İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/373 E. 2026/670 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/373
Karar No
2026/670
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/373 Esas KARAR NO : 2026/670

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2026 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'e ait... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 04.07.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın sürücüsü ... ... ehliyetsiz ve ticari araç kullanma kısıtlaması olan 102 kodu ile araç sevk ederek kazaya asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, kazada zarar gören üçüncü kişiye ödenen 37.410,67-TL bakiye değer kaybı tazminatı ile yargılama giderleri ve faiz dahil toplam 89.739,31-TL tutarındaki ödemenin 02.10.2025 tarihinde Tl Tazminatı ... Genel Icra Daıresı 2025/... ESAS sayılı dosyasına yapıldığını, sigorta genel şartları uyarınca ehliyetsiz araç kullanımı nedeniyle sigortalıya rücu hakkı doğduğunu, bu kapsamda başlatılan ... İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini, 25.03.2026 tarihinde yapılan arabuluculuk başvurusunun 22.04.2026 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ZMMS Poliçe Genel Şartları B4 b maddesine dayanarak ikame ettiği davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin ticari dava niteliğine uygun işletilmediğini, uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması sebebiyle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, müvekkile ait... plakalı aracın trafik tescil kayıtlarında kullanım amacının hususi olarak kayıtlı bulunduğunu, aracın ticari araç statüsünde olmadığını, bu nedenle rücu şartlarının oluşmadığını, sürücü belgesindeki 102 kodunun kaza ile illiyet bağının bulunmadığını, davacının ağır kusur iddiasının somut delillerle ispatlanamadığını, SBM kayıtlarının tek başına hükme esas alınamayacağını, hasar bedeli ve değer kaybı hesaplamalarının denetime elverişli olmadığını, davacının ruhsat bilgilerini bilmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve dava açtığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi tarafından trafik kazası neticesinde dava dışı 3. Kişiye ödenen bedelin davalı kendi sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davacı sigorta şirketi zmm sigorta poliçesi kapsamında 3. Kişiye ait ödediği bedeli kendi sigortalısından rücuen tazmini istemiyle davalı aleyhine ... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."

28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu Kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Somut olayda ; Davalıya ait, davacı şirket nezdinde sigortalanmış olan aracın ruhsat bilgilerinde kamyonet olarak geçtiği görülmekte ise de aracın aracın hususi kullanıma özgü fiat doblo model bir araç olduğu, davalının mesleki ve ticari amaçla hareket ettiğine yönelik herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi celp edilen kayıtlardan davalının tacir vasfının bulunmadığı, şirket müdürü konumunda olması şahsi olarak davalıyı tacir statüsüne sokmadığı, davalının tüketici konumunda bulunduğu, aracın kamyonet tipi veya ticari tipte bir araç olmasının hususi kullanımı engellemeyeceği, ticari araçların hususi-binek aracı olarak kullanılması durumunda maliklerinin tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği, (Benzer mahiyette ... BAM 35. HD. 2023/465 E. ve 2024/1050 K sayılı ilam.) taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin davalının tacir olmasından ve ticari işletmesinden kaynaklanmadığı, bu itibarla uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesi kapsamında tüketici işlemi niteliğinde olduğu, dolayısıyla aynı kanunun 73.maddesine göre uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2025/1288 Esas, 2025/1287 Karar Sayılı, 10/12/2025 Tarihli ilamı da dikkate alındığında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi) 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/373, K. 2026/670, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-373-e-2026-670-k-124a68c28c37