İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/304 E. 2026/556 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/304
- Karar No
- 2026/556
- Karar Tarihi
T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/304 Esas - 2026/556 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/304 Esas KARAR NO : 2026/556
BAŞKAN : ..... ... ÜYE : ..... ... ÜYE : ..... ... KATİP : ..... ...
DAVACI : ..... - ..... VEKİLİ : ..... -........... DAVALI : ..... - ..... ..... VEKİLİ : ..... - .............
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 10/04/2026 KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR Y. TARİHİ : 16/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılar hakkında ............ 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/39 E, sayılı dosyasında dava açıldığını ve bu davanın 04/03/2026 tarihinde karara çıktığını, söz konusu davanın kazanılmasından sonra ............ İcra Müdürlüğü'nün 2026/15541 E, sayılı dosyası üzerinden icraya konulduğunu ve takibin 09/04/2026 tarihinde kesinleştiğini, davalının kesinleşen icra takibine rağmen ödeme yapmadığını beyan ederek davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ............ İcra Müdürülüğünün 2026/15541 esas sayılı dosyasında icra emrinin 01.04.2026 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarihten sonra 7 gün içerinde borcu ödemek için süreleri olduğunu, 7 gün içerinde borç ödenmez ise alacaklının haciz işlemleri yapılması yönünde hakkı bulunduğunu, davacının davasını 10.04.2026 tarihinde açtığını, icra takibinin 09.04.2026 tarihinde kesinleştiğini, davacı tarafça iflas davasının 10.04.2026 tarihinde açıldığını, davacının haciz işlemi dahi yapmadan iflas davasını hemen açtığını, bunun hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, İcra takip konusu alacak başka bir iflas davasında hükmedilen vekalet ücretine ilişkin olduğunu, takip konusu mahkeme kararının istinaf edildiğini, istinaf sonucunun beklenilmesini talep ettiklerini, beyan ederek davanın reddine, reddedilen miktar üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ............ 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/39 E, sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar tarafından 14/01/2026 tarihinde davalı şirket aleyhine iflas istemli dava açıldığı, mahkemece 04/03/2026 tarihinde davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve davacıların kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.485.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak tüm davacılara verilmesine karar verildiği, hükmün davalı tarafından ibrazı üzerine ............ Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 06/05/2026 tarih, 2026/600 Esas, 2026/1087 Karar sayılı kararı ile davalı tarafça yargılama aşamasında ödeme yapılmış olmakla, davacılar dava açmakta haklı olduklarından davalının avukatlık ücreti ödemekle yükümlü tutulması isabetli olduğu, ancak Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 12.12.2024 tarih, 3099/4825 sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere iflâsın tekliği ilkesi gereğince davacılar lehine tek bir maktu avukatlık ücretine karar verilmek, ön inceleme aşamasından önce yapılan ödemeyle dava konusuz kaldığından, maktu avukatlık ücretinin yarısı hüküm altına alınmak gerekirken mahkemece hatalı değerlendirmeyle, yazılı şekilde davacı sayısı kadar avukatlık ücretine karar verilmesi usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 madde gereğince kabulü ile mahkeme kararı düzeltilerek yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. Buna göre: "1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacılar tarafından yapılan 3.294,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 4-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6. maddesine göre belirlenen 22.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE" karar verildiği görülmüştür. ............ İcra Müdürlüğü'nün 2026/15541 E, sayılı dosyasının incelenmesinde; takip talebi ve icra emrinde davacılar tarafından davalı şirket aleyhine 1.485.000,00 TL vekalet ücreti (asıl alacak), 3.294,20 TL yargılama gideri, 8.787,95 TL işlemiş faiz, 19,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.497.102,35 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip konusunun ............ 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026 / 39 (Hukuk Dava Dosyası) esas ve 2026/157 karar sayılı 04/03/2026 karar tarihli ilamı olarak belirtildiği, dosya alacağı ve harçların tahsil edilmiş olması nedeniyle icra dairesince 18/06/2026 tarihli tensip tutanağı ile dosyanın infazen işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 177 maddesi uyarınca iflas talebine ilişkindir. ............ İcra Müdürlüğü'nün 2026/15541 esas sayılı sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalı yönünden iflas koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 177/4.maddesine göre, ilâma müstenit alacak icra emri ile istenildiği halde ödenmemişse, alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflâsa tabi borçlunun iflâsını istiyebilir. İflas davasında alacaklı, alacağını ispat bakımından İİK’nın 68. maddesinde tahdidi olarak sayılmış bulunan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi alacağın varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir. Mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda borçlunun borçlu olmadığı kanısına varılırsa iflas davasının reddine karar verilir. İflas davasının reddi kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder ve alacaklı iflas takibi ve davası konusu yapılmış alacak için borçluya karşı yeni bir alacak davası açamaz. İlama bağlı bir alacağın icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemesi durumunda borçlunun doğrudan doğruya iflasının istenebileceği hususu ise İİK'nın 177/4. maddesinde düzenlenmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, icra memurunun aksi yöndeki işlemleri kamu düzenine aykırılık oluşturacağından, süresiz şikayete tâbi olacağı gibi hakim tarafından da re'sen gözetilmelidir. Alacaklının takip talebine eklediği belgenin para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam olması halinde icra memurunun borçluya örnek 4-5 nolu icra emri tebliğ etmesi yasal zorunluluktur. Alacaklının talebi üzerine ya da kendiliğinden, ilamsız icra takiplerine ilişkin ödeme emri göndermesi gerekmektedir.
Nitekim ilamlı icra takibinde borçlunun itirazı takibi durdurmayacağı gibi itfa ve imhal itirazlarının ispatı ancak "yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya tetkik merciinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle" (İİK. m. 33) mümkün olacaktır. Halbuki ilamsız icra takibinde itiraz üzerine takip durmakta ve alacaklının itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurarak olumlu karar alması gerekmektedir. Yine ilamlı icra takibini, alacaklı istediği icra dairesinde yapabilmektedir. Alacaklının, doğrudan iflas davası açabilmesi için, hükmün kesinleşmiş olması şart değildir. iflasa karar vermeden önce, hüküm borçlu lehine bozulacak olursa, iflas davası olduğu yerde durur.Hüküm Yargıtay'ca borçlu lehine bozulur, bu defa borçlunun hiç borçlu olmadığına (borçlu aleyhine açılmış olan alacak davasının reddine) karar verilir ve bu hüküm kesinleşirse, ticaret mahkemesi iflâs davasını reddeder. (İİK m. 40) (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16.03.2015 tarih, 2014/4394 Esas, 2015/1653 Karar sayılı kararı) Yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillerden; ilamlı icradaki ilamın ............ Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesinde ortadan kaldırıldığı ve yeniden hüküm kurulduğu kısmen de olsa davacı alacağına hükmedildiği, icra dosya alacağı ve harçların davalı tarafça ödenmesi nedeniyle icra dairesince 18/06/2026 tarihli tensip tutanağı ile dosyanın infazen işlemden kaldırılmasına karar verildiği, İİK 177/4. maddesi gereğince açılan doğrudan iflas davasına konu olan alacağın davalı tarafından ödendiğinin belirtildiği dava sırasında alacağın sona erdiği, bu şekilde davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek; taraf vekillerinin dava ve cevap dilekçelerinde vekalet ücreti talep ettikleri anlaşılmakla yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda dava tarihinde tarafların haklılık durumlarına göre HMK 331. gereğince aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 48.312,00 TL harçtan mahsubu ile 47.580,00 TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-HMK m. 331 gereğince davacı taraf kısmen de olsa haklılığı tespit edilmiş olduğundan davacının yapmış olduğu 732,00 TL harç ve 77,90 TL posta masrafı olmak üzere toplam 809,90 TL yargılama giderinin 404,95 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden HMK m. 331 gereğince dava tarihinde davacıların kısmen de olsa haklı oldukları anlaşılmakla ve dava değerine dayanak icra takibindeki asıl alacak miktarı 22.500,00 TL olduğu tespit edildiğinden AAÜT gereğince takdir olunan 22.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden HMK m. 331 gereğince dava tarihinde davacı taraf kısmen de olsa haksız olduğu anlaşılmakla ve dava değerine dayanak icra takibindeki asıl alacak miktarı 22.500,00 TL olduğu tespit edildiğinden AAÜT gereğince takdir olunan 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Taraflarca ödenen gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. maddesine uygun şekilde ilgilisine (ödeyene) İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne davacı vekilinin yokluğunda karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............ Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2026