İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/809 E. 2025/809 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/809
- Karar No
- 2025/809
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/809 Esas - 2026/541 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLET ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/809 KARAR NO : 2026/541
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile 28.05.2025 tarihinde...İl Sağlık Müdürlüğü'nün bütçe muhasebe yazılımı projesine yönelik danışmanlık ve yazılım desteği vermek üzere sözleşme imzaladığını, sözleşme kapsamında demo hazırlığı, yazılım geliştirme ve idare kabul süreçlerini yönettiğini, 28.05.2025 ile 10.06.2025 tarihleri arasında demo çalışmalarında bulunduğunu, 10.06.2025 ve 11.06.2025 tarihlerinde...İl Sağlık Müdürlüğü'nde demo sunumu gerçekleştirdiğini, demo çalışmasının kabul edilerek KİK tarafından yayınlanmasının ardından 2 ay boyunca destek hizmeti sağladığını, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi üzerine 03.09.2025 tarihinde 720.000,00 TL bedelli GIB2025000000001 nolu faturanın şirket yazılım sorumlusu Kemal Ardalı'nın onayıyla düzenlendiğini, ancak davalı tarafın 09.09.2025 tarihinde faturaya haksız şekilde itiraz ettiğini, ...... .... .... .... .... .... .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin sonlandırıldığını ve bilgisayar iadesinin talep edildiğini, ihtarnamede sözleşmenin sonlandırıldığının belirtilmesiyle müvekkilin çalışma süresinin davalı tarafından kabul edildiğini, sözleşmenin 1.maddesi uyarınca aylık 150.000,00-TL ödeme ve demo süreci başarısı için prim ödemelerinin kararlaştırıldığını, 3.1 maddesi gereği demo sürecindeki haziran, temmuz ve ağustos ayları için toplam 600.000,00-TL hak edildiğini, 3.2 maddesi uyarınca demo kabulüyle 1 prim karşılığı olan 150.000,00-TL tutarının hak edildiğini, toplam alacağın 600.000,00 TL olduğunu ve KDV eklenerek fatura edildiğini, müvekkilin çalışmalarının .... .... .... .... .... .... .... ile yapılan yazışmalar ile GİT kayıtları ile sabit olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tutarındaki fatura alacağının 03.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2025/406718 numaralı ihalenin müvekkil uhdesinde kaldığını, ihale kapsamındaki bütçe modülünün teknik şartnameye uygun hale getirilmesi amacıyla davacı ile sözleşme imzalandığını, davacının demo süreçlerine ilişkin hazırlıkları yapma, bütçe yazılımını geliştirme ve idare kabulüne kadar süreci yönetme borcu bulunduğunu, davacının demo öncesi hazırlıkları yapmadığını, demo gününde sunuma katılmadığını, demo sürecinin müvekkilin idare nezdindeki güven ve itibarı sayesinde başarıyla geçildiğini, davacının demo sonrası bütçe modülüne ilişkin yazılım geliştirme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, eksikliklerin müvekkil tarafından giderildiğini, tarafların sözleşmenin feshi konusunda görüş birliğine vardığını, davacının sözleşme gereği 12.08.2025 tarihine kadar borcunu yerine getirmediğini, sunulan mesaj kayıtlarının davacının işi tam ve gereği gibi yaptığına dair delil teşkil etmediğini, davacının demo salonunda bulunmadığının kendi mesajlarıyla sabit olduğunu, sunulan gizlilik ve uzaktan erişim sözleşmelerinin müvekkil tarafından imzalanmadığını ve başka projelere ait olduğunu, davacının sözleşme gereği yüklendiği hizmet ve eser borcunu zamanında ve tam olarak ifa etmediğini, bu nedenle herhangi bir ücrete hak kazanmadığını belirterek haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. TTK'nin 5. maddesinde, ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağı, ticaret mahkemeleri ile diğer mahkemeler ve Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin bir taraf için ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu açıklamalar çerçevesinde; davalı tacir ise de, davacı ...'nin tacir olmadığı, 08/04/2026 tarihinde alınan bilirkişi heyet raporunda davacının esnaf olduğunun değerlendirildiği, SGK kayıtlarından ise 08/01/2025-23/05/2025 tarihleri arasında davalı şirkettin işçisi olduğu, eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı gibi, mutlak ticari davalardan da olmadığı, hal böyle olunca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından davanın HMK 114/1-c, 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan görev nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 22.06.2026