İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/519 E. 2026/876 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/519
- Karar No
- 2026/876
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/519 Esas KARAR NO : 2026/876
DAVA : Yargılanmanın Yenilenmesi DAVA TARİHİ : 10/11/2021 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Yargılanmanın Yenilenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Yargılamanın yenilenmesini talep eden ( davalı) vekili dilekçesinde özetle; " ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...sayılı Kesinleşen Kararı ile İcra ve İflas Kanunu'nun 177/1.4 maddesinde ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesinin iflas sebebi olarak belirtildiği, davalı ... Sirketi hakkında başka bir dosyadan verilen iflas kararının kesinlestiği, gerekli ilanların yapıldığı, iflas avansının depo edildiği, borçlu şirket yetkililerine dinlenilmeleri hususunda yapılan tebligata rağmen duruşmaya katılmadıkları, dayanak icra dosyasında icra emrinin usulüne uygun tebligine rağmen borçun ödenmediği, iflasa tabi olan hakkında tek bir iflas kararının verilebileceği, birden fazla iflas kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle hakkında başka bir dosyadan iflas kararı kesinlesen davalı ...Sirketi yönünden davanın reddine, davalı ... Sirketi yönünden davanın kabulü ile iflasının açılmasına karar verildiği ancak verilen kararın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla karara bağlanmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğu, davacı ... Vekili'nin, karara tesir eden hileli davranışta bulunduğu , ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih ... E., ... K.sayılı dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bu ikinci dava ile öncekine aykırı bir hüküm verildiği ve verilen bu hükmün de kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden yargılama yapılıp, mahkemenin 25/09/2025 tarih ... E., ... K. sayılı kararınızın kaldırılmasına, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini..." talep etmiştir. Davacı vekili yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin cevap dilekçesinde özetle; "İflas ile birlikte şirketin eski yönetim kurulu üyelerinin "tasarruf yetkisi" sona ermiştir.Bu nedenle eski yöneticinin şirketi temsilen dava açabilmesi mümkün değildir. Tensip Tutanağı'nın 1 numaralı bendinde kanımızca sehven "vekilden" söz edilmiş ise de başvuran iflas masasının vekili değil eski şirket yöneticisidir.mahkemeniz aynı taraflar ve dava sebebi ile ilgili iki farklı karar vermemiştir. sözü edilen ilk dava, başka birinin, başka bir ilâma (o ilâma dair icra emrinin tebliğine) rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle açtığı doğrudan iflâs davası iken, bu dava bambaşka birinin, bambaşka bir ilâma dayalı alacağına istinaden açılmıştır. Sebepleri ve tarafları farklı davalara dair iade-i muhakeme yapılamaz. Bu dosya özelinde herhangi bir yeniden yargılama sebebi yoktur. Somut olayda Sayın Mahkemeye müracaat eden müflis şirketin eski yetkilisidir; her ne kadar Tensip Tutanağı'nda vekilden söz edilmiş ise de başvuran vekil değildir. TTK m 534 uyarınca bir istisna söz konusu olmadığından, bu şahsın dava ve talep hakkı yoktur. Bu nedenle yeniden yargılama talebi reddedilmelidir. Başka bir davacının, başka bir ilâma dayalı açtığı davada verilen kararın huzurdaki dava ile hiçbir ilgisi yoktur. sayın mahkemeye karşı alenen gerçek dışı beyanda bulunulmaktadır. müflis şirket eski yetkilisinin tasarruf yetkisi olmaksızın ileri sürdüğü, usul ve yasaya, mevcut delil kapsamına ve de hukuki gerçeklere açıkça aykırı mahiyetteki yeniden yargılama başvurusunun esastan reddine, başvuru şirketin eski yetkilisi hakkında hileli iflas suçundan istanbul cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin başvurucunun şahsına yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur. Dava, yargılamanın iadesine ilişkindir. Yargılamanın yenilenmesi, kesin olarak verilen veya kesin olarak verilmemesine rağmen, süresi içinde kanun yoluna gidilmemesi nedeniyle kesinleşen ya da süresi içinde kanun yollarına başvurulmasına rağmen reddedilen ve böylece mevcut olağan kanun yolları tükenen mahkeme kararlarına karşı gidilen olağanüstü kanun yolu olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 374 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesine göre "Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." Mahkememizin ... Esas, ... karar sayılı kararı ile " Mahkememizin ... esas sayılı dosyası kapsamında davalı şirketler hakkında iflas talepli dava açıldığı; mahkememizin ... Esas... Karar sayılı ilamında 08/12/2022 tarihinde her iki davalı şirket hakkında da iflas kararı verildiği; kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 45. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında davalı ...Şirketi yönünden iflas kararının kaldırılmasına karar verildiği; kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. HD ... Esas ... karar sayılı ilamında onama kararı verildiği ve 24/02/2025 tarihinde davalı ...Şirketi yönünden iflas kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. İflas talebinin İİK'nın 177/son yollaması ile İİK'nın 166/2 fıkrası uyarınca ilan edildiği, iflas avansının mahkememizin 03/07/2025 tarihli duruşma ara karar uyarınca davacı vekili tarafından davalı ... Anonim Şirketi yönünden iflas kararının kesinleşmesi nedeniyle yatırılmadığı; davalı ... Şirketi yönünden ise 15.000,00 TL iflas avansının 16/07/2025 tarihinde depo edildiği; İİK 177/4 gereği borçlu şirket yetkilileri adına davetiye tebliğ edildiği görülmüştür. İcra emrinin davalı ...Şirketi yönünden usule uygun tebliğine rağmen borcun ödenmediği, İİK'nın 177/4. maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak (alacak davasına ilişkin) kararın kesinleşmiş olmasının gerek olmadığı, davacının iflas avansını yatırdığı, ilanların yapıldığı, şirket temsilcilerinin dinlenmek üzere çağrılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı, müdahil alacaklılarca borçlunun iflasını gerektiren bir hal bulunmadığının iddia ve ispat edilemediği anlaşıldığından davalının İİK'nın 177. maddesi gereği iflasına karar verilmesi gerekmiştir. Davalı ... Şirketi yönünden mahkememizin ... esas sayılı dosyasında verilen iflas kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. İflasta yurt içinde birlik ( vahdet) ilkesi geçerlidir. Bu nedenle borçlu hakkında muhtelif iflas davalarının açılması eşyanın tabiatı icabı ise de ancak tek iflas kararı verilebilir. İflasın tekliği prensibi sadece yurt içinde geçerli olup borçlunun muamele merkezindeki ticaret mahkemesinde birden fazla iflas davasının derdest bulunması durumunda, bu davalardan birisinde iflas kararı verildiği takdirde, diğer iflas davalarının iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapmaları zorunluluğu vardır. Bu zorunluluğun nedeni, bir borçlu hakkında birden fazla iflas kararı verilemeyeceği ve mameleki hakkında birden fazla iflas tasfiyesi açılamayacağı esasına dayanmaktadır. Bu durum birlik (vahdet) ilkesinden kaynaklanmakta ve iflasın inşai karakterinin doğal sonucunu oluşturmaktadır. Bununla birlikte borçlu hakkında verilen iflas kararı Yargıtayca bozulduktan sonra, daha önce iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapan diğer iflas davalarına bakan mahkemelerin artık bekletici sorun hakkındaki ara kararlarını kaldırarak yargılamayı sürdürmeleri gerekir. Şu kadar ki; iflasa daha önce karar veren ve kararı Yargıtayca bozulan hüküm mahkemesinin direnme kararı vermesi de ihtimal dahilinde olduğundan bozma hakkında yerel mahkemece verilecek karara kadar diğer mahkemeler bekletici sorun hakkındaki ara kararını sürdürmeli, bozmaya uyulması halinde kendi mahkemelerindeki iflas davasına ilişkin yargılamayı devam ettirmelidirler. Direnme kararı doğrultusunda yeniden iflasa karar verilmesi durumunda ise daha önce oluşturulan bekletici soruna dair kararın sürdürülmesi gerektiğinde kuşku yoktur.(Türk İflas Hukuku, Sümer Altay, Sayfa 132) Somut davada, müflis ...Şirketi hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ...Karar sayılı ilamıyla iflas kararı verildiği, iflas kararının işbu yargılama sırasında 24.02.2025 tarihinde kesinleştiği, emsal Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... K sayılı ilamında belirtildiği üzere iflas koşullarının oluşmaması durumunda davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-İİK'nın 177/1-4 maddesi gereği ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün...sicil nosunda kayıtlı davalı ... ŞİRKETİ'nin İFLASINA, İflasın 25/09/2025 tarihi saat 15:25 itibariyle açılmasına, İflas kararının İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle ilanına, Kararın derhal ... İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 2-Davacı tarafından depo edilen iflas avansının ... İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, 3-İflası istenen davalı ...ŞİRKETİ yönünden DAVANIN REDDİNE,..." dair karar verildiği, verilen karara karşı davalı ... Şirketi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... karar sayılı kararı ile " Somut dosyada; davacı tarafından işçilik alacaklarının tahsili için açılan davada ... 17. İş Mahkemesi'nin 26/03/2019 tarihli ... E. ... K. sayılı kararı ile "1-Davacının kıdem tazminatı talebinin KABULÜ İLE, net 71.547,67 TL nin iş akdinin fesih tarihinden (16/01/2017) itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacının ücret alacağı talebinin KABULÜ İLE, net 19.010,27 TL'nin Temerrüt tarihinden (21/01/2017) itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiş, 03/07/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Bu karara istinaden davacı tarafından ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile 04/07/2019 tarihinde ilamlı icra takibi başlatılmış, icra emri davalı şirket vekiline bizzat 08/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ancak ödeme yapılmamıştır. İİK'nın 177/1.4. bent 2. cümlesi, ''Türkiye'de yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır'' hükmü uyarınca davalı şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davetiyeye uyarak gelmesi halinde dinlenmesi gerekmektedir. Bu hüküm iflas gerekçesi değil, iflas kararı verilmeden önce mahkemece yerine getirilmesi gereken emredici bir hükümdür, bu nedenle mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı şirket yetkilileri ... ve ...'ya şirket hakkında iflas kararı verilebileceği ihtarını içerir duruşma gün ve saatini bildirir tebligatların 04/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği ancak duruşmaya katılmadıkları, mahkemece yasa hükmünün yerine getirildiği anlaşılmıştır. Davalı ... Şirketi hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E sayılı dosyasında, davacı Halil Kara tarafından ilama dayalı alacağın icra emriyle istenmesine rağmen ödenmediği iddiasıyla doğrudan iflas davası açıldığı, mahkemenin ...K sayılı 08/12/2022 tarihli kararı ile iflas kararı verildiği, işbu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 04/12/2024 tarihli ... E. ...K. Sayılı kararı ile icra emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak iflas davasının reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 24/02/2025 tarihli ... E. ... K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı vekili her ne kadar bu kararın bağlayıcı olduğunu ileri sürmekte ise de, başka bir alacaklı tarafından açılan davanın, eldeki dosya açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Doğrudan iflası düzenleyen İİK'nın 177/1.4 maddesinde yer alan şekli düzenleme nedeniyle davalının ödeme gücünün olup olmaması yada borca batık olup olmaması bir önem arz etmediğinden, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları ise yerinde değildir. Sonuç olarak, istinaf başvurusunda bulunan davalı, icra emri tebliğine rağmen ilama bağlı alacağı ödemediğinden, İİK'nın 177/1.4. Maddesi uyarınca iflas kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı için davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine.." karar verilmiş, verilen karara karşı davalı ...Şirketi tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile "...uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ...Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.." kararı verilmiş ve mahkememiz kararı 29/04/2026 tarihinde kesinleşmiştir. TTK 534. Madde de " iflas halinde tasfiye, iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Şirket organları temsil yetkilerini, ancak şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için korur" düzenlemesi içermektedir. Bu düzenleme kapsamında ... Şirketi adına yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı itibariyle; yargılamanın yenilenmesini talep eden yanca mahkememizin... Esas, ...karar sayılı dosyasında vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülerek karara bağlandığı ileri sürülmüşse de, yargılama sürecinde davalı şirkete tebliğ işlemlerinin yapıldığı, 19/10/2022 tarihinde iş bu yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan ...tarafından dosyaya beyan dilekçesi sunularak davanın reddinin talep edildiği, ilk derece yargılamasında verilen kararın ardından davalı şirket vekilince verilen karara karşı istinaf yasa yoluna akabinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı da temyiz yasa yoluna başvurulduğu, yargılama sürecinde davalı şirketin temsilci ve vekili ile dava görülerek sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır. Yargılamanın yenilenmesi talep eden tarafça, lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunduğu belirtilmişse de; mahkememizce görülüp sonuçlandırılan dava, ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılan iflas davası olup, iflas davasına ilişkin ilan ve diğer usuli işlemlerin mahkemece yerine getirilerek neticeten yasal koşulları oluştuğundan iflas kararı verildiği, davacı ...tarafından yargılama sürecinde hileli işlemler yapıldığı hususuna ilişkin belge ve delil sunulmadığı, hileli işlem iddiasının ispat edilmediği anlaşılmıştır. Yine yargılamanın yenilenmesi talep eden tarafça bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verildiği beyan edilmişse de mahkememizin ... Esas ...karar sayılı dosyasında iş bu davada taraf olmayan Halil Kara tarafından açılan iflas talepli davada ... A.Ş.'nin iflasına karar verildiği, iş bu davanın tarafları ile... esas sayılı dosyanın taraflarının aynı olmadığı, dasıyla HMK 375/c-h-ı maddesinde sayılan yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harcın peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Asıl davada davacı ( aleyhine yargılamanın yenilenmesi talep edilen) yan vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000,00TL vekalet ücretinin Yargılamanın yenilenmesini talep eden( asıl davada davalı) yandan alınarak karşı yana ( asıl davada davacı) verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; yargılamanın yenilenmesini isteyen şirket yetkililerinin ve davacı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026
Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza