İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/211 E. 2026/603 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/211
Karar No
2026/603
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/211 Esas KARAR NO : 2026/603

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı 04/12/2025 tarihli kararıyla görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizce de dosyanın incelenmesinde mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla daha önce Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden, karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 04/12/2024 tarihli trafik kazası nedeni ile kazanç kaybının tazmini talepli davadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesinde; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11/2. Maddesinde; "Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı ilamında özetle; " Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Somut uyuşmazlıkta; davacı ve davalının gerçek kişi olduğuna, aracın ticari olması davanın ticari dava olduğu sonucunu doğurmayacağına göre 6102 sayılı TTK' nın 4/1ve 5. maddesi gereğince ihtilafın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmadığından İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Emsal mahiyette Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı ilamında özetle; "Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. Somut olayda, davacı adına kayıtlı aracın ticari taksi olduğu anlaşılmakta ise de davacının tacir sıfatının bulunmadığının vergi dairesi, esnaf ve sanatkarlar odası ile ticaret odası yanıtlarından anlaşıldığı, davanın niteliği itibariyle haksız fiilden kaynaklandığı ve davanın bahsi geçen Kanunda öngörülen mutlak veya nispi ticari davaların hiçbirine uymadığı anlaşılmakla, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle yerel mahkemece verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 06/05/2026 tarihli yazı cevabında ise davacının işletme esasına göre defter tutmakta olduğu, VUK 177. Maddesindeki limitleri aşmadığı bildirilmiştir. Son gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde ise kâr bildirilmediği yalnızca 61.553,17 TL zarar bildirildiği anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/05/2026 tarihli yazı cevabında ise davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı bildirilmiştir. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 15/05/2026 tarihli yazı cevabında ise davacının ... Otomobilciler Esnaf Odası'na kayıtlı olduğu ve kaydın halen devam ettiği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre her dava açıldığı tarihteki şartlar itibariyle değerlendirilir. Bilindiği üzere bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan yahut her iki tarafın tacir olması hasebiyle nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklı alacak davası olduğuna göre TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalar kapsamında bulunmamaktadır. Salt davacıya ait aracın ticari taksi olması da emsal alınan istinaf ilamlarında da belirtildiği üzere davacı tacir, davayı ise ticari dava yapmamaktadır. Bu kapsamda yukarıda alıntılanan emsal mahiyetteki Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre de bir davanın nisbi ticari davalardan sayılabilmesi için her iki tarafın dava tarihi itibariyle tacir olması ve aralarındaki uyuşmazlığın ise ticari işleri ile ilgili olması gerekmekte ve ayrıca taraflardan birinin ticari taksi sahibi olmasının başlı başına o tarafı tacir yapmadığı, ilgililerin vergi dairesi ve ticaret sicil kayıtlarının irdelenerek tacirlik durumunun değerlendirilmesi gerektiği bildirilmiştir. Somut olayda celp edilen yazı cevaplarından da anlaşılacağı üzere davacının işletme esasına göre defter tutmakta olduğu, VUK 177. Maddesindeki limitleri aşmadığı ve davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı ve ... Otomobilciler Esnaf Odası'nda aktif kaydı bulunduğu da anlaşılmakla; dava ve takip tarihi itibariyle davalıların tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde olduğu anlaşılmakla mahkememizin karşı görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Görevli Mahkemenin ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-Daha önce aynı konuda ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş ve kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğundan mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.07/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/211, K. 2026/603, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-211-e-2026-603-k-94affc961b6e