İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/150 E. 2026/150 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/150
- Karar No
- 2026/150
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/150 Esas - 2026/688 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/150 KARAR NO: 2026/688
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/02/2026 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 K. YAZIM TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ..... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı ..... plakalı araç arasında 20/04/2025 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazaya ilişkin anlaşmalı KTT düzenlendiğini, kaza tespit tutanağı incelendiğinde ;'' ..... plakalı araç sürücüsü ..... bulvarı üzerinde ışıklarda durduğu sırada ...... plakalı araç sürücüsü duramadığı için ....... araca arkadan çarpmıştır.'' şeklinde belirlendiğini, kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, karşı tarafın asli kusur ihlali yaptığını beyan ederek, HMK Madde 107 (Belirsiz alacak davası ) olarak, sonradan arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL hasar onarım bedelinin 20/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek Bankalarca en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aracını müvekkili şirket nezdinde ki kasko poliçesi kapsamında tamir ettirdiğini, kasko poliçesi kapsamında servise ve tedarikçi firmalara toplamda 85.803,87 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, kaskodan ödenen hasar bedelinin, ZMMS poliçesine rücu edildiğini ve ZMMS kapsamında 85.803,87 TL hasar bedelinin rücu ödemesinin kasko poliçesine yapıldığını, değer kaybı için de davacı vekili Av. .....'e 24.500 TL ödendiğini, akabinde bakiye için yapılan Sigorta Tahkim Komisyonu ......E...... sayılı başvurusu esnasında 25.500 TL ödenerek başvurunun konusuz bırakıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiğini, kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiğini beyan ederek, zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, tramer kayıtları, ödeme dekontları, 09/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. 20/04/2025 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi ..... plakalı araç ile davacıya ait ...... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalıdan talepte bulunmuştur. Dosyaya kazandırılan 09/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dava dışı sürücü ..... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile seyir halinde ön ilerisinde ışıklarda duruşa geçen aracın arka kısımlarına aracının ön kısımları ile çarpması sonucu 2918 sayılı K.T.K. Nun 84/d kural ihlalini gerçekleştirdiği bu nedenle dava konusu Trafik kazasının oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...... sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracı ile ışıkta duruşa geçtiği esnada alabileceği tedbir olmaması nedeni ile dava konusu kazada kusursuz olduğu, dava konusu ...... plaka sayılı 2019 model CITROEN C-ELYSEE 1.5 BLUEHDI 100 marka aracın 20/04/2025 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası nedeni ile oluşan hasarının orijinal parça kullanılarak giderilme bedelinin indirimli malzeme, işçilik ve KDV dahil 85.803,88 TL olacağı, bu bedelin Davalı Sigorta Şirketi tarafından ödendiği dolayısı ile bakiye hasar bedelinin olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle iskontosuz tutarlar üzerinden hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; bilindiği ve yukarıdaki açıklandığı gibi trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, zarar gören araçta meydana gelen zararını TBK'nın 49 vd. maddeleri gereğince zarar veren araç sürücüsünden ve KTK'nın 85. maddesi gereğince araç işleteninden talep edebilir. Kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi bulunması halinde, bu zarar teminat kapsamında olması halinde, ZMMS poliçesini tanzim eden sigorta şirketinden poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak talep edilebilir. Bu kapsamda açılan davada, zarar gören TBK'nın 50 maddesi gereğince kusuru ve zararı kanıtlamakla yükümlüdür. Davacının talep edebileceği zarar ise "gerçek zarar" olup, gerçek zarar da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere uygun olarak alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilebilir. Bu kapsamda, davacı haksız fiil neticesinde, zarar veren tarafından aracı onarılsa dahi, zararının tam olarak karşılanmadığını, aracın orijinal parça ile karşılamadığından bahisle bakiye zararı meydana geldiğini ileri sürebilir ise de; aracın öncesinde orijinal olduğu yanı sıra, aracın orijinal parçalar kullanılarak onarılmadığını, bu kapsamda onarım bedeline yönelik farkın oluştuğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Bunun yanı sıra sigorta şirketinin araçta kullanılan parçaları iskontolu olarak temin etmiş olması, davacıya iskontodan kaynaklanan farkın kendisine ödenmesini isteme hakkı vermeyeceğinden, bilirkişi hesabında, orijinal parça kullanılmadığı ve aracın öncesinde orijinal olduğu tespit edilse dahi, davacı ancak kullanılan parçaların iskontosuz piyasa değeri ile orijinal parçanın piyasa değeri nazara alınarak hesaplanacak farka göre zararını talep edebilir. (emsal Ankara BAM 35.HD 2025/1028 esas, 2026/1101 karar sayılı ilamı) Bu ilkeler ışığında tekrar yapılan değerlendirmede, bilirkişi raporunda araçta orijinal parça kullanıldığı tespit edildiğinden ve bu nedenle orijinal parça ile kullanılan parça arasında oluşan fark bulunmadığından ve yine sigorta şirketinin orijinal parça üzerinden yararlandığı iskonto bedeli de talep edilemeyeceğinden ve bu itibarla davacının hasar bedeli zararının karşılandığı sonuç ve kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 6.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.17/09/2026
Katip ...... e-imza Hakim ..... e-imza