Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/69 E. 2026/2159 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/69
Karar No
2026/2159
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/69 - 2026/2159 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/69 KARAR NO : 2026/2159

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14.10.2025 NUMARASI : 2024/583 Esas - 2025/851 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... - ...... DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...... VEKİLİ : Av. ... - ......

DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 01.12.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 20.01.2026 KARAR TARİHİ : 16.10.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 19.10.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.11.2023 tarihinde, davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile, davalıya kasko sigortalı ... idaresindeki ... plakalı araç, ... idaresindeki ... plakalı araç ve ... idaresindeki ... plakalı araçların karıştığı bir trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacının aracında yüksek miktarlı maddi hasara oluştuğunu, davacının kazada kusuru bulunmadığını, tamiri yapılmakla birlikte orjinal parça kullanılmadığını ve gerçek zararının karşılanmadığını, davalının yaptığı kısmi ödemenin zararını karşılamadığını, mahkemece bilirkişi marifetiyle değiştirilen parçalar dikkate alınarak araç hasar farkı bedelinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek, şimdilik 100,00 TL araç hasar farkı miktarının 01.11.2023 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve yetki itirazında bulunarak, davalı şirketin ihtiyari mali mesuliyet poliçesinden dolayı sorumluluğunun trafik poliçesi teminatı üzerinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve gerekli ödemeleri gerçekleştirmeleri nedeniyle davalının sorumluluğunun kalmadığını, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; dava değerini 272.009,26 TL olarak arttırmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulü ile, 272.009,26 TL’nin davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde alınarak davacıya ödenmesine, bu miktara 24.06.2024 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hasar onarım bedelinin yüksek hesaplandığını, %30 oranında parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerekirken, bu hususun değerlendirilmediğini, davalı sigorta şirketinin KDV sorumluluğu bulunmadığını ve yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağını, yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar farkı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, 01.11.2023 olay tarihinde davalıya kasko sigortalı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı çekici ve ona bağlı olan ... plaka sayılı yarı römork ile Gebze ilçesi Kirazpınar Mahallesi Yanyol 2935 sokak üzerinden gelip, Kirazpınar Mahallesi istikametine seyir halinde olduğu esnada aynı istikamette seyir halinde olan davacı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı oto kurtarıcının sağ arka kısmına kendi aracının sol ön teker kısımlarıyla çarpması, çarpma sonucunda davacı ... plaka sayılı oto kurtarıcı sürücüsünün aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek önce aynı istikamette seyir halinde olan dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısmına çarpması, daha sonra Kirazpınar istikametine giden yola girip, önünde bulunan dava dışı sürücü ...'İN sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun arka kısmına çarparak durması şeklinde uyuşmazlık konusu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkemece konusunda uzman adli trafik/makine mühendisi bilirkişisinden alınan 05.08.2025 raporda, kazasının oluşumunda davalı çekici sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu yönünde tespite yer verilmiş olup, anılan rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun olup Dairemizce de benimsenmekle davalının kusur itirazı yerinde değildir. Sigorta şirketlerinin anlaşmalı veya yetkili servislerle yaptığı indirimler sigortalıyı bağlamayacağından tazminat gerçek zarar (iskontosuz) üzerinden ödenmelidir. Sigortacı, sözleşmeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça,eşdeğer ile değiştirilir. Hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü ise sigortacıya aittir. Somut olayda aynı bilirkişi raporunda, davacıya ait araca ilişkin gerçek zararın oluşa ve dosya kapsamına uygun biçimde saptandığı, raporun denetime ve mukayeseye elverişli olduğu anlaşılmakla, bahse konu rapora itibarla bakiye hasar tazminatına poliçe limiti ile sınırlı biçimde hükmedilmesinde, kazaya sebebiyet veren davalı aracının ticari bir araç olması dikkate alınarak hükmedilen tazminata ticari faiz uygulanmasında, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması sebebiyle 23.07.2024 dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığının gözetilmesinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.10.2025 tarihli ve 2024/583 Esas - 2025/851 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken 18.580,95 TL nispi ilam harcından peşin alınan 4.654,23 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.926,72 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının davalıya iadesine, 4-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16.10.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/69, K. 2026/2159, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-69-e-2026-2159-k-7f2de9f1e5e3