Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/667 E. 2026/1686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/667
- Karar No
- 2026/1686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/427 E., 2024/107 K.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.06.2025 tarihli ve 2024/5142 Esas, 2025/3184 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından karar düzeltme talepli dilekçesinde maddi hata nedeni ile Dairemiz ilâmına yönelik kararın kaldırılarak maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay kararlarında, şeklî anlamda kesinleşen kararlara yönelik açık maddi hatanın varlığı gerekçe gösterilerek müdahale edilmesinde iki temel noktaya vurgu yapılmıştır. Buna göre Yargıtayca verilen kararın (onama/bozma) hukuki değerlendirme veya delil takdiri dışında tamamen maddi olgulara yönelik olarak ilk bakışta açık ve belirgin olarak anlaşılabilmesi, ayrıca bu hatanın yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen yanlışlıklar içermesi gerekmektedir. Bu durumda karşı taraf lehine usule ilişkin kazanılmış hak doğmayacak, bu tür açık hatalarda maddi gerçek göz ardı edilemeyecek ve karara müdahale edilebilecektir. Ancak Yargıtay bu şekilde yapılacak müdahalenin de sınırını belirlemiştir. Maddi hata denetimi altında delillerin değerlendirilmesi ve hukuki nitelendirilmede hata yapıldığı gerekçesiyle kesinleşmiş olan mahkeme kararına müdahale edilmesi mümkün değildir. ( AYM, Başvuru No. 2018/10018, 27.10.2021, § 69) (bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.11.2018 tarihli ve 2016/22-388 Esas, 2018/1607 karar sayılı ilâmı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.07.2003 tarihli ve 2003/21-425 Esas, 2003/441 Karar sayılı ilâmı) Bu yönüyle şeklî anlamda kesinleşen ve maddi anlamda da kesin hüküm gücüne ulaşan kararla ilgili yeniden delil değerlendirmesi yapılmak suretiyle maddi hata denetimi adı altında davanın tekrar kanun yolu denetimine tâbi tutulması ve bu suretle kesin hükmün ortadan kaldırılması mümkün değildir. Bu durum kesin hükmün otoritesini ortadan kaldıran ve kanunda olmayan bir yasa yolunun ihdası anlamına gelmektedir. (AYM, Başvuru No.2018/10018, 27.10.2021, § 70) Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında davacı vekilinin karar düzeltme talebi maddi hata düzeltim istemi olarak kabul edilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca; bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kabahatler Kanunu'yla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı belirtilmiştir. bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlayacağı 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiğinden, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında 6100 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanacaktır. 6100 sayılı Kanun'un 341 ilâ 381. maddelerinde istinaf, temyiz ve yargılamanın iadesi kanun yollarına yer verilmiş, 1086 sayılı Kanun döneminde tanınmış olan karar düzeltme yoluna yer verilmemiştir. Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Dairemizce verilen kararlar aleyhine maddi hata adı ile karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmadığından dilekçenin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, Peşin yatırılan karar düzeltme harcının istek hâlinde yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.