Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1437 E. 2026/1972 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1437
- Karar No
- 2026/1972
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1437 KARAR NO : 2026/1972
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2026 NUMARASI : 2025/995 Esas 2026/329 Karar DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) BAM KARAR TARİHİ: 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... A.Ş.'nin halihazırda yönetim kurulu başkanı olduğunu, anne ve babasının da belirli dönemde yönetim kurulu üyeliği yaptığını, Keşidecisi müvekkilinin babası ... olan 9 adet 0175179, 0325925, 0325939, 0325950, 0325966, 0326541, 0362228, 0362244, 0362256 seri numaralı ve 1.000 TL bedelli şahsi çek ile .... A.Ş'nin keşideci olduğu, 42 adet 0206481, 0206482, 0112153, 0212177, 0298499, 0298503, 0298539, 0298556, 0359203, 0359221, 0359232, 0359249, 0359252, 0359258, 0359275, 0359286, 0405126, 0405127, 0405128, 0405129, 0405130, 0405131, 0405132, 0405133, 0405134, 0405135, 0405136, 0405137, 0405138, 0405139, 0405140, 0405141, 0405142, 0405143, 0405144, 0405145, 0405146, 0405147, 0405148, 0405149, 0405150, 0405162 seri numaralı ve 1.000 TL bedelli şirket çeki müvekkili adına düzenlendiğini, ancak müvekkil uhdesindeyken çekleri kaybettiğini, çeklerin bir örneği kendisinde ve şirkette olmayan müvekkilinin sadece çek numaralarının bilgisine sahip olduğunu, Buna göre, babasının şahsi çeklerinin numaralarının; 0175179, 0325925, 0325939, 0325950, 0325966, 0326541, 0362228, 0362244, 0362256 olduğu ve çeklerin .... Bankası A.Ş.... Şubesine ait olduğunu, her birinin 1.000,00 TL bedelli ve 07.09.2009 keşide tarihli olduğu bilgisinin bulunduğunu, yine şirkete ait 42 çekin de; 0206481, 0206482, 0112153, 0212177, 0298499, 0298503, 0298539, 0298556, 0359203, 0359221, 0359232, 0359249, 0359252, 0359258, 0359275, 0359286, 0405126, 0405127, 0405128, 0405129, 0405130, 0405131, 0405132, 0405133, 0405134, 0405135, 0405136, 0405137, 0405138, 0405139, 0405140, 0405141, 0405142, 0405143, 0405144, 0405145, 0405146, 0405147, 0405148, 0405149, 0405150, 0405162 numaralı çekler olup bu çekler de .... Bankası A.Ş. ....Şubesine ait olduğu, her birinin 1.000,00 TL bedelli ve 07.09.2009 keşide tarihli olduğu bilgisinin bulunduğunu, çeklerin 3 kişilerin eline geçmesi ile doğabilecek risklerden dolayı hak kaybına sebebiyet verilmemesi ve müvekkilinin bu hususta mağduriyet yaşamaması için çeklerin iptal edilmesini ve ödeme yasağı konulmasını talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,1-Dava, zayi nedeniyle açılmış hasımsız çek iptali davasıdır. 2-Çek iptali davası poliçe hakkında düzenlenen hükümlere tabi olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. "MADDE 757- (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." "MADDE 758- (1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. (2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." "MADDE 759- (1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir. (2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür." "MADDE 760- (1) Mahkeme, dilekçe sahibinin, poliçe elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulursa, verilecek ilanla, poliçeyi eline geçireni, poliçeyi belirli bir süre içinde getirmeye davet ve aksi takdirde poliçenin iptaline karar vereceğini ihtar eder. MADDE 762- (1) Poliçenin getirilmesine ilişkin ilan, 35 inci maddede yazılı gazete ile üç defa yapılır. (2) Özellik gösteren olaylarda, mahkeme, uygun göreceği daha başka ilan önlemlerine de başvurabilir" 3-Somut olayda davacı vekilince iptali talep edilen çeklere ilişkin içerik bilgilerinin sunulmadığı, çeklerin bir görüntüsünün dosyaya sunulmadığı gibi yine dava konusu çeklerin davacıya teslim edildiğine dair başkaca bir kanıtlayıcı belge de sunulmadığı, ayrıca çek bedellerinin tamamının 1.000,00-TL olarak düzenlenmiş olduğunun ileri sürüldüğü hususu da dikkate alındığında çeklerin içeriğiyle ilgili somut bir bilgi sunulmadığı ve davacı elindeyken kaybolduğuna dair ispata yarar kanaat oluşturacak delil de bulunmadığı, bu haliyle salt çek seri numarası ve çek çıkış bordrosu bilgilerinin sunulmasının çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilebilmesi için yeterli kanaat oluşturmadığı, örneğin çekin keşidecisi ve lehtarı gibi bilgilerinin belirli olmadığı, ayrıca çek görüntüsünün bulunmadığı, yine çekin davacı elindeyken zayi olduğuna dair somut bir delil de sunulmadığı görülmüştür. 4-Çek iptali kararı maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olmayıp çekin iptaline karar verilmesi halinde dahi ileride çek üzerinde hak iddia edenler tarafından lehine iptal kararı verilen davacıya karşı hakkın yerine getirilmesi hususunda dava açılması mümkündür. Çekin iptali için çekin davacı zilyedindeyken elden çıktığına dair inandırıcı şekilde gösteren delillerin ibrazı yeterlidir. Dosyada iptali talep edilen çek içeriğine ilişkin detaylı bilgiler sunulmadığı, çek görüntüsünün bulunmadığı gibi çek keşidecisinin ve çek lehtarı bilgilerinin dosyaya sunulmadığı, iptal kararı verilecek çekin detaylarının tereddüte mahal vermeyecek ölçüde net olarak belirli olması gerektiği, bunun yanında detayları belirli olan çekin davacı elindeyken zayi olduğunun da ispatına yararlı delillerin dosyaya sunulması gerektiği, görülmekte olan dava dosyasında çek detay bilgilerinin, çek görüntüsünün ve çekin davacı elindeyken zayi olduğuna dair bir delil gösterilmediği, bu haliyle davacının çek üzerinde hak sahibi olduğuna dair ispatın sağlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir," gerekçesi ile; "DAVANIN REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zayi nedeniyle çek iptali davalarında yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında, müvekkilinin çekler üzerinde hak sahibi olduğuna dair ispatın tam olarak sağlanamadığını belirterek davayı reddettiğini, oysa zayi nedeniyle çek iptali davaları, niteliği gereği hasımsız açılan ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen davalar olduğunu, bu davalarda davacıdan beklenen, mutlak ve kesin bir ispat değil, çekin kendi zilyetliğindeyken rızası hilafına elinden çıktığına dair mahkemede yaklaşık bir kanaat uyandırdığını, iptal davalarında ispat aranmayıp, çekin kaybolduğunun 'kuvvetle muhtemel' olduğunun gösterilmesinin yeterli olduğunu, dava ve beyan dilekçelerinde çeklerin varlığı ve müvekkilinin zilyetliğinin yeterince delillendirmiş olup, yerel mahkemenin ispat külfetini ağırlaştıran yaklaşımının hukuka aykırı olduğunu dosyaya sunulan çek çıkış bordrolarının zilyetliğin ve zayi olgusunun ispatı için yeterli olduğunu, gerek dava dilekçelerinde gerekse, beyanlarında açıkça belirttikleri üzere, dava konusu zayi olan çeklerin bir kısmının müvekkilinin babasının, şahsi bir kısmının ise şirket çekleri olduğunu, çeklerin düzenlendiği tarihte müvekkilinin hem babasından hem de şirketten alacağı olup, aile içi ilişkiler olması sebebiyle çeklerin düzenlendiğini, yerel mahkemenin, çeklerin davacıya teslim edildiğine dair kanıtlayıcı belge sunulmadığına dair hüküm kurmuşsa da, bu tespitin dosya kapsamındaki delillerle açıkça çeliştiğini, dosyaya çek çıkış bordroları sunulduğunu, sunulan bu detaylı bordroların, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu tereddüde yer bırakmayacak şekilde gösterdiğini, yerel mahkemenin, üzerinde müvekkilinin "teslim alan" sıfatıyla imzası bulunan resmi bordroları görmezden gelerek davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zayi nedeniyle açılan çek iptali davalarında çek görüntüsü sunma zorunluluğunun bulunmadığını, mahkemece verilecek iptal kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemektedir. Üçüncü kişilerin hakları, yapılacak ilanlarla korunmaktadır. Dolayısıyla, yerel mahkemenin, davanın niteliğiyle bağdaşmayan kesin ispat külfeti yükleyen gerekçelerle davayı reddetmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zayi nedeniyle açılmış hasımsız çek iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 6102 sayılı TTK'nın 651 ve TTK'nın 818/s bendi yollaması ile aynı Kanunun 757 ve devamı maddelerine göre açılacak kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali istemine ilişkin davalarda, dava açma yetkisi hamile aittir. Zayii nedeniyle iptal davalarında amacın, keşidecinin mükerrer ödeme yapmasını önlemek ve kaybedilen kambiyo senedi yerine mahkemece verilecek iptal kararını keşideciye/muhataba ibraz etmektir. Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabi olan ve hasımsız olarak açılan çek iptali davalarında verilen karar üçüncü kişiler bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden bu tür davalarda tam bir ispat aranmamakta olup yaklaşık ispat yeterli görülmektedir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, somut olayda yaklaşık ispat sağlanmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/04/2026 tarih, 2025/995 Esas ve 2026/329 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 17/09/2026