Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3112 E. 2026/3839 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3112
- Karar No
- 2026/3839
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1154 E., 2024/3297 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/580 E., 2024/67 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Dava, ... Kanunu'nun 17. maddesine dayalı gaiplik ve tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Davacı ... İdaresi vekili; ... Vakfından icareli dava konusu 4 12... parsel sayılı taşınmazın maliki ... kızı ...'nın ... kişilerden olduğunu ve Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/24 Esas, 2006/458 Karar sayılı ilamıyla ... Defterdarının Kayyım tayin edildiğini, aslı vakıf olan taşınmazın 5737 sayılı ... Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca vakfı adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek gaiplik kararı verilmek suretiyle tapu kaydının iptali ile vakfı adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili; kayıt malikinin mirasçı bırakmadan ölüp ölmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın ... Vakfından icareli olduğu, ... Vakfının somut olaydaki taşınmaz bakımından gayri sahih nitelikte olduğu, 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 4 12... parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu ile ... kızı ... adına adına tescil edildiği, taşınmazda "... Vakfından icareli" şerhinin bulunduğu, aynı vakfa ait taşınmazlarla ilgili benzer dosyaların incelenmesinde ve ... Genel Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazılarda ... Vakfının kurulduğu dönemin mevzuatına uygun teşekkül etmiş sahih bir vakıf olduğunun belirtildiği, dava konusu taşınmazın vakfiye sınırları içinde kaldığı,... Kanunu'nun 17. maddesindeki koşulların oluştuğu, aslı vakıf olan taşınmazın vakfına dönmesi gerektiği, kayıt malikinin ... olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ... Vakfından icareli dava konusu 4 12... parsel sayılı 41, 60... miktarlı "arsa" vasıflı taşınmazın kadastro suretiyle 23.10.1950 tarihinde ... kızı ... adına tescil edildiği, taşınmaz malikine Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/24 Esas, 2006/458 Karar sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 5737 sayılı Kanun’un 17. maddesinde “Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.” hükmüne yer verilmiş olup anılan yasal düzenleme uyarınca taşınmazın vakfı adına tesciline karar verilebilmesi için kayıt maliklerinin ... olup olmadıkları, mirasçı bırakmadan ölüp ölmediklerinin saptanması gerektiği kuşkusuzdur.
Diğer yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 33. maddesi ise; "Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az 6 aydır." hükmünü içermektedir. Somut olayda, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Şöyle ki; gaiplik kararına ilişkin olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca gaiplik ilanlarının yapılmadığı gibi, kayıt malikinin mirasçılarının bulunup bulunmadığına ilişkin emniyet ve nüfus araştırmasının da yapılmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca; öncelikle usulüne uygun şekilde gaiplik ilanının yapılması, çekişme konusu taşınmazın kadastro tespitine esas dayanak tapu kayıtları ile tedavüllerinin getirtilerek kayıt maliki ve mirasçılarının kimliğinin tespitine ilişkin başkaca bilgi ve belge bulunup bulunmadığının sorulması, kolluk birimleri marifetiyle ve Nüfus Müdürlüğünden araştırma yapılarak kayıt malikinin nüfus kaydının ve mirasçıları bulunup bulunmadığının tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması ve 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.