İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/804 E. 2025/804 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/804
- Karar No
- 2025/804
- Karar Tarihi
T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/804 Esas - 2026/426 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/804 KARAR NO : 2026/426
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 13/05/2026 K.YAZIM TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'a ait ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A. Ş. nezdinde 03.07.2024-03.07.2025 tarihleri arasında geçerli 28521841 poliçe numaralı kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalandığını, 05.04.2025 tarihinde müvekkilin sevk ve idaresindeki aracın Gölbaşı/...'da bariyerlere çarparak pert olduğunu, davalı şirket tarafından açılan 1198360 sayılı hasar dosyasında ekspertiz raporu ile aracın pert-total olduğunun belirlendiğini, davalı şirketin müvekkili gerçek rayiç bedelin altında olan 690.000, 00 TL tutarındaki ödemeyi kabul etmeye zorladığını, müvekkilinin bu tutarı tehdit altında kabul etmek zorunda kaldığını, ancak imzalanan mutabakatnamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna dair ihtirazi kayıt bulunduğunu, ...Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/13504 sayılı arabuluculuk dosyasında tarafların anlaşamadığını, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 1.000.000,00 TL üzerinde olduğunu, ödenen tutarın eksik kaldığını, bu nedenle bakiye pert bedeli tazminatının tahsilinin gerektiğini, HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, şimdilik 10, 00 TL tutarındaki bakiye pert bedeli tazminatının kaza tarihi olan 16.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH:Davacı vekilinin 17.04.2026 tarihli dilekçesinde: 10,00 TL pert bedeli tazminatı olmak üzere toplam 10,00-TL’lik tazminat taleplerini; 23.03.2026 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda; Bakiye Pert Bedeli tazminatı bakımından 217.990,00-TL artırıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 218.000,00 TL pert bedeli tazminatının kaza tarihi olan 05.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine; Her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, 05.04.2025 tarihli kaza neticesinde müvekkili şirket nezdinde 1198360 nolu hasar dosyası açıldığını, ekspertiz incelemesi sonucunda araçta 538.197, 08-TL hasar tespit edildiğini, onarımın ekonomik olmaması nedeniyle aracın pert-total işlemine tabi tutulduğunu, piyasa araştırması neticesinde aracın hurda değerinin 310.000, 00-TL, piyasa rayiç bedelinin ise 690.000, 00-TL olarak belirlendiğini, sigortalı ile mutabık kalınarak 30.04.2025 tarihinde mutabakatname imzalandığını ve sigortalıya 690.000, 00-TL ödeme yapıldığını, davacının tüm zararının karşılandığını ve ibraname karşılığında ödeme yapıldığını, bu nedenle davacının talep edebileceği hiçbir zarar kalemi kalmadığını, sigortalının yazılı olarak feragat ettiğini ve dava açma hakkının düştüğünü, davacının kasko poliçesi kapsamında pert bedel farkı tazmini isteminin haksız olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe özel ve genel şartları ile sınırlı bulunduğunu, talep edilen hasarın zamanaşımına uğradığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/1 maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava dilekçesi ekindeki delillerin tarafına tebliğ edilmediğini, davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın 28521841 numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Paket Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonrası yapılan piyasa rayiç araştırmasının güncel ve doğru olduğunu, davacının sunduğu ilanların gerçeği yansıtmadığını ve manipülatif olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, kasko sigortalarında gerçek zararın esas alınması gerektiğini, kusur durumunun araştırılması gerektiğini, kaza yerindeki MOBESE ve kamera kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini, poliçe limitleri ve muafiyetlerin dikkate alınması gerektiğini, faiz talebinin ve başlangıç tarihinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, meydana gelen trafik kazası nedeniyle pert fark bedeli değeri olduğunun tespitine, tarafların kusur durumu, pert bedeli miktarı, ferileri, ZMMS poliçesinin tükenip tükenmediği, taraflar arasındaki ibraname, yapılan ödemeye ilişkin olduğu anlaşıldı. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 23.03.2026 tarihli raporda:... plakalı aracın 28521841 nolu poliçe ile davalı tarafından sigortalandığının anlaşıldığını, poliçe vadesi içinde aracın hasarlandığının tespit edildiğini, Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca rayiç değerin ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, taraflar arasında 30.04.2025 tarihinde 690.000-TL bedel üzerinden mutabakatlı ağır hasar belgesi düzenlendiğini, bu belgede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun görüldüğünü, davacıya 690.000-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davacının bakiye alacak için dava açtığının saptandığını, aracın kaza anındaki piyasa rayiç değerinin 908.000-TL olabileceğinin değerlendirildiğini, bakiye alacağın 218.000-TL olarak hesaplandığını, ibranın geçerliliğinin mahkemenin takdirinde olduğunun vurgulandığını, davacının 10-TL tahsilat talep ettiğinin görüldüğü bildirilmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun (HMK) 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK 14.maddesinde "bir ticari işletmeyi, kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo ve sair ilan vasıtaları ile halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline kaydettirerek keyfiyeti ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır." denilmektedir. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, davacı gerçek kişinin tacir olmadığı kasko poliçesi kapsamında zararın tazmini istemi ile eldeki davayı açtığı, kazaya karışan sigortalı aracın ticari araç olmadığı, kasko sigorta poliçesinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalan tüketici işlemi olduğu, dolayısıyla anılan Yasa hükmü gereği Tüketici Mahkemelerinin görev alanında kalan bu davada göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle mahkememizin görevsizliğine davanın usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ...Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-)HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, 2-) Görevli mahkemenin ...Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna, 3-)HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ...Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-)HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-)Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair; Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.13/05/2026