İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/580 E. 2026/434 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/580
Karar No
2026/434
Karar Tarihi

T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/580 Esas - 2026/434 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/580 Esas KARAR NO : 2026/434

........................... ............................... ..................................... .......................................... .............................................. .................................................... ....................................................... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/08/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KARAR Y. TARİHİ : 09/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilmiş bulunan 25.04.2025 tarihli sözleşme ile Köseler mahallesi ...................163 ada 2 parsel Dilovası Kocaeli adresinde bulunan fabrika binası şantiyesinin çatı ve cephe paneli, duman kapağı, camlı alüminyum doğrama ve çelik konstrüksiyon temini ve uygulama işçiliği işini sözleşme şartları ve tekniğe uygun şekilde, sözleşmede belirlenen birim fiyatlar üzerinden hesaplanan bedele karşılık yapılması ve tamamlanması işinin davalı ............ Yapı tarafından üstlenildiğini, işin davalı tarafça yapılmadığını, bu hususta ............. 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/26 D.İş dosyası ile tespit yaptırılarak işin yapılmamış olduğu ve hatta malzeme dahi getirilmemiş olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bu işin ifasına karşılık olmak üzere karşı tarafa sözleşme imzası anında 2.725.726,00 TL ödeme yapıldığını, geri kalan iş bedeline karşılık ise 30.06.2025, 30.07.2025, 30.08.2025 ve 30.9.2025 tarihli toplam 4 adet çekin müvekkilince tanzim edilerek karşı tarafa verildiğini, bu çeklerden 30.06.2025 tarihli ve 30.07.2025 tarihli olanları muhatap bankaya 3. kişi tarafından ibraz edildiğin çek bedellerinin müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını, 30.08.2025 ve 30.09.2025 tarihli çekler de ödeme günleri gelince ibraz edilerek tahsil edileceğini, müvekkilinin uğradığı zarar yetmiyormuş gibi daha da büyüyeceğini, bu durumun davalı karşı tarafın hukuki olmayan bir şekilde menfaat elde etmesine ve sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı gibi müvekkilinin ağır ve telafisi mümkün olmayan zarara uğramasına neden olacağını, zira çeklerin dayandığı iş ilişkisinin hiç ifa edilmediğini, hukuken geçerli bir borcun doğmadığını, yani çeklerin bedelsiz kaldığını, ancak müvekkilinin hem sözleşme ile satın almayı amaçladığı işi elde edemediğini, hem de almadığı bir mal ve hizmetin parasını karşı tarafa yahut 3. kişilere ödemek zorunda kaldığını, belki de asla geri alamayacağını, müvekkili açısından telafisi güç yahut imkansız bir zararın doğduğunu beyan ederek; önceki tarihli çeklerin durdurulması için arabuluculuk süreci nedeniyle yetişilemediyse de, işbu davanın açılmasından sonraki tarihli olan 30.08.2025 ve 30.09.2025 tarihli çeklerin ödemelerinin 3. kişileri kapsar nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle durdurulmasını talep etme zorunluluğunun doğduğunu beyan ederek; sözleşme konusu işin davalı tarafça hiç yapılmamış olması nedeniyle bedelsiz kalmış olan toplam 10.354.500,00-TL tutarındaki toplam 4 adet çekten henüz ödeme günü gelmemiş olan 30.08.2025 tarihli ve 20.09.2025 tarihli olan iki adet çek için muhatap bankaca çek lehtarı olan davalıya ve/veya çeki elinde bulunduran 3. kişi çek hamillerine ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çeklerin ödenmesinin tedbiren durdurulmasına (ödemeden men edilmesine) karar verilmesini, sözleşmenin feshinde davacının haklı olduğunun tespiti neticesinde davalıya ifa edilmeyen işin bedeline karşılık sözleşme gereğince peşin ödenen 2.725.726,00 TL ve yine sözleşme gereğince verilmiş olan 4 adet çek bedeli toplamı 10.354.500,00 tTL olmak üzere toplam 13.080.226,00 TL alacağın davalıdan tahsiline ve uğranılan zarara ilişkin olarak şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL (belirsiz alacak) maddi tazminatın davalıdan avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi ibraz edilmemiş; HMK m. 128 gereğince dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamı inkar edilmiş sayılmıştır. DELİLLER ........... 12. Noterliği'nin 14/06/2025 tarih, 33197 yevmiye numaralı davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine keşide edilen ihtarnamede özetle; "Taraflar arasında. akdedilen 25.04.2025 tarihli sözleşme ile , Köseler mahalleri Kocaeli KOBİ ObbbbbbbbbbbbbbbbbbbbbbbbbDilovası Kocaeli adresinde bulunan fabrika binası şantiyesinin çatı ve cephe panel , duman kapağı cam alüminyum doğrama ve çelk kontrüksiyon temini ve uygulama işçiliği işini sözleşme şartları ve tekniğe uygun ekilde, sörleşmede berlenen birim fiyatlar üzerinden hesaplanan bedele karşlık yapılma ve tamamlanması işini üstlenmiş bulunmaktasınız. Sözleşme konuş İşin tamamlanma ve teslim edilme süresi sözleşmenin imzalandığı ve yer tesliminin gerçekleştiği 25.04 2025 tarihinden itibaren 45 gün olarak belirlenmiştir. sözleşmenin iması ve yer teslimi anından buşüne kadar 45 gün geçmiş olmasına rağmen tarafınca tek bir kalem iş yapılmamış, malzeme temin edilmemiş, işe başlanmamış. sözleşme ile üstlendiğiniz taahhüdünüzün henüz hiç başlanmaksının yerine getirmemesi karşında sözleşmenin tarafımca tek taraf olrak festedüceğini ve iş bedenine karşılık ödenen banka de yollanan nakit bedeli ve iş bedeline karşılık vermiş olan tarafınızdan belge ile teslim alınan 30.06.2025 - 30.07.2025 -30.08.2025 - 30.09.2025 tarihi toplam 4 adet çekin iadesinin lazım geldiğini ihtaren bildiririz. İşbu ihtarın tarafınıza tebliğinden ibaren 2 iş günü içinde sözleşme konusu işe ait şantiye sahasında hazır edimemesi ve işe derhal başlanmaması halinde, sözleşmenin feshedileceğinin ve bu süre içinde derhal 4 adet çeki ve ödenen bedel de etmenizi aksı halde aleyhinde ve savcılık nezdinde cezai ve hukuki tüm yasal yollara başvurulacağını tüm yasal dava ve talep saklı kalmak kaydıyla ihtaren bildiririz" hususunun ihtar edildiği görülmüştür. Dava konusu çeklerin, 2.588.625,00 TL bedelli, lehtarı ............ Yapı.. Ltd. Şti, keşidecisi ............. Gıda Yatırım .. Ltd. Şti olan 30/06/2025, 30/07/2025, 30/08/2025 ve 30/09/2025 keşide tarihli çekler olduğu anlaşılmıştır. ............. 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/26 D. İş sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine taraflar arasında akdedilmiş olan 25.04.2025 tarihli sözleşme ile karşı tarafça yapımı üstlenilen işin sözleşme süresi bitmiş olmasına karşı halen başlanmamış olduğu ve işin yapılmadığının tespiti ile, sözleşme konusu iş bedeline hak kazanmadığının, taraflarınca açılacak menfi tespit ve alacak davasına esas olmak üzere delil tespitinin talep edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; Yükleniciye her ne nam altında oluşa olsun fiyat farkı verilmeyecektir ibaresi bulunduğu, yapımı üstlenen çeklerin imza ile teslim aldığı, işverenin noterden ihtarname çektiği, buna rağmen işe başlanılmadığı gibi işyerinde malzeme de keşif günü itibarı ile getirmediği, keşif günü itibarı ile yapıda çalışma olmadığının görüldüğü, hava şartlarının çalışmaya müsait olduğu, tespit isteyen tarafın Noter kanalı ile işe başlanmasın isteyen ve işi bıraktırdığını isteyen ihtarnamelere karşı taraf cevep vermediği, işlerde gerekli başlamayı yapmadığı gibi iş mahalline de malzeme getirilmediğinin tespit edildiği, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ile serbest piyasa iş veren ve iş yapan taşeronların yaptıkları malzemeli işçilikli iş (bina) yapım sözleşmeleri araştırmaları sonucu edindiği bildirilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 25/04/2025 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin Taraflar başlıklı 1. maddesinde; "İş bu sözleşme Fakülteler Mahallesi ............. Çankaya/........... adresinde mukim ............. Gıda Yatırım Ticaret Ltd. Şti (Bu sözleşmede İşveren olarak anılacaktır) ile Osmanlı Bulvarı Yenişehirşehir mah. ............... Pendik-istanbul adresinde mukim ............ Yapı İnşaat Metal Kaplama San. Tic Ltd. Şti. (bu sözleşmede Yüklenici olarak anılacaktır) arasında aşağıdaki şartlarla, 25.04.2025 tarihinde iki nüsha olarak imzalanmıştır." Sözleşmenin Konusu başlıklı 2. maddesinde; "Köseler Mahallesi, Kocaeli KO...................l Dilovası/kocaeli adresinde yer alan fabrika/depolama binası şantiyesinin çatı ve cephe paneli, duman kapağı, camlı alüminyum doğrama ve cephe çelik konstrüksiyon temini ve uygulama işçiliği işini işbu sözleşme hükümlerine, teknik ve sanat kurallarına uygun şekilde anlaşılan birim fiyatlar ile yapılması ve tamamlanmasıdır. Yüklenici imalata bağlamadan önce tüm teknik detay ve ölçülerin onaylarını İşveren' den alarak imalata başlayacaktır." Projeler ve Şartnameler başlıklı 3. maddesinde; "1- Çatı Paneli 50 Mm: R4g 1000 Srs 50 Ürün Kodlu 50mm Pır Dolgulu 0,50 0,40 Mm Metal Kalınlıklarında Üzeri 7 Mikron Astar Ve 20 Mikron Ral 9002 Polyester Boyalı 4 Uadveli Solar Sistem Uyumlu Çatı Paneli Temini Ve Montaj İşçiliği, Çatı panelinde m2 de 1,5 vida uygulaması yapılacaktır. Çatı panelinde .............. marka vida kullanılacaktır, 2- Cephe Paneli 50 Mm: Wsı 1000 Srs 50 Ürün Kodlu 50mm Pır Dolgulu 0,50 0,40 Mm Metal Kalınlıklarında Üzeri 7 Mikron Astar Ve 20 Mikron Ral 9006/7016 Polyester Boyalı Yarısinüs Gizli Vidalı Cephe Paneli Temini Ve Montaj İşçiliği 3- Duman Kapağı: 130x120 Cm Havalandırma Kapağı, Fırın Boyalı Şase, Elektrikli İtki Motoru, Rüzgar Ve Yağmur Sensörü Dahil Malzeme Ve Montaj İşçiliği 4- Cephe Alüminyum Doğrama Malzeme Ve Montaj İşçiliği 5- Cephe Çelik Konstrüksiyon Malzeme Temini Ve Montaj İşçiliği 6- Yüklenici ayrıca İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine ve bunlarla ilgili tüzük, yönetmelik ve tebliğ hükümlerine uymak zorundadır. Yüklenici projelerde değişiklik önerebilir. Ancak deği detaylandırıp İşveren' nin onayına sunacaktır. İşveren” nin onayı olmadan hiçbir değişiklik uygulanmayacaktır. Yüklenici, Kullanıcı hataları ve tabi afetler (sel baskını,deprem v.s) dışında sızdırmazlık için montaj işçiliğine 5 ( beş) yıl, kullanılacak malzemeye de 5 ( beş ) yıl garanti vermektedir. Keşif Bedeli ve Yaklaşık Maliyet başlıklı 4. maddesinde; "Fiyatlar: Çatı Paneli ve Uygulama 5.900,00m2 x 22,00 USD = 129.800,00 USD Cephe Paneli ve Uygulama 2.750,00m2 x 22,00 USD = 60.500,00 USD Duman Kapağı 10,00 Adet x 850,00 USD = 8.500,00 USD Cephe Alüminyum Doğrama 20,00 Adet x 950,00 USD = 19.000,00 USD Çelik Konstrüksiyon 35.000,00 Kg x 1,90 USD = 66.500,00 USD Toplam Tutar 284.300,00.-USD KDV %20 56.860,00 - USD Genel Toplam 341.160,00 - USD Ödeme Şekli NOT: 25.04.2025 tarihli merkez bankası efektif satış kuru: 38,35 TL olarak baz alınmıştır. SÖzleşme Esnasında %25 Nakit Havale (71.075 USD).karşılığı; 2.725.726 TLdir. 60 Gün Vadeli 67.500 USD Karşılığı TL Çek (2.588.625 TL.dir) 90 Gün Vadeli 67.500 USD Karşılığı TL Çek (2.588.625 TL.dir) 120 Gün Vadeli 67.500 USD Karşılığı TL Çek(2.588.625 TL.dir) 150 Gün Vadeli 67.500 USD Karşılığı TL Çek/2.588.625 TL.dir, bu ÇEK'e kur farkı uygulanmayacaktır) Çekler Tahsil Olduğu Gün Güncel Kurdan Usd Cari İşlenir. İşçilik bedeli olan çatı ve cephe de 7,0 USD/m2 ve çelik konstrüksiyon işçiliği 1,90 USD sözleşmenin imza günü olan (25.04.2025) kur olarak sabitlenir, geri kalan malzeme kısmına ÇEKlerin tahsil edilen o günkü merkez bankası efektif satış kuru baz alınarak, o kurdan USD cari işlenir. 150 GÜN Vadeli 67.500 USD Karşılığı TL Çek'e Kur Farkı Uygulanmayacaktır. iş Tesliminde İse Birim Fiyatlar Üzerinden Hakediş Yapılır. havale Ödemelerde, Ödeme Günü Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Baz Alınır. not: Uygulama İşçiliği Birim Fiyatına Aksesuar, Nakliye, Vinç Herşey dahildir. ............. Bankası TL İBAN: T................ İş Miktarında Artma ve Eksilmeler başlıklı 5. maddesinde; "Uygulama sırasında, taahhüt edilen işte değişiklik gerek İşveren gerekse de Yüklenici tarafından önerilmiş ve yapılması gerektiği veya bedelin kapsamı dışında kalmış olup görülen lüzum üzerine yaptırılmasına karar verilen işler çıktığı veya işin bir kısmının yaptırılmasından İşveren vazgeçtiği takdirde, Yüklenici, işi sözleşmedeki şartlarla yapmak zorundadır. İşveren'in onayı ile yaptırılacak ilave işlerin bedeli karşılıklı anlaşma ile tespit edilip Yüklenici'ye ödenecektir. Aynı şekilde İşveren tarafından yapımından vazgeçilen işler için bedelde eksiltme yapılacaktır." İşin Süresi Ve İş Programı başlıklı 6. maddesinde; "İş'in süresi İşveren'nin 7.madde uyarınca işyerin tesliminden itibaren uygun hava koşullarında 45 iş gündür. Yüklenici hazırlayacağı detaylı iş programını Sözleşmenin imzalanmasından itibaren 7 (yedi) gün içerisinde İşveren'ye verecektir. Bu İş programında personel ve makine ekipman işgücü ile beraber malzeme ihtiyaçlarını da gösterecektir. İşveren'in Sözleşmeyi Fesih Hakkı başlıklı 13. maddesinde; "yüklenici, sözleşme eklerinde belirtilen görev ve sorumluluklarından bir kısmını veya tamamını yerine getirmediği takdirde, Türk Borçlar Kanunu 107. maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, kendisine 15 günlük bir mehil verilerek, vecibelerini yerine getirmesi Noter kanalı ile tebliğ edilir. Sözleşmenin feshi halinde, yapılacak işlemler şunlardır: Fesih tarihine kadar yapılmış işlerin miktarı, mahiyeti, sözleşme hükümlerine göre bedelleri, iş yerinde mevcut malzeme ve ihzarat, makine, tesis ve teçhizat, İşveren ve Yüklenici ile birlikte tespit edilir. Fesih tarihine kadar tahakkuk eden ve beraberce tespit edilen işlerin hakedişleri, malzeme, makine, teçhizat ve tesis satınalma ve kira bedelleri ilgili birim fiyatlarından hesaplanarak, her türlü kanuni ve sözleşme gereği kesintiler dikkate alınarak, hesap kesme hakedişi düzenlenir." Akdin Sona Ermesi ve Hesap Tasfiyesi başlıklı 25. maddesinde; "işveren, herhangi bir mücbir sebep ile veya teknik ya da idari bazı nedenlerle sözleşme konusu işlerin durdurulmasına karar verdiği takdirde, durumu Yüklenici'ye bildirecek ve Yüklenicİ buna uyacaktır. İşveren'nin sözleşme konusu işleri onbeş günden fazla durdurması halinde, Yüklenici sorumlu olmayacak ve bundan dolavı hicbir sorumluluk altına girmeyecektir." düzenlemelerinin mevcut olduğu görülmüştür. Mahkememizin 22/01/2026 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan bilirkişi raporunda; davanın alacak davası olduğu, taraflar arasında akdedilen 25.04.2025 tarihli sözleşmenin davacı tarafından, davalı tarafça işin yapılmama gerekçesi ile tek taraflı haklı olarak feshedildiğinden bahisle sözleşme konusu işin bedeline karşılık verildiği ve bedelsiz kaldığı ileri sürülen 4 adet çekten dolayı davacının menfi tespit talebi ile sözleşmenin feshinde davacının haklı olduğunun tespit edilmesi ve davalıya iş bedeline karşılık peşin ödenen 2.725.726,00 TL ve davalıya verildiği ileri sürülen 4 adet çek bedeli toplamı olan 10.354.500,00 TL olmak üzere toplam 13.080.226,00 TL alacağın ve uğranılan zarara ilişkin olarak 1.000,00 TL (belirsiz alacak) maddi tazminatın davalıdan avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, davacı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı şirket tarafından davalıya, 25/04/2025 tarihinde 4 adet toplam 10.354.500,00.-TL tutarında çek ile 2.725.726,00.-TL tutarında Banka havalesi ile ödeme olmak üzere, toplam (10.354.500,00.-TL + 2.725.726,00 TL)- 13.080.226,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, dava konusu 4 adet toplam 10.354.500,00.-TL tutarında ki çekleri vadesinde bankadan ödendiği, davacı şirketçe, davalıya toplam 13.080.226,00.-TL tutarında ödeme yapıldığı ancak, davalı şirketçe sözleşme kapsamında herhangi bir iş/hizmet yapılmadığı Değişik İş Dosyasından alınan Bilirkişi Raporu ve davacı şirket ticari defterlerinden anlaşılmakla (Davalı Şirketçe davacıya düzenlenen herhangi bir faturaya rastlanmamıştır), davacı şirketin 13.080.226,00.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Mahkemece, davalı tarafa T.K. 35 maddesine göre tebligat yapıldığı görülmekle, davalı tarafça verilen bir cevap dilekçesi, vekil bilgisi, irtibat numarası, iletişim bilgisi, defter-belge ibrazı vb. rastlanmamakla, davalı şirkete yönelik inceleme ve tespit yapılamadığı, davacı ve davalı tarafça verilen bir beyana/bildirime rastlanmadığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 4 adet çekten dolayı davacının davalıya borcu olup olmadığı, varsa borcun miktarı ve faizin niteliği, başlangıcı ve miktarı, peşin ödendiği ileri sürülen bedel ile varsa uğranılan zararın tespiti ve varsa miktarları, faizini niteliği başlangıcı miktarları ve söz konusu bedellerin tahsili istemlerine ilişkindir. Davada uygulanması gereken hükümlerin öncelikli olanı eser sözleşmesine ilişkin hükümlerdir. Tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (Selimoğlu, Yaşar Engin. : Eser Sözleşmesi, ........... 2017, s. 138). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- 10/06/2021 tarih ve 2017/15-2331 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararı). Sözleşme hukukunda temel koşul, sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, taraflar sözleşme gereğini aynen yerine getirmek zorundadır. Temel kural budur ve bu kurala “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi denilmektedir. Eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşme olması özelliğinden dolayı temerrüt halinde, temerrüdün sonuçları bakımından BK. m.106-108’deki düzenlemelere tabidir. Çünkü anılan maddelerde genel hükümlerden ayrılarak (BK. m.102), iki tarafa borç yükleyen sözleşmelere özgü, özel hükümler getirilmiştir. BK’nun 106-108 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iki tarafa borç yükleyen sözleşmeyle temerrüde düşen borçluya karşı, alacaklıya üç ayrı seçimlik hak tanındığı görülmektedir. Bunlar; aynen ifa ve gecikmeden dolayı tazminat isteme hakkı; aynen ifayı reddederek ademi ifa sebebiyle müspet zararını talep hakkı; sözleşmeyi feshederek menfi zararını isteme hakkı olarak sayılabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/02/2016 tarih ve 2014/23-724 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararı). Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- 10/06/2021 tarih ve 2017/15-2331 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararı). TBK'daki 471 inci maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. yüklenici, basiretli bir tacir ve iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur (YHGK 07.06.2022 tarih ve E. 2020/3-688 ve K. 2022/846, 28.09.2021 tarih, E. 2017/3-2615, K. 2021/1102). Götürü bedelin kanunda tanımı yapılmamış olup, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve uygulamaları ile doktrinde, götürü bedel, sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak ifade edilmektedir. Başka bir anlatımla önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete “götürü ücret” denilmektedir. İş bedeli TBK m. 480 uyarınca bedel götürü olarak belirlenmiş ise yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hakettiği imalat bedeli, “fizikî oran yöntemi” ile, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilerek bulunacak bu oran götürü iş bedeline uygulanmak suretiyle belirlenen rakamdan, yapıldığı tespit edilmiş olan ödemeler düşülüp hesaplanması gerekmektedir. Eser sözleşmelerinde kural sözleşmenin ayakta bulunduğu ve hukuken varlığını muhafaza ettiği sürece gerçekleştirilen imalâtın, yapımı üstlenen yüklenici ya da taşeron tarafından ifa edilmiş ve gerekçeleştirilmiş olmasıdır. Bunun aksini ileri süren iş sahibi, yüklenicinin işi bırakıp kalan işi başkalarına tamamlattığı ya da kendisinin tamamladığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2016/5175 Esas, 2018/1303 Karar). Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarı ispatlanmalıdır. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Tarafların delilleri toplanmış ve davacı ticari defterleri incelenmiştir. Davalı taraf HMK 222 maddesi uyarınca verilen kesin süreye rağmen defter ve belgelere ilişkin beyanda bulunmamıştır. İddia, ticari defter ve kayıtlar, davacı tarafça davalıya yönelik ihtarname, ............. 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/26 D. İş sayılı dosyası, çek örnekleri, dekontlar, karşılaştırmalı alış satış analizleri, toplanan deliller ve bilirkişi raporu tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 25/04/2025 tarihli davacı şirketin sözleşmede belirtilen adresinde yer alan fabrika/depolama binası şantiyesinin çatı ve cephe paneli, duman kapağı, camlı alüminyum doğrama ve cephe çelik konstrüksiyon temini ve uygulama işçiliği işine ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmede davacı şirketin işveren, davalı şirketin yüklenici sıfatıyla yer aldığı, İş'in süresinin işveren'nin Sözleşmenin 7. maddesi uyarınca işyerin tesliminden itibaren uygun hava koşullarında 45 iş günü olduğu, yüklenicinin hazırlayacağı detaylı iş programını Sözleşmenin imzalanmasından itibaren 7 (yedi) gün içerisinde işverene vereceği, bu iş programında personel ve makine ekipman işgücü ile beraber malzeme ihtiyaçlarını da göstereceği, sözleşmenin imzası ve yer teslimi anından 45 gün geçmiş olmasına rağmen işe başlanmadığından bahisle davacı tarafça davalı şirkete ........... 12. Noterliği'nin 14/06/2025 tarih, 33197 yevmiye numaralı davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine keşide edilen ihtarname ile ihtarnamenin tebliğinden ibaren 2 iş günü içinde sözleşme konusu işe ait şantiye sahasında hazır edimemesi ve işe derhal başlanmaması halinde, sözleşmenin feshedileceğinin ve bu süre içinde derhal 4 adet çeki ve ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, ............. 5. Sulh Hukuk Mahkemesinde 01.07.2025 havale tarihli talep dilekçesi ve 2025/26 D.İş sayılı dosyada yapılan 03.07.2025 tarihli dava konusu sahada keşif ve tespit üzerine davalı tarafça malzeme temin edilmediği ve işe başlanmadığı, davalı tarafça sözleşme ile üstlenem yükümlülüğün yerine getirilmediğinin belirlendiği ve davacı tarafından sözleşmenin davalı tarafça işin yapılmaması gerekçesi ile feshedildiği, davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle sözleşme konusu işin bedeline karşılık verilen 4 adet çekin bedelsiz kaldığının iddia edildiği, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında davacı şirket tarafından davalıya 25/04/2025 tarihinde toplam 10.354.500,00 TL bedelli 4 adet çek ile 2.725.726,00 TL tutarında banka havalesi ile ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu, 30.06.2025 tarihli ve 30.07.2025 tarihli çekler ödeme tarihi geçmiş olduğundan 3. kişilerce bankaya ibraz edilerek tahsil edildiği, 30.08.2025 tarihli çekin ödeme tarihinin 01.09.2025 tarihi, 30.09.2025 tarihli çekin ödeme tarihinin 30.09.2025 olduğu eldeki davaya konu edilen 4 adet çekin vadesinde bankadan ödendiği, davacı tarafın talebi üzerine ............. 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/26 D. İş sayılı dosyasında davalı şirketçe sözleşme kapsamında herhangi bir iş veya hizmet yapılmadığının tespit edildiği bu itibarla mahkememizce davacı şirketin sözleşmenin feshinde haklı olduğu değerlendirilmiş, her biri ............. bankası Cebeci/........... şubesine ait keşide yeri ........... olan; 0153656 sıra numaralı 30.06.2025 keşide tarihLi ve 2.588.625,00 TL bedelli, 0153657 sıra numaralı 30.07.2025 keşide tarihli ve 2.588.625,00 TL bedelli, 0153658 sıra numaralı 30.08.2025 keşide tarihli ve 2.588.625,00 TL bedelli, 0153659 sıra numaralı 30.09.2025 keşide tarihli ve 2.588.625,00 TL bedelli 4 adet çekten dolayı toplam 10.354.500,00 TL alacağın dava tarihi olan 13/08/2025 tarihinden itibaren işletilecek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı şirketin peşin ödenen bedel talebi ile maddi tazminat talebine yönelik yapılan incelemede ise; Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan 2025/97800 Arabuluculuk Numaralı arabuluculuk tutanağında; arabuluculuk konusu uyuşmazlık "Taraflar arasında akdedilen 25/04/2025 tarihli sözleşme konusu işin bedeline karşılık verilmiş olan 4 adet çekin bedelsiz kaldığı iddiasıyla çeklerden dolayı başvurucu tarafın borçlu olmadığının tespiti ve çeklerin iadesi talebiyle açılacak menfi tespit davası öncesi dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusudur. (Her biri ............. Bankası Cebeci ........... şubesinin 30/06/2025, 30/07/2025, 30/08/2025 ve 30/09/2025 vade tarihi her biri 2.588.625,00 TL bedeli toplam 10.354.500,00 TL bedelli 4 adet çek)" olarak belirtilmiştir. Bilindiği üzere; 19 Aralık 2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi'nde; ''dava şartı olarak arabuluculuk'' Ticaret Kanunu'na eklenmiş olup (TTK'nın 5/A Md'si) , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. Madde ve diğer kanunlarda da belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.

6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde; ‘Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldan rededileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığından anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.’ denilmektedir. Davada çeklerin bedellerinin istirdatının yanısıra davacı peşin ödenen bedel ve maddi tazminat talebinde bulunmuş olup, davanın niteliği itibariyle konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmanın dava şartı olduğu, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.02.2020 tarih, 2020/197 Esas, 2020/1578 Karar) Mahkememizin 14/08/2025 tarihli tensip tutanağında ""Arabuluculuk Son Tutanağı"nın aslının eklenmemesi nedeniyle 7155 sayılı Kanunun 23.maddesi ile değiştirilen 6325 sayılı Kanunun 4. bölümünden sonra gelmek üzere eklenen "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 18/a-2. maddesi gereğince davacı tarafça "Arabuluculuk Son Tutanağı'nın aslının veya arabulucu tarafından onaylı suretinin, tensip zaptının tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği aksi takdirde (dava şartı yokluğu nedeniyle) HUAK 18/A-2 ve HMK. 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilebileceğinin ihtaratına (tensip zaptının tebliği ile ihtaratın yapılmış sayılacağına)," hususunun davacı yana ihtar edildiği, davacının peşin ödenen bedel ve maddi tazminat talebine yönelik olarak arabulucuya başvurarak anlaşmaya varılmadığını ilişkin son tutanağın aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemediği ve kendisine verilen kesin süreye rağmen mahkememize ibraz etmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıda gibi hüküm kurulmuştur. Davacı yan eldeki davada 40.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 748,70 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 40.748,70 TL yargılama gideri ödemiş olmakla, mahkememizce davacının bir kısım talepleri yönünden usulden red, bir kısım talepleri yönünden kabul kararı verilmiş olmakla, talep ve kabul edilen tutarlar yönünden yargılama gideri oranlanarak hesaplama yapılmış ve aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE 1-Peşin ödenen bedel talebi ile maddi tazminat talebine yönelik davaların HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, a-Alınması gerekli 732,00 TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yapılan 40.748,70-TL (bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 8.493,90 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 2-Dava konusu her biri ............. bankası Cebeci/........... şubesine ait keşide yeri ........... olan; 0153656 sıra numaralı 30.06.2025 keşide tarihi ve 2.588.625,00 TL bedelli, 0153657 sıra numaralı 30.07.2025 keşide tarihli ve 2.588.625,00 TL bedelli, 0153658 sıra numaralı 30.08.2025 keşide tarihi ve 2.588.625,00 TL bedelli, 0153659 sıra numaralı 30.09.2025 keşide tarihli ve 2.588.625,00 TL bedelli 4 adet çekten dolayı toplam 10.354.500,00 TL alacağın dava tarihi olan 13/08/2025 tarihinden itibaren işletilecek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, a-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 707.315,89-TL olduğundan peşin alınan 223.396,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 483.919,25-TL harcın davalıdan ile hazineye irat kaydına, b-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, c-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.027.725,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 40.748,70-TL (bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 32.254,80 TL'nin yargılama gideri ile 223.396,64 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 256.354,34 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/580, K. 2026/434, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-580-e-2026-434-k-5bd841d72372