İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/937 E. 2025/937 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/937
Karar No
2025/937
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/937 Esas - 2026/681 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/937 KARAR NO: 2026/681

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR: VEKİLİ : Av. CUMAALİ BURSA - [16607-06944-70679] UETS

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 K. YAZIM TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 29.11.2024 tarihinde .....sevk ve idaresindeki ..... plakalı kamyon ile ....... sevk ve idaresindeki .... plakalı otomobilin çarpışması sonucu müvekkili .......'ın ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre .... plakalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğunu, ..... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmadığını, kaza nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin kaza sonrası ağır bedensel ve psikolojik zararlar gördüğünü, uzun süre yatağa bağımlı kaldığını, diz kapağından ameliyat olduğunu, bilişsel sorunlar yaşadığını, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporuna göre %46 oranında maluliyetinin bulunduğunu, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının mevcut olduğunu, müvekkilinin tedavi süresince yol, taksi, ambulans ve konaklama giderleri yaptığını, kaza öncesi sağlıklı olan müvekkilinin artık başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, davalı Güvence Hesabı'na 12.03.2025 tarihinde yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, Ankara Batı arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin ekonomik durumunun yetersizliği nedeniyle adli yardım taleplerinin bulunduğunu, HMK 107. madde uyarınca belirsiz alacak davası olarak geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı sigorta şirketi ve Güvence Hesabı'ndan tahsilini, 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar.......ve .......'den müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava konusu .... plakalı araç ile davalılar adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, TBK 76. madde gereği geçici ödemeye karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Güvence Hesabı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 29.11.2024 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası neticesinde davacı ......'ın zarara uğradığı iddiasıyla açılan davada, 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunduğunu, davacı tarafından yapılan başvurunun eksik bilgi ve belgeler içermesi nedeniyle geçersiz olduğunu, bu kapsamda davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının tedavi süreci sonrasında alınacak engellilik raporu, ifade tutanakları, olay yeri krokisi, soruşturma evrakları, bilirkişi raporları, E-Nabız kayıtları ve SGK hizmet dökümü gibi belgeleri sunmadığını, HMK'nın 190/1. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, kazaya karışan ....... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortasız aracın kusur oranı ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kazanın oluşumunda davacının müterafik kusuru, hatır taşıması durumu ve illiyet bağının incelenmesi gerektiğini, maluliyet iddiasının Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenecek raporla ispatlanması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 tablosu ve teknik faiz oranları dikkate alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, Genel Şartlar gereği bu tür giderlerin teminat kapsamı dışında kaldığını, davacının gelirinin belgelendirilmesi gerektiğini, aksi takdirde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, ticari olmayan araç nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini ve ihtiyari arabuluculuk giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalılar ........ ve....... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının trafik kazası sonrası geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı, tedavi masrafları, bakıcı masrafı ile manevi tazminat taleplerinin kabul edilemeyeceğini, müvekkili .....'in kazada %100 asli kusurlu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ...... plakalı aracın kendi şeridinde seyahat ederken davacının bulunduğu ....... plakalı aracın şerit ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkillerine kusur atfedilmesinin olanaksız olduğunu, Eskişehir Cbs'nin ...... soruşturma sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiğini ve bu dosyanın incelenmesi gerektiğini, talep edilen 250.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının ihtiyati haciz ve tedbir taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, 1942 doğumlu ve emekli olan davacının iş görmezlik tazminatı talep etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağındaki hız azaltmama gerekçesinin kazanın oluşuyla illiyet bağı taşımadığını, kusur oranının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı tarafın kusurlu olduğu kanaatini taşıdıklarını belirterek haksız davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Eskişehir CBS'nin ...... sayılı soruşturma dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, trafik tescil kayıtları, tanık beyanları, tedavi belgeleri, HÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 30/06/2026 tarihli maluliyet raporu, adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 09/03/2026 tarihli bilirkişi raporu, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 30/07/2026 tarihli kusur raporu, ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan bedensel zararlardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 29/11/2024 tarihinde, trafik sigorta poliçesi bulunmayan diğer davalılar ....... ait ve..... idaresindeki ..... plakalı araç ile davacıya ait ..... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur. Mahkememizin 16/10/2025 tarihli ara kararı ile davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Dosyaya kazandırılan HÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 30/06/2026 tarihli maluliyet raporunda özetle; 29/11/2024 tarihinde gerçekleşen trafık kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanmaları dikkate alınarak “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre engellilik oranının %8 olduğu, hastanın kaza zamanında 65 yaşın üzerinde olması nedeniyle Yönetmeliğin 10 / (4) maddesine göre hesaplanan engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklendiğinde; 29/11/2024 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %17 (yüzde on yedi) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin yaşı ve çoklu kırıkları nedeniyle 6 (altı) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti amacıyla adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 09/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda ..... plakalı araç sahibi ..... ve sürücü ......'in kusursuz, ...... plakalı araç sürücüsü ......'ın %100 oranında asli kusurlu, yolcu .......'ın ise kusursuz olduğu bildirilmiştir. İş bu rapora davacı vekilince itiraz edilmesi ve raporun KTT ile çelişki içermesi gözetilerek, dosya Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, düzenlenen 30/07/2026 tarihli raporda özetle; Davacı sürücü......' ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ......'in kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Her ne kadar iş bu rapora da davacı vekilince itiraz edilmiş ise de, raporun iş bu kaza nedeniyle yürütülen ceza dosyasında ve Ankara Batı .... ATM'nin .... esas sayılı dosyasında alınan raporlarla çelişki içermemesi gözetilerek, itirazların reddine karar verilmiş ve rapor hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; davalının kusuru olmadan gerçekleştiği dosya kapsamında sabit olan kaza nedeniyle davacının davalılar sürücü, işleten ve Güvence Hesabından tazminat talep hakkı bulunmadığından açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuşutr. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 855,25 TL harçtan mahsubu ile artan 123,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Maddi Tazminat Yönünden; Davalı Güvence Hesabı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine, 5-Manevi Tazminat Yönünden; Davalılar ..... ve......kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine, 6-Yargılama aşamasında davacı tarafından ödenmeyen 5.000,00 TL tutarındaki 05/08/2026 tarihli ATK faturasının suçüstü ödeneğinden karşılanarak ATK'ya ödenmesine, 7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 5.000,00 TL ATK kusur tespiti rapor bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekili ile davalılar .... ve .... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.17/09/2026

Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/937, K. 2025/937, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-937-e-2025-937-k-28bd7319d044