İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1857 E. 2026/911 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1857
Karar No
2026/911
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1857 Esas KARAR NO :2026/911

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:22/08/2022 KARAR TARİHİ:30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olup ticari ilişki devam ederken davacı tarafından davalıya bir takım ödemeler yapıldığını, davacının davalı şirketten 17.808,65 TL cari hesap bakiye alacağı mevcut olup işbu alacak karşılığında hiçbir mal veya hizmet alınmadığını, işbu fazlaya ilişkin ödemenin istirdadı gerektiğinden anılan alacağın tahsili için tarafımızca davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıdığını, davalı yaptığı icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş olup söz konusu itirazın iptali gerektiğini, itirazın iptalini talep edebilmek için dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de arabuluculuk sürecinden de olumlu bir sonuç alınamadığını, netice itibari ile borçlu başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, yapılan itiraz üzerine takip durmuş olup alacağımızın tahsili amacıyla bu haksız itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talebi ile işbu davanın ikamesi zarureti hasıl olduğunu, evvelemirde daha evvel tarafınca .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyasına yatırılan peşin harcın HK. md.29 gereği işbu dava harcından mahsubunu, .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyasına borçlu tarafça vaki itirazın iptaline ve takibin devamını, fazlaya ilişkin talep hakkının mahfuz tutulmasını, alacağın % 20’ından aşağı olmamak üzere müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı-borçlu tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davacının davası haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı alacağını davalının imzasını ihtiva eden yazılı belgelerle /ödeme makbuzları ile ispatlamak zorunda olduğunu, her şeye rağmen aksine davalının davacıdan alacağı bulunmadığını, davalının alacağına ilişkin davacı hakkında icra takibi yaptık davacının itirazı üzerine itirazın iptali açtığını, itirazın iptali davası ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019-... E sayılı dosyası ile lehimize sonuçlandığını, davacı alacak iddiasını yazılı belge ile , davalının imzasını ihtiva eden tahsilat makbuzu ile yada sair yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğunu, davacı dosyaya böyle bir belge ibraz etmediğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini , haksız ve suiniyetli icra takibi nedeniyle davacının %20' den aşağı olmamak üzere tarafımıza suiniyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 26/06/2026 tarih ... sayılı kararı ile ''Davanın Kabulüne,'' dair karar verildiği, davalı vekilinin 19.07.2026 tarihli dilekçesi ile 26/06/2026 tarihli karara karşı HMK m. 375/1-ı uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile öncelikle teminatsız veya uygun bir teminat mukabilinde icranın durdurulmasına ve neticeten usul ve yasaya açıkça aykırı ilamın iptali ile davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili 28/07/2025 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin aleyhine doğacak zararların önüne geçebilmek amacı ile Kanun Yararına Bozma Taleplerinden Vazgeçtiklerini beyan etmiştir. Mahkememizin 30/07/2026 tarihli ara kararı ile Davalı vekilinin Kanun Yararına Bozma Taleplerinden Vazgeçilmesine ilişkin talebinin Kabulüne, Yargılamanın iadesi talebi için dosyanın yeni esas numarasına kaydedilmesine, sair hususların yeni esasta değerlendirilmesine, karar verilmiştir. Mahkememizin 03/08/2026 tarihli tensip tutanağı ile HMK'nın 379. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebinin duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmiştir. DELİLLER: -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir. Mahkememizin ... Karar sayılı ve 26/06/2026 tarihli kararıyla, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir. Davalı tarafça, anılan kararın aynı ticari ilişki ve cari hesap kapsamındaki çek ve senet ödemelerine ilişkin kesinleşmiş başka bir mahkeme kararıyla çeliştiği ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi talep edilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak gösterilen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talep edilmiştir. Anılan mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tarafların ticari defterlerinde toplam 72.823,35 TL tutarındaki faturaların kayıtlı olduğu, davalı şirketin kendi ticari kayıtlarında alacaklı olarak görünmesine rağmen, davacı tarafından ileri sürülen çek ve senetlerin ödendiğinin ispatlanamadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2022/1965 Esas, 2026/765 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine 16/04/2026 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkememizin yargılamanın yenilenmesine konu kararında ise taraflar arasındaki aynı ticari ilişki, faturalar ve cari hesap hareketleri incelenmiş; özellikle tarafların ödeme iddialarına konu ettikleri çekler yönünden ilgili bankalara müzekkereler yazılarak tahsilat kayıtları araştırılmıştır. Bankalardan gelen cevaplar ve dosya kapsamındaki bilirkişi raporları doğrultusunda, önceki yargılamada ödendiği ispatlanamadığı kabul edilen bazı çeklerin banka kayıtlarına göre tahsil edildiği tespit edilmiş; bu ödemeler cari hesap bakiyesine yansıtılarak davacı şirketin davalıdan 17.808,65 TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşılarak karar verilmiştir. Bu itibarla, her iki yargılamanın taraflarının aynı olduğu, tarafların sıfatlarının değişmesinin taraf özdeşliğini ortadan kaldırmadığı, uyuşmazlıkların aynı ticari ilişki, cari hesap, faturalar ve bir kısım aynı kambiyo senetleri etrafında şekillendiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen kararında, çek ve senetlerin ödendiğinin ispatlanamadığı kabul edilmiş; Mahkememizin yargılamanın yenilenmesine konu kararında ise aynı ödeme vakıalarına ilişkin banka kayıtları esas alınarak söz konusu çeklerin tahsil edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla kararlar arasında, aynı ticari ilişki kapsamında çeklerin ödenip ödenmediğine ilişkin maddi vakıaların değerlendirilmesi bakımından birbiriyle bağdaşmayan tespitler bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375/1-ı maddesinde, bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada önceki hükme aykırı bir hüküm verilmesi ve bu hükmün de kesinleşmesi yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak düzenlenmiştir. Anılan düzenlemenin amacı, aynı taraflar arasında aynı konu ve sebebe ilişkin olarak kesinleşmiş kararlar arasında ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi ve hukuki güvenliğin korunmasıdır. Somut olayda, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının 16/04/2026 tarihinde kesinleştiği, Mahkememizin yargılamanın yenilenmesine konu kararının ise 26/06/2026 tarihinde miktar itibari ile kesin olarak verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin kararında, önceki kesinleşmiş kararda değerlendirilmiş olan çek ve senet ödemeleri hakkında farklı bir sonuca ulaşılmış; bu farklı değerlendirme sonucunda davacı şirket lehine alacak bulunduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar iki dosyada hüküm altına alınan icra takiplerine konu alacak tutarları aynı değilse de, uyuşmazlıkların aynı cari hesap ilişkisine ve bir kısım aynı ödeme vakıalarına dayanması, önceki kesinleşmiş kararın gerekçesinde yer alan ödeme değerlendirmesi ile sonraki kararın dayandığı kabul arasında çelişki bulunması ve bu çelişkinin tarafların aynı ticari ilişkiden doğan karşılıklı alacak iddialarını doğrudan etkilemesi birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın yenilenmesi sebebinin oluştuğu kanaatine varılmıştır. Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü üzerine, 6100 sayılı HMK’nin 381. maddesi uyarınca Mahkememizin ... Karar sayılı ve 26/06/2026 tarihli kararının tümüyle ortadan kaldırılmasına karar verilerek uyuşmazlık yeniden değerlendirilmiştir. Yeniden yapılan değerlendirmede; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında tarafların ticari defterleri, faturaları ve cari hesap kayıtları incelenmiş; aynı ticari ilişki kapsamında davalı şirketin alacaklı olarak görünmesine rağmen, davacı ... tarafından ileri sürülen çek ve senetlerin ödendiğinin ispatlanamadığı kabul edilmiş ve bu kabul doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Anılan karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesince de incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi suretiyle kesinleşmiştir. Kesinleşen bu karar ile Mahkememizin önceki kararında aynı ticari ilişki ve aynı ödeme vakıaları bakımından farklı değerlendirmeler yapıldığı gözetildiğinde, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin yeniden ele alınmasında kesinleşmiş önceki kararın sonuçlarının göz ardı edilmesi mümkün değildir. Mahkememizin önceki kararında davacı şirket lehine alacak bulunduğu sonucuna ulaşılmasında belirleyici olan çek tahsilatlarına ilişkin değerlendirme, kesinleşmiş önceki kararda kabul edilen ödeme ispatı değerlendirmesiyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, yargılamanın yenilenmesi sonucunda davacı şirketin, takip ve dava konusu ettiği 17.808,65 TL alacağının mevcut olduğu yönündeki iddiasını bu dosya kapsamında kabul etmek mümkün görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı ... tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötüniyet tazminatı talebi yönünden ise, davacı şirketin icra takibine konu alacağının bulunmadığının kabul edilmiş olması tek başına davacının takibi kötü niyetle başlattığını göstermemektedir. Dosyada, davacı şirketin alacağının bulunmadığını bildiği hâlde sırf davalıyı zarara uğratmak amacıyla icra takibi başlattığını ortaya koyan yeterli delil bulunmadığından, kötü niyet tazminatının yasal koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış ve bu talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Yargılamanın yenilenmesi talebinin HMK 375/1-ı maddesi uyarınca KABULÜ ile Mahkememizin ... Karar sayılı ve 26/06/2026 tarihli kararının HMK 381. maddesi uyarınca tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davacı ... tarafından açılan itirazın iptali davasının REDDİNE, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 4-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 215,09-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 516,91-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.808,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 30/09/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1857, K. 2026/911, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1857-e-2026-911-k-1a8639b6dbce