Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6877 E. 2026/464 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6877
Karar No
2026/464
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/228 E., 2024/47 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı ... İdaresi; “ ... Vakfından” icareli dava konusu 1 55... parsel sayılı taşınmazın 12/21 hissesinin iştirak halinde ..., ... ve ... adlarına, 7/21 hissesinin ise ... adına kayıtlı olduğunu, adı geçenlerin gaip kişilerden olması sebebiyle ... Defterdarının kayyım tayin edildiğini, 5737 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca taşınmazın vakıf adına tescili gerektiğini ileri sürerek mutasarrıflar hakkında gaiplik kararı verilmek suretiyle taşınmazın 19/21 payının tapu kaydının iptali ile Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı kayyım vekili; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 26.01.2016 tarihli ve 2015/318 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararıyla; 5737 sayılı Kanun’un 17. madde koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kayıt malikleri ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, Dairenin 02.03.2020 tarihli geri çevirme kararı ile ... oğlu ... hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığından 7251 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen 305/A-1 maddesi gereğince ... oğlu ... hakkındaki istek yönünden ek karar verildikten sonra dosyanın gönderilmesi talep edilmiş, Mahkemece geri çevirme kararı uyarınca işlem yapılarak 18.01.2021 tarihli ek karar ile kayıt maliki ... oğlu ... ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş, asıl karar ve ek karara karşı davalı kayyım vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairenin 29.03.20 21... /1091 Esas, 2021/1820 Karar sayılı ilamı ile; TMK'nın 33. maddesi hükmü uyarınca her iki ilan arasında 6 aylık süre bulunması gerektiğinin gözetilmediği, kayıt malikleri yönünden de eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı kayyım vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

Davalı kayyım vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince;

Somut olayda, eldeki davanın 09.12.2010 tarihinde açıldığı, önce ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/30 Esas sayılı dosya ile 11.01.2011 tarihinde birleştirildiği ve 30.06.2015 tarihinde tefrik edildiği, dava konusu 1 55... parsel sayılı taşınmazın 19/21 payının bozma sonrası alınan 21.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda 2015 yılı itibariyle değerinin 221.667 TL tespit edildiği, 2010/30 Esas sayılı dosyada yapılan keşif sonucu alınan 14.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise taşınmazın 19/21 payının 2010 yılı itibariyle değerinin 66.500 TL olduğunun tespit edildiği, davanın kabulü ile taşınmazın harcı ikmal edilen dava tarihi değeri üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, 2015 yılı değeri üzerinden davalı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.

Öte yandan; harç hususu kamu düzenine ilişkin bulunduğundan re'sen gözetilmesi gerekmekte olup dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen belirlenen 66.500 TL değeri üzerinden karar ve ilam harcını hükmedilmesi gerekirken, fazla karar ve ilam harcına hükmedilmesi ve yatırılan peşin harcın mahsup edilmemesi doğru olmadığı gibi, hüküm kısmında kayıt maliki “... oğlu ...” olmasına rağmen infazda tereddüt yaratacak şekilde “... oğlu ...” şeklinde belirtilmesi isabetli değildir.

Ne var ki, anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, re'sen yapılan inceleme ve davalı kayyım vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “...” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “...” ibaresinin yazılmasına ve hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Alınması gereken 4.542,61 TL karar ve ilam harcından önceden alınan 222,75 TL peşin harç ve 3.785,51 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik olan 534,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına ve hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “35.250,05TL” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “10.640TL” ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6877, K. 2026/464, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6877-e-2026-464-k-670c2498f4a8