Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2721 E. 2026/3836 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2721
Karar No
2026/3836
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2026/2721

KARAR NO :2026/3836

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:24/06/2026 Ara Karar

NUMARASI :2026/462 Esas

DAVANIN KONUSU:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin Rusya Federasyonu vatandaşı olduğunu, mesleğinin tercümanlık olduğunu, Antalya İli Alanya ilçesinde ikamet ettiğini, uluslararası kripto para piyasalarında yasal olarak faaliyet gösteren bir şahıs olduğunu, davalıların müvekkili aleyhine dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, herhangi bir hüküm veya karar bulunmaksızın İstanbul 13. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından müvekkili aleyhine 332.552,00 TL tutarında bir icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek müvekkilinin İstanbul 13. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile icra baskısı altında müvekkilinin hesabından cebren tahsil edilen 1.000,00 EUR, 17.344,83 TL, 28,91 EUR ve 308,73 TL tutarların ödeme tarihinden itibaren işlenecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline istirdatına, müvekkilinin icra takibinin devamıyla gerçekleşecek telafisi güç zararları önlemek amacıyla uygun bir teminat karşılığında İstanbul 13. İcra Dairesi .... sayılı dosyada icra işlemlerinin durdurulmasını ihtiyati tedbir olarak talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi gereğince; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, aynı Kanun’un 5. maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir.Yasal düzenleme yapılmadan evvel görevli mahkeme kripto varlıklara ilişkin sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan davalara bakmaya görevli mahkemenin HMK nın 2 maddesi gereği genel mahkemeler olduğuna kararlar verilmiş iken, 2 Temmuz 2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı kanun ile Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik yapılarak kripto varlıklar sermaye piyasası aracı kabul edilmiştir.TTK'nın 4/1-f maddesi gereğince "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. .. varlıklar ile ilgili yasal düzenlemenin yapılmasıyla birlikte kar amacıyla hareket eden davacının tüketici sıfatı olmadığından uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2025/34 Esas 2025/150 Karar)Somut olayda, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça uluslararası kripto para piyasalarında faaliyet gösterdiğini beyan ettiği, uyuşmazlığın taraflar arasındaki para transferleri ve ticari nitelik arz eden işlemlerden kaynaklandığı, davalıların da bu işlemler sebebiyle dolandırıcılık iddiasında bulunarak icra takibi başlattıkları anlaşılmaktadır. Kripto para alım-satımına dayalı işlemler, niteliği itibariyle kazanç sağlama amacı güden ve süreklilik arz eden faaliyetler kapsamında değerlendirilmekte olup ticari iş niteliğindedir.Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, dolayısıyla davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait bulunduğu sonucuna varılmış olup, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Mahkememizin HMK'nun 114/(1) - c maddesi gereğince görevsiz olması sebebiyle davanın HMK'nun 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,Dosyanın, karar kesinleştiğinde ve H.M.K.nun 20 nci maddesi gereğince iki haftalık yasal sürede talep edildiği taktirde görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,..." karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...İİK'nun 72/3 madde gereğince icra takibine başlandıktan sonra açılan menfi tespit davalarınında takibin durdurulmasına ve bu kapsamda takip işlemlerinin durdurulmasına da karar verilemeyeceğinden davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Yukarıda açıklanan sebeplerle tedbir talebinin reddine,.. karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.06.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararının kaldırılmasını, İİK m.72/3'ün ikinci cümlesi gereğince, mahkemece takdir edilecek teminat miktarının müvekkili tarafından karşılanması koşuluyla İstanbul 13. İcra Dairesi .... sayılı icra dosyası kapsamında vezneye girecek veya alacaklılara henüz aktarılmamış paraların davalı-alacaklılara ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbire hükmedilmesini; dava tarihinden sonra gerçekleştirilen haciz işlemi kapsamında icra veznesinden davalı-alacaklılara fiilen ödenen 4.464,28 TL bakımından bu tutarın dava sonucunda hükmedilecek istirdat kararının kapsamında değerlendirilmesini, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava;Haksız fiilden kaynaklanan istirdat ve tedbir talebidir.2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.Somut uyuşmazlıkta; Davacı tarafça icra veznesine yatan paranın istirdadı ile İstanbul 13. İcra Dairesi .... sayılı dosyada icra işlemlerinin durdurulmasını ihtiyati tedbiren talep edilmiş olup,KK.'nun 72/3 maddesine göre, İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğinden ilk derece mahkemesince bu hususta karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olamamıştır. Bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, İİK'nun 72/3. madde gereğince borca yetecek miktarda teminat mukabilinde icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/462 Esas sayılı 24/06/2026 tarihli ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda;

2-İİK'nın 72/3. madde gereğince borca yetecek miktarda teminat mukabilinde nakit teminat veyahut kesin, süresiz ve koşulsuz her an nakte çevrilebilir banka teminat mektubu sunulması halinde İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasında İCRA VEZNESİNE YATAN PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİNE,

3-Teminat yatırıldığında veya belirtilen koşulları sağlayan banka teminat mektubu sunulması halinde kararın infazı için ilgili İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

4- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

4/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 315,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.317,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkere düzenlenmesi, harç ve avans iadesi ile ihtiyati tedbir işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 341, 352/1-b. ve 396/2. maddeleri gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2721, K. 2026/3836, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2721-e-2026-3836-k-903de67dd806