İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/162 E. 2026/205 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/162
- Karar No
- 2026/205
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/162 KARAR NO : 2026/205
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2021 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin 2006 yılında kurulduğunu, “ ----” markasıyla kitap basım ve yayınevi olarak hizmet verdiğini, 16/05/2018 tarihinde TPMK’na ---- başvuru numarası ile markasını tescil ettirmek üzere başvurduğunu, davalı tarafın bu başvuruya itiraz ettiğini, davalının 16. sınıf yönünden yaptığı itirazın reddedildiğini, ancak 41. sınıf yönünden ise kabul edilerek, davacının marka tescil başvurusunun reddine karar verildiğini, bu karara karşı davacının YİDK’ya yaptığı itirazın da reddine karar verildiği, kararın iptali için--- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin Esas sayılı davasının açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, davacının 2006 yılından bu yana bu marka ile yayıncılık faaliyetinde bulunduğunu, davalının ise insan kaynakları danışmanlığı ile iştigal ettiğini, bu faaliyeti kapsayacak şekilde “---- markasını 2015 yılında tescil ettirmesine rağmen, bir de davacının faaliyet alanında kalan 41. sınıf için marka tescil ettirdiğini, davacının bu markadan kendi başvurusuna yapılan itiraz sonucunda haberdar olduğunu, davalının markasını 41. sınıfta yer alan ve hükümsüzlük talep edilen mal ve hizmetleri için hiç kullanmadığını, davalının amacının marka yedekleme olduğunu, bu haksız eyleminin korunamayacağını, davacının “---” markası ile davalının tescil ettirdiği “----” markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, davalının markasının davacının faaliyet alanında olan 41. sınıfta tescil edildiğini, davacının 2006 yılından bu yana tescilsiz olarak kullandığı markası üzerinde hak elde ettiğini, SMK’nun 6/3. maddesi uyarınca 41. sınıfta markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davacıya ait ---- alan adlı internet sitesi incelendiğinde 2006 yılından bu yana “ ----+Şekil” markasının kullanıldığının tespit edilebileceğini, ayrıca davacının ticari kayıtlarında da kullanımlarının mevcut olduğunu, marka ile kitap fuarlarına katıldıklarını, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek, davalıya ait --- tescil numaralı “-----” markasının tescilli olduğu 41. Sınıfın “Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasın ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)” hizmetleri için hükümsüzlüğü ile markanın bu mal ve hizmetler bakımından sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin uzun yıllardan bu yana "-----" markasını dava konusu hizmetler dahil olmak üzere kullandığını, yine dava konusu edilen markanın tescili için 03/04/2015 tarihinde başvuru yapıldığını, markanın 29/02/2016 tarihinde tescil edildiğini, dolayısıyla davacının 5 yıllık süre içerisinde dava açmadığından, dava açma hakkını kaybettiğini, SMK'nun 25/6. maddesinde de marka sahibinin, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyeceğinin öngörüldüğünü, diğer yandan davacı müvekkilinin kötü niyetli olduğunu iddia etmişse de, müvekkilinin davacının kullanımında haberdar olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığını, davacı tarafın dilekçesinde markayı eskiye dayalı kullandığını iddia etmiş ve bu iddiasını alan adına, ticaret unvanına dayandırmışsa da, bir markanın alan adında yer alması yada ticaret unvanı olarak tescil edilmesinin sahibine başka markalara itiraz etme hakkı tanımayacağını, müvekkilinin "-----" markası altında yayınlar basmakta olduğunu ve bu yayınları müşterilerine sunduğunu, bahsi geçen yayınların delilleri arasında sunulacak olup, müvekkilinin kayıtlarının incelenmesi neticesinde de ortaya çıkacağını, davacı tarafın "-----" markasını kendisinin ihdas ettiğini iddia ettiğini ve markayı kullandığına ilişkin salt beyandan ibaret açıklamalarda bulunduğunu, ancak davacının 2018 yılına kadar marka başvurusunun bulunmadığını, bir ibareyi bu kadar yoğun kullanan bir tacirin marka başvurusunda bulunmamasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını, müvekkilinin "----" markası ile gerçekleştirdiği faaliyet neticesinde markayı meşhur ve maruf hale getirdiğini, bu durumdan yararlanmak isteyen davacının müvekkiline ait markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, 2006 yılından bu yana markayı kullandığını iddia eden davacının 2018 yılında başvuru yapmış olmasının da bu duruma açıklık getirdiğini belirterek, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Dava, davalıya ait --- numaralı "-----" markasının 41. sınıfın "Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" hizmetleri için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkindir. UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;16/05/2018 başvuru, 21/10/2019 tescil tarihli ----+Şekil” markasının 16. sınıfta “Basılı yayınlar; kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar” için davacı adına tescilli olduğu, 03/04/2015 başvuru, 29/02/2016 tescil tarihli, --- tescil numaralı ----+Şekil” markasının 35 ve 41. Sınıflarda, 27/06/2013 başvuru, 20/01/2015 tescil tarihli,---- tescil numaralı -----+Şekil” markasının 35. sınıfta davalı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davacı şirketin 07/06/2006 tarihinde, davalı şirketin ise 22/10/1998 tarihinde tescil edildikleri anlaşılmıştır. Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış---- oluşan bilirkişi heyeti 12/05/2022 tarihli raporda; davacı tarafın sunduğu deliller, web archive uygulaması, yazılan müzekkerelere verilen cevaplara istinaden; davacının 2006 yılından itibaren T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı sertifikaları, Türkiye Yayıncılar Birliği Faaliyet Belgeleri, Ulusal ve Uluslararası Fuar Katılımcı Belgeleri, kitap barkodları ve tüm dosya münderecatı ele alındığında, davacı tarafın esas unsuru "----" olan markada 41. Sınıf "dergi, kitap, gazete v.b gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" hizmetlerinde davalı marka başvurusunda çok daha önceki tarihlerde markasal kullanımlarının tespit edildiğinden, davacının 6769 Sayılı SMK'nun 6/3. maddesi anlamında gerçek hak sahibi olduğu, davacı ve dava konusu marka incelendiğinde, her iki taraf markasının da özel bir çalışma sonucu oluşturulduğu, davalını sonradan emtia genişletmek sureti ile 41. sınıfta "dergi, kitap, gazete v.b gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler ( global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" hizmetlerinde tescil alabileceği, bu durumun hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olabileceği, davalı yanın dava konusu marka tescil müracaatını gerçekleştirirken “kötüniyetli” olduğunu gösterir herhangi bir verinin dosya içerisinden anlaşılamaması nedeni ile takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacının kötü niyetle hareket ettiğine dair kanaat oluşmadığı, davalı tarafın marka tescil tarihinin 29 Şubat 2016 olduğu, huzurdaki davanın 31 Mayıs 2021 tarihinde açıldığı, davacı tarafın dava açmadaki hukuki sürecinin 29 Şubat 2021 tarihinde sona erdiği, ancak davacı tarafın; ---- tescil numaralı ibareli markasına 16 Mayıs 2018 tarihinde 16. ve 41. sınıflarda başvuru yaptığı, davalının 20 Temmuz 2018 tarihinde bu markaya itiraz ettiği, marka sicilinden de anlaşıldığı üzere itirazın 13 Ağustos 2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının bu tarihi, "--" markasının davalı tarafından kullanıldığının öğrenildiği tarih olarak belirttiği göz önüne alınırsa, davacının takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığının kabul edilebileceği, yine bu kapsamda 7266 sayılı yasa ile bazı istisna durumlar hariç her türlü dava açma, zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin önce 30.04.2020 tarihine kadar durdurulduğu, bu sürenin daha sonra Cumhurbaşkanlığı kararı ile 15.06.2020 Tarihine kadar uzatılmış olduğu, Pandemi nedeniyle zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin 13.03.2020 ile 15.06.2020 tarihleri arasında 96 gün için durdurulduğu göz önüne alınacak olursa, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacının hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığının kabul edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizin ----- esas ---karar ve 17/10/2024 tarihli kararında "Davalı adına tescilli -- tescil numaralı "----" markasının 41. Sınıf " Dergi, kitap, gazete v.b gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" emtiaları yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE, şeklinde karar verildiği davalı vekilinin istinaf etmesi üzerine -- BAM ----.Hukuk Dairesinin 12/06/2024 tarih ------ Esas --- Karar sayılı ilamıyla davacının hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığının kabul edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler durdurulduğuna ve kapsam dışı bırakılan hallerde marka hakkından doğan davalar yer almadığına göre, söz konusu düzenlemenin işbu davaya ilişkin dava açma süresini de kapsadığının kabulü gerekir. Bu nedenle davanın esasına hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği şeklinde karar verildiği ve yargılamaya iş bu dosyadan devam olunmuştur. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, --- tescil numaralı ---- 35. Ve 41.sınıflarda davalı ----- ŞİRKETİ adına 29/02/2016 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Dava, davalıya ait ---- numaralı "-----" markasının 41. sınıfın "Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" hizmetleri için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkindir. Mahkememizce ---- BAM ---- HD'nin----Sayılı ilamı öncesinde yapılan yargılamada; "Davalı adına tescilli --- tescil numaralı "-----+ŞEKİL" markasının 41. Sınıf " Dergi, kitap, gazete v.b gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine" karar verilmiş, verilen bu kararın istinaf incelemesinde ---- BAM ----- HD'nin----- Sayılı ilamı ile ve " Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu markanın yargılama sırasında 3.kişiye devredildiğini ileri sürmüştür. TPMK sitesi üzerinden yapılan incelemede, davaya konu --- tescil numaralı markanın dava dışı ------adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına" gerekçesi ile kaldırılmakla Mahkememizin yeni esasına kaydedilmiş, ve yargılamaya markanın devredildiği ----- dahil edilerek devam olunmuştur. Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. Davacı tarafça marka hükümsüzlüğü talepleri SMK'nun 6/3. maddesi uyarınca tescilsiz marka kullanımı nedeniyle marka üzerinde hak elde edilmesi ve 6/9. maddesi uyarınca markanın kötü niyetle tescil edildiği iddialarına dayandırılmıştır.SMK'nun 25/1 ve 6/3. maddeleri uyarınca, başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin marka hükümsüzlüğü talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. SMK'nun 6/9. maddesinde ise kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmiştir. Tüm bu açıklamalardan sonra, ---- tescil numaralı ----+şekil markasının davalı -----Adına 03.04.2015 tarihinden itibaren tescil edildiği,27.12.2023 tarihinde diğer davalı ----- devredildiği, davanın açılış tarihinin 31.01.2025 tarihi olduğu, markanın bu tarihten sonra devredildiği dikkate alındığında kaldırma kararı da dikkate alınarak dava yeni malike yöneltilerek yargılamaya bu davalı yönünden devam olunmuştur. Uyuşmazlık incelendiğinde; davalıya ait --- numaralı "----" markasının 41. sınıfın "Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" hizmetleri için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkininin talep ve dava edildiği, davacının " -----" markasını 41. sınıfta yer alan "Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasın ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)” mal ve hizmetleri için 2006 yılından bu yana tescilsiz olarak yoğun bir şekilde kullandığının tespit edildiği, davacının bu marka üzerinde, SMK'nun 6/3. maddesi uyarınca tescilsiz kullanım nedeniyle hak elde ettiği, davalının 29/02/2016 tescil tarihli, --- tescil numaralı “-----Şekil” markası ile davacının tescilsiz olarak kullandığı ---- markalarının esas unsurlarının "-----" ibaresi olduğu, diğer kelimelerin tanımlayıcı nitelikte olması nedeniyle markaları farklılaştırmaya yetmediği, davalının markasının kapsamında kalan 41. sınıftaki "Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasın ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)” hizmetlerinin davacının tescilsiz kullanım nedeniyle hak kazandığı hizmetlerle aynı olduğu, markaların ortalama tüketiciye hitap etmeleri nedeniyle, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira tüketicilerin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabildiğini düşünmenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, markada yer alan yardımcı unsurlar ile ayrım gücü az olan ifadelerin her zaman hatırında tutabileceğinin de düşünülemeyeceği, tüketicilerin daha önce gördüğü, yararlandığı, satın aldığı ve denediği bir malın yahut hizmetin markasının, göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadarıyla hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal ve hizmetlere ilişkin alışverişlerinde de aynı veya benzer markayı taşıyan ürünü satın almak yahut hizmetten yararlanmak isteyeceği, davalının markasını gören veya duyan tüketicilerin daha önce tanıdığı davacı markalarının bir başka versiyonu, serisi veya uzantısı olduğunun ya da davacının vermiş olduğu bir lisans gereği ürünler üzerinde kullanıldığının algılanmasına yol açabileceği sabittir. Bu tespit karşısında davalı taraf adına tescilli --- tescil numaralı "---" markasının 41. Sınıf " Dergi, kitap, gazete v.b gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" emtiaları yönünden iltibas oluşturduğu kabul edilmiş ve SMK'nmın 6/3. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de incelenmiş, markaların kelime, anlam ve şekil unsurları dikkate alındığında her iki taraf markasının da özel bir çalışma sonucu oluşturulduğu, davalını sonradan emtia genişletmek sureti ile 41. Sınıfta " DERGİ, KİTAP, GAZETE V.B GİBİ YAYINLARIN BASIMA HAZIR HALE GETİRİLMESİ, OKUYUCUYA ULAŞTIRILMASINA İLİŞKİN HİZMETLER ( GLOBAL İLETİŞİM AĞLARI VASITASIYLA ANILAN HİZMETLERİN SAĞLANMASI DA DAHİL) hizmetlerinde tescil alabileceği, bu durumun hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olabileceği, davalı yanın dava konusu marka tescil müracaatını gerçekleştirir iken “kötüniyetli” olduğunu gösterir herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır.Her ne kadar davalı tarafça davanın hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı iddia edilmiş ise de davanın açılış tarihinin 31.05.2021 tarihi olduğu, 7226 sayılı kanunun geçici 1.maddesinin "a"bendinde, Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla, dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler durdurulmuş, aynı maddenin "b"bendinde ise kapsam dışı bırakılan hallerin düzenlendiği, pandemi nedeniyle zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin 13/03/2020 ile 15/06/2020 tarihleri arasında 96 gün için durdurulduğu göz önüne alınacak olur ise, hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler durdurulduğuna ve kapsam dışı bırakılan hallerde marka hakkından doğan davalar yer almadığı dikkate alınarak davacı tarafça marka tescil tarihi olan 29.02.2016 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin 05.06.2021 tarihinde dolacağı dikkate alındığında davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiş ve SMK'nın 6/3. Maddesi gereği hükümsülük şartlarının oluştuğu kabul edilerek davalı ----. adına tescilli --- tescil numaralı "----+ŞEKİL" markasının 41. Sınıf " Dergi, kitap, gazete v.b gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar vermek gerekmiş, kısa kararda kanun yolu kısmında davalının yokluğunda ibaresi sehven kullanılmış ise de davalılar vekilinin duruşmaya katıldığı gözetilerek bu kısım davacı tarafın talebi de dikkate alınarak davalılar vekilinin yüzüne karşı şeklinde düzeltilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KABULÜ İLE; 1-Davalı-----adına tescilli----tescil numaralı ------ŞEKİL" markasının 41. Sınıf " Dergi, kitap, gazete v.b gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" emtiaları yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta yatırılan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk dava masrafı, 59,30 TL peşin harç, 3.311,80 TL tebligat- müzekkere, bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3438,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "hükümsüzlük ve ticaret sicilinden terkini davası" yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalılarca sarfedilen yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.