Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/634 E. 2026/1415 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/634
- Karar No
- 2026/1415
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/634
KARAR NO: 2026/1415
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/01/2026
NUMARASI: 2022/552 Esas - 2026/78 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ...Terekesi Tasfiye Memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arasında ticari bir ilişki olmadığını, ....../ İstanbul şubesine ait keşidecisi .... Şti. Olan 13.07.2022 tarihli ... çek seri numaralı 3.000 TL Bedelli çekin, müvekkili şirket tarafından alacağına karşılık olarak iktisap edildikten sonra, diğer bazı çeklerle beraber kargoda kaybolmak suretiyle zayi olduğunu, keşidecinin çekten caymamış olduğu için kaybolan çeklerin kötüniyetli 3. Kişiler tarafından tahsil edilmesinin önüne geçmek amacıyla Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/759 E. Sayılı dosyasında 29.06.2022 tarihinde çek iptali davası ikame edildiğini, İkame edilmiş olan çek iptali davasına dair bilgi ve belgeler tüm faktoring şirketlerine mail atılmak suretiyle gönderildiğini, ayrıca Ticaret Sicil Gazetesinde dava konusu çekin zayi olduğu ve bu sebeple hakkında çek iptali davası açıldığının ilan edildiğini, 01.07.2022 tarihinde de muhatap bankaya yazılan müzekkere ile, çek iptal davası uyarınca ihtiyati tedbir olarak ödeme "yasağı koyulduğuna dair karar verildiğinin bildirildiğini, .... Şti. tarafından keşide edilen çekin, .... Şti. Tarafından cirolanmak suretiyle davacı şirkete devredildiğini, Dilekçe ekinde sunulmakta olan imzalı ve kaşeli tahsilat makbuzundan açıkça görüleceği üzere .... Şti. Tarafından müvekkili şirkete, dava konusu çekin de aralarında bulunduğu 3 adet çekin verildiğini, .... Şti ise çeki ciro yolu ile ...A.Ş' den iktisap ettiğini, cari hesap ekstresinde görüleceği üzere anılan 3 adet çek işbu cari hesaba da kaydedildiğini, Akabinde, dava konusu çekin diğer 4 adet çekle beraber müvekkilinin borçlu olduğu bir başka şirkete verilmek üzere kargoya verilmiş fakat kargoda kaybedildiğini, dava konusu çekin, icra takibine konu edilirken bedel kısmında tahrifata uğratılıp, 3.000,00 TL 53.000,00 TL olarak değiştirilerek takibe konduğunu, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca çekteki diğer cirantalar tarafından da suç duyurusunda bulunulduğunu, kaybolan diğer çeklerin de davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, Zira dava konusu ... seri numaralı çek davalı tarafından 20.07.2022 tarihinde muhatap olan bankaya ibraz edilmiş, ödeme yasağı olduğundan işlem yapılmadığını, buna rağmen 25.07.2022 tarihinde ... seri numaralı, 22.07.2022 tarihinde ... seri numaralı, 02.08.2022 tarihinde ... seri numaralı, 01.08.2022 tarihinde de ... seri numaralı çekler ilgili muhatap bankalara ibraz edilmiş ve yine ödeme yasağı sebebiyle ödeme yapılmadığını bunlara rağmen 5 çek de ard arda farklı icra dosyalarından takibe konulduğunu, tüm bu sebeplerle davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının çekteki imzasına bir itirazının olmadığını, çekte ödeme yasağının bulunmasının çekin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, müvekkilinin tacir olmadığını, basiretli davranma yükümlülüğünün olmadığını, çek aslında herhangi bir tahrifat olmadığını davacının çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat etmesi gerektiğini, çekte bulunan ödeme yasağının müvekkilini kötü niyetli hale getirmediğini ve çalıntı olduğu konusunda bir bilgisi bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Terekesi Tasfiye Memuru beyan dilekçesinde özetle; Davacı ...Limited Şirketi vekili Av. ...’un dava dilekçesinde, davacı .... Şti. tarafından, davalısı ...aleyhine açılmış olup, dava konusu menfi tespit ve çek istirdat davası olduğu, Davacı şirket, .... Şti. keşidecili 13.07.2022 tarihli, 3.000 TL bedelli ... seri numaralı çekin kargo esnasında zayi olduğunu, bu nedenle Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde (2022/759 E.) çek iptal davası açıldığını ve ödeme yasağı konulduğunu belirtildiği, Ancak davalı tarafın, çekin bedel kısmını tahrif ederek 53.000 TL’ye çevirdiği, buna rağmen iyi niyetli veya yetkili hamil olmadığı halde icra takibine geçtiği ileri sürüldüğü,
Davacı, çekteki tahrifat ve davalının ağır kusurlu veya kötü niyetli davranışı nedeniyle çekin geçersiz ve bedelsiz hale geldiğini, ayrıca davacı ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını beyan ederek; çekten dolayı borçlu olmadığının tespitiyle çekin davalıdan istirdadını, haksız takiple ilgili olarak İİK m.72/3 gereğince ihtiyati tedbir verilmesini, ayrıca kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği dava dilekçesi sunduğu görüldüğü, ...’in vekili Av. ...’ın sunduğu cevap dilekçesinde mahkemenizin 26.01.2023 tarihli celsesinde tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesine sunulmasına karar verilmişse de, ...’in tacir sıfatına sahip olmadığından ticari defterleri bulunmadığı, ayrıca, çek hukukunda geçerli olan “mücerretlik ilkesi” gereği çeki elinde bulunduran hamilin, çeki ne şekilde iktisap ettiğini açıklama veya ispat yükümlülüğü bulunmayacağı belirtilmiş olduğu Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, istirdat taleplerinde ispat külfeti davacıya ait olup, davalının çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Dolayısıyla, davalı müteveffa ...’in ticari defter sunamaması aleyhine yorumlanmamalı; mücerretlik ilkesi gereği defter ibrazı zorunluluğu bulunmadığından ara kararın yerine getirilememesi davalı aleyhine değerlendirilmemelidir şeklinde cevap dilekçesinde beyanlarını sunduğu görüldüğü, Müteveffanın sağlığında vekili tarafından dosyaya sunulan ve davaya konu olan tüm iddia ve talepler bakımından terekenin aleyhine olmayan tüm beyanlara aynen katıldığımızı belirtir, toplanacak delillere göre davacı tarafın talebinin değerlendirilmesi gerekmekte olup, Müteveffa ...’in sağlığında yaptığı işlemlere müvekkil tereke tasfiye memuru olarak vakıf olamayacağından, Tereke dosyasında belge ve delil bulunmadığından, tereke tasfiye memurluğu adına gereği olarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdiine karar verilerek davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak, davacı ile davacıdan önceki ciranta ve davacıdan sonraki ciranta, davalı ile davalıdan önceki ciranta arasındaki ilişkinin ticari defterlerden incelenerek ilgili çekin ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı ve ticari defterlere ne şekilde yansımış olduğu yönünden inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Talimat mahkemesi aracılığıyla düzenlenen 15/06/2023 Tarihli bilirkişi raporuna göre; dava konusu 13/07/2022 tarihli ... nolu ve 3.000,00 TL bedelli çekin, davacı firmanın mal/hizmet sattığı ... firması tarafından cirolanarak davacı firmaya verildiğinin tahsilat ve tediye(... çek çıkış ) makbuzundan ve 03.06.2022 tarih ve 9222 nolu yevmiye nolu ticari defter kaydından, tespit edildiği, müşterisi ... firması ile 2022 yılında toplamda 60.916,76 TL ticaret yaptığı, hem bu dava dosyası içerisinde 53.000,00 TL olarak belirtilen çek tutarının, hem de mahkememize ait aynı konudaki 2022/553 E. dosyasında, Z9113397 nolu 73.000,00 TL olarak belirtilen çek tutarının, diğer ödemeleri/tahsilatların toplamı da düşünüldüğünde yapılan ticaret rakamı ile örtüşmediği, fazlası ile aştığı belirtilmiştir.
Çekteki tahrifatın davacı tarafından veya davacının katılımıyla yapıldığına dair kabule elverişli bir delil bulunmamaktadır, dava konusu çekin 3.000,00-TL miktarlı olacak şekilde davacı tarafından, dava dışı ... firması tarafından cirolanarak teslim alındığı, bu hususun tahsilat ve tediye(... çek çıkış) makbuzundan anlaşılmaktadır. Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nun 780. maddesi uyarınca davacı eski metne göre sorumlu olacağından çekin tahrifattan önceki bedeli (3.000,00 TL) yönünden davacının sorumluluğu devam edecek, tahrifat ile ortaya çıkan yeni bedelden ise sorumluluğu olmayacaktır.
Bu itibarla, davacının menfi tespit ve takibin iptali taleplerinin davaya konu çekte tahrifat olduğunun tespiti ile tahrifat öncesi çek bedelinden davacının sorumlu olacağı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin ...... şubesine ait ... seri numaralı, keşidecisi .... Şti olan 53.000.00 TL tutarındaki çekin 50.000,00-TL lik kısmı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeke dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinin, çek bedelinin 50.000,00 TL lik kısmı ve bu kısma bağlı feriler yönünden iptaline karar verilmiştir.
Davacı kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş olup; İİK'nın 72/3.maddesi uyarınca, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku, 2006, s. 334, 335).
Gerçekten de, davalı alacaklının tazminata mahkûm edilebilmesinin en önemli şartı “borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetle” yapılmış olmasıdır. Burada, tazminata hükmedilebilmesi için yalnızca haksız bir takip olması yeterli olmayıp, aynı zamanda alacaklının bunu kötü niyetle yaptığının da ispatlanması gerekmektedir. Davacı aleyhine uyuşmazlık konusu çeke dayalı olarak başlatılmış icra takibi bulunduğu, dolayısıyla İİK'nın 72/5. maddesindeki koşulların oluştuğu anlaşılmakla davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Ayrıca dava konusu ...... şubesine ait ... seri numaralı, keşidecisi .... Şti olan 53.000.00 TL tutarındaki çekin davalıdan alınarak davacıya iadesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...Terekesi Tasfiye Memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; Av. ... tasfiye memuru olarak atandığını, bu nedenle, çok sayıda dosyada kamu görevi yapan davalı tasfiye memurunun mahkemelerce sıkça yapılan hatalı uygulamalarla, sürekli mal varlığının haciz tehdidi altında kalmasına ve telafisi mümkün olmayan mağduriyetlerine neden olunduğundan; dosyanızda tasfiye memurunun şahsı adına taraf kaydının yapılmamasını ve asıl taraf olan terekenin yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmesi halinde gerekçeli kararda bu yaptırımların kamu görevlisi olan davalının şahsından tahsili hükmüne yer verilmemesini ve harç müzekkerelerinin adına düzenlenmemesi gerektiğini, bu talebinin mahkemece verilmiş mevcut herhangi bir karara ilişkin olmayıp ileriye matuf tedbiren yapılan bir talep olduğunu, İstanbul 10. ATM’nin 2022/552 Esas, 2026/78 Karar sayılı ilamı ile görülen menfi tespit ve çek istirdadı davasında; davacı ......... Şti., keşidecisi .... Şti. olan, ... Şubesi’ne ait 13.07.2022 tarihli ve ... seri numaralı 3.000 TL bedelli çekin kargo sırasında zayi olduğunu, sonrasında bedel kısmının tahrif edilerek 53.000 TL’ye çıkarıldığını ve bu şekilde kambiyo takibine konu edildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdadını talep etmiş, yapılan yargılama, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları sonucunda çek üzerinde bedel artırımına yönelik tahrifat yapıldığı bilimsel olarak saptanmış, davacının tahrifat öncesi 3.000 TL’lik bedelden sorumlu olduğu ancak 50.000 TL’lik artıştan sorumlu tutulamayacağını, bu kapsamda mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının çek bedelinin 50.000 TL’lik kısmı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu kısma ilişkin icra takibinin iptaline, 50.000 TL üzerinden %20 oranında (10.000 TL) kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline ve çekin davalıdan alınarak davacıya iadesine; bakiye kısım yönünden talebin reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin kabul-red oranına göre taraflara yükletilmesine karar verildiğini, müteveffanın sağlığında vekili tarafından dosyaya sunulan ve davaya konu olan tüm iddia ve talepler bakımından terekenin aleyhine olmayan tüm beyanlara aynen katıldıklarını, tereke dosyasından alınan ekte sunulan derkenardan da anlaşılacağı üzere ...Terekesinin nakit mevcudu bulunmadığından terekenin hak kaybına uğramaması ve kamu düzeninin korunması bakımından adli yardım talebinde bulunmak, bu uygun görülmediği taktirde istinaf harç ve masraflarının suçüstü ödeneğinden karşılanması için sarf kararı verilmesini talep etmek zorunda kaldıklarını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, yetkili hamilin rızası hilafına elden çıkan çekin istirdatı ve menfi tespit davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık, istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesinin bildirilmemesi nedeniyle kamu düzenine aykırılık çerçevesinde değerlendirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 342/2-e maddesinde, başvuru sebepleri ve gerekçesinin istinaf dilekçesinde bulunması gerektiği, HMK'nın 352/1-d maddesinde de başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde öncelikle gerekli kararın verileceği, HMK'nın 355. maddesinde ise, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ...terekesi temsilcisi vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, istinaf başvuru dilekçesinde istinaf başvuru sebepleri ile gerekçesi gösterilmemiştir. İncelemeye konu istinaf dilekçesinde müteveffanın sağlığında vekili tarafından dosyaya sunulan ve davaya konu olan tüm iddia ve talepler bakımından terekenin aleyhine olmayan tüm beyanlara aynen katıldıkları belirtilmiş ise de, anılan ifade bir istinaf sebebi içermemektedir.
İstinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde yer alması gerekli olup, karardan önce sunulan dilekçelerde belirtilen hususların istinaf sebebi olarak kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca, Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kamu düzenine aykırılık yönünden incelemeye tabi tutulmuştur.
İstinaf sebepleri içermeyen başvuru sonucunda davada yeterli tahkikat yapılarak davanın kabulüne karar verildiği, davacının hamili bulunduğu çekin kargoda iken zayi olduğu; çekte tahrifat yapılarak 3.000,00 TL tutarlı çekin 53.000,00 TL olarak tahrif edilerek icra takibine konu edildiği, kamu düzenine ilişkin yapılan kötüniyet araştırmasında davalı müteveffa hakkında aynı olayda kaybolan farklı hamil ve keşidecilere ait çekleri iktisap ettiğinin ve aynı yöntemle icra takibine konu edildiğinin belirlendiği( İstanbul BAM 12. HD'nin 30/03/2026 Tarih ve 2026/471 E. - 2026/565 K. sayılı kararı), davanın kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırılık hali bulunmadığı, davanın resen araştırma ilkesine tabi davalardan olmadığı, kamu düzenine ilişkin bir kuralın ihlal edilmediği anlaşıldığından davalı ...terekesi temsilcisi vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık durumu ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ...terekesi temsilcisi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 732,00 TL harcın, alınması gerekli olan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.683,50 TL istinaf karar harcının davalı terekesinden alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026