Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/260 E. 2026/1778 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/260
- Karar No
- 2026/1778
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/260
KARAR NO : 2026/1778
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/11/2025
NUMARASI : 2024/623 E - 2025/813 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İstanbul 29. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı yanın gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğu bu zarara ilişkin müvekkili kurum tarafından davalılara karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından bu zarar giderilmediğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesine göre haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri yetkili durumda olduğunu, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşamama yönünde arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, kaçak elektrik tutanakları düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olacağını, bu nedenle ispat yükü, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, müvekkilinin alacağının temini bakımından haricen edilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, davanın kabulüne, davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haczi taleplerinin kabulüne, İstanbul 29. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı süresinde cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiş, bilahare kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili beyan dilekçelerinde müvekkili şirket tarafından mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını,tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olmayıp kaçak elektrik kullanım iddiasını ispata elverişli/yeterli delil olmadığını, bedelinin, EPTHY.'nin kaçak elektrik tüketiminin tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında ve faturalandırılmasında esas alınması gereken tüketim miktarını ve süreyi belirleyen m.42 ilâ m.49 hükümlerine, EPDK tarifelerine uygun hesaplanıp hesaplanmadığı, haksız ve hukuka aykırı olarak fazla tahakkuk ettirilip ettirilmediği, özel ve teknik uzmanlık gerektiren somut uyuşmazlıkta uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı tarafından yapılan yargılama sonunda; "Dosyaya ibraz edilen bilirkişi kök ve ek raporunun gerekçeli, dosya içeriği ile uyumlu, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli olduğu kanaatine varılmakla anılan bilirkişi raporuna Mahkememizce itibar edilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile davalı hakkında tutulan kaçak elektrik tespit tutanağının ilgili yönetmeliğe uygun olduğu, davacı ... tarafından davacıdan talep edilebilecek elektrik bedelinin 216.447,04 TL asıl alacak, 11.207,80 TL gecikme zammı, 2.241,56 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 229.896,40 TL olduğu, netice olarak davalının icra takibine itirazının Mahkememizce kabul edilen alacak yönünden haksız olduğu ancak alacağın likit olmadığı değerlendirilmekle, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
Davalının İstanbul 29. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 216.447,04 TL asıl alacak, 11.207,80 TL gecikme zammı, 2.241,56 TL gecikme zammı KDV’si olmak üzere toplam 229.896,40 TL yönünden iptaline,
İptal edilen kısım yönünden takibin kaldığı yerden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54 oranında faiz uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişinin raporlarına itirazlarına rağmen müvekkilinin alacağının eksik hesaplandığını, tüketim bedeline ilişkin yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, ek tüketim faturası hesaba katılmamasının hatalı olduğunu, kaçak tespiti sonrasındaki sayaç demant bilgileri de incelendiğinde; müvekkili şirketin tespitinin doğru olduğu anlaşılacağını, ilgili tüketim noktasında 12 aydan fazla kaçak kullanım süresi olduğundan ek tüketim hesaplamasının da yapılması mevzuata uygun olduğunu, yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması hatalı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; 01.09.2025 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı yapmış oldukları itirazların reddedilerek ek raporun hükme esas alındığını, raporun gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli olmadığını, bilirkişi ek raporunda, kaçak elektrik ve ek (eksik) tüketim faturaları yönünden yapılan tespitler EPTHY hükümlerine aykırı olduğunu, tutanakta mahaldeki tüm cihazlar yazılmış ve tüm cihazların harici devreden geçtiğinin belirtildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan video kaydında, kullanım yerindeki elektrikli cihazların harici devreden beslendiği, ... ve akım rölesinin iptal edilmesi halinde mahaldeki tüm cihazların kapandığı ifade edilmiş olduğunu, bu halde mahaldeki tüm cihazların harici hattan beslenmesi halinde sayaçtan hiç elektrik tüketiminin olmaması gerektiğini, ancak sayaçtan her aya düzenli olarak elektrik tüketimi olması ve tüketim endekslerinden de bu durumun tespit edilmesi nedeniyle kaçak kullanım hali EPTHY.m.42/1-b kapsamında olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından iddia olunan kaçak kullanım şeklinde, kullanım yerindeki cihazların tamamının bazen harici devreden bazen ise sayaca aktarılarak kullanıldığı sonucuna varılmakta olduğunu, her ne kadar bilirkişi raporunda bu yöndeki kullanım EPTHY.m.42/1-b kapsamında nitelendirilmiş ise de iddia olunan kullanımda mahaldeki cihazların isteğe bağlı olarak bazen harici devreye bazen de sayaca aktarılmak sureti ile sayaca eksik tüketim kaydettirme söz konusu olduğundan sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanılmasını düzenleyen EPTHY.m.42/1-c kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından harici devreden güç aldığı iddia edilen cihazların güç ve etiket değerleri doğru olarak yazılmadığından, harici devrenin akım değerlerinin dikkate alınması gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, kaçak elektrik kullanımına bağlı tahakkuk eden fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ...kök raporunda özetle " Davalı ...'nın, Küçükçekmece, Kartaltepe Mahallesi, ... Sokak, No:...'deki ... hizmet noktalı ticarethanesinde; perakende satış sözleşmesi mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği davacı şirket elemanlarınca 14.06.2024 tarih ve ...sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-42: Perakende satış sözleşmesi mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi, kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu olayın kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu kanaatine varılmıştır...Tutanak tanıkları harice hatta bağlı elektrikli cihazların kurulu gücünü Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmelik 43. Maddesi uyarınca 14.06.2024 tarih ve ...sayılı kaçak elektrik tutanağıyla 29,8 kW olarak saptamışlardır.... Kulanım yeri ticarethane olduğundan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmelik 45. Maddesine göre ortalama günlük çalışma saati 8 saat olarak saptanmıştır....Bu maddeye göre kullanım süresi 137 gün, harici hat üzerindeki cihazların toplam kurulu gücü 29,8 KW, ortalama günlük çalışma saati 8 saat olduğundan; davalının tükettiği kaçak elektrik enerjisi miktarı 29,8 kWhx8saatx137günz 32660,8 kWh olarak hesaplanmıştır.... taraflar arasındaki sözleşmede gecikme zammının 6183 sayılı kanun 51/1. Maddesindeki %54 zam oranına göre hesaplanacağı yer almıştır.. İstanbul 29. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası kapsamında İcra takibinin 229.896,40 TL üzerinden devam etmesi gerektiği " yönünde görüş bildirmiş, ek raporunda ise " ... tüketimlerin 29.01.2024 tarihinden itibaren düşmeye başlamıştır. 29.01.2024 tarihinden kaçak tespit tarihi 14.06.2024 tarihine kadar 137günlük dönemde ortalama günlük tüketim 14,416 kWh/gün olarak saptanmıştır." açıklamalarıyla aynı görüşlerini tekrarlamıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
Buna göre, hükme esas bilirkişi raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olduğu, kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, ispat yükünün alacak talebinde bulunan dağıtım şirketi üzerinde olduğu, dağıtım şirketinin tespit ve hesaplamasının doğru bulgu ve belgeye dayandırması gerektiği, rapordaki hesaplamanın mevzuat hükümlerine uygun olduğu, alacağın haksız fiile dayanması nedeniyle likit olmadığı, sözleşmede gecikme zammına ilişkin hüküm bulunduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,
Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
Davalıdan alınması gereken 15.704,22 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.926,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.778,16 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/06/2026