İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/581 E. 2026/698 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/581
Karar No
2026/698
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/581 Esas KARAR NO : 2026/698

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ... 27.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile aleyhine 80.000,00 TL bedelli bir senede dayanarak haksız ve hukuka aykırı bir icra takibi başlatıldığını, söz konusu senet nedeniyle davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı ile geçmişte aynı işyerinde çalıştıklarını, yaşadığı kişisel bir travma nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu, işini bırakmak zorunda kaldığını, bu süreçte borçlarını ödemekte zorlanmaya başladığını, bu durumdan faydalanan davalının, kendisini bir kahvehaneye çağırdığını ve yanında tanımadığı bir kişiyle birlikte kahvenin alt katına inerek zorla ve baskı altında boş bir senedi imzalattırdığını, senet üzerine sadece imzasını ve T.C. Kimlik numarasını yazdığını, senedin diğer kısımları (bedel ve vade dahil) davalı tarafından sonradan ve kendisinin rızası dışında doldurulduğunu, daha sonra kendi evini satarak, davalıya olan ve senetle ilişkilendirilen borçları tamamen ödediğini, bu ödemelerin Finansbank avukatına yapılan düzenli ödemelerle kapatıldığını, borcun tamamı ödenmesine rağmen davalının, senedi kendisine iade etmediğini ve "bu sana ceza" diyerek 80.000,00 TL bedel yazarak senedi haksız bir şekilde icra takibine konu ettiğini, davalı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, öncelikle ... 27.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra takibinin yargılama sonuna kadar teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına ve kendisine ait ... plakalı araç üzerindeki haczin kaldırılarak aracın kendisine teslimine, davaya konu senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından başlatılan icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava değerinin yanlış gösterildiğini, icra takibi olan dosyada, kambiyo senedinde yazılı 80.000,00TL tutarındaki ana paraya, takip öncesi işlemiş faiz eklenmek sureti ile belirlenen takip çıkış tutarının 113.379,73 TL olduğunu, davaya konu edilen borcun bu tutar üzerinden takibe konulduğunu, davacı tarafça eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini, davacı tarafından 26/12/2025 tarihinde, ana para, işlemiş faiz, icra masrafları, vekalet ücreti ve yargılama gideri dahil olmak üzere toplam 151.480,95 TL'nin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin icra dosyasına ödendiğini, bu ödeme üzerine ilgili icra dosyasının infaz edilerek kapandığını, bu suretle eldeki menfi tespit davasının, ödeme yapılmış olması nedeniyle İİK'nın 72.maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştüğünü, bu halde dava değerinin ödenen toplam bedel üzerinden belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili aleyhine kendisine zorla senet imzalatıldığı ve bu senedin takibe konulması nedeniyle mağdur edildiği iddiası ile yapılan suç duyurusu hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma ve ... karar sayılı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının, borcu whatsapp yazışmaları ile açıkça kabul ettiğini, davacı tarafından sunulan 200.000,00 TL'lik dekontun dava konusu borçla ilgili olmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın öncelikle usule ilişkin itirazları değerlendirilerek usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, kambiyo senedinden kaynaklı başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. -Dosyanın incelenmesinde 23/12/2025 tarihi itibariyle İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yöneltilerek davanın açıldığı, ... 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07/05/2026 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile Asliye Ticaret Mahkemesi'nin uyuşmazlıkta görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının 30/06/2026 tarihinde kesinleşmesi ile dosyanın Mahkememiz esasına kaydedildiği görülmektedir. -6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir. -6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. -Somut olayda, talep menfi tespit istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvuru zorunluluğuna ilişkin dava şartı bulunduğu sabittir. -Mahkememizce davacı vekiline bu doğrultuda çıkartılan 07/07/2026 tarihli ara karar ile "davacı vekiline İşbu dava öncesinde zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığının bildirilmesi, varsa dava öncesinde yapılan başvuruya ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 6325 s. Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına" karar verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça arabuluculuk tutanağının sunulmadığı görülmüştür. -Mahkememizce davacı tarafa dava tarihi itibariyle arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve bu hususta varsa arabulucuk tutanağını ibraz etmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça arabuluculuk tutanağının sunulmadığı görülmüştür. Bu nedenle iş bu davanın 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/2. Maddeleriyle 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun 5/A-1 maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60- TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleşiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.11/09/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/581, K. 2026/698, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-581-e-2026-698-k-5c1029df9320