İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/873 E. 2026/648 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/873
- Karar No
- 2026/648
- Karar Tarihi
T.C A N T A L Y A 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/873 KARAR NO : 2026/648 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas (Eski esas Antalya ... . İcra .../...) sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takip dayanağı kambiyo evrakı ... ... Bankası ... keşide tarihli, ... ibraz tarihli, ... seri numaralı, ... TL bedelli çek olduğunu, çek keşidecisi müvekkilinin icra takibinin başlatıldığı dönemde yetkilisi olduğu diğer borçlu ... A.Ş. firması olduğunu, cari hesap ekstresinde ... tarihinde "..., :... , Çekin Müşteriye İadesi" açıklamasıyla ... tarihinde ... TL bedelinde borç ödeme işlemi yapıldığını, davalının cari hesaplarına göre ... TL bedelli çek, o tarihte ... firmasına yani müvekkile iade edilmiş göründüğünü, her ne kadar kayıtlarda iade edilmiş olarak görünmekte ise de ... firmasına ve müvekkiline iade edilen bir çek bulunmadığını, öyle ki cari hesaplarında iade olarak gösterilen çek ile dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas (Eski esas Antalya ... . İcra ... /...) icra takibi başlatıldığını, ilgili çek icra dosyasında olduğunu, davalı firma cari hesaplarında çekin iade edildiğine ilişkin kayıt tutmuş ve tutulan kayıtlar uyarınca da müvekkilin çek borcunun bulunmadığı hususunu kabul ettiğini, bu hususa rağmen davalının iade edildiğini belirttiği aynı çek ile icra takibi başlatması kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, müvekkilinin borcu olmadığını, davalı firma tacir olup TTK md.18/2 uyarınca basiretli iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü olduğunu, davalının cari hesapta çeki iade etmiş gibi gösterip, ardından aynı çekle icra takibi başlatması eylemini hukuk düzeni korumayacağını, davalı alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış, bu nedenle takibe konu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini beyan ederek, müvekkilinin Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas (Eski Esas Antalya ... . İcra ... /... ) sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitiyle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği tarihlerde ... kayyım yönetiminde bulunduğunu, bu nedenle iddia ettiği hususların doğruluğunu yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, bu nedenle süresinde açılmayan ve yazılı belge ile aksi ispatlanamayan davanın reddini, davacı iddia ettiği tarihten itibaren yaklaşık 7 yıl geçtikten sonra dava açtığını, davacı icra takibin açanı ve takip nedenini bildiğini, bu nedenle süresinde açılmayan ve yasal şartları oluşmayan davanın ve taleplerin reddini istemiştir. Mahkememizce ... . Mali Müşavir&bağımsız denetçi bilirkişi tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Antalya Genel icra dairesi ... /... (Eski esas Antalya ... . İcra ... /... ) Esas sayılı icra takip dosyasındaki takip konusu alacağın dayanağı olan ... tarihli ... seri nolu ... .-TL. bedelli çekin ... A.Ş. tarafından davalı şirket emrine düzenlenen çek olduğu, Takip/dava konusu edilen ... tarihli ... seri nolu ... .-TL. bedelli çekin dava dışı ... A.Ş. tarafından ... tarihinde davalı şirkete teslim edildiği ve ... tarihinde davalı şirket tarafından iade yapıldığı ve bu iade kaydında sonra hem davalı şirketin hem de dava dışı şirketin ticari defterlerine göre taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince davalı şirketin dava dışı şirketten herhangi bir alacağının olmadığı, dolayısıyla da takip/dava konusu edilen ... tarihli ... seri nolu ... .-TL. bedeli çeke istinaden davalı şirketin ... ... Tic. A.Ş.nden bir alacağının olmadı." şeklinde bildirmiştir. Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak .../... Esas sayılı dosyasının bir örneği celbedilmiş incelenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; icra takibinden sonra açılan kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasıdır. Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Davaya konu uyuşmazlığa gelince, davacı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... E. (Eski esas Antalya ... . İcra ... /... ) sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, takip dayanağı kambiyo evrakının ... ... Bankası ... keşide tarihli, ... ibraz tarihli, ... seri numaralı, ... TL bedelli çek olduğu, çek keşidecisinin davacının icra takibinin başlatıldığı dönemde yetkilisi olduğu diğer borçlu ... . A.Ş. Firma olduğu, cari hesap ekstresinde, ... tarihinde "... , ... , Çekin Müşteriye İadesi" açıklamasıyla ... tarihinde ... TL bedelinde borç ödeme işlemi yapıldığı, davalının cari hesaplarına göre ... TL bedelli çekin, o tarihte ... firmasına yani davacıya iade edildiğinin görüldüğü, her ne kadar kayıtlarda iade edilmiş olarak görünmekte ise de ... firmasına ve davacıya iade edilen bir çek bulunmadığı, cari hesaplarında iade olarak gösterilen çek ile dava konusu Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... E. (Eski esas Antalya ... . İcra ... /... ) icra takibi başlatıldığının belirtildiği, ilgili çekin icra dosyasında bulunduğu, davalının cari hesapta çeki iade etmiş gibi gösterip, ardından aynı çekle icra takibi başlatması eyleminden kaynaklı olarak davacının, davalı tarafından başlatılan işbu icra takibine konu bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği belirtilmiştir. İşbu dosya kapsamında aldırılan ... tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, Antalya Genel icra dairesi ... /... (Eski esas Antalya ... . İcra ... /... ) Esas sayılı icra takip dosyasındaki takip konusu alacağın dayanağı olan .... tarihli ... seri nolu ... .-TL. bedelli çekin .... A.Ş. tarafından davalı şirket emrine düzenlenen çek olduğu, takip/dava konusu edilen ... tarihli ... seri nolu ... .-TL. bedelli çekin dava dışı .... A.Ş. tarafından ... tarihinde davalı şirkete teslim edildiği ve ... tarihinde davalı şirket tarafından iade yapıldığı ve bu iade kaydında sonra hem davalı şirketin hem de dava dışı şirketin ticari defterlerine göre taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince davalı şirketin dava dışı şirketten herhangi bir alacağının olmadığı, dolayısıyla da takip/dava konusu edilen ... tarihli ... seri nolu ... .-TL. bedeli çeke istinaden davalı şirketin .... A.Ş.nden bir alacağının olmadığı hususları belirtilmiştir. Yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, aldırılan bilirkişi raporu, icra takip dosyası, cari hesap ekstresi ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda; Ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, dava dışı .... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda aldırılan ... tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, Antalya Genel icra dairesi ... /... (Eski esas Antalya ... . İcra ... /... ) Esas sayılı icra takip dosyasındaki takip konusu alacağın dayanağı olan ... tarihli ... seri nolu ... .-TL. bedelli çekin .... A.Ş. tarafından davalı şirket emrine düzenlenen çek olduğu, takip/dava konusu edilen ... tarihli ... seri nolu ... .-TL. bedelli çekin dava dışı .... A.Ş. tarafından ... tarihinde davalı şirkete teslim edildiği ve ... tarihinde davalı şirket tarafından iade yapıldığı ve bu iade kaydında sonra hem davalı şirketin hem de dava dışı şirketin ticari defterlerine göre taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince davalı şirketin dava dışı şirketten herhangi bir alacağının olmadığı, dolayısıyla da takip/dava konusu edilen ... tarihli ... seri nolu ... .-TL. bedeli çeke istinaden davalı şirketin .... A.Ş.nden bir alacağının olmadığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile, davacının Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... E. (Eski esas Antalya ... . İcra .../...) sayılı dosyasının dayanağı olan ... ... Bankası ... keşide tarihli, ... ibraz tarihli, ... seri numaralı, ... -TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, -Davacının Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... E. (Eski esas Antalya .... İcra .../...) sayılı dosyasının dayanağı olan ... ... Bankası ... keşide tarihli, ... ibraz tarihli, ... seri numaralı, ...-TL bedelli çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, -Alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan harç toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı ... TL tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10/09/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza