İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/970 E. 2026/467 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/970
- Karar No
- 2026/467
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/970 Esas KARAR NO:2026/467
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ:26/12/2025 KARAR TARİHİ:20/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 23.03.2024 tarihinde yaşanan maddi hasarlı trafik kazası sonucu davalının sevk ve idaresindeki davacı şirkete ait uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiralanan ... plakalı araç hasar gördüğünü, kaza esnasında ... plakalı araç davalı ... sevk ve idaresinde olduğunu, ilgili trafik kazası sonucu hasar gören araca ilişkin onarım yapılmış olup işbu onarım bedeline istinaden .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyası ile takip başlattığını, haklı alacağa ilişkin takip başlatılmışsa da davalı söz konusu icra dosyası üzerinden tarafına gönderilen ödeme emrine ilişkin olarak 25.12.2024 tarihinde borca itiraz etmiş olup ilgili itiraz 30.12.2024 tarihinde tarafımıza e-tebliğ edildiğini, belirtilen alacağa ilişkin hasar proforması, aracın hasarına ilişkin görüntüler işbu dilekçe ekinde sunulmakta olup davacının kaza sonrası hasarlı aracının hasar bedelini araç sürücüsünden veya araç sahibinden yasal olarak talep etme imkanı bulunduğunu, davalı ..., araç işleteni konumunda olup davacı şirket ile imzalanan sözleşme uyarınca davacı şirket aracı üzerindeki hasar bedelinden sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla yukarıda açıklanan sebeplerle; davanın kabulü ile takibin devamını, davalı borçlunun .... İcra Dairesi'nin 2024/... E. Sayılı dosyasına vaki haksız olan itirazının iptali ile % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Bilirkişinin 12.05.2026 tarihli raporunda özetle; kusur incelemesi ve hasar tazminatı ile ilgili raporun değerlendirme kısmında açıklanan gerekli belgelerin dosyaya sunulmaması nedeniyle kusur değerlendirmesi ve davacıya ait aracın hasar tazminatı konusunda değerlendirme yapılamamıştır. DELİLLER: -... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin E-...-...-... sayılı yazı cevabında ... ile ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Kaydına rastlanmamıştır, bilgisi verilmiştir. -... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12.03.2026 tarihli yazı cevabında ...'in gerçek kişilere ait ticari işletme kaydına rastlanılmamıştır, bilgisi verilmiştir. -Gelir İdaresi Başkanlığının 09.01.2026 tarihli yazı cevabı. -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; taraflar arasındaki kurye hizmet kapsamında imzalanan franchise sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın davacının malikliğinde olan aracın (franchise sözleşmesi uyarınca) davalının kullanımında olduğu sırada geçirdiği trafik kazasında hasar bedelinin davalıdan tahsili talepli icra takibinde itirazın iptali isteminin yerinde olup olmadığı, icra inkar tazminatı hükmedilmesi talebinde koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin E-...-...-... sayılı yazı cevabında ... ile ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Kaydına rastlanmamıştır bilgisi verildiği ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12.03.2026 tarihli yazı cevabında ...'in gerçek kişilere ait ticari işletme kaydına rastlanılmamıştır bilgisi verildiği görüldü. HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır. HMK.nun 115/1. maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Açıklanan yasal mevzuat çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kurye hizmeti kapsamında kullanılan platform ve bu hizmet kapsamında davalıya kiralanan motosiklete dair sözleşmeye dayalı alacak talebine yönelik olduğu davalının ticaret sicilde tacir kaydının bulunmadığı, dolayısıyla davalının tacir sıfatını haiz olmadığı, taraflardan birinin tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/05/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır