İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/153 E. 2026/640 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/153
Karar No
2026/640
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/153 Esas KARAR NO : 2026/640

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) DAVA TARİHİ : 05/08/2024 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi ... AŞ olan, ... Şubesi üzerine keşideli ...No'lu - Lehtarı ... Şti Olan 30.06.2024 tarihli 400.000-TL Meblağlı çake, lehtar tarafından cirolanmak suretiyle ticari işlem karşılığında iktisap ettiğini ve ... Itd. Şti. teslim edilmek üzere cirolamak suretiyle sürat kargo marifetiyle gönderildiğini, takibe konu çek ile birlikte bir adet daha çekin ... Şirketi lehine cirolanmak suretiyle aynı zarf içerisinde gönderildiğini, kargo teslimatının gecikmesi üzerine yapılan incelemede, kargonun gönderilene ulaşamadığının öğrenildiğini ve çek iptali davası ikame edildiğini, takibe konu çek ile diğer çek hakkında açılan ödeme yasağı talepli çek iptali davasında, ... 2. ATM'nin ...esas sayılı dosyasından her iki çek hakkında ... tarih ve ...esas sayılı dosyası ile ödeme yasağı konulduğunu, iş bu kararın ilgili bankaları bildirilmek suretiyle 20.06.2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davaya konu çekin müvekkili davacının cirosundan sonra ...Ltd Şti Tarafından cirolanmak suretiyle sirküle edilmiş ve sonrasında ciro silsilesi ile davalıya kadar intikal ettiğini, dava dışı diğer çekin de aynı şirket tarafından ciro edilerek kullanılmış ve fakat süresinde ibraz edilmeden takibe konu edilmiş olup halen ... 2.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takipli olduğunu, çekin müvekkilin iradesi dışında ve haksız üçüncü şahıs tarafından ciro edilmek suretiyle kullanıldığını, müvekkilin cirosundan sonra bulunan ...ŞTİ' ye ait ciro iki taraf arasında bir ticari ilişkiyi gerektireceği gibi, bu yönde herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, geçmişten gelen bir cari ilişkinin de bulunmadığını, yetkili hamili tarafından ibraz edilmeyen iş bu çek nedeniyle, davalının, çek sahibi firma olan ... Şirketin den tahsil edeceği bedel kadar haksız iktisap sahibi olacağını, bu nedenle öncelikle, takibin durdurulmasına, aksi taktirde dosyaya yapılacak olan tahsilatların blokesi ile takip alacaklısı davalıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı talebinin bulunduğunu, ... 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin tedbiren durdurulmasına, dosyadan yapılan tahsilatların blokesi ile takip alacaklısına ödenmesinin tedbiren önlenmesine, ... 34. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından takipli ve...Şubesine ait .. sayılı çekin dosyaya halen ödeme yapılmadığından taraflarına iadesine, ödeme yapıldığı taktirde, 400.000,00-TL asıl alacak ve ferilerinin taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Harcın eksik alındığı, davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığını, müvekkilinin dava konusu çeki müşterisi .... Şirketi ile aralarında akdedilmiş olan faktöring sözleşmesine binaen devir aldığını, çekin devir ve ciro edilmesini sağlayan faturaya bağlı alacak temliki işleminin 6361 sayılı kanunda belirtilen esaslara ve BDDK'nın belirlediği kriterlere uygun olarak eksiksiz yerine getirildiğini,...'un temlik ettiği, davacı şirketten olan kambiyo senedine bağlı alacağı 6361 Sayılı yasanın öngördüğü şekilde fatura ile tevsik edilmiş ve ilgili fatura asılları üzerine temlik işlemini gösterir şekilde açıklama derc edilerek işlemin tamamlandığını, davacıya karşı iyi niyetli, meşru hamil sıfatını kazandığını, bu hususun 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu 9. Maddesinin 3. Fıkrasına uygun olduğunu, davacının ileri sürdüğü itiraz ve iddiaların hukuken şahsi defi niteliğinde olup, ileri sürülemeyeceğini, çekin kıymetli evrak vasfına haiz kambiyo senedi olduğunu,. Çekin ciro yolu ile devri mümkün olduğunu, müvekkilinin çekin meşru hamili olduğunu 6102 sayılı TTK hükümleri ile iyi niyetli çek hamilleri korunmakta olduğunu, müvekkilinin dava konusu çekin çalınmış olduğuna ilişkin hiçbir bilgisi bulunmadığını, müvekkili şirketin çekte cirosu bulunan tüm ilgilerin ticari ilişkilerini inceleyerek çekte cirosu bulunan tüm ilgililer arasında ki faturaları temin etmek gibi bir yükümlülüğü asla bulunmadığını, müvekkilinin çekin çalıntı olduğundan verilen ödeme yasağı kararından bilgi sahibi olmadığını, tüm bu nedenlerle, davanın dava şartı yokluğundan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine, davacıların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava; rıza dışı elden çıkan çek bedelinin, ödenmesi halinde ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Dava dosyası, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/01/2026 tarihli.... esas ve ...karar sayılı ilamı ile gönderme kararı sonrası mahkememize tevzi olunmuş ve işbu esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişiler... ile ... tarafından sunulan 15/09/2025 tarihli rapor ile; davalı ... şirketinin; Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 5. maddesindeki; öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, sözleşme veya sipariş formunun ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ortaya koyacak olan belgeleri araştırmamış olduğu, faturalar borçlusunun aranmadığı, borcun teyit edilmediği, müşteri beyanına istinaden işlem yapılmış olduğu, davalı Faktoring şirketinin; davaya konu çeki ciro yoluyla devir alırken, çekin keşidecisine müracaat etmediği, çekin durumu hakkında bilgisine baş vurmadığı ve dolayısıyla Davalı ... şirketinin Faktoring işlemi 26.04.2024 tarihinde yapılmış olmakla birlikte, kayıp olayı birkaç gün evvel yaşanmış olmakla, keşideciye sorma halinde; kayıp ve çalıntı olayından haberdar olunup, çek teminata/ işleme alınmayacaktı, çekin durumu hakkında keşideci bilgisine başvurulmamış ve dolayısıyla davalı ... Şirketi 26.04.2024 tarihi itibariyle keşidecisinin bilgisi dahilinde olacak olan çalıntı çeki iktisap ettiği söylenebileceği, faturanın ve eki çekin iktisabında gereken dikkat ve özeni göstermeyen, bu konuda kusurlu olan davalı ... şirketinin, davaya konu çeki aynen iade etmesi veya çek bedeli tahsil olunmuş ise; ödenen bu bedelin (ödeme tarihlerinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadının talep edilebileceği, tarafların sair taleplerin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu sonuç ve kanaatine varmıştır. Taraf vekillerinin itirazlarının sonucunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin mahkemeye sunduğu 14/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile; Sayın Mahkemenizin 11.11.2025 tarihli müzekkeresi ile GİB’den talep edilen; faktoring işlemine konu 25.04.2024 tarihli ... numaralı 400.000,00-TL tutarlı e-arşiv faturanın GİB veri tabanında bulunduğu ve sistemde kayıtlı olduğu, söz konusu belge için iptal/itiraz işlemlerinin yapılmadığı, davalı şirket tarafından 06.10.2025 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan istihbarat ekran görüntüsünde; dava konusu 30.06.2024 keşide tarihli 400.000,00-TL bedelli çekin, ... sistemi (...) ile; faktöring müşterisi olan firmanın ve ödeme aracı olarak alınan çekin keşidecisi olan firmanın mali durumu hakkında istihbarat çalışması tamamlanarak çekin teslim alınmış olduğu anlaşılmakta olup, buna göre; ... sistemi üzerinden istihbarat çalışmasının yapılmış olduğu ve dava konusu çek hakkında olumlu sonuç alınmış olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olduğu bildirilmiş, ek rapor ekinde sunulan muhalefet şerhinde de kök raporda değişikliğini gerektirir herhangi bir duruma rastlanılmamış olduğu, kök rapor sonuç kısmının aynen tekrar edildiği bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Dava dilekçesi ile, davacının dava konusu keşidecisi ... AŞ olan, ...Şubesine ait ... - Lehtarı ... Şti olan 30.06.2024 tarihli 400.000-TL Meblağlı çeki, lehtar şirketten ticari işlem karşılığında iktisap ettiği ve ... cirolamak suretiyle sürat kargo marifetiyle gönderildiği, kargonun gönderilene ulaşmadığının öğrenildiği ve çek iptali davası ikame edildiği, takibe konu çek ile diğer çek hakkında açılan ödeme yasağı talepli çek iptali davasında, ... 2. ATM'nin ...esas sayılı dosyasından her iki çek hakkında 31.05.2024 tarih ve ... esas sayılı dosyası ile ödeme yasağı konulduğu, davaya konu çekin müvekkili davacının cirosundan sonra ... Ltd Şti tarafından cirolanmak suretiyle sirküle edilmiş ve sonrasında ciro silsilesi ile davalıya kadar intikal ettiği,, müvekkilin cirosundan sonra bulunan ... Tic Ltd Şti ile arasında bir ticari ilişki bulunmadığı, yetkili hamili tarafından ibraz edilmeyen iş bu çek nedeniyle, davalının, çek sahibi firma olan ... Şirketin den tahsil edeceği bedel kadar haksız iktisap sahibi olacağı belirtilerek, ... 34. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takibin tedbiren durdurulmasına, dosyadan yapılan tahsilatların blokesi ile takip alacaklısına ödenmesinin tedbiren önlenmesine, ... 34. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından takipli ve ...Şubesine ait ... sayılı çekin dosyaya halen ödeme yapılmadığından taraflarına iadesine, ödeme yapıldığı taktirde, 400.000,00-TL asıl alacak ve ferilerinin taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep edilmiştir. Cevap dilekçesi ile, harcın eksik alındığı, davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, çek hakkında ödeme yasağı konulmasının kambiyo takibi yapılmasına engel olmadığı, çekin faktoring ilişkisi kapsamında yasal mevzuata uygun olarak alındığı savunularak, davanın usulden ve esastan reddine, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Öncelikli olarak, dava şartları ilk itiraz veya süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Davalı tarafça, davacı tarafça peşin harcın eksik yatırıldığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de, istirdatı talep edilen çekin 400.000,00 TL bedelli olduğu, bu değer üzerinden peşin harç yatırıldığı anlaşılmakla, davalının bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Davalı tarafça, davacı tarafça davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı ileri sürülmüş ise de, eldeki davanın davalının rıza dışı elden çıkan çekin meşru yetkili hamili olmadığından bahisle çekin istirdatı, bedelinin ödenmesi halinde ödenen bedelin istirdatı istemlerine ilişkin terditli dava olduğu, dava tarihi itibarı ile çek bedelinin ödenmediği, dava tarihinden sonra çekin konu edildiği icra takibinin haricen tahsil beyanıyla kapatıldığı, dava tarihi itibarı ile çek istirdatı davalarının arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın bu itirazına da itibar edilmemiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz veya def'i olmadığından davanın esasına geçilmiş, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporlarının incelenmesinde, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunmuştur. Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu, çeke istinaden davacıdan alacak talep hakkının bulunduğunu, ispatlamak zorundadır. Davalı alacaklı tarafça bu ispat yerine geldiğinde davacı tarafça, dava konusu çekin davalı tarafından kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap edildiğinin ispat edilmesi gerekecektir. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının ... Esas ... Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir. Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre somut olayın değerlendirilmesinde; Dava konusu ...Şubesine ait ... çek seri numaralı 30.06.2024 tarihli 400.000-TL bedelli çekinde aralarında bulunduğu 2 adet çekin davacı ... Ltd. Şti tarafından ticari ilişki kapsamında çekte adı bulunmayan dava dışı .... Ltd. Şti.'ne kargo ile gönderildiği, çekin kargoda kaybolduğu; Dava konusu çekin keşidecisinin dava dışı ... A.Ş. olduğu, lehtarının dava dışı ... Ltd. Şti. olduğu, çekin arkasındaki ilk cironun dava dışı lehtar ...Ltd. Şti.' ye ait olduğu, ondan sonra sırasıyla davacı ...Ltd. Şti.,...Ltd. Şti., ... Şti., ... Şti. cirolarının bulunduğu, ...Ltd. Şti. cirosu ile de davalı ... Şirketine geçtiği, çekin 01.07.2024 tarihinde bankaya ibraz edildiği, .. 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasından 05.06.2024 tarihli ödeme yasağı kararı bulunduğundan işlem yapılmamış olduğu, çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğu; Davacı ...Ltd. Şti. tarafından 05.09.2024 tarihinde, dava konusu çekin de içinde yer aldığı 2 adet çek hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açılmış olduğu, bu dosyadan çeklere ilişkin 05.06.2024 tarihinde ödeme yasağı tedbiri verildiği; Davacı ...Ltd. Şti. tarafından yapılan şikayet kapsamında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerinde tasarruf etme ve hırsızlık ... CBS'nin ...Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı, bu dosyanın başka müştekilerin şikayeti ile başlatılan ... CBS Genel Soruşturma Bürosunun ... Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı ve soruşturmanın sürdüğü; Davalı alacaklı tarafından davacı borçlununda aralarında bulunduğu borçlulara karşı ... 34. İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyası ile dava konusu... Şubesine ait ... çek seri numaralı 30.06.2024 tarihli 400.000-TL bedelli çeke istinaden toplam 460.136,74 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalı alacaklı vekili tarafından icra dosyasına 23.09.2024 tarihinde haricen tahsil beyanı sunulduğu; Dava konusu çekte davacı şirketten sonra cirosu bulunan ... Ltd. Şti ile davacı arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı; Dava konusu çekin davalı faktoring şirketi tarafından dava dışı müşterisi ... Ltd. Şti. 'den 05.04.2024 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında 25.04.2024 tarihli 400.000,00 TL bedelli e-Arşiv fatura karşılığında yasal mevzuata uygun olarak alındığı, faturanın GİB veri tabanında bulunduğu ve sistemde kayıtlı olduğu, söz konusu fatura için iptal veya itiraz işleminin yapılmadığı, dava konusu çeke ilişkin KİOS (...) sistemi üzerinden istihbarat çalışmasının yapıldığı, çek hakkında olumlu sonuç alındığı, davalının çekin meşru hamili olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından, çekin rıza dışında elden çıktığı, davalının meşru hamil olmadığı, çek hakkında açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödeme yasağı tedbiri verilmiş olmasına rağmen çekin davalı faktoring şirketi tarafından kötü niyetli olarak ibraz edilerek takibe konulduğu ileri sürülmüş ise de; Çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğu, davacı ile çekin son yetkili hamili olan davalı faktoring şirketi arasında doğrudan ilişki olmaması ve arada birden fazla ciro bulunması nedeniyle davacı tarafından ileri sürülen şahsi def'iler davalı faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyecektir. Dava konusu çek hakkında açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödeme yasağı tedbiri verilmiş olmasının çekin takibe konu edilmesine engel olmadığı gibi davalı faktoring şirketi tarafından kötü niyetli iktisap edildiğini de göstermeyecektir. Dava ve takip konusu çekin ciro silsilesi düzgün oldup davalı tarafından dava dışı müşterisi ...Ltd. Şti. ' 'den faktoring ilişkisi kapsamında fatura karşılığında yasal mevzuata uygun olarak alınmıştır. Ödeme yasağı kararı da çekin davalıya geçmesinden sonra alınmıştır. Davalı tarafından çekin ağır kusurlu ve kötü niyetli olarak iktisap edildiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmamaktadır. Tüm bu nedenler ile davacı tarafın davasında haksız olduğu, davasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça, icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, davanın istirdat davası olduğu, istirdat davası yönünden icra inkar tazminatı talep edilebileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 2- Davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.831,00-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 6.099,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 6-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 64.000,00 -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/153, K. 2026/640, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-153-e-2026-640-k-e92312869d50