İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1477 E. 2026/909 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1477
- Karar No
- 2026/909
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1477 Esas KARAR NO : 2026/909
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2023 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı aleyhine senet nedeniyle başlatılan icra takibinde öncelikle davacının adresinin ... olduğundan yetkiye itiraz ettiklerini, yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Dairesi ve Mahkemelerinin olduğunu, davalı, davacıdan alınan teminat senedini gerçeğe aykırı düzenlenemek suretiyle kendisini alacaklı olarak göstertiğini, takibe konu senette alacaklı görünen davalının alacaklı sıfatı olmayıp gerçekte ticari ilişki kurulan senedin teslim edildiği şirketin yetkili ortağı olduğunu, davacı iş bu senedi ticari ilişkiye istinaden teminat senedi olarak verdiğini, davalı iş bu senedi gerçeğe aykırı doldurmak sureti ile kendi adına alacaklı sıfatı ile düzenleyip haksız çıkar sağlamak amacı ile icra takibine konu ettiğini, davacının davalıya borcu olmadığını, icra takibine konu senedin teminat senedi olmakla tahsil kabiliyeti olmadığından icra takibinin iptali için ... ... Hukuk Mahkemesi 2022/... sayılı dosya ile dava açıldığını, talep reddedildiğinden menfi tespit davası açtıklarını beyanla takibin iptaline, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, senet bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama sonuna kadar takibin tedbiren durdurulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Kapatılan ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarih 22023/... Esas 2023/... sayılı kararI ile ''Davanın Kabulü'ne,'' dair karar verildiği, davalı vekilinin 19/06/2023 tarihli dilekçesi ile 03/05/2023 tarihli karara karşı istinaf yoluna başvurduğu görülmüştür. Kapatılan ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen 03/05/2023 tarih ve 2023/... Esas 2023/... sayılı karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 02/03/2026 tarih ve 2023/1387 Esas 2026/380 Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2026 tarih ve 2023/1387 Esas 2026/380 Karar sayılı ilamı gerekçesinde özetle; '' Davacı dava konusu bonodaki imzasını inkar etmemiştir. Davacı tarafından imzası inkar edilmeyen bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve teminat senedi olarak verildiği iddiası davalının kabulü olmadığı sürece ancak yazılı belge ile ispatlanması gerekmedir. Davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ispatı için dava konusu bononun şirkete verilirken alındığı iddia edilen fotokopisine dayanıldığı, söz konusu fotokopide bononun düzenleme yerinin, tarihinin, lehtar kısmının, yazı ile yazılan bedel kısmının ve bedelinin ne şekilde alındığına ilişkin kısımların boş olduğu, ödeme günün 30/04/2021 tarihi, rakam ile bedel kısmının 100.000 TL olduğu, ödeyecek kişi olarak davacının isim ve soy isim, kimlik numarasının ve imzasının bulunduğu, evrakın alt kısmında el yazılı ile "Borç kapandığında senet geri iade edilecektir." ibaresi ile altında imza ve ... ... ve ... Şirketine ilişkin kaşe bulunduğu, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan 23/03/2021 keşide tarihli 30/04/2021 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, keşide yerinin Beylükdüzü/İstanbul, ödeme yerinin ... Mah. ... Sk. No:7 .../İstanbul olduğu bononun takibe konulduğu görülmüştür. Mahkemece dava dilekçesi ekinde sunulan fotokopi evrak dikkate alınarak senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Mahkemece taraflar arasındaki anlaşmanın ne şekilde olduğu, hangi gerekçe ve delile göre anlaşmaya aykırı doldurulduğu, tarafların gerçek kişi olduğu gözetildiğinde fotokopi evraka ve üzerinde yazılan ibareye ve imzaya ilişkin davalının beyanları alınmadan bu ibarenin bononun anlaşmaya aykırı dolduruluğunu ne şekilde gösterdiği açıklanmadığı gibi davacı tarafından iddia edilen hususlara ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/... soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunulmasına ve dosyaya delil olarak dayanılmasına rağmen dosya akıbetinin sorularak bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususunda olumlu/olumsuz karar verilmeden, dosya içeriği ve tarafların tüm delileri toplanmak, iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar oluşturulmadığı gibi Mahkemece davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi yanında ayrıca icra takibinin iptaline de karar verme yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirme yapılmadığı ve eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına'' şeklinde bildirilmiş olup, açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Faaliyeti durdurulan Bakırköy...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının Mahkememizin... Esasına kaydedildiğinden, dosyanın mevcut safahati korunarak bundan sonraki tüm işlemlerinin Mahkememizce yürütülmesine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasına konu 30/04/2021 vade tarihli, 100.000,00 TL'lik bononun teminat amacıyla verildiği ve anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Kapatılan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/05/2023 tarih, 2023/.... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 02/03/2026 tarih, 2023/1387 Esas ve 2026/380 Karar sayılı ilamıyla, eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı HMK’nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak dosya yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmiştir. Kapatılan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyası mahkememizin 2026/1477 Esas sayılı dosyasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken hukuki ilkeler ve delillerin değerlendirilmesi: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 778. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 687. maddesi uyarınca, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle arasındaki doğrudan ilişkiye dayanan kişisel defileri hamile karşı ileri sürebilir. Bununla birlikte, kambiyo senetlerinin soyutluğu ilkesi gereğince, senedin temel ilişkiden bağımsız olarak borç doğurucu niteliği bulunmaktadır. Senedin teminat amacıyla verildiği veya anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddianın, uyuşmazlığın niteliğine ve ispat kurallarına uygun delillerle ortaya konulması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi gereğince, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İmzası inkâr edilmeyen bir bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ileri süren düzenleyen, bu iddiasını kural olarak yazılı delille ispatlamalıdır. Somut olayda, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasında, keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan, 23/03/2021 düzenleme tarihli, 30/04/2021 vade tarihli ve 100.000,00 TL bedelli bononun takibe konulduğu anlaşılmıştır. Davacı, dava konusu bonodaki imzasını inkâr etmemiş; bononun ticari ilişki kapsamında teminat amacıyla verildiğini ve davalı tarafından anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğunu ileri sürmüştür. Davacı tarafça, bononun şirkete teslim edildiği sırada alındığı belirtilen fotokopi belge delil olarak sunulmuştur. Anılan fotokopide ödeme gününün 30/04/2021, rakamla bedel kısmının 100.000,00 TL olduğu; düzenleme tarihi, lehtar kısmı ve yazıyla bedel kısmının boş bulunduğu, ayrıca belgenin alt bölümünde el yazısıyla “Borç kapandığında senet geri iade edilecektir.” ibaresinin yer aldığı ve bu ibarenin altında ... ... ve Sağlık Ürünleri Limited Şirketine ait kaşe ile imzanın bulunduğu görülmüştür. Ancak söz konusu belge fotokopi niteliğinde olup, üzerinde bulunan ibare ve imzanın kim tarafından ve hangi koşullarda oluşturulduğu, belgenin dava konusu bonoyla ilişkisi ve taraflar arasındaki anlaşmanın kapsamı tek başına bu belgeyle kesin olarak ortaya konulamamaktadır. Davacı tarafından sunulan fotokopinin, bononun davalıya değil şirkete teminat amacıyla verildiğini ve davalının senedi anlaşmaya aykırı şekilde doldurduğunu ispata elverişli olduğu kabul edilemez. Zira fotokopideki kayıtların varlığı, tek başına davalının kişisel alacaklı sıfatının bulunmadığını veya takip konusu bononun davacı ile davalı arasındaki anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğunu göstermemektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin kaldırma ilamında, önceki yargılamada taraflar arasındaki anlaşmanın içeriği ve fotokopi belge üzerindeki ibarenin anlaşmaya aykırılığı ne şekilde gösterdiği yeterince açıklanmadığı; davalının belge üzerindeki ibare ve imzaya ilişkin beyanları alınmadan ve davacının iddialarına dayanak yaptığı ceza soruşturmasının sonucu değerlendirilmeden hüküm kurulduğu belirtilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde, davacının teminat amacıyla verdiğini ileri sürdüğü senedin davalı tarafından kendi adına doldurularak takibe konulduğu iddiasıyla şikayetçi olduğu, davalının ifadesinde senedi davacıdan borcuna karşılık aldığını beyan ettiği, alınan bilirkişi raporunda senet üzerindeki imza ve yazıların davalıya ait olmadığının belirtildiği ve davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara yönelik itirazın da kesin olarak reddedildiği anlaşılmıştır. Anılan soruşturma dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı, tek başına davacının davalıya borçlu olmadığını kanıtlamadığı gibi, soruşturma kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun konusu da davalının senet üzerindeki imza ve yazıların sahibi olup olmadığına ilişkindir. Senet üzerindeki imza ve yazıların davalıya ait olmadığının tespit edilmiş olması, bononun davacı tarafından teminat amacıyla verildiğini ve davalının bu bonoyu taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu kendiliğinden ortaya koymamaktadır. Ceza soruşturmasının sonucu, hukuk hakimliğimizce diğer delillerle birlikte değerlendirilmiş; ancak mevcut delillerin davacının borçsuz olduğu sonucuna ulaşmak için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Öte yandan, davalının davaya cevap vermemiş olması da davacının ileri sürdüğü vakıaların kendiliğinden ispatlandığı anlamına gelmemektedir. Davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitini talep edebilmesi için iddiasını ispatlaması gerekmektedir. Somut olayda, davacının imzasını kabul ettiği bononun teminat amacıyla verildiği, davalıya değil şirkete teslim edildiği ve anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğu yönündeki iddialarını, ispat yükünü karşılayacak nitelikte delillerle ortaya koyamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda, davacının takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik talebinin kabulü için gerekli ispat koşulları oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra takibinin iptali talebi yönünden ise menfi tespit davasında verilecek hükmün, icra takibinin iptalini de kapsayıp kapsamayacağı hususu ayrıca değerlendirilmiştir. Menfi tespit davasının konusu, davacının takip konusu alacak nedeniyle borçlu olup olmadığının belirlenmesidir. İcra takibinin iptali ise icra takibine ilişkin usul ve esasların değerlendirilmesini gerektiren ayrı bir sonuç olup, mahkememizce davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin koşulların oluşmadığı sonucuna varıldığından, bu talebin de kabulü mümkün görülmemiştir. Davacının kötü niyet tazminatı talebi bakımından, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için davanın borçlu lehine sonuçlanması ve alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun ortaya konulması gerekir. Somut olayda davanın reddine karar verildiğinden, davacının kötü niyet tazminatı talebinin de reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 975,75-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır