İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1011 E. 2026/923 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1011
- Karar No
- 2026/923
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/1011 Esas - 2026/923 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/1011 Esas KARAR NO : 2026/923
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/11/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ekonomik durumunun olmaması nedeni ile adli yardım talepleri olduğunu, davalılardan Mustafa Ömer KAYA nın 29.03.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kullanmış olduğu 50 KA 185 plakalı traktör ile kazaya sebebiyet verdiği ve kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, Mustafa Ömer Kaya kazaya sebebiyet veren olup traktörün maliki araç sahibi Mustafa KAYA isimli kişi olduğunu, Hüseyin KAYA ve Tuba KAYA’nın ise kazaya sebebiyet veren Mustafa Ömer KAYA'nın anne ve babası olduğunu, Mustafa Ömer Kaya kazaya sebebiyet vermesinden, Mustafa KAYA araç sahibi olmasından, anne ve baba ise TBK'nın aile başkanının sorumluluğu sebebiyle ortaya çıkan zararlardan sorumlu olduklarını, davalıların meydana gelen kazada ki kusurları ve sorumlulukları ortada olup gerçekleşecek yargılama neticesinde mal kaçırma ihtimalinin bulunması ve kazanın gerçekleşmesinde kusurlarının sabit olması sebebiyle davacının alacağını dava sonunda elde etmekte büyük zorluk yaşayacağı kanaatiyle davalılar adına kayıtlı bulunan taşınır-taşınmaz, kazaya karışan 50 KA 185 plakalı araç ve araçlar adına ve 3. Kişilerde bulunan (banka ve diğerleri) alacaklarına teminatsız olarak HMK-389. Madde, İİK-257. Maddeleri uyarınca tedbiren ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Kaza Tespit Tutanağında; 29.03.2025 tarihinde müteveffa Mehmet DOĞAN'ın sevk ve idaresinde olan 38 EP 996 plakalı araç ile Rağıp Üner Caddesi istikametinden Göynük Yolu istikametine seyir halindeyken, sürücü Mustafa Ömer Kaya idaresindeki 50 KA 185 plakalı traktör ile Rağıp Üner caddesi üzerinden PTT kavşağından sola doğru dönüş yapacağı esnada karşılıklı çarpışma sonucu kazanın meydana geldiği Mehmet Doğanın vefat ettiği ve 50 KA 185 plakalı araç sürücüsü Mustafa ÖMER KAYA'nın ehliyetinin bulunmadığı... bu kazanın oluşumunda Mustafa Ömer Kaya isimli şahsın 2918 sayılı KTK'nın 84. Maddesinde belirtilen sürücülere ait asli kusurlardan 84/F "Doğrultu değitirme manevralarını yanlış yapma" ve yine aynı kanunun 53/1-b "dönüş sırasında karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklememek" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu 38 EP 996 plakalı araç sürücüsü Mehmet DOĞAN'nın her hangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varıldığnın belirtildiğini, davacı Necla Doğan’ın araçta yolcu pozisyonunda olduğunu ve kaza neticesinde kafatasında 4 adet kırık ve yüzünde kaza sebebiyle almış olduğu kalıcı kesikler yara izleri ve vücudunun birçok bölgesinde yaralanmalar meydana gelmiş olduğunu, bu kaza sebebiyle arabaya dahi binmekte korku panik yaşamaktadır ve psikolojisi bozulmuş olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde davalı Mustafa Ömer KAYA nın ehliyetsiz bir şekilde daha 15 yaşında iken kendisine traktör verilerek insanların can ve mal güvenliğini tehlikeye atmış olduğunu, Traktör sahibi olan Mustafa KAYA isimli davalı traktörü teslim ederek ve traktörü kullanmasına müsaade ederek olayın gerçekleşmesinde araç sahibi olmasından kaynaklı olarak sorumlu olduğunu, diğer taraftan Mustafa Ömer KAYA’nın yaşının küçüklüğü sebebiyle aile başkanı olarak anne ve babasının da olayda sorumluluğunun açık ve net olduğunu, iş bu davaya konu olayda neticesinde 38 yaşında olan davacı Necla DOĞAN özellikle kafatasında 4 tane diye bilinen kırık yüzünde ve kafasında kaza sebebiyle oluşan kesikler sebebiyle yüzde sabit iz ve vücudunun diğer bölgelerinde yaralanmalar meydana gelmiş ve bu durumdan kaynaklı olarak psikolojisi bozulmuş korku ve panik içerisinde bu kazanın izlerini bir ömür boyu yaşamak zorunda kalmış olduğunu, davacının bir ömür boyu bu kazanın etkilerini yaşamak zorunda kalacak, yüzünde kalan izler sebebiyle sürekli toplum tarafından dışlandığı, alay konusu olduğu algısı ile ilerleyen süreçte tüm sosyal hayatında kazanın etkileri ile mücadele edecek olduğunu, bu acı, elem ve üzüntülerinin bir nebze olsun karşılamak için uğramış olduğu maddi zararları teminen davalılardan müşterek ve müteselsil olarak; Necla DOĞAN için bilirkişilerce yapılacak hesaplamada artırmak üzere şimdilik 1000-TL maddi tazminatın taraflarına ödenmesi zaruriyeti dolayısıyla işbu davayı açma zaruriyeti doğmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma neticesinde Necla DOĞAN için bilirkişilerce yapılacak hesaplamada artırmak üzere şimdilik 1.000,00-TL, Maddi Tazminat talebimizin olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 29/03/2025 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacı Necla DOĞAN'ın yaralanması nedeni ile maddi zararının olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Nevşehir devlet hastanesine, Kayseri şehir hastanesine, Erciyes Üniversitesine, SGK'ya, Avanos CBS'ye, Kayseri 11. AHM'ye yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Araçların trafik tescil kayıtlarının dosyamız kapsamına alındığı görülmüştür. Mahkememiz 10/11/2025 Tarihli Ara kararı ile adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür. Ankara ATK'dan rapor alınmasına karar verildiği, ATK tarafından dosyada eksikliklerin bulunduğunu belirtir cevap verildiği görülmüştür. Mahkememiz 15/04/2026 Tarihli celsenin 13 nolu ara kararı ile "Görev ilişkisi yönünden değerlendirme yapılması amacıyla davacı vekiline davalı Mustafa Ömer Kaya’nın babası Hüseyin Kaya hakkında açılan davanın TMK madde 369 kapsamında aile başkanı sıfatı ile mi yoksa davalı Mustafa Ömer Kaya’nın yaşının küçüklüğü nedeni ile onu temsilen mi olduğu konusunda beyanda bulunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine," şeklinde karar verildiği, davacı vekili tarafından sunulan 29/04/026 tarihli beyan dilekçesi ile "davalı Mustafa Ömer Kaya’nın babası Hüseyin Kaya hakkında açtığımız davanın TMK madde 369 kapsamında aile başkanı sıfatı açtığımızı babanın da aile başkanı olması sebebiyle sorumluluğunun bulunmasından kaynaklı davalı olarak gösterdiğimizi beyan ederiz." şeklinde beyanının bulunduğu görülmüştür. HMK Madde 369 "Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur. Ev başkanı, ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunanların kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Zorunluluk hâlinde gerekli önlemlerin alınmasını yetkili makamdan ister." hükmü amirdir. T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 2026/944 E, 2026/1017 K sayılı kararında “…Somut olayda eldeki davanın tüm davalılar aleyhine Aile Mahkemesinde açıldığı, oysa ki Aile Mahkemesinin yalnızca aile başkanının kusursuz sorumluluğu hukuksal nedenine dayalı olarak açılan dava yönünden görevli olduğu, sigorta şirketi ve diğer davalılar aleyhine açılan davanın farklı hukuksal nedenlere dayandığı ve bu sebeple Aile Mahkemesinin görev alanı içinde olmadığı, dolayısıyla farklı hukuksal nedenlere dayalı olan davalarda yargılamanın görevli mahkemede görülmesi ve iyi bir şekilde yürütülebilmesi için aile başkanı sıfatı taşıyan davalı dışında kalan davalılar aleyhine açılan dava yönünden tefrik kararı verilerek yeni bir esasa kaydedilmesi ve söz konusu davalılar yönünden tefrik edilen dosyada yapılacak yargılama sonunda karar verilmesi, eldeki davanın ise sadece aile başkanının kusursuz sorumluluğu yönünden yürütülmesi gerekirken, tefrik kararı verilmeksizin tüm davalılar yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” denildiği görülmüş olmakla davacının aile başkanın sorumluluğuna dayalı olarak davalı Hüseyin Kaya’ya açmış olduğu davanın Aile Mahkemesinde görülmesinin gerekli olduğu anlaşılmış ve bu nedenle bu davalı yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Aile mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Aile mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Aile Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın HMK madde 114/1-c gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK madde 115/2 gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının yetkili ve görevli KAYSERİ AİLE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-H.M.K.'nun 20. maddesi gereği iş bu kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2026
Katip e- imzalıdır
Hakim e- imzalıdır