İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1572 E. 2026/726 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1572
Karar No
2026/726
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1572 Esas KARAR NO :2026/726

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:07/05/2026 KARAR TARİHİ:04/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin .... ATM'nin 2026/... Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin davalıya ait 4 palet ve 5 palet şeklinde iki farklı yüklemenin Türkiye'den İngiltere'ye kara yoluyla taşınması konusunda anlaşmaya vardığını ve 14/11/2025 tarihli Navlun Sözleşmesini imzaladıklarını, taşımaya ilişkin gümrükleme ve yurt dışı express farkı olarak davalı şirkettin 100,00-Euro gümrükleme ücreti ve 750,00-Euro yurt dışı express farkı alınacağının belirtildiğini ve davalının sözleşme konusu alacak kalemlerini kabul ettiğini, taşımaya ilikşin müvekkili şirket tarafından tanzim edilen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, müvekkili şirket tarafından davalıya iki farklı taşıma hizmeti verildiğini ve buna ilişkin faturalar düzenlenmiş ise de davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekilinin .... ATM'nin 2026/... Esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü, yetkili mahkemenin Küçükçekmece Mahkemeleri olduğunu, davacı taraf ile davalı müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari cari ilişki ve iddia edilen navlun farkı alacağına sebep olacak taşıma ilişkisine ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığını, söz konusu taşımadan doğan navlun borcunun müvekkili şirketçe tam ve eksiksiz şekilde ifa edildiğini, davacının iddialarının aksine davacı ile müvekkili arasında yalnızca bir defaya mahsus olmak üzere taşıma ilişkisi kurulmuş olduğunu, her ne kadar davacının taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin cari olduğunu iddia etse de TTK Madde 89/Fıkra 2 hükmünce cari hesap sözleşmesi için yazılılık geçerlilik şartı olup; davacının taraflar arasında yazılı olarak akdedilmiş bir cari hesap sözleşmesi sureti de sunmadığını, huzurdaki davada itirazın iptali talep edilen icra takibinin dayanağı olarak düzenlenen faturanın tek taraflı ve hukuki dayanağı olmayan belge olmaktan öteye geçemediğini, somut olaya konu taşıma araştırıldığında davacı tarafından gerçekleştirilen taşımaya konu eşyaların tesliminin geciktirildiğini ve davalı müvekkili şirket tarafından tüm navlun borcunun ödenmiş olmakla birlikte, davalı müvekkili şirketin davacıdan zarar ve alacaklarını dahi mahsup ve tazmin hakkı hala baki iken müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcunun olmadığının açıkça ortada olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2026 tarih ve ... sayılı kararı ile İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 03/07/2026 tarih 2026/... Karar 2026/... Muhabere sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olması nedeni ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2026/1572 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İİK'nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında takibin yetkili icra dairesinde yapılması dava şartı olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde mahkemece öncelikli olarak İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre icra dairesinin yetkisine itiraz hakkında bir karar vermesi gerekir. İcra dairesinin yetkisine yapılan itirazda, itiraz eden borçlunun yetkili icra dairesini bildirmesi gereklidir. Takip borçlusu tarafından itirazında, yetkili icra dairesinin bildirilmediği takdirde ortada usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığından taraflar yönünden takip yapılan icra dairesinin yetkisi kesinleşecektir. Somut olayda ise davalı takip borçlusu, itirazında yetkili icra dairesinin Küçükcekmece İcra daireleri olduğunu bildirmiştir . Davaya konu taşıma, takipteki asıl alacak miktarını karşılar ve birden fazla faturaya konu edilecek şekilde, emtianın Küçükçekmece/Türkiye'den İngiltere'ye'a taşınmasına ilişkin olup, uluslararası kara taşıması niteliğindedir. Bu haliyle dava konusu taşımaya 1. Maddesindeki düzenlemeye uygun olarak CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekir. CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde, CMR konvansiyonuna tabi taşımalardan kaynaklanan davalarda taraflar arasında anlaşma ile belirlenmiş akit taraf mahkemelerinde dava açılabileceği gibi davalının mutaden ikamet ettiği veya taşıma mukavelesinin akdedildiği esas iş yerinin veya şubesinin veyahut da acentasının bulunduğu yerlerde ya da taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceği, bunlardan başka mahkemelerde dava açılamayacağı düzenlenmiştir. Dosya kapsamındaki belgelere göre, davalı gönderen şirketin merkezi Küçükçekmece'dir. Davacı taşıyıcının merkezi ise Bakırköy'dür. Buna göre icra takibi, davacı taşıyıcının yerleşim yerinde başlatılmıştır. Yükün yükleme yeri Küçükçekmece/İstanbul, teslim yeri ise İngiltere'dir. Taraflar arasındaki sözleşmede ise uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkisi seçilmiştir. Bu halde de icra takibinin davalı gönderenin yerleşim yerinde, sözleşmedeki yetki belirlemesi yapılan yerde, yükleme veya teslim yerlerinden birinde başlatılmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada CMR Konvansiyonuna tabi bir taşıma söz konusu olup, yetkili mahkemeler Konvansiyonda açıkça belirlendiğinden Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Yine HMK 10. maddesi kapsamında taşıma işinin ifa edileceği yer karakteristik olarak Bakırköy değildir. Sonuç olarak icra takibi CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde gösterilen yerlerden birinde başlatılmamıştır. Davalı takibe itirazında Küçükçekmece icra dairelerini yetkili icra dairesi olarak bildirmiş olup, bu haliyle icra dairesinin yetkisine, süresinde yapılan itiraz usulüne uygun ve gösterilen icra dairesi de CMR Konvansiyonunda sayılan yerlerden bulunmaktadır. Hal böyle iken dava şartlarının her aşamada resen gözetilmesi gerektiği, usul ekonomisi gereği duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşılmış, bu nedenle takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/1-2 maddesi uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 1.449,44-TL harçtan mahsubu ile bakiye 717,44-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.04/09/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1572, K. 2026/726, T. 04.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1572-e-2026-726-k-c4cc644e21e6