Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/397 E. 2026/2201 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/397
Karar No
2026/2201
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/397 - 2026/2201 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/397 KARAR NO : 2026/2201

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2023/398 Esas - 2025/446 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI :... (T.C. NO:...) - ...... VEKİLİ : ... (T.C. NO:...) - ......

DAVALILAR : 1-... (T.C. NO:...) - ...... 2-... (T.C. NO:...) - ...... VEKİLLERİ : Av. ... - ....... Av. ... - ....... DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. ... - ....... Av. ... - ....... İHBAR OLUNAN : ... SİGORTA A.Ş. - .... Sarıyer/İSTANBUL

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 12.01.2026 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.02.2026 KARAR TARİHİ : 22.10.2026 YAZIM TARİHİ : 22.10.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.03.2023 tarihinde davacının ... plakalı motosikleti ile seyir halinde iken davalılar ...'a ait , diğer davalı ...'ın sevk idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, davalı sürücünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının geçirdiği kaza sonrasında sol el bilek kemiğinin kırıldığını ve 5 aya kadar bakıma muhtaç kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile belirsiz alacak davalarının kabulüne, 75.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 85.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 31.05.2025 tarihli dilekçesi ile sürekli sakatlık zararı taleplerini 483,559,63 TL'ye, geçici süreli evde bakım gideri taleplerini 15.012,00 TL'ye arttırmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının 2918 sayılı KTK gereği müvekkili şirkete olan başvuru şartını yerine getirmediğini, maluliyetinin kaza ile illiyet bağının kurulması ve özür olarak belirtilen maluliyetinin tespiti konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, kaza anında müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün davacı tarafların maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının güncel 2918 sayılı KTK'da yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmesi gerektiğini, davacıların geçici iş göremezlik süresinde geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olduğunu, tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları teminatı dışında olduğunu, davacı taraflara SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veya gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, faiz başlangıcının ancak dava tarihi olarak kabul edilebileceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazlı limitle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ... yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini gösteren tutanak aslının dava dilekçesi ekinde yer almadığını, davacı tarafın maluliyet raporu sunmamış olduğunu, dava öncesinde kendilerinden iş göremezlik raporu istenildiğinde taleplerine olumsuz yanıt verildiğini, davacı tarafın gelir düzeyi ile ilgili dava dilekçesinde yansıtılan anlatımların soyut, tek taraflı ve delillendirilmemiş beyanlardan ibaret olduğunu, davacı tarafın istediği tazminatın miktarının zenginleşme amaçlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından davacının davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açtığı maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, Davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının feragatin sirayeti nedeniyle reddine, davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın 11.03.2023 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince feragatin kapsamının hatalı yorumlandığını, sigorta şirketine yönelik feragatin işleten ve sürücü yönünden maddi tazminatı kendiliğinden ortadan kaldırmayacağını, Müteselsil sorumlulukta bir borçludan alınan ödemenin etkisi “ödeme kadar”dır; mahsubun ötesinde, diğer borçluların tamamen kurtulduğu kabul edilemeyeceğini, feragatin sirayeti müessesinin mahkemece hatalı yorumlandığını, 31.05.2025 tarihli dilekçelerinde de sadece sigorta şirketi açısından davadan feragat ettiklerini diğer davalılar açısından davaya devam ettiklerini beyan ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının maddi tazminat taleplerinin davalılar ... ve Engin yönünden "feragatin sirayeti" gerekçesiyle reddine ilişkin kısmın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalıların sürücüsü, maliki ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı tarafın talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı ve manevi tazminata ilişkindir. Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nın 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (TBK.m. 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (TBK.m. 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (TBK.m.163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK.m. 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK.m. 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK.m.168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. 6098 sayılı TBK'nın 168/2 maddesine göre alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, sonuçlarına katlanır. Müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki taleplerden feragat edilmesi halinde, diğer sorumlu kişi/kurumundan da sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Kanunun 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacı tarafça trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle davalılar ZMMS sigortacısı, işleten ve sürücü aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, dava açıldıktan sonra davacının; 10.11.2023 tarihli protokolle 260.000 TL ana para, 20.500 TL vekalet ücreti ve 630.00TL yargılama gideri olmak üzere (vekalet ücreti için stopaj ve KDV oranılarının mahsubu sonucu) toplam 276.004,99 TL ödeme karşılığında davalı sigorta şirketi ile sigortalısı ve araç sürücüsünü ibra ettiği, 10.02.2024 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiğini belirttiği, davalı sigorta şirketini maddi tazminat talebi bakımından ibra edildiğinin ve maddi tazminata ilişkin talebin bulunmadığının belirgin olduğu, bu durumda; davalı işletenin aracının işletilmesi sırasında doğacak 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu trafik sigortacısı karşılamak durumunda olduğundan davaya konu 11.03.2023 tarihli olayı kapsayan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin teminat limit miktarının 1.200.000,00 TL olduğu da gözetildiğinde davalı işleten poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacağı, ancak somut olayda, poliçe limitinin altında bir zarar tespit edildiğinden davalı işleten ibra nedeni ile bu oranda sorumluluktan kurtulduğu, ancak davalı araç sürücüsü ise poliçe ilişkisinin tarafı olmadığı ve haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sigorta şirketine rücu hakkı sözkonusu olmadığından, sigorta şirketi tarafından yapılan 260.000 TL ödeme kadar davalı sürücünün borcu sona ereceği, sigorta ödemesinin üstünde kalan zarar miktarından ise sürücünün sorumlu olacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken davalı sürücü yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davalı sürücü ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, 31.05.2025 tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen toplam 498.571,63 TL tazminat bedelinden yargılama sırasında davalı sigorta şirketinin ödediği 260.000,00 TL mahsup edilmek suretiyle 238.571,63 TL tazminattan davalı sürücü ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.07.2025 tarih ve 2023/398 esas, 2025/446 sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, A)Davacının davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açtığı maddi tazminat davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, B)Davacının davalı ... aleyhine açılan davanın feragatın sirayeti nedeniyle REDDİNE C)Davacının davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile, 238.571,63 TL tazminatın kaza tarihi olan 11.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, D) Davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile 75.000 TL manevi tazminatın 11.03.2023 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, E) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, F) Davanın açılış tarihindeki haklılık durumu dikkate alınarak davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, G) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, H) Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden alınması gereken 16.296,82 TL harçtan peşin alınan 3.125,59 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 13.171,23 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, İ) Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden alınması gereken 5.123,25 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, J) Davacı tarafından yapılan toplam 3.395,44TL harç giderinin davalı Engin'den alınarak davacıya ödenmesine, K) Davacı tarafından yapılan müzekkere, tebligat gideri ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 9.435,00 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, L)Davalı taraflarca yapılan yargılama giderinin davalılar üzerine bırakılmasına, M) 6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu 2023/65792 numaralı dosyasında ödenen 3.200,00TL arabuluculuk ücreti, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde davadaki haklılık durumuna göre belirleneceğinden ödeme nedeniyle feragat halinde davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmeyeceğine ilişkin yerleşik kararlar nazara alınarak davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, N)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davacının yatırdığı istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan 470,00 TL istinaf giderinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine, 6- Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22.10.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/397, K. 2026/2201, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-397-e-2026-2201-k-f297adb6bc29