İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/30 E. 2026/388 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/30
Karar No
2026/388
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/30 Esas

KARAR NO : 2026/388

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/01/2026

KARAR TARİHİ : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...A.Ş.' nin üreticisi, diğer davalı ... Şirketi' nin ise servis sağlayıcısı olduğu, davalı ...A.Ş.' nin yetkili satıcısı dava dışı ... Şti.’ nden ... seri numaralı faturaya istinaden KDV hariç 245.000,00TL (KDV dahil 294.410,00TL) bedelle satın alınan 1 adet ... marka, ... seri numaralı ... tipli ... Pompası' nın davacı müvekkil şirketin ... adresinde kurulu fabrikasında ... Şirketi’ nin yetkili servisi olarak hareket eden ... Şti. tarafından 31.07.2023 tarihinde devreye alınmasını müteakiben, pompanın sık sık arıza göstermesi ve arızaların giderilmesi için 10.11.2023 tarihinde üretici firmaya gönderildiğini ve taraflar arasında varılan mutabakata rağmen halen arızalarının giderilip müvekkil şirkete teslim edilmemiş olması nedenlyle; yangın pompası için müvekkil şirket tarafından ödenmiş bulunan KDV hariç 245.000,00TL satış bedelinin mutabakat tarihi olan 11.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkillerin adreslerinin "..." olup; bu adresin bağlı bulunduğu yetkili mahkemelerin, İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davacı tarafından dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında da İstanbul anadolu arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafla yapılan protokol görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını, taraflar arasında nihayete ermiş herhangi bir anlaşma söz konusu olmadığını, basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gereken davacı şirketin, ücretsiz onarım yahut diğer seçimlik haklarını talep etmeden tamirat bedeli ödeme süresi ve tamirat süresi konusunda görüşme / pazarlık yapmasının, dava konusu pompadaki arızaların davacı şirket kusuru / hatalı kullanımı neticesinde gerçekleştiğini hususunu ikrar ettiğini açıkça göstermekte olduğunu, bir an için protokolün geçerli olduğu varsayımında dahi; seçimlik hakkını onarımdan yana talep eden davacı tarafça yalnızca dava konusu pompanın onarımını talep edilebileceğini, dava konusu pompada herhangi bir ayıp veya kusur bulunmadığını, arızanın, davacı tarafın kullanım hatasından kaynaklandığını, bu hususun tanzim edilen teknik raporlarla da ispatlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ayıp bulunması varsayımında dahi davacı tarafça ayıp bildiriminin süresi içerisinde yapılmadığını, davacının, davada nihai talebinin sözleşmeden dönme olup; bu hakkın kullanılması için müvekkile ihtarname keşide edilmediğini, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede seçimlik hakkın ayıpsız misli ile değişime yönelik olduğunu, müvekkilleri temerrüde düşmediğinden davacı tarafın faiz talebi ve başlangıç tarihinin haksız olduğunu, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını beyanla öncelikle davanın yetkili istanbul anadolu adliyesi mahkemeleri nezdinde açılmaması sebebiyle yetkisizliğine, mahkeme aksi kanaatte ise; davanın, satılanda ayıp bulunmaması, kullanım ve kurulum sonrası belirtilen eksikliklerin giderilmemesi, amaç dışı kullanım olması, ayıbın süresinde ve şekle uygun bildirilmemesi, ücretli montaja dair görüşmelerde ayıpsız olduğunun ikrar edilmiş olması, seçimlik hakkın değişimden yanan kullanılması ve dönme hakkının mümkün olmaması ve resen nazara alınacak diğer gerekçelerle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER:

1-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları

Taraf şirketlerin en son sicil kayıtları ile şirketlerin güncel yetkililerine ilişkin kayıt ve belgeler ilgili Ticaret Sicil Müdürlüklerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

2-Fiyat Teklif formu, Satın alıma ilişkin 06.06.2023 tarihli e-fatura

3-Arıza servis formları, Arıza tespit raporu, teslime ilişkin irsaliye

4-İzmir ....Noterliğinin 05.12.2023 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi

5-İhtarnamenin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davalı tarafların üreticisi ve yetkili servis sağlayıcısı oldukları davaya konu yangın pompasının ayıplı olduğundan bahisle davacı tarafça ödenen ürün bedelinin iadesi istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı ...A.Ş.' nin üreticisi, diğer davalı ... Şirketi' nin servis sağlayıcısı olduğu, davalı ...A.Ş.'nin yetkili satıcısı dava dışı ... Şti.’nden 06.06.2023 tarihinde KDV hariç 245.000,00-TL bedelle satın alınan yangın pompasında mevcut arızanın sebebinin ne olduğu, üretim hatası ya da kullanım hatasından hangisinden kaynaklandığı, davacı yanın arızaların giderilmesi için 10.11.2023 tarihinde üretici firmaya gönderildiği ve mutabakata varılamaması sebebiyle halen teslim edilmediği belirtilen yangın pompasının KDV hariç 245.000,00TL satış bedelinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği konusunda toplandığı anlaşılmaktadır.

HMK 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.

HMK 116. maddesinde ilk itirazlar düzenlenmiştir. İlk itirazlardan biri de kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazıdır. Aynı yasanın 117. maddesinde ilk itirazların hepsinin ileri sürülmesinin zorunlu olduğu, aksi halde dinlenemeyeceği ve ilk itirazların dava şartlarından sonra ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Kesin olmayan yetkinin HMK'nın 114. maddesinde sayılan dava şartları arasında bulunmadığı gözetilerek re'sen nazara alınmaması gerekir.

HMK 10.maddesine göre; "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir."

Tüm bu bilgiler ışığında; her ne kadar davacı tarafça mahkememize dava açılmış ise de; mahkememizce celp edilen ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarından davalılar ... Şirketi ve ... şirketinin merkezi adreslerinin bulunduğu yerin İstanbul ili olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ifa yerinin Manisa ili olduğu, sözleşmeye konu yangın pompasının davacının Manisa fabrikasında kurulumunun yapılarak bu surette sözleşmenin ifasının gerçekleştirildiği, dolayısıyla Mahkememizin yetkili olmasını sağlayan bir yetki kuralının bulunmadığı somut olayda yetkili mahkemenin HMK nın 6. maddesinde belirtilen genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesi olacağı, davalıların da süresinde yetki itirazında bulunması nedeni ile davayı görmeye İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri kesin yetkili olup Mahkememiz yetkili olmadığından davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın YETKİ YÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemenin İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine,

2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının yetkili Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN YETKİLİ İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili Mahkemece gözetilmesine,

4-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 30/04/2026

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/30, K. 2026/388, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-30-e-2026-388-k-413a645731ad