İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/633 E. 2026/456 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/633
- Karar No
- 2026/456
- Karar Tarihi
T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/633 Esas - 2026/456 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/633 Esas KARAR NO : 2026/456
............................ ................................... .................................. ..................................... ..................................... .......................................
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 04/06/2026 KARAR Y. TARİHİ : 24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı firma arasında davalı firmanın yüklenici pozisyonda olduğu ......... ili, ....... ilçesi, .......... mah. 160 ada | parsel de kayıtlı taşınmaz üzerine .............. İnşaatı projesi ile ilgili olarak bahse konu projenin Donatışız CFA Kazık yapılması işinin müvekkil firma tarafından üstlenilmesi konusunda ............. aracılığı ile bir takım ön görüşmeler yapılmış ve sonrasına davalı firma sahibi ............ ile varılan mutabakat üzerine ilgili projenin kazık imalatı olarak müvekkil firma tarafından üstlenilmesi konusunda 09.09.2023 tarihinde ............. referansı ile teklifte bulunulduğunu ve müvekkil firmaya teklifin uygun bulunduğu ve makine nakliyesinin yapılması konusunda bilgi verildiğini bu konuda ; davalı firma ile yapılan mutabakatlara göre hazırlanan sözleşmenin 16.09.2023 tarihinde ...............'a mail yolu ile sözleşme iletildiğini ve 18.09.2024 tarihinde sözleşmede yapılması istenilen değişiklikler ............. tarafından whatsapp yolu ile müvekkiline bildirildiğini ve sözleşme istenilen şekilde düzenlenip imzalatılmak üzere şantiyeye gidildiğini fakat ............ sözleşme imzalanmasını sürekli ertelediğini, sözleşme imzası ertelenmiş olsa da aradaki bağlantı ve güven ilişkisinin devam etmesi ve davalı firma tarafından işe başlama için öngörülen avans ödemelerinin yapılmış olması davalı yanın sözleşme imzasının ertelemesinde bir art niyet taşımadığı izlenimi bıraktığını, işe dair avans ödemelerin yapılması nedeni ile sözleşme imzasına dair bir sorun olmayacağını düşünen müvekkilinin, işin ifası için gerekli alt yapıyı hazırladığını ve imalat konusunda gerekli iş bağlantılarını ve taşeron teminini gerçekleştirerek bu kapsamda 19.09.2023 tarihinde ilgili ekipman (Alt Taşeron:............ International İnş. Müh. Loj. San. Ve Tic. Ltd. Şti 'ne ait) sahaya indirilerek kurulumu yapıldığını ve 21.09.2023 tarihinde ilk imalat yapıldığını, imalatların müvekkili yönetiminde hızlı bir şekilde sürdürülmekte iken 01.10.2023 Tarih ve 1.659.186,00-TL miktarlı ilk hakediş düzenlendiğini fakat davalı firmanın bu hakkediş imzası konusunda da sözleşme imza sürecindekine benzer bir tavır sergilediğini, taahhüt konusunda çok ciddi bir mesafe kat edilmiş olması ve imalatlar için gerekli alt bağlantı ve taşeronların bu aşamaya kadar zaten finanse edilmiş olması nedeni ile imalat süreç ve mutabakatları davalı firma yetkilileri ile Whatsapp üzerinden yapılarak çözülmeye çalışıldığını, davalı firmanın işe başladıktan sonra avans ödemelerini yaptığını fakat sonrasında ödemeleri geciktirme amaçlı hamlelerine devam ettiğini, iş süresince bu ve benzer şekilde davalı kaynaklı aksamalar nedeni ile müvekkil firmanın 3. Şahıs (taahhüde konu imalatlar ile ilgili olarak yapmak durumunda kaldığı alt taşeron sözleşmeleri) nezdinde ciddi borç ve riskleri doğduğunu, müvekkilinin ödenmeyen alacaklarına kavuşma ümidi ile davalı nezdinde başlamış olduğu işi kendisine verilen sözler tutulmamasına ve yapılması gereken ödemeler aksatılmasına rağmen işe devam ettiğini ve tamamlamış olduğunu, davalı yanın öncelikle sözleşme imzası sonrasında ise hak ediş belgelerini imzaya yanaşmaması nedeni ile taraflar arası iletişim ve mutabakatlar davalı taraf şirket sahibi ve yetkilileri ile mail ve Whatsapp ortamında gerçekleştirildiğini, İmalat bedellerinin ödenmesi noktasında 14.12.2023 Tarihinde (işin tamamlanmasına az bir miktar kala) şantiyede alacakların ödenmesine ilişkin ..........................in katıldığı bir toplantı yapıldığını bu toplantıda verilen hizmetlerin (proje çizimi, imalatlar ve işverene ait bazı iş kalemlerin tarafımızca yapılması nedeniyle oluşan maliyetler, bekleme ile ilgili bedeller) görüşüldüğünü ve bu toplantıda tahakkuk etmiş alacaklardan çok ciddi fedakârlıklar yapılarak bir anlaşma sağlandığını ve buna göre 14.12.2023 tarihli 4.831.200,79 TL bedelli fatura kesilerek 15.12.2023 tarihinde ödeme sözü alındığını ve 20.12.2023 tarihinde ise kalan imalatın tamamlanması son faturanın kesilmesi kararlaştırıldığını, nitekim işin tamamlanarak toplamda 13.158.80 metre imalat tamamlandığını ve bu imalatın son kısmına dair 25.12.2023 Tarihinde son 424.233,60 TL bedelli fatura kesildiğini, fakat davalı firmanın 15.12.2023 tarihinde yapacağı ödemeyi de yapmamış ve ödemelerin 31.12.2023 tarihine kadar tamamlanacağı sözünü vermişse de 31.12.2023 tarihinde de yapılan tüm görüşmelere (yüzyüze ve telefon) rağmen ödeme sözü yerine getirilmediğini, müvekkilinin davalıdan bakiye alacak olarak 1.737.682,00 TL tutarındaki alacağının ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili amacı ile ........... 3. Genel İcra Müdür in 2024/6303 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmak durumunda kalındığını fakat davalı yan açılan icra takibine itiraz etmek sureti ile takibin durmasını sağladığını, davalının işbu itirazı haksız ve yersiz olmakla iptaline karar verilmesi gerektiğini, bu çerçevede müvekkil firma yetkilileri ve davalı firma yetkilileri arasındaki yazışmalar ile de davanın haklılığı ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacak bakiyesinin miktarı konusunun müvekkili şirket ile davalı arasındaki faturalara dayalı bir alacak iddiası olarak tarafların ticari defter kayıt ve faturaları ile ispat edilecek nitelikte olduğunu, bu konuda tarafların Ticari Defter ve kayıtları kontrol edilip BA/BS formları kontrol edildiğinde çok açık biçimde müvekkilinin alacaklı olduğu anlaşılacağını, davalı şirketin borca itirazı haksız ve kötü niyetli olup bir an evvel iptaline karar vermek gerektiğini belirterek, davalının ........... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/6303 Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve yersiz itirazın iptaline, takibin aynen devamına, kötü niyetli davalının toplam takip çıkışı üzerinden % 20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, ......... ili, ....... ilçesi, .......... mah. 160 ada 1 parsel de kayıtlı taşınmazı üzerine .............. İnşaatı projesi ile ilgili olarak bahse konu projenin Donatısız CFA Kazık yapılması işinin müvekkili tarafından üstlenildiğini ve bahse konu kazık imalatının toplam 13.158.80 metre imalat olarak gerçekleştirildiğini, davalı müvekkilinden 1.737.682,00 TL tutarında alacaklı olduğunu, bu bakiye kendilerine ödenmemesi üzerine ........... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/6303 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmak durumunda kalındığını fakat davalı müvekkili tarafından itiraz edilmiş olması nedeni ile huzurdaki davayı açtıklarını belirttiklerini davacının iddialarının gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki; davacı tarafın in yüklenicisi olduğu ......... ili, ....... ilçesi, .......... mah. 160 ada 1 parsel de kayıtlı taşınmaz üzerine .............. İnşaatı projesindeki Donatısız CFA Kazık yapılması işini yapmak üzere anlaştığının doğru olduğunu, ancak davacının tarafının haksız iddiasının aksine tüm proje, belediye ruhsat ve yapı denetim evrakları ile de sabit olduğu üzere bu imalat miktarının 10.476,00 metre olduğunu, tüm metrajlar ortada olmasına rağmen davacı taraf haksız yere müvekkilden sanki kazık imalatının toplamı 13.158.80 metre gerçekleşmiş gibi ödeme almaya çalıştığını, davacı tarafın yaptığı işe karşılık gelen tüm ödemelerini almış olup müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, bu hususun proje ve, belediye ruhsat evrakları ve yapı denetim evrakları incelendiğinde açıkça ortaya çıkacağını. müvekkilinin, davacı ile 80 cm çapında donatısız CFA kazık işçiliği yapılması ( 873 adet L 12 METRE) işini miktar olarak 10.476,00 metre işi birim fiyat olarak 480,00 TL'ye toplam 5.028.480,00 TL + KDV olarak anlaştıklarını, bu iş yapılmış ve ödemenin tamamı çek ve nakit olarak banka yolu ile ödendiğini, tüm ödeme dekontlarının ekte sunulduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir. borcu bulunmadığını. davalı taraf dava konusu ettiği alacak hususunda müvekkiline önce hukuka aykırı şekilde fatura kestiğini, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığından dolayı bu faturaya iptal işlemi uyguladığını, daha sonra davacı tarafından kendisine haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatılmış olduğundan bu takibe karşı itiraz hakkını kullandığını, davacının aksine, müvekkilinin hiçbir borcu olmadığı halde kendisinde türlü yollarla haksız yere fazladan ödeme almaya çalışan davacı tarafından mağdur edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesine ekli Taraflar arasında .............. İnşaatı Projesi Kapsamında CFA Kazık Yapılması İşine ilişkin olarak imzalanan tarihsiz sözleşme. Bornova Vergi Dairesini taraflarla ilgili 2022-2024 yıllarına ait Karşılaştırmalı Alış Satış Analizleri. ........... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/6303 sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine asıl alacak ve ferileri toplamı 1.737.682,01 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, alacağın tahsil tarihine kadar %16,75 ticari temerrüt faizi işletilmesinin talep edildiği, alacağın dayanağı olarak 16/12/2026 ve 25/12/2023 tarihli faturaların bakiyesinin gösterildiği, davalının vekili aracılığıyla takibe, borca, ödeme emrine, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine İcra Dairesi'nin 28/01/2024 tarihli tensip tutanağı ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçesi ve durdurma tensibinin 14/02/2024 tarihinde alacaklı yana tebliğ edildiği, eldeki davanın 23/09/2024 tarihinde İİK 67. maddesine göre süresinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce istinabe yoluyla davacıya ait dava konusu dönemi kapsar ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla Mali Müşavir bilirkişi raporu alınmış olup, bilirkişi raporunda; mahkeme tarafından yapılan görevlendirme kapsamında, davacı ........... Zemin İnş. Müh. Tic. A.Ş.'nin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait yasa gereği tutulması zorun defter ve belgeleri 09/04/2025 ve 16/04/2025 tarihinde şirketin mali müşaviri ............ beyden whatsApp mesajıyla istendiği, ayrıca 09/04/2025 tarihinde 2 kez ayrıntılı olarak görüşüldüğü ve bilgilendirildiği, defterlerin hazır olmadığı, yeni temin edilebildiği 16/04/2025 tarihinde yapılan görüşmede belirtildiği ve 21/04/2025 tarihinde bizzat ibraz edileceğine ilişkin ............ bey tarafından söz verildiği, ayrıca defterlerin hali hazırda ibraz edilemediği hususu, 15/04/2025 tarihinde davacı şirketin internet adresinde kayıtlı in...............tr adresine mail gönderildiği, 0 533...5 numaralı GSM hattında geri dönüş sağlandığı ve akabinde 16/04/2025 tarihinde Mali Müşavir ............ beyle görüşme sağlandığı, rapor tanzim tarihi itibariyle defter ve belgeler inceleme sunulmadığından incelemenin dosya muhteviyatında bulunan belgeler üzerinden tamamlandığı bildirilmiştir. Davacı tarafça eksikliklerin giderilmesi sonucu davacı defter ve belge incelemesine ilişkin alınan ek raporda; davacıya ait defterlerin 2022 yılına ait Envanter Defteri, 2022 yılına ait Kebir Defteri, 2023 yılına ait Envanter Defteri, 2023 yılına ait Kebir defterinin boş olduğu, dökümünlerinin yapılmadığı, 2024 yılı Ocak ve Aralık ayının defterlerinin süresi dışında olmak üzere 27/05/2025 tarihinde GİB sistemine yüklendiği, 2022 yılına ait Envanter Defteri, 2022 yılına ait Kebir Defteri, 2023 yılına ait Envanter Defteri, 2023 yılına ait kebir defterinin boş olduğu; boş sayfaların haricinde yevmiye defterin, T.T.K’nun 69. İle 213. sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak, e defter kayıtları https://www.edefter.gov.tr/anasayfa.html internet adresinden indirilen e-defter görüntüleyici programıyla görüntülenerek incelendiği ve beratlarının geçerli olduğu (2024 yılında davacı şirketin e defter tuttuğu, Ocak ayı haricinde işlem olmadığı beyan edildiği için 2024 yılı Ocak ve Aralık aylarına ait e defter kayıtları incelendiği) davalı ................ Elek. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin hesabının, “120.120.01.012” hesap kodunda takip edildiği; 31/12/2023 kapanış kaydı itibariyle davalı ................ Elek. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden 2.218.457,59 TL; 22/01/2024 tarihindeki 400.000,00 TL tutarındaki tahsilat kaydı sonrasında alacak miktarının 1.818.457,59 TL olarak takip edildiği ve bu tutarın 2025 yılına devredildiği, Ödeme Emri belgesinde kayıtlı olan alacak tutarının 1.737.682,01 TL olduğu, 22/01/2024 tarihi itibariyle defterde takip edilen 1.818.457,59 TL arasındaki farkın 80.775,58 TL olduğu; bu farkın “1 NL Hakediş Teminat Kesintisi” açıklamasıyla 20/10/2023 tarihinde 49.775,58 TL ve “Yemek Kesintisi” açıklamasıyla 20/12/2023 tarihinde 31.000,00 TL hesabın alacak kısmına toplam 80.775,58 TL kayıt yapılmasında kaynaklandığı; yapılan kesintilerin dikkate alınarak 1.737.682,01 TL üzerinden takibe girişildiği; belirtilen tutarların hatalı kaydın düzeltilmesi açıklamalarıyla ters kayıt yapılarak bakiye hesabın 1.818.457,59 TL’ye yükselmesine sebep olduğu davacı ........... Zemin İnş. Müh. Tic. A.Ş.’nin, defterinde karşılıklı olarak tutarlar hariç olmak üzere 3 adet faturanın “E Belge Görüntüleyici Programından” sorgulandığı ve “İlgili fatura GİB sisteminden geçmiş ve alıcıya başarıyla ulaştırılmıştır.” iletisini verdiği; faturaların sırasıyla 1 nolu, 2 nolu ve 3 nolu hakediş bedeli olarak düzenlendiği, miktar bilgisi olarak 1 adet yazıldığı 49.775,58 TL önce 120/326 sonra 326/120 hesapları kullanılmak kaydıyla deftere kaydedildiğinde borç/alacak miktarında değişiklik olmadığı, aynı hesaplar ve kayıtlar 31.000,00 TL için de yapıldığı, 3.609.010,82 TL önce 120/600 açık hesap hasılat kaydı yapıldığı, sonra 610/120 iade kaydının yapıldığı tespit edildiğinden borç/alacak tutarında bir değişiklik oluşmadığı, davacı ........... Zemin İnş. Müh. Tic. A.Ş.’nin ve davalı ................ Elek. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Tablo 5’te gösterilen faturaları ilgisine göre Form Bs ve Form Ba beyanlarında bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri; vergi idaresinin 24/02/2025 raporlama tarihi itibariyle tarafların beyanlarının uyumlu olduğu, davacı ........... Zemin İnş. Müh. Tic. A.Ş.’nin defter kayıtlarına göre davalı ................ Elek. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden 22/01/2024 tarihi itibariyle 1.818.457,59 TL alacaklı olduğu, sözleşmenin “5.4.” maddesi uyarınca 2.682,80 metre dolgunun/ imalatın kabul edilmemesi halinde alacak miktarının 376.184,31TL’ye düşeceği; yapılan kesintilerin kabul edilmesi halinde alacak miktarının 295.408,73 TL’ye düşeceği, Bu seçenekte, davalı şirketin Tablo 6’da gösterilen tutarlar üzerinden fatura düzenlemesi gerektiği, Zira Form Ba’sında, takibe dayanak 16/12/2023 tarihli BYK2................5 numaralı 4.831.200,79 TL tutarındaki faturayı beyan ettiği bildirilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlık konusu üzerinde inceleme yapmak üzere İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi kurulu raporunda; davalı şirketin, ticari defterlerini e-defter sistemi ile usulüne uygun tutmuş olduğu, e-defter beratlarını kanuni süresinde aldığı, Envanter Defterlerinin noter onayını kanuni süresinde yaptırdığı, davalı şirketin yevmiye defteri kayıtlarına göre, taraflar arasında ticari bir ilişkinin var olduğu ve muhasebe kayıtlarında muavin hesap kodları ile takip ettiği davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketten olan alacağı 108.976,80 TL. olarak belirlendiği, davacı ........... Zemin İnş. Müh. Tic. A.Ş.'nin defter kayıtlarına göre davalı ................ Elek. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden 22/01/2024 tarihi itibariyle 1.818.457,59 TL alacaklı olduğu, davalının davacı kayıtlarında bulunan ve kendisinin itiraz etmediği ve kabul ettiği, kendi vergi dairesi kayıtlarında saptanan faturalardan; 16.12.2023 tarih ve BYK2023000000045 nolu ve 4.831.200,79 TL. tutarlı fatura, 25.12.2023 tarih ve BY...........50 nolu ve 424.233,60 TL. tutarlı faturaların kabul edilmesi gerektiği, ayrıca aşağıda tarih ve tutarları belirtilen, beraberinde kendi tarafından yapılan ve bir kısım belgeleri sunulan havale ile çeklerin kayıtlara alınmadığı, bunların ise; 27.09.2023 Banka Havalesi ile ödenen : 200.000,00 TL. (belge örneği yok) 27.09.2023 8461208 No. çekle ödeme : 228.000,00 TL. (belge örneği yok) 10.11.2023 .............. Havalesi ödeme : 200.000,00 TL. (belge örneği var) 17.11.2023 .............. Havalesi ödeme : 100.000,00 TL. (belge örneği var) 21.11.2023 .............. Havalesi ödeme : 200.000,00 TL. (belge örneği var) 15.12.2023 4823215 No. çekle ödeme :2.000.000,00 TL. (belge örneği var) 22.01.2024 .............. Havalesi ödeme : 400.000,00 TL. (belge örneği var) olmak üzere Toplam 3.328.000,00 TL. havale ve çek tutarının kayıtlara alınmadığı, tespit edilen bu fatura ve ödeme belgelerinin dikkate alınması sonucunda davalı vekili tarafından örnekleri sunulan toplam 800.000,00 TL tutarlı çeklerin ......... Türk Katılım Bankası 20.04.2024 Vd. 89912 no.lu ve 400.000,00 tutarlı ............... imzalı hamiline düzenlenmiş çek, .............Türk Katılım Bankası 20.05.2024 Vd. 89913 no.lu ve 400.000,00 tutarlı ......... İmzalı hamiline düzenlenmiş çek olduğu, bu çeklerin ödendiğinin kanıtlanması halinde ödeme tarihlerinin icra takip tarihinden sonra olması nedeniyle icra müdürlüğünce bu tutarların dikkate alınması gerekeceği, bu durumda davalı kayıtlarının da davacı kayıtları ile bire bir örtüştüğü; davacının davalıdan olan alacağının 1.818.457,59 TL olacağı, davacının takip öncesi davalıdan alacağını istediğine dair bir bilgiye veya belgelere dosyada rastlanılmadığı, dava konusu işin Sözleşmesinin varlığı ve işin yapıldığının tarafların kabulünde olduğu anlaşmazlık yapılan işin miktarından kaynaklandığı, davacı yapılan işin toplam miktarının 13.158,80 Metre olduğunu, davalı ise sözleşmede yer aldığı üzere 10.476,00 mt olduğunu belirttiği, dosya muhtevasına davadışı S.S............... Esnaf ve Sanatkarlar Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi vekili tarafından sunulan 15.05.2025 tarihli yazı ekinde yer alan belgeler incelendiğinde: ......... ....... .......... Mah. 160 Ada 1 Parsel .............. A Blok ve B Blok İnşaatı CFA kazık ile zemin iyileştirme projesinde 929 adet ve 11.148,00 mt olduğunun tespit edildiği, yine ilgili yazı ekinde yer alan davadışı idare ile davalı arasında düzenlenen 3 nolu hakediş belgesi ve eki incelendiğinde: 10 ve 11 sıralarda 15.140.1005 pozu ile 11.148,00 mt, 15.140.1205 pozu ile 3.156,50 mt Fore Kazık bedeli ödendiğinin tespit edildiği, taraflar arasında yapılan işe ait olduğu belirtilen imzasız sözleşmenin “5.4. Boş delgi yapılmayacağı kabul edilmiştir, boş delgi yapılması durumunda CFA kazık birim fiyatından ödenir. “ hükmüde dikkate alındığında davacının belirtiği ve hesaplamalarına esas alınan miktarın yerinde olduğu davalı şirketin alacaklı değil tam aksine, davacı şirkete 1.818.457,59 TL. borcu olduğunun saptanacağı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki uyuşmazlık, taraflarca sözleşme hükümlerine aykırı hareket edilip edilmediği edilmişse kusur durumları , davalının sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı davalıdan davacının alacaklı olup olmadığı, alacak varsa: muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, Akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye uygun olup olmadığı, Asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı,Takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz tutarının ne olduğu varsa faizin başlangıcı miktarı ve varsa teslimat tarihi, teslim edilen imalatın ne durumda olduğu ve imalatın bedellerinin ne olduğu konularında toplanmaktadır. Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir. (Yargıtay 19. HD.11.11.2015 tarih, 2015/5365 Esas, 2015/14528 K.; 14.11.2019 tarih, 2017/4726 E, 2019/5144 K.).İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (Selimoğlu, Yaşar Engin. : Eser Sözleşmesi, ........... 2017, s. 138). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- 10/06/2021 tarih ve 2017/15-2331 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararı). Sözleşme hukukunda temel koşul, sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, taraflar sözleşme gereğini aynen yerine getirmek zorundadır. Temel kural budur ve bu kurala “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi denilmektedir. Eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşme olması özelliğinden dolayı temerrüt halinde, temerrüdün sonuçları bakımından BK. m.106-108’deki düzenlemelere tabidir. Çünkü anılan maddelerde genel hükümlerden ayrılarak (BK. m.102), iki tarafa borç yükleyen sözleşmelere özgü, özel hükümler getirilmiştir. BK’nun 106-108 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iki tarafa borç yükleyen sözleşmeyle temerrüde düşen borçluya karşı, alacaklıya üç ayrı seçimlik hak tanındığı görülmektedir. Bunlar; aynen ifa ve gecikmeden dolayı tazminat isteme hakkı; aynen ifayı reddederek ademi ifa sebebiyle müspet zararını talep hakkı; sözleşmeyi feshederek menfi zararını isteme hakkı olarak sayılabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- 24/02/2016 tarih ve 2014/23-724 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararı). Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- 10/06/2021 tarih ve 2017/15-2331 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararı). TBK'daki 471 inci maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. yüklenici, basiretli bir tacir ve iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur (YHGK 07.06.2022 tarih ve E. 2020/3-688 ve K. 2022/846, 28.09.2021 tarih, E. 2017/3-2615, K. 2021/1102). Götürü bedelin kanunda tanımı yapılmamış olup, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve uygulamaları ile doktrinde, götürü bedel, sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak ifade edilmektedir. Başka bir anlatımla önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete “götürü ücret” denilmektedir. İş bedeli TBK m. 480 uyarınca bedel götürü olarak belirlenmiş ise yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hakettiği imalat bedeli, “fizikî oran yöntemi” ile, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilerek bulunacak bu oran götürü iş bedeline uygulanmak suretiyle belirlenen rakamdan, yapıldığı tespit edilmiş olan ödemeler düşülüp hesaplanması gerekmektedir. Eser sözleşmelerinde kural sözleşmenin ayakta bulunduğu ve hukuken varlığını muhafaza ettiği sürece gerçekleştirilen imalâtın, yapımı üstlenen yüklenici ya da taşeron tarafından ifa edilmiş ve gerekçeleştirilmiş olmasıdır. Bunun aksini ileri süren iş sahibi, yüklenicinin işi bırakıp kalan işi başkalarına tamamlattığı ya da kendisinin tamamladığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2016/5175 Esas, 2018/1303 Karar). Eser sözleşmelerinde sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti halinde yüklenici bakiye iş bedeli ile birlikte tamamlanmayan kısma ilişkin kâr kaybını talep edebilecektir. kâr kaybı hesabında da yerleşik içtihat ve uygulamalarda kâr kaybının 6098 Sayılı TBK'nın 408. maddesinde( mülga 818 sayılı BK'nın 325) düzenlenen kesinti yöntemine göre hesaplanacağı kabul edilmektedir. Buna göre hesaplamanın, dönme zamanında yapılmayan/kalan iş bedeli ya da işe hiç başlanmamışsa iş bedelinin tamamından, işin yapılmaması veya tamamlanmaması nedeniyle yüklenicinin yapmaktan kurtulduğu, işçilik, malzeme, vergi, sigorta, amortisman vs. giderleri ile kalan sürede başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların düşülmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. ( Yargıtay (kapatılan ) 15. HD. 11.04.2007 tarih 2006/4955 E. 2007/2372 K.sayılı, 09.05.2013 tarih 2012/7521 E. 2013/3029 K.sayılı, 20.07.2011 tarih 2011/864 E. 2011/4787 K.sayılı ve18.12.2019 tarih 2019/312E. 2019/5246 K. sayılı ilamları). Sözleşmenin iş sahibi tarafından haklı olarak feshi veya tarafların ortak kusuru nedeniyle feshi halinde ise yüklenici tarafından sözleşme kapsamında bakiye iş bedeli talep edilebilecek, müspet zarar kapsamındaki kâr kaybını ise talep edemeyecektir. Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarı ispatlanmalıdır. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Taraflar arasında .............. İnşaatı Projesi Kapsamında CFA Kazık Yapılması İşine ilişkin olarak imzalanan tarihsiz sözleşmenin incelenmesinde; davacının sözleşmede yüklenici konumunda olduğu, sözleşmenin; Konu başlıklı 2. maddesinde; "2.1. İşin konusu, Yüklenicinin yüklenimi altında "......... İli ....... İlçesi .......... Mahallesi 160 Ada 1 Parsel'deki proje kapsamında CFA kazık yapılması işi'ni kapsamaktadır. Projesine göre 080 cm çapında 873 adet L=12 m boyunda toplam 10.476 metre donatısız CFA kazık ve 080 cm çapında 393 adet L=12 m boyunda toplam 4.874 metre donatılı CFA kazık imalatı yapılacaktır. 2.2. YÜKLENİCİ, CFA kazık imalatını işçilik yapılması olarak üstlenmiştir, iş birim fiyatlı olup, gerçekleşen keşif üzerinden ödeme yapılacaktır... Yüklenicinin Sorumlulukları başlıklı 3. maddesinde; "3.1. YÜKLENİCİ, uygulamaların yapılması için gereken makine ekipman temini, mobilizasyon yapılması, iş sonunda iş programına uygun olarak demobilizasyon yapılmasından sorumludur... İşverenin Sorumlulukları başlıklı 4. Maddesinde; "4.1. Uygulama projelerini vermek, idare ve 3. Şahıslar ile olan ilişkilerin yürütülmesini sağlamak İşverenin sorumluluğundadır. 4.2. Gerekli kazı, dolgu, kırım ve hafriyat işlerinin yapılması İşveren sorumluluğundadır... İşin Bedeli ve Ödemeler başlıklı 5. maddesinde; "5.2. Fiyatlara KDV ve Damga Vergisi dahil değildir. 5.3 Mazot baz fiyatı 32.50 TL/lt + KDV olarak alınmıştır. Proje süresince akaryakıta gelen zamlar hakedişe yansıtılacaktır. 5.4. Boş delgi yapılmayacağı kabul edilmiştir, boş delgi yapılması durumunda CFA kazık birim fiyatından ödenir. 5.5. Mobilizasyonun yapılması ile iş bedelinin %20'si nakit olarak ödenecektir. Aylık hakedişlere istinaden kesilen fatura bedelinin %75'i nakit, %25'i hakediş tarihinden itibaren 60 gün vadeli çek olarak ödenecektir." İşin Süresi başlıklı 6. maddesinde; "6.1. Sözleşme imzalandıktan sonra, işveren tarafından gerekli çalışma izinlerin alınması, ödemenin yapılması, elektrik, su temini ve yazılı yer teslimi ile işe başlanacaktır. İşin Kabulü başlıklı 7. maddesinde; "7,1. işlerin fiili olarak tamamlanmasının ardından 3 gün içinde İşveren tarafından kesin kabul yapılarak kabul tutanağı düzenlenir." şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde ......... ili, ....... ilçesi, .......... mah. 160 ada 1 parsel de kayıtlı taşınmaz üzerine .............. İnşaatı projesi ile ilgili olarak bahse konu projenin Donatısız CFA Kazık yapılması işinin üstlenildiğini ve bahse konu kazık imalatının toplam 13.158.80 metre imalat olarak gerçekleştirildiğini, davalıdan 1.737.682,00 TL tutarında alacaklı olduğunu, bu bakiye kendilerine ödenmemesi üzerine ........... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/6303 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmak durumunda kalındığını fakat davalı tarafından itiraz edilmiş olması nedeni ile huzurdaki davayı açtıklarını beyan etmiştir. Davalı ise davacının iddialarının gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın ......... ili, ....... ilçesi, .......... mah. 160 ada 1 parsel de kayıtlı taşınmaz üzerine .............. İnşaatı projesindeki Donatısız CFA Kazık yapılması işini yapmak üzere anlaştığının doğru olduğunu, ancak davacının tarafın haksız iddiasının aksine tüm proje, belediye ruhsat ve yapı denetim evrakları ile de sabit olduğu üzere bu imalat miktarının 10.476,00 metre olduğunu, tüm metrajlar ortada olmasına rağmen davacı taraf haksız yere müvekkilden sanki kazık imalatının toplamı 13.158.80 metre gerçekleşmiş gibi ödeme almaya çalıştığını beyan etmiştir. Sözleşmenin varlığı ve işin yapıldığı tarafların kabulündedir. Anlaşmazlık yapılan işin miktarından kaynaklanmaktadır. Davacı yapılan işin toplam miktarının 13.158,80 mt olduğunu, davalı ise sözleşmede yer aldığı üzere 10.476,00 mt olduğunu iddia etmiştir.. Mahkememizce dava dışı S.S. .............. Esnaf ve Sanatkarlar Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi'ne müzekkere yazılarak .............. ......... ....... .......... mahallesi 160 ada bir parsel A blok ve B blok İnşaatı CFA kazık ile zemin iyileştirme projesine ilişkin olarak varsa zemine ilişkin çalışma kapsamında yapıldığı belirtilen imalat ödemelerine esas hakediş ve eki niteliğindeki imalat tutanaklarının gönderilmesi istenmiş, verilen cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinde zemin iyileştirme projesinde 929 adet ve 11.148 mt kazık metrajı olduğu, yine ilgili yazı ekinde yer alan dava dışı kooperatif ile davalı arasında düzenlenen 3 nolu hakediş belgesi ve eki incelendiğinde 10 ve 11 sıralarda 15.140.1005 pozu ile 11.148,00 mt, 15.140.1205 pozu ile 3.156,50 mt Fore Kazı bedeli ödendiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan ve deliller kısmında incelenen sözleşmenin "5.4. Boş delgi yapılmayacağı kabul edilmiştir, boş delgi yapılması durumunda CFA kazık birim fiyatından ödenir. " maddesi gereğince davacının belirtitği ve hesaplamalarına esas alınan miktarın yerinde olduğu ve bu doğrultuda hakediş ile fatura düzenlendiği, davacı tarafından yerinde yapılan ölçümlerle tespit edilen miktarların günlük çalışma tutanakları ile whatsapp üzerinde davalıya bildirildiği anlaşılmıştır. İddia, savunma, Taraflar arasında yapılan sözleşme, vergi dairesi cevabi yazıları, ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari bir ilişkinin var olduğu işin yüklenici davacı ..............şti. Olduğu, işin konusunun ......... İli ....... ilçesi .......... Mahallesi 160 ada 1 parsldeki proje kapsamında CFA Kazık yapılması işi olduğu, sözleşmesinin varlığı ve işin yapıldığının tarafların kabulünde olduğu uyuşmazlık olan kısmın işin miktarından kaynaklandığı, davacı yapılan işin toplam miktarının 13.158,80 metre olduğunu, davalı ise sözleşmede yer aldığı üzere 10.476,00 metre olduğunu belirttiği, dosya muhtevasına davadışı S.S............... Esnaf ve Sanatkarlar Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi vekili tarafından sunulan 15.05.2025 tarihli yazı ekinde yer alan belgeler incelendiğinde: ......... ....... .......... Mah. 160 Ada 1 Parsel .............. A Blok ve B Blok İnşaatı CFA kazık ile zemin iyileştirme projesinde 929 adet ve 11.148 mt olduğu tespit edilmiştir. Davadışı idare ile davalı arasında düzenlenen 3 nolu hakediş belgesi ve eki incelendiğinde: 10 ve 11 sıralarda 15.140.1005 pozu ile 11.148,00 mt, 15.140.1205 pozu ile 3.156,50 mt Fore Kazık bedeli ödendiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında yapılan işe ait olduğu belirtilen imzasız sözleşmenin "İşin bedeli ve Ödemelerr" başlıklı 5.4. maddesinde "Boş delgi yapılmayacağı kabul edilmiştir, boş delgi yapılması durumunda CFA kazık birim fiyatından ödenir. “ hükmü karşısında davacının belirttiği ve hesaplamalarına esas alınan miktara göre hakediş ile fatura düzenlediğinin tespit edildiği, keza davacı tarafından yerinde yapılan ölçümlerle tespit edilen miktarların günlük çalışma tutanakları ile Whatsapp üzerinden davalıya da bildirildiği, davalının 2022-2023-2024 yılı ticari defterlerinin, TTK gereği kendileri lehine delil teşkil edeceği belirlendiği, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, taraflar arasında ticari bir ilişkinin var olduğu ve davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketten olan alacağının 108.976,80 TL. olarak belirlenmiş ise de davalının davacı tarafından düzenlenen ve kendisinin itiraz etmediği ve davalı tarafın 31.12.2023 tarihli 4 adet fatura ile kendi düzenlediği 1 adet faturayı aynen beyan ettiği, davalının form BS satış tutarının 3.007.509,02 TL, davalının form BA alış tutarının 9.353.047,15 TL olduğu, davacı ........... Zemin...A.Ş şirketinin ticari defterinde 31.12.2023 kapanış kaydı itibari ile A.Ç Müh....şirketinden 2.218.457,59 TL, 22.01.2024 tarihinde 400.000,00 TL tutarındaki tahsilat kaydı sonrasında alacak miktarının 1.818.457,59 TL olarak takip edildiği ve bu tutarın 2025 yılına devredildiği, davalının kabul ettiği belirlenen, kendi vergi dairesi kayıtlarında saptanan 2 adet fatura olan 16.12.2023 tarih ve BYK2023000000045 nolu ve 4.831.200,79 TL. tutarlı fatura ile birlikte 25.12.2023 tarih ve BYK2023000000050 nolu ve 424.233,60 TL. Tutarlı faturaların olduğu, ayrıca davalı tarafından yapılan ve kayıtlara alınmayan toplam 3.328.000,00 TL. havale ve çek tutarı da hesaplandığında davacı şirkete 1.818.457,59 TL. borcu olduğunun belirlendiği; keza davalı vekili tarafından örnekleri sunulan toplam 800.000,00 TL tutarlı çeklerin ......... Türk Katılım Bankası 20.04.2024 Vd. 89912 no.lu ve 400.000,00 tutarlı ......... imzalı hamiline düzenlenmiş çeklerin, ......... Türk Katılım Bankası 20.05.2024 Vd. 89913 no.lu ve 400.000,00 tutarlı ......... imzalı hamiline düzenlenmiş çek olduğu, ödenmiş ise takip tarihi sonrası icra müdürlüğünce nazara alınabilecek alacak olduğu, bu durumda taraf kayıtlarının bire bir örtüştüğü ve miktarın teyit edildiği; neticeten davacının davalıdan olan alacağının 1.818.457,59 TL olarak hesaplandığı, ........... 3.Genel İcra Dairesi 2024/6303 E. Sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinin 1.737.682,01 TL. olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince takibin de bu tutar üzerinden devamı gerektiği, ancak davacının takip öncesi davalıdan alacağını istediğine dair bir bilgiye veya belgelere dosyada rastlanılmadığında faize hükmedilmeyerek davalının ........... 3. Genel İcra Dairesi’nin 2024/6303 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 1.737.682,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmesine, İcra takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin İcra Müdürlüğünce infazda nazara alınmasına, davacının icra inkar tazminat isteminin alacağın varlığı hakediş alacağına dayandığı ve yargılama gerektirmesi, alacak miktarının likit olmaması nedeni ile reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalının ........... 3. Genel İcra Dairesi’nin 2024/6303 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 1.737.682,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmesine,
2-İcra takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin İcra Müdürlüğünce infazda nazara alınmasına, 3-Davacının icra inkar tazminat isteminin alacağın varlığı hakediş alacağına dayandığı ve yargılama gerektirmesi, alacak miktarının likit olmaması nedeni ile reddine, 4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 118.701,05 -TL olduğundan peşin alınan 20.986,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 97.714,19-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 261.275,48-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 53.325,00-TL (bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri olmak üzere) yargılama gideri ile 20.986,86 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 74.739,46 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan 15.000,00 TL bilirkişi ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026