İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1331 E. 2026/829 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1331
Karar No
2026/829
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1331 Esas KARAR NO : 2026/829 Karar

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10.02.2026 KARAR TARİHİ : 29.09.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...Şirketine ait ...plakalı aracın davacı şirket tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, 08/12/2023 tarihinde ... plaka araç ile ...plakalı motosiklet arasında kaza meydana gelmiş olduğunu, poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya 6.375,50TL hasar bedeli ödenmiş olduğunu, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, yapılan ödemenin rücuen tahsili için ... 4. İcra Müdürlü ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, yapılan itiraz üzerine arabuluculuk görüşmesinin de olumsuz sonuçlanmış olduğunu, itirazın iptaline ilişkin dava ikame edilmek gerektiğini belirterek itirazın iptai ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asil vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; İkamet amacıyla ... iline taşınmız olduğunu adres değişikliği yaptığını, savunma yapabilmesi için dilekçesinde belirtmiş olduğu adresin bağlı oluğu nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine görevlendirme yapılması gerektiğini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacının talebi, sigorta ödemesine bağlı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın Mahkememize ... Asliye Hukuk Mahkemesinin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile vermiş olduğu yetkisizlik kararı üzerine tevzi edildiği görülmüştür. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür. TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Somut olayda davacı sigorta şirketi kasko poliçesi sigortasına dayalı olarak dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi davalıdan talep etmektedir. Dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişki haksız fiile dayanmaktadır. Görevli Mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin nazara alınması gerekmektedir. Davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme, dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere kasko sigortasına dayandığından dava konusu olayda ... hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Kazaya karışan araçların her ikisi de hususi nitelikte araçlardır. Dosyanın Mahkememize tevdi edildiği ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile vermiş olduğundan verilen karar karşı görevsilik mahiyetinde değildir. Açıklanan bu nedenler uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiile dayanılması sebebi ile genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu, dava şartlarının ise kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olması sebebiyle dava şartı yokluğundan HMK'nun115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nın 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine, mahkememizin görevsizliğine, 2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1331, K. 2026/829, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1331-e-2026-829-k-351cca89989b