İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1066 E. 2026/643 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1066
- Karar No
- 2026/643
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1066 Esas KARAR NO : 2026/643
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 02/01/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalıların 22/11/2011 tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeye göre müvekkilinin davalılara 100.000,00 TL ödeme yaptığını, karşılığında davalıların müvekkiline 30 ton kapasiteli vincin aylık net gelirinin yarısını ödeyeceğini, yapılan görüşmelerden netice alınmayınca .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E sayılı dosyasında ödeme emri gönderildiğini, borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, bu nedenlerden dolayı; davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili tarafından sunulan 16/01/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Bu davanın ve ekinde yer alan ihtiyati haciz talebi, hukuki temelden yoksun olduğunu, Müvekkillerinin, iddia edilen hiçbir borcu kabul etmediğini, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların tamamını reddettiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmedeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, talep edilen alacak miktarı belirsiz ve likit olmadığından harç eksikliği söz konusu olduğunu, alacağın bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, Müvekkillerinin, sözleşmenin varlığını hiçbir surette kabul etmemekle beraber, sözleşmede belirtilen tutarın hiçbir şekilde dava dilekçesinde belirtilen ya da icra takibinde talep edilen miktara (yaklaşık 12.851.677,02 TL) erişemeyeceğini, dava dilekçesinde yer alan ihtiyati haciz talebine de itirazları olduğunu, bu nedenlerden dolayı; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, imzaların sahteliğinin bilirkişi incelemesi ile tespitine, harç eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesine, dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebinin teminat yatırılmadığı ve şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine; varsa verilmiş ise kaldırılmasına, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve diğer masrafların davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : .... İcra Dairesi’nin 2025/... esas sayılı icra dosyası, Sözleşme, Ticaret Sicil Kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Kayıtları . DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça dava konusu olan icra takibine dayanak taraflar arasındaki sözleşmeden dolayı davalıdan alacaklı olduğu, bu nedenle başlattıkları icra takibine karşı borçlu davalı tarafından takibe karşı yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir,. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; " Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. TTK'nın 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. Gerçekten, 19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda mahkememizce davacı gerçek kişinin bağlı bulunduğu vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen cevap doğrultusunda; davacının serbest meslek kazancından ve kira gelirinden kaynaklı vergi mükellefiyetinin bulunduğu ayrıca şirket ortaklığının bulunduğunun bildirildiği bu haliyle davalının tuttuğu deftere ve yıllık kazancına göre esnaf sınıfında bulunduğu ve tacir olmadığı anlaşılmıştır. Keza İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabi yazısı ile; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiş olup davacının tacir olmadığı hususunda ihtilaf söz konusu değildir. Ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nın 4. maddesine göre; ticari davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile ticari sayılması için en azından bir ticari işletmeyi ilgilendirmesi gereken davalar ve her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır (ticari Dava, s.8-9 Dr. Levent Börü - İlker Koçyiğit, Ankara 2013). Mutlak ticari dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Örneğin; acentelikle ilgili davalar, deniz ticaretine ilişkin davalar, sigorta hukuku ile ilgili davalar, taşınır rehni karşılığında ödünç verme işlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, rekabet yasağından kaynaklanan davalar, yayım sözleşmesine ilişkin davalar, kredi mektubu ve kredi emrinden doğan davalar, alım satım komisyonuyla ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar, fikri mülkiyet hukukundan kaynaklanan davalar, borsa, sergi, pazarlar ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ve nihayet bankalara ilişkin uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Bundan başka; özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar da bulunmaktadır. Örneğin; Kooperatifler Kanunu’nun 99. maddesi gereğince bu kanundan kaynaklanan davalar, İİİK’dan kaynaklanan iflasa ilişkin tüm davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır. Nisbi ticari dava ise; tarafları tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. Somut olayda, eldeki davanın taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davalardan olduğu anlaşılmış olup, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde, davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Davalı tarafın celp edilen vergi kayıtlarına, Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği kayıtlarına ve Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevabına göre tacir olmadığı, davacı tarafın da basit usul mükellefi olduğu, ticari işletme kaydı bulunamadığı ve ...'na kayıt olduğu bildirilmiştir. Yetkiye ilişkin incelemeye gelindiğinde; HMK 10. Gereğince sözleşmelerden doğan davalarda yetkili merci sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir. Bu haliyle eldeki davada davacının ve davalılardan ...'nin adresinin Sancaktepe/İstanbul olduğu, diğer davalı Şaba Balcı'nın ise Çekmeköy/İstanbul olduğu görülmüştür. Dava konusu taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı alacağa yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve ticari iş niteliğinde olmadığından somut olayda dava TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan da değildir. Bu itibarla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup, mahkememizin görev alanında değildir. Benzer davalara ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 23/11/2015 tarih 2015/13385 E.-2015/13448 K. sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2023 tarih, 2023/111 E.-2023/2321 K. Sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 09/01/2020 tarih, 2018/1514 E.-2020/23 K. Sayılı içtihatlarında da görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle, somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından eldeki davanın Kapanan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olması, her iki tarafın da İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresinde ikamet etmesi, karar tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yargı çevresinin tüm İstanbul ili olması ayrıca dosyada kesin yetki halininde söz konusu olmaması nedeniyle İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin eldeki davaya bakmaya görevli ve yetkili olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ANADOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Anadolu Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; taraflar vekillerin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026
Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*