İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/586 E. 2026/576 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/586
- Karar No
- 2026/576
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/586
KARAR NO : 2026/576
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 09/06/2026
KARAR TARİHİ : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 09/06/2026 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından ... Şirketi (V.N: ...) aleyhine İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu davanın halen derdest olduğunu, bu dava dosyasının yargılamasının devam ettiği sırada ... Şirketi'nin terkin edildiği ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden kaydının silindiğinin anlaşıldığını, bu nedenle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasının 04/05/2026 tarihli ara kararı ile dosyada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla "İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydıyla ihya edilmesine yönelik olarak şirketin ihyası davası açmak..." üzere taraflarına süre verildiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki dava konusu alacağın şirketin aktifine dahil olup tasfiye sürecinde değerlendirilmesi gereken bir malvarlığı unsuru olduğunu ancak iş bu hususa rağmen şirketin tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, tasfiye tarihinde şirketin tarafı olduğu derdest dava mevcut olduğundan tasfiyenin usulüne uygun şekilde tamamlandığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, zira tasfiye işlemlerinin amacının şirketin tüm aktif ve pasiflerinin belirlenmesi olduğunu, alacaklarının tahsili ve tasfiye sonucunun buna göre oluşturulduğunu, şirket lehine devam eden bir alacak davası bulunmasına rağmen şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin görüldüğünü, ihyası istenen ... Şirketi'nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresinin ... oluğunu, bu şirketin 18.01.2024 tarihinde terkin edildiğini, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici 7. madde gereğince bu davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini, tüm bu nedenle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi, şirket lehine ileri sürülen alacağın takip ve tahsilinin mümkün hale gelmesi ve eksik kalan tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla şirketin ihyasına karar verilmesini talep etme gereğinin hasıl olduğunu belirtmiş , davanın kabulü ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası açısından İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sicilinde kayıtlı iken 18.01.2024 tarihinde terkin edilen ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ... Şirketi, davalının ... Şirketi olduğu, davanın ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali olduğu, dosyanın halen derdest olup duruşmasının 29/09/2026 tarihine bıkarıldığı anlaşılmıştır.
... Şirketi ' nin sicil dosyasının incelemesinde ; davacı şirketin 18/01/2024 tarihinde tasfiye sonu terkin edildiği belirlenmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça, resen terkin edilen davacı ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesine yönelik olarak dava açılmış ise de; davacı ... Şirketi 'nin 18/01/2024 tarihinde tasfiye sonu terkin edildiği , tüzel kişiliğinin sona erdiği ,tüzel kişiliğin sona ermesi sebebiyle davacı tüzel kişinin taraf ehliyetinin sona erdiği , dava tarihi itibariyle davacının taraf ehliyetine sahip olmadığı , HMK' nun 114/d maddesi gereğince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartı niteliğinde olduğu, dava şartlarının varlığının HMK' nın 115/1 maddesi gereğince davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmasının ve dava şartı noksanlığı halinde HMK' nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davacının dava açmaya taraf ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle HMK' nın 114/1-d ve 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE,
2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına ,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/06/2026
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı