İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/100 E. 2026/691 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/100
Karar No
2026/691
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/100 Esas KARAR NO : 2026/691 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2026 KARAR TARİHİ : 04/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı .... Ltd. Şti. aleyhine ... 5. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile faturaya dayalı alacak takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve hukuksuz şekilde itiraz ettiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını çünkü takibin ...'da yürütüldüğünü, borca itirazın mesnedsiz olduğunu, 18/09/2024 tarihli 19.600.00 TL tutarlı ve 30/09/2024 tarihli 5.040,00TL tutarlı iki adet faturadan kaynaklanan 24.640,00 TL tutarındaki borcun ödenmediğini, faturalara yasal süresinde itiraz edilmediğini, davalının mal ve hizmetlerin ayıplı olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tacirler arasındaki ayıp ihbarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/3. maddesi uyarınca Noter, taahhütlü mektup veya KEP yoluyla yapılması gerektiğini, davalının bu usule uygun bir ayıp ihbarında bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, faiz oranına yönelik itirazın da kötü niyetli olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi ve ilgili tebliğ uyarınca 2024 yılı için belirlenen temerrüt faiz oranının yasal olduğunu belirterek ... 5. İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalıya tebliğ olunduğu, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada davacı taraf, davalıya mal teslim ettiklerini, davalının teslim edilen malların ayıplı olduğu iddiası ile kendilerine ücret ödemesi yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafın itiraz ettiğini belirterek, davalıya teslim edilen mallarda ayıp bulunmadığı gibi davalının ayıp ihbarını usulüne uygun ve yasal sürede yapmadığından davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...Ltd. Şti, borçluların davalı .... Ltd. Şti. olduğu ve alacak kaleminin faturalar ve işlemiş faiz olmak üzere 26.106,98 TL olduğu görülmüştür. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olay incelendiğinde davacı taraf davalıya ürünleri teslim edip davalının ürün karşılığı bedeli ödemediğini ispatlamak durumundadır. Borçlu taraf icra takibine yaptığı itirazda Alacaklı tarafça tarafımıza tebellüğ edilmiş olan 7 Nolu Ödeme emrinde yer alan borca istinaden alacaklı tarafa hiçbir borcumuz bulunmamaktadır. Zira alacaklı tarafça müvekkil şirkete teslim edilen mal ve hizmetler defolu olup ayıplı mal statüsündendir. Alacaklı tarafın göndermiş olduğu mal ve hizmetlerin defolu olduğu alacaklı şirket yetkililerince dahi gelinip tespit edilmiştir. Bu sebeple bahse konu borcun tamamına ve tüm fer’ilerine itiraz ediyor ve iş bu borcu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz, icra takibinde yetkili icra müdürlüğü ... icra müdürlükleri olduğundan yetkiye, borcun tamamına, faize ve Borcun Tüm Ferilerine itiraz ettiğimizi bildiririz şekline itiraz etmiş olup, davalı taraf ayıp iddiasını ispatlamak durumundadır. Davacı tarafın icra takibini İstanbul icra dairelerinde açtığı anlaşılmakla davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazda yetkili icra dairelerinin İSTANBUL icra müdürlükleri olduğunu belirtmesi karşısında icra müdürlüğünün yetkisine esasen bir itirazın olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; ..., ... ve dava tarihi olan 05.02.2026 itibariyle ...Ltd.Şti. cari hesap bakiyesinin 24.640,00 TL olduğuna, diğer ifade ile davacının, davalıdan 24.640,00 TL alacaklı olduğuna dair rapor sunulmuştur. Davalı taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için davalı tarafa usulüne uygun ihtarat yapılmasına rağmen davalı taraf defterlerini sunmadığından davalı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K....sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemiş olduğundan davacının ticari defterleri HMK 222/3 maddesi gereği davacı lehine kesin delil niteliğine haiz olup davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının davalıdan 24.640,00 TL alacaklı olduğunun anlaşılması karşısında davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının istanbul 5. icra müdürlüğünün 2025/11614 sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 24.640,00 TL asıl alacak, 1.080,35 TL işlemiş faiz olmak üzere 25.720,35 TL üzerinden devamına, asıl alacak 24.640,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesine, asıl alacağın %20 oranındaki 4.928,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle , 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının .... 5. İcra Müdürlüğünün ... sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 24.640,00 TL asıl alacak, 1.080,35 TL işlemiş faiz olmak üzere 25.720,35 TL üzerinden devamına, asıl alacak 24.640,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesine, asıl alacağın %20 oranındaki 4.928,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.756,96 TL harçtan başlangıçta alınan 732,00TL'nin mahsubu ile bakiye 1.024,96 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00TL başvuru harcı ve 732,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 25.720,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 7.220,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre 7.113,08 TL davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan 106,92 TL davacının üzerinde bırakılmasına, 6-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 5.911,14 TL'sinin davalıdan, 88,86 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 04/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/100, K. 2026/691, T. 04.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-100-e-2026-691-k-71f4323bfab5