İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1730 E. 2026/777 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1730
Karar No
2026/777
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1730 Esas KARAR NO : 2026/777

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/10/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... doğumlu olduğunu, davalı ... ile ağabeyi üzerinden tanıştığını, 2018 yılında davalıdan elden aldığı 50.000 TL tutarındaki parayı sonraki yıllarda fazlasıyla ödediğini, buna rağmen davalının tefecileri bahane ederek sürekli para talep ettiğini, 26.04.2025 tarihinde ...'daki bir kafeye çağrılarak ölümle tehdit edildiğini, panik atak rahatsızlığı nedeniyle can korkusuyla toplam 70.000.000 TL bedelli sekiz adet senedi imzalamak zorunda kaldığını, bu senetlerden 20.02.2025 tanzim ve 15.05.2025 vade tarihli 12.000.000,00 TL bedelli bononun ... 30. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosya ile takibe konulduğunu, senedin tanzim tarihinin gerçeği yansıtmadığını, işsiz ve gelirsiz bir kişi olarak bu miktarda bir borcun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 12.000.000 TL tutarındaki paranın kendisine ödenmediğini, davalının tehditleri nedeniyle uzun süre şikayetçi olamadığını, ancak ... ili ... ilçesi ... köyündeki 17 adet taşınmazdaki 1/3 hissesinin haczedilerek ... İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosyada satışa çıkarılması üzerine 10.09.2026 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu ve ... sayılı soruşturmanın başlatıldığını, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyada alınan 11.05.2026 tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmazların toplam değerinin 22.354.906,31 TL olarak belirlendiğini, satışın gerçekleşmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğacağını, senedin yağma ve tefecilik suçları ile elde edildiğini, kimlik numarasının senette hatalı yazılmasının korku ve panik halini kanıtladığını, senedin tanzim ve vade tarihlerindeki çelişkilerin iddialarını desteklediğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... sayılı soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, adli yardım talebinin kabul edilerek harç ve giderlerden muaf tutulmayı istediğini, ... İcra Dairesi... Talimat sayılı dosyada satışa çıkarılan 17 adet taşınmazın satış ve ihale işlemlerinin dava sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasını, ... 30. İcra Dairesi ... E. sayılı takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, senedin iptali ile iadesini ve davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiştir. Dava; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında davalı yana verilen çekin bedelsiz kaldığı iddasına dayalı menfi tespit davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava tarihinde yürürlükte olan TTK 5/a maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenlenmiş olup iş bu davanın, dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğunda duraksama bulunmamaktadır. 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) maddesine göre; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir ". Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta; davanın 06/10/2026 tarihinde açılmış olduğu, dava dilekçesi ile birlikte Arabuluculuk tutanağının sunulmamış olduğu, davacı vekilinle çıkartılan muhtıra ile Arabuluculuk tutanağının sunulması için bir haftalık süre verildiği, davacı tarafça sunulan Arabuluculuk tutanağında Arabuluculuğa başvurulma tarihinin 09/10/2026 olduğu anlaşılmış olup arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması karşısında davanın TTK madde 5/A yollaması ile HMK madde 114/2 ve 115/2 gereği arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın TTK madde 5/A yollaması ile HMK madde 114/2 ve 115/2 gereği arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7/2) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle dosya üzerinden karar verildi. 13/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1730, K. 2026/777, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1730-e-2026-777-k-93a0901cba01