki görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır. Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Somut olay bakımından; borçlu şirketin mevcut konkordato kaynakları ve toplam borç miktarı dikkate alındığında; alacaklıların alacaklarının konkordato mühleti sonunda ödenme ihtimalinin bulunmadığı, davacı şirketin konkordato teklifinin başarılı olabilmesi için daha somut ve yeterli konkordato kaynağı olması gerektiği ancak yeterli kaynak ve faaliyetinin olmadığı; iş yerinde kimsenin çalışmadığı, projede öngörülen hedeflere ulaşılamadığı, 31.10.2015 tarihinden 31.07.2026 tarihine kadar herhangi bir ödeme, tahsilat veya mahsup hareketinin olmadığı görülmüştür. Bu sebeplerle projenini uygulanabilir olmadığı anlaşılarak, konkordato talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İİK 305. maddede belirtilen tasdik şartları gerçeklememesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda İİK 308. maddesinde düzenlenen iflas şartının değerlendirilmesi gerekir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlıklı 308. maddesi “Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288. madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde mahkeme, borçlunun iflasına karar verir” şeklinde düzenlenmiştir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre, “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile ... tarihli ve ... sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.” Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançoda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Komiser heyeti tarafından rayiç değer bilançosuna esas alınmak üzere şirketin mali tablolarında ve kayıtlarındaki varlıkların rayiç değerleri bilirkişiler marifetiyle tespit ettirilmiş, bilirkişilerce hazırlanan raporlar ve komiser raporları ile davacı şirketin rayiç değerlerine göre borca batık durumda olduğu tespiti yapılmıştır. Mahkememizin 04.08.2026 tarihli ara kararında belirtilen ve ön projede avans olarak gösterilen miktarın hangi sipariş karşılığında ve hangi ödeme aracıyla verildiğini gösteren sözleşme ve işlem dekontuna, alacağın doğumunu tevsik eden belgeye, güncel mutabakat yazısına veya tahsile yönelik herhangi bir girişime ilişkin dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Bu itibarla geçmişten gelen ve henüz tahsil edilemeyen anılan alacak ve avansların tahsil kabiliyetinin gerçekliği mahkememizce kabul edilmemiştir. Borçlu şirket yetkilisine son duruşma günü usulüne uygun tebligat ile tebliğ edilmiştir. Bu tespit karşısında, davacı borçlu şirketin 31.07.2026 tarihi itibarı ile rayiç öz varlığı, tahsil kabiliyeti tevsik edilmeyen tutarların kapsamına göre (-) 48.359.342,87 TL hesaplandığı, bu tutar kadar borca batik olduğu mahkememizce kabul edilmiş, aşağıdaki şekilde davacı borçlu şirketin iflasına karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİ İLE; -... Ticaret Sicilinde ... ticaret sicil numaralı, ... Vergi Kimlik numaralı ... ŞİRKETİ'nin konkordato talebinin REDDİNE, 2-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... ticaret sicil numarasında kayıtlı, ... Vergi Kimlik numaralı borçlu...ŞİRKETİ'nin İFLASINA, 3-İflasın 04/09/2026 günü, saat 14:15 itibariyle AÇILMASINA, 4-Talep edenin iflasına karar verildiğinin ve gerekli işlemlerin başlatılmasının ... Anadolu İflas Müdürlüğüne UYAP üzerinden DERHAL BİLDİRİLMESİNE, -İİK m.308. f/8 maddesi uyarınca tasfiyenin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün; -... ticaret sicil numarasında kayıtlı, ... Vergi Kimlik numaralı borçlu ... ŞİRKETİ yönünden basit tasfiye usulüne göre yapılmasına, tasfiye işlemlerinin İflas Müdürlüğünce ele alınmasına, 5-İflas avansının ve gider avansının iflas müdürlüğüne AKTARILMASINA, 6-İflas ile ilgili olarak ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirimde BULUNULMASINA, 7-İflasın İflas Müdürlüğü tarafından İİK.nun 166.maddesinde yazılı usullere göre İLANINA, 8-Konkordato Komiser Heyetinin görevine SON VERİLMESİNE, 9-Hüküm ile birlikte mahkememizce verilen TÜM TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili yerlere bildirimlerin yapılmasına, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili, alacaklı olduğunu beyan İsa Türk ile alacaklı olduğunu beyan eden vekillerin ve komiserlerin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/09/2026
Başkan ¸e-imzalı Üye ¸e-imzalı Üye ¸e-imzalı Katip ¸e-imzalı